Adı:
Cimri
Baskı tarihi:
19 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754588422
Orijinal adı:
L'Avare ou L'École du Mensonge
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673); Eserlerindeki tiplemelerle dünya edebiyatında, Shakespeare’den sonra insan gerçekliğine belki de en derinlemesine nüfuz eden oyun yazarlarından biridir. Kadınlar Mektebi’nden Kibarlık Budalası’na, Cimri’den Hastalık Hastası’na bu oyunlar, sadece dönemin tutucu otoritelerini rahatsız etmekle kalmamış, tazeliklerini bugüne kadar korumuşlardır.

Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973): Hasan Âli Yücel’in kurduğu Tercüme Bürosu’nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da imece usulü yaptığı çeviriler, Hayyam’dan Montaigne’e, Platon’dan Shakespeare’e kadar, dünya kültürünün doruk adlarındandı.
104 syf.
GEL DESE DE BAKMA CİMRİ AŞINA BİR FIRSAT ARAR DA KAKAR BAŞINA.

Moliere, 5 perdelik bu oyununda Paris burjuvasını ele alıyor. Para hırsının insanda nasıl tezahürleri olduğunu, parayı kazanma şekilleri ile onu korumak için düşülen durumları eleştiriyor. Bu oyun 5 perdelik kara mizah şeklindeki ağır bir hicivdir. İnsanın kendisine yabancılaşması, paranın karşısında yitirilen özgürlük ve kaybedilen özgürlüğün devamında sınırlarını maktülün çizdiği bir cinayet. Burada toplum ilişkileri zayıftır. Zayıftır çünkü ana unsur paradır, parasız olmaktansa dünyayı çöpe atmak yeğdir... Cimri karakterimizin para konusunda serzenişi şöyledir:

''Hey Allahım! Hep para, para! Başka söyleyecek lafları yok bu adamların: Para, para, para! Ağızlarını açtılar mı ilk söz para! Sabah, akşam para! Tek bildikleri, tek düşündükleri bir şey var: Para!''

1621 yılında dünyaya gelen Moliere'in girişte yer alan hayat hikayesinde tüccar olan babasının tutumlu oluşundan bahis eder. Yazarların kitaplarında beni en çok etkileyen şey yaşanmışlıkların nakış nakış sayfalara işlenmiş olması olsa gerek. Bu konuda Sabahattin Ali'yi direkt örnek gösterebilirim. Her kitabında kendi yaşanmışlıkları ile edebi kişiliğini harmanlamış ve bizlere sunmuştur.

Oyunda yer alan karakterler sınırlı. Aşk her eserin olmazsa olmazıdır ancak bu oyunda ana unsur olmamakla birlikte baya baya köşesine sinmiş bir şekilde karşılıyor bizi. Ağır mizah düşündürürken güldürüyor da. Bu yönüyle Aziz Nesin'i anmadım değil.

Bir çırpıda bitirebileceğiniz, gülmekten kendinizi alamayacağınız bir eser. Sonu biraz sıkıştırılmış gibi geldi. Her şey çok hızlı gelişip çok hızlı bitiyor. Ancak bu bile eseri sevmenize engel değil. Keyifli okumalar.
https://www.youtube.com/watch?v=9jlv6zc8L2o
104 syf.
·1 günde·9/10
Evvet, herkese merhabalar insan kardeşlerim.

