Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Şu hayatta paradan daha kıymetli bir şey varsa o da daha çok paradır.
9/10
·120 syf.·
2021 21. kitabı
Reading slump’a (Türkçesini bilen varsa söylesin şunun) girmeme ramak kala; akıcı, bir solukta bitecek, kitap okuma şevkimi harlayacak bir kitap önerisi istediğimde açık ara farkla kazanan bu kitap,
Edebiyat
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
9/10
·120 syf.··
2021 32. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2021 14:13
İlk tiyatro okumamı bu güzel eserle başlatmış bulunmaktayım.İyi ki bu kitapla başlamışım tiyatro okumaya çünkü tiyatro okumaya hep önyargıyla bakıyordum; karakterler karışır, olayı anlayamam, sürükleyici olmaz gibi düşününcelerim vardı.Bu kitapla bu düşüncelerimi aştığım için mutluyum. Kitabın adının hakkını sonuna kadar verdiğini düşünüyorum. 'Cimri' kelimesinin anlamını Harpagon karakteriyle iliklerinize kadar hissedeceksiniz.Ama bu bizim bildiğimiz cimrilerden değil ' cimrinin de cimrisi '.Düşündüğü tek bir şey var 'para'.Hatta bazı yerlerinde" yok artık bu kadar da cimrilik olmaz " diyececeksiniz.Ve çok güleceksiniz. İnanılmaz keyifli bir okumaydı, okurken çok eğlendim.Konu hiç sıkmıyor, renkli karakterler var, diyaloglar efsane...Bir solukta okunabilecek film tadında bir eser.Kesinlikle tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar:)
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 00:35
Baştan sona kendini kahkahalarla okutan bir oyun! Ancak bir yandan da ana karakter Harpagon'un cimriliğinin nasıl ibretlik bir düzeye ulaştığını, hem kendine hem de ailesine zarar verişini ancak bunun farkında bile olamayacak durumda oluşunu şakayla karışık bir üzüntüyle okudum. Bana biraz yüzüklerin efendisi serisindeki Gollum'un yüzüğe olan tutkusunu, sonunda adeta onu bir kölesi haline getiren ve hayatından eden o zararlı ve yıkıcı sevgiyi hatırlattı. Burada da Harpagon malına ve mülküne "aşık" bir durumda ve bunu öyle bir takıntı haline getirmiş ki, herkesi potansiyel bir hırsız olarak görüyor. Oldukça kısa ve sade bir dille yazılmış. Diğer karakterlerin dağılımı ve hikayelerinin işleyişi de hoşuma gitti. Biraz klişe hissiyatı da uyandırdı ama sonuç olarak iyi ki okumuşum dedirtiyor.
Tiyatro
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2023 5. kitabı
Moