Adı:
Cimri
Baskı tarihi:
1 Eylül 2006
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754588422
Orijinal adı:
L'Avare ou L'École du Mensonge
Çeviri:
Sabahattin Eyüboğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673); Eserlerindeki tiplemelerle dünya edebiyatında, Shakespeare’den sonra insan gerçekliğine belki de en derinlemesine nüfuz eden oyun yazarlarından biridir. Kadınlar Mektebi’nden Kibarlık Budalası’na, Cimri’den Hastalık Hastası’na bu oyunlar, sadece dönemin tutucu otoritelerini rahatsız etmekle kalmamış, tazeliklerini bugüne kadar korumuşlardır.

Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973): Hasan Âli Yücel’in kurduğu Tercüme Bürosu’nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da imece usulü yaptığı çeviriler, Hayyam’dan Montaigne’e, Platon’dan Shakespeare’e kadar, dünya kültürünün doruk adlarındandı.
104 syf.
GEL DESE DE BAKMA CİMRİ AŞINA BİR FIRSAT ARAR DA KAKAR BAŞINA.

Moliere, 5 perdelik bu oyununda Paris burjuvasını ele alıyor. Para hırsının insanda nasıl tezahürleri olduğunu, parayı kazanma şekilleri ile onu korumak için düşülen durumları eleştiriyor. Bu oyun 5 perdelik kara mizah şeklindeki ağır bir hicivdir. İnsanın kendisine yabancılaşması, paranın karşısında yitirilen özgürlük ve kaybedilen özgürlüğün devamında sınırlarını maktülün çizdiği bir cinayet. Burada toplum ilişkileri zayıftır. Zayıftır çünkü ana unsur paradır, parasız olmaktansa dünyayı çöpe atmak yeğdir... Cimri karakterimizin para konusunda serzenişi şöyledir:

''Hey Allahım! Hep para, para! Başka söyleyecek lafları yok bu adamların: Para, para, para! Ağızlarını açtılar mı ilk söz para! Sabah, akşam para! Tek bildikleri, tek düşündükleri bir şey var: Para!''

1621 yılında dünyaya gelen Moliere'in girişte yer alan hayat hikayesinde tüccar olan babasının tutumlu oluşundan bahis eder. Yazarların kitaplarında beni en çok etkileyen şey yaşanmışlıkların nakış nakış sayfalara işlenmiş olması olsa gerek. Bu konuda Sabahattin Ali'yi direkt örnek gösterebilirim. Her kitabında kendi yaşanmışlıkları ile edebi kişiliğini harmanlamış ve bizlere sunmuştur.

Oyunda yer alan karakterler sınırlı. Aşk her eserin olmazsa olmazıdır ancak bu oyunda ana unsur olmamakla birlikte baya baya köşesine sinmiş bir şekilde karşılıyor bizi. Ağır mizah düşündürürken güldürüyor da. Bu yönüyle Aziz Nesin'i anmadım değil.

Bir çırpıda bitirebileceğiniz, gülmekten kendinizi alamayacağınız bir eser. Sonu biraz sıkıştırılmış gibi geldi. Her şey çok hızlı gelişip çok hızlı bitiyor. Ancak bu bile eseri sevmenize engel değil. Keyifli okumalar.
https://www.youtube.com/watch?v=9jlv6zc8L2o
104 syf.
·Puan vermedi
Moliére, klasisizm akımının etkisinde kalmıştır. Bu yüzden, güldürürken bile düşündürmeyi amaçlar. Moliére, "Komedinin asıl görevi, insana kusurlarını göstermektir." ilkesini esas alir.

Moliére, bütün yanlış, sorun ve kusurların güldürü yoluyla düzeltilebileceğine inanan biri olarak da hatırlanır. Moliére'in en büyük özelliği eserlerini aydınlarla halk arasındaki, sarayla şehir arasındaki ayrılığı ortadan kaldırmak oldu. Bunu yapabilmesinin en büyük nedeni saray hayatını ve şehir hayatının en derin noktalarını bilmesi olmuştur.

O eserlerinin okunması ve oynanması için yazmıştır. Eğer bir söz ya da olay, her türlü akılcılık sınırını aştığı halde bizi güldürüyorsa, Moliére'e göre burada akılla budalalık sürekli yer değiştiriyor demektir.

Cimri 5 perdelik bir oyundur. Oyun Mollıére tarafından 1668 yılında yazılmış ve aynı yıl 1668 Palais Royal’da oynamıştır.

Moliére, Cimri adlı eserinde Paris burjuvasının para tutkusunu öne çıkarmak istemiştir. Molıére parayı tüm insani değerlerin üstünde tutan “kendisine yabancılaşan ve para karşısında özgürlüğünü yitiren insanları ve para temelinde biçimlenen toplumsal ilişkileri hicveder.”
104 syf.
·2 günde·9/10
Moliere'yi alıntılardan tanıdım. Sonra bir tiyatro hevesi ile başladım. İlk Moliere ve ilk tiyatro kitabım. Çok beğendim. Nedeni ise sahneyi gözünüzün önünde canlandırmanız.