Bir süredir okuduğum kitaplardan sonra inceleme yapmıyordum. Çünkü okuduğum kitaplar için mâhir insanlar tarafından yapılmış incelemeler mevcuttu. Şüphesiz bu kitap için de mevcuttur lâkin okurken güldüren, güldürürken de düşündüren bu kitap hakkında ben de düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Öncelikle kitabı okumadan önce Moliére'nin yaşamını ve yaşadığı çağa bir göz atıp öyle okusak kitabın vermiş olduğu ince mesajı ve kahramanların kişiliklerinin sebebini daha iyi kavramış oluruz.
Moliére Fransa' nın en mutlu olduğu çağ da yaşamıştır. Nitekim Moliére de hep mutludur. Nitekim ondan ötürü eserlerini taşlama yönü ağır basan komedyalardan oluşturmuştur. Zengin ve bir o kadar da tutumlu bir babanın oğludur.
Moliére' den ilk çevirileri bildiğimiz üzere Ahmet Vefik Paşa Tanzimat döneminde yapmıştır. Biz de ki Batılı anlamda ki tiyatro akımına da öncülük ettiği söylenebilir.
Kitabın içeriğine gelecek olursak içerikten pek söz etmem bilirsiniz. Yalnız belirttiğim gibi cimri bir babanın oğlu ve kızına karşı takındığı tavrı anlatan, içinde illa ki aşkın da yer aldığı bir olay söz konusudur. Baba Harpagon cimriliğin atası sayılabilir. Hatta bazı diyalogları okurken Harpagon'a epey güleceğinizin garantisini verebilirim. Pek uzun sayılmayan bu kitap oldukça da içten ve akıcı üslupla yazılmış. Tek solukta okuyabilirsiniz. 1.5 - 2 saat sürede bitirebilirsiniz. Lafı uzatmayayım. Zaten hayli uzattım yine. :/
Sevgiyle kalın, Kitapla kalın. :)
104 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öncelikle Ahmet T. arkadaşıma teşekkürlerimi iletmek istiyorum. İlk defa tiyatro türünde bir eser okudum sayesinde ve çok keyif aldım. Bazı yerlerinde sesli güldüm, bazı yerlerinde derin derin düşündüm. Kitap sürükleyici, çeviri muhteşem, eline alıp okumaya başlarsan bitirene kadar bırakamıyorsun. 19 Nisan'da Cimri oyununa gideceğiz ve heyecanla o günü bekliyorum. Keyifli okumalar.
104 syf.
·1 günde·4/10
Merhabalar Sevgili 1000Kitap Kullanıcıları!

Nasılsınız? Umarım iyisinizdir... hepimiz canımızı sıkan günlerden geçiyoruz, bu sebeple moralimizi yüksek tutmalı, kendimiz ve ailemiz ile geçirme imkanımızın olduğu bu zamanları iyi değerlendirmeliyiz. Umarım insanlığın çoğunluğu için bu dönemin tek kötü yanı evde kalıp sıkılmak ile sınırlı kalır diyorum.

Bu aralar kendi içselliğim ile bazı sıkıntılar yaşıyorum ve kendim ile çelişiyorum. Yani anlayacağınız ben bile kendimden bunaldım ve etrafımdaki insanları da bunalttığımın bilincindeyim ama toparlanamıyorum...

..Bu sebep ile bir ileti ile sizlere ‘Eğlenceli ve kahkaha attıran kitaplar biliyor musunuz?’ sorusu sormuştum (#66647213) ve birkaç kişiden Moliere’nin Cimri kitabının tavsiyesini aldım.. amma velakin hiç gülmedim (;´༎ຶٹ༎ຶ`)

Sanırım fabrika ayarlarımda da bir sorun oluşmuş bu dönemde çünkü sizlerin komik ya da eğlenceli dediği kitapta fazlasıyla sinirlendim. Sadece bir kısımda gerçekten güldüğümü hatırlıyorum onu annemin muhterem sözlerine benzettiğim içimin gülmüştüm. Alıntıda Harpagon(Sayın Cimrimiz) diyor ki “Koskoca bir kızım var, bakın! O kadar çabuk büyüdü ki! Otun kötüsü çabuk büyür derler.” #66827272

Harpagon’un bu kadar cimri olması gerçekten mideme kramplar soktu. Kitabı okurken “Paranda boğul e’mi Harpagon?!” diye diye sövdüm.

Oğluna yaşattığı durum çok canımı sıktı pis moruk!! Ama oğlunun bu durum düzeltmek için yaptığı hamle çok zekice ve okuması rahatlatıcıydı gerçekten.

Demem o ki, size Hasan Âli Yücel’in yazdığı bir sözü söyleyerek daha fazla yorum yapmayı sürdürmeyeceğim; “Hümanizma ruhunun ilk anlayış ve duyuş merhalesi, insan varlığının en müşahhas şekilde ifadesi olan sanat eserlerinin benimsenmesiyle başlar.”