Yazarın dili, tadı bir harika. Çok akıcı bir eser. Cimriliği gerçek manada tüm yönleriyle görebileceksiniz. Cimri baba ve arada geçen aşk. Baya baya güleceğiniz bir eser olmuş. Gayet kısa ve hoş bir eser. Tavsiye ederim ağır kitapların arasına konulabilir....
104 syf.
·1 günde·7/10
Yaklaşık 3.5 asır önce yazılmış, okuması güzel ve boğucu metinlerden uzak güzel bir tiyatro eseri. Aşırı cimri aile babası 60 yaşındaki Hargapon'un çok genç bir kızla evlenmek istemesi üzerine kurulu ve sonunda alışık olduğumuz mutlu tesadüflerle sonlanması da hoş olmuş. Okurken cimri insanlara karşı öfkem yine depreşti. Siz siz olun cimri olmayın :) . Herkese iyi okumalar.
104 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Kim bilir kaçıncı kez okuduğum ve yine kim bilir kaçıncı kez kahkahalarına nail olduğum efsanevi yazar ve oyunu bu müthiş deneyimi sizde yaşayın tavsiyemdir. :)
104 syf.
·9/10
Okuduğum ilk Moliere kitabı. Dili sade, bi oturuşta okunabilir bir kitap. Gogol'un Burun hikayesinden sonra en komik bulduğum kitap diyebilirim. Konusu adından anlaşılacağı gibi cimri bir adam, ama öyle böyle değil ultra cimri. Nefes almak parayla desen nefesini tutar öyle diyeyim. Cimri'miz hepimizin çevresinde rahatça görebileceği tiplerden. Moliere çok iyi gözlem yaparak bu karakteri yaratmış, belli. Oyunda aşk da var. Cimrimiz Hargapon ve oğlu Cleante aynı kıza(Mariane) aşık olur, Hargapon'un kızı da Valere adlı bir gence sevdalıdır. Bu genç de baba oğulu birbirine düşüren Mariene'nin kardeşiymiş. Bak sen! Olaylar bu aşk üçgeni etrafında geçmeye başlar. Cimri'miz Harpagon bir bakıma o zamanın burjuvazisini de temsil ediyor diyebilirim, ayrıca kahramanımızın yalnızlık duygusunu da bize hissettiriyor Moliere. Eserde klasizmin etkileri de gözle görülür biçimde, absürtlük ve abartı eseri komik kılan unsurlar gibi görünüyor. Sanırım tiyatroda en son Semaver Kumpanya oynadı bu oyunu, umarım sahnede de izlemek nasip olur.
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bir solukta okunabilecek akıcı, içinde güzel cümlelerin olduğu birazdan bizdensi bir kitap izlemesi de keyifli bir tiyatro tavsiyedir denk gelirse keyifli saatler geçirilecek bir oyun Benim cimri Harpagonumm
104 syf.
Kurgu bakımından Shakespearevari bi komedyaydı daha da detaya girersem Shakespeareca diyebileceğim tesadüflerin bol olduğu komedya olmuş yazarın bu taklitle gelen esinlenmesini çok hoş buldum ..
104 syf.
·2 günde·8/10
Tesadüf üstüne tesadüf sanırsın, Yeşilçam senaryosu mübarek.Kitap 17.yüzyılda yazılmış olmasına rağmen güncelliğini koruyor. Türk dizilerinde görmeye alışkın olduğumuz bir çok klişe buradan geliyor sanırım.
Fazlasıyla komik beklentimin üstündeydi.
Harpagon adamım ya çok güldürdü:)
104 syf.
·Puan vermedi
Bu eserin bendeki önemi çok fazla,tiyatro ile ilk tanışmam Moliere'nin Cimri adlı oyununun sahneye uyarlanmış şekliyle ilkokulda hocamızın zorlamasiyla gitmiştim.:)Ama iyiki zorlamisti yoksa Harpagonu tanımamış olacaktım.Kitabı okurken okuduğum herşey gözümün önünde canlandı.Ki sizde okuduğunuzda aynı şeyleri yaşarsınız,çünkü oyun o kadar güzel anlatılmış ki hayal etmemeniz imkansız.