Her ne kadar sinir olmuş olsam da, cimriliğin insanoğlunun bir parçası olduğunu kabul ederek incelememi sonlandırıyorum(her ne kadar inceleme gibi olmamış olsa da!) ¯\_(ツ)_/¯

Keyifli Okumalar veya İyi Seyirler!
Sevgilerimle Luna... ( ˘ ³˘)
104 syf.
·2 günde·10/10
Tiyatro oyunlarını her zaman sevmişimdir .
Moliere ' de eserlerindeki tiplemelerle dünya edebiyatında , Shakespeare ' den sonra insan gerçekliğine belki de en derinlenmesine nüfuz eden oyun yazarlarından biridir .
Eserlerinde genellikle dönemin tutucu otoritelerini rahatsız etmekle kalmamış , tazeliklerini bugüne kadar korumuştur .
104 sayfa bir tiyatro oyun olup 5 perdelik bir oyundur .
İsminden de belli olduğu gibi cimri bir baba olan "Harpagon" ve ailesi üzerinden mizahi bir oyun okura sunmaktadır .
Moliere okumaya devam edeceğim .
Okumanızı tavsiye ediyorum .
159 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Gerçekten güzel ve hayattan bı nevi de olsa ders çıkarılabilecek bı eser.. Eser de Cimri rolünü canlandıran Harpagonu gerçekten çok beğendim.. Parasını daha rahat ve daha mutlu bir hayat için biriktirmez.. Onun için daha fazla para , altın , mal sahibi olmak kendi başına bir amaçtır .. Bu eser insanlar için hayattan ders çıkarılabilir bir niteliktedir.. Tavsiye edilmektedir .. :)
104 syf.
·2 günde·9/10
Moliere'yi alıntılardan tanıdım. Sonra bir tiyatro hevesi ile başladım. İlk Moliere ve ilk tiyatro kitabım. Çok beğendim. Nedeni ise sahneyi gözünüzün önünde canlandırmanız.

Yazarın dili, tadı bir harika. Çok akıcı bir eser. Cimriliği gerçek manada tüm yönleriyle görebileceksiniz. Cimri baba ve arada geçen aşk. Baya baya güleceğiniz bir eser olmuş. Gayet kısa ve hoş bir eser. Tavsiye ederim ağır kitapların arasına konulabilir....
104 syf.
·9/10
Çok önceleri okuduğum, yakın zamanda ise Ankara Devlet Tiyatrolarında izlediğim tiyatro oyunu. Hastalık hastası, Kibarlık budalası, Kadınlar Mektebi gibi bir çok tanınmış oyunu olan yazarın, kendisi de aynı zamanda bir oyuncu. Hatta bir oyununda "Moliere denen herifin de" diyerek kendisine sövdüğü söylenir.

Bu sene gittiğim bir çok tiyatrodan, hatıramda yer alan, yine bir klasik, bu klasik ise Cimri oldu. Oyuncuların doğaçlama yapmasına, doğal olarak yeteneklerini daha serbest sergilemesine imkan sağlayan bir yazım tekniği var. Böylece oyuncular izleyiciyle daha rahat bağ kuruyor, dolayısıyla izleyiciyi oyuna bağlıyor.

Komedya türünün kurucusu olduğu söylenir. Sahnelemeleri genelde abartılı. Doğal bir olayı, insani bir zaafı ya da karakter bozukluğunu ele alıp komediyi bunun üzerine kurar. Cimri de aynı şekilde bir "takıntı" ile başlar, yan hikayecikler, anormal düğümler ve o düğümlerin anormal çözümlenmesi...

“Komedyanın görevi, insanları eğlendirerek düzeltmektir” dediği söylenir. Gerçekten alt metinlerde ince mesajlar verir, kimi zaman tirat şeklinde yaptırır bunu. Çok uzatmadan sevdiğim bir sözüyle bitireyim.
'Life is a tragedy to those who feel and a comedy to those who think.'
104 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
(Evdekal 11)

-Şu an içinde bulunduğum coşkunun tarifi yok.-

Moliére nin 5 perdelik oyunu, o kadar herşeyli ki :) içinde anlatılan konuları ele alsam mutlaka spoiler içerecek.Moliére ile tanışmam geç oldu, mükemmel oldu işte güldürüp düşündürmek diye ben buna derim!

Tek bildirmem gereken şu ki şu an benim için uyku vakti ve ben bu kitaba sarılıp uyumak istiyorum :) Öyyyle bir kitap yani...
104 syf.
·2 günde·Puan vermedi
“Cimri”
Yazarın cimri diye nitelendirdiği kişi kitabın başkahramanı Harpagon’dur. Kitabı okuduktan sonra aslında bu sıfatın yetersiz kaldığını düşünüyorsunuz çünkü Harpagon cimrinin de ötesinde gözünü para hırsı bürümüş biridir. Eser, Parisli zenginlerin para tutkusu üzerine yazılmış hiciv türünde beş perdelik bir oyundur. Harpagon’un para hırsı yüzünden düştüğü gülünç durumları, herkesten (oğlu ve kızı da dahil) parasını çalacaklar diye şüphe duymasını, paranın az harcanması için atları bile aç bırakmasını vs. gibi değişik yöntemlere başvurmasını anlatan komedi türünde bir eserdir. Önemli bir yapıt olması sebebiyle kitaplığınız da yer edinebilir...
104 syf.
Moliere parayı tüm insani değerlerin üstünde tutan, kendisine yabancılaşan ve para karşısında özgürlüğünü yitiren insanları ve para temelinde biçimlenen toplumsal ilişkileri hicveder. Paradan başka hiçbir şeye değer vermeyen çok zengin olmasına rağmen hastalık derecesinde cimri bir adam olan Harpagon’un davranışları komedi tarzında sergilenmiştir. Kahvenizi yudumlarken bir solukta, gülümseyerek ve keyifle okuyacaksın...
.
.
.
#cimri
#moliere
#fuatagram
104 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10·
Moliere’in tiyatro eserlerini en az Shakespeare komedyaları kadar keyifle okuyorum...Akıcı, anlaşılır ve basit anlatım. Evlilik anlaşmazlığını ve pintiliği:) konu alan eser okuduğum güzel oyunlardan biriydi. Üstelik çok komik ve eğlenceli bir eser. Kafa dinlemeye birebir.. Sahnede izlemeyi de isterdim. Tiyatro eserlerini sevenler için Cimri’yi tavsiye ederim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cimri
Baskı tarihi:
19 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754588422
Orijinal adı:
L'Avare ou L'École du Mensonge
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673); Eserlerindeki tiplemelerle dünya edebiyatında, Shakespeare’den sonra insan gerçekliğine belki de en derinlemesine nüfuz eden oyun yazarlarından biridir. Kadınlar Mektebi’nden Kibarlık Budalası’na, Cimri’den Hastalık Hastası’na bu oyunlar, sadece dönemin tutucu otoritelerini rahatsız etmekle kalmamış, tazeliklerini bugüne kadar korumuşlardır.

Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973): Hasan Âli Yücel’in kurduğu Tercüme Bürosu’nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da imece usulü yaptığı çeviriler, Hayyam’dan Montaigne’e, Platon’dan Shakespeare’e kadar, dünya kültürünün doruk adlarındandı.

Kitabı okuyanlar 4.924 okur

  • Namık
  • Gamze
  • Kitap Sever Psikolog
  • Bilal
  • Melisa AKDENİZ
  • Violin'k
  • Duygu Öztürk
  • Onur MOCU
  • st21th
  • Ferhat Zeki Candan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.9
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%22.1
25-34 Yaş
%39.2
35-44 Yaş
%20.2
45-54 Yaş
%6.8
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.4
Erkek
%35.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23 (311)
9
%18.7 (253)
8
%23.7 (321)
7
%11.6 (157)
6
%4.5 (61)
5
%1.6 (21)
4
%0.8 (11)
3
%0.4 (5)
2
%0.1 (2)
1
%0.1 (1)

Kitabın sıralamaları