Oyundan bahsetmek isterim biraz da;Harpagon ana karakter ve pinti,cimri,varyemez bir insan.Öyle biri ki hayvanlar bile bundan nasibini alıyor.:) Örneğin;hayvan bakıcısı kendi yemeğini at ile paylaşıyor hayvancagiz hayatta kalsın diye.
Verdiği yemekte  yeni evlenmek istediği kadını çocuklarla tanıştırmak istiyor.Çocuklarını tek tek tembihliyor.Ama biri varki babasının evlenmek istediği kadını seviyor.Baba oğul arasında o kadın için bir rekabet oyunu başlıyor.:)Oğlu babasının hazinesi çalar,babasını kızdan vazgeçirmek için.Sonrasında olanları varın kitapta siz okuyun para için nelerden feragat eder Harpagon.Okumanızı tavsiye ederim keyifle okunacak bir tiyatro eseri.


Keyifli okumalar.
104 syf.
·Beğendi
Moliere'in en sevdiğim eserlerinden biri. Paradan başka hiçbir şeye değer vermeyen, çok zengin olmasına rağmen hastalık derecesinde cimri bir adam bu Harpagon. Komedi tarzında yazılmış. Okurken hep bizim mahalledeki Necati amcayı hatırladım. Necati amca Harpagondan daha cimriydi. Evden çıkarken suyu vanadan kapatıp giden bir adamdı. Zavallı karısı da camiden su almaya giderdi her gün. Moliere onu tanısaydı kesinlikle Harpagon değil Necati adını verirdi. Ahh Necati amca ahh sende çocukluğumun bir parçası bir taşı oldun..
104 syf.
·3 günde
Okurken güldüren, şaşırtan ve düşündüren keyifli bir tiyatro eseri.
Oyunun baş karakteri Harpagon'un abartılı, sinir bozucu aynı zaman da oyunu komik yapan cimriliğinin anlatılmasının yanı sıra bir kaza sonucu dağılan bir ailenin ilginç ve abartılı tesadüfler sonucu bir araya gelmeleri anlatılmış.
Oyun baştan sona keyifli ve sürükleyici bir şekilde devam ederken gereksiz yere bir anda son buluyor. Ve okurun hevesi kursağında kalıyor.
Ayrıca kitabın başındaki kişiler listesi oyunun heycanını tamamen düşürmüş. Karakterlerin birbirleri ile olan ilişkilerinin bu listede bahsedilmesi, oyunun heyecanını azaltmış. Okumayı düşünenler bu listeyi atlayarak kitaba başlamalarında fayda var.
Hem dünyada kim var, hayatında bir kez olsun aklını kaybetmeyen?
Molière
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Siz erkekler bir tuhafsınız: İnsan sizi yüreğinin bütün açıklığıyla sevdi mi, sevgisini gösterdi mi, hemen soğuyuverirsiniz; hem de nasıl! Ölsek kılınız kıpırdamaz.
Molière
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
—Hayır hayır; evlenme aşk olmadı mı saadet de olmaz.

—Sonradan gelir belki: "Aşk evlenmenin bir meyvesidir," demezler mi?
Molière
Sayfa 74 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 24.Basım
Evet, seviyorum. Ama sevmekle kalıyorum şimdilik.
Molière
Sayfa 7 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Bir insanla evlenirken dünyalığa bakılır mı artık?
Molière
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 24.Basım
Bakıyorum da insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek,doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek,her yaptıklarını alkışlamak.
Molière
Sayfa 5 - Iş Bankası Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cimri
Baskı tarihi:
1 Eylül 2006
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754588422
Orijinal adı:
L'Avare ou L'École du Mensonge
Çeviri:
Sabahattin Eyüboğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673); Eserlerindeki tiplemelerle dünya edebiyatında, Shakespeare’den sonra insan gerçekliğine belki de en derinlemesine nüfuz eden oyun yazarlarından biridir. Kadınlar Mektebi’nden Kibarlık Budalası’na, Cimri’den Hastalık Hastası’na bu oyunlar, sadece dönemin tutucu otoritelerini rahatsız etmekle kalmamış, tazeliklerini bugüne kadar korumuşlardır.

Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973): Hasan Âli Yücel’in kurduğu Tercüme Bürosu’nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da imece usulü yaptığı çeviriler, Hayyam’dan Montaigne’e, Platon’dan Shakespeare’e kadar, dünya kültürünün doruk adlarındandı.

Kitabı okuyanlar 1.676 okur

  • SUAT BAYAT
  • Rıdvan
  • Tugba Iris Omak
  • Gonca Gül
  • Ceren Pınar
  • ZEHRA MAVİŞ
  • Aybike Begüm OKUR
  • Leyla Gamze Berber
  • KS
  • İzlem Atalay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.9
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%22.1
25-34 Yaş
%39.2
35-44 Yaş
%20.2
45-54 Yaş
%6.8
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.4
Erkek
%35.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.2 (108)
9
%18.4 (82)
8
%27.4 (122)
7
%15.2 (68)
6
%6.1 (27)
5
%1.6 (7)
4
%1.1 (5)
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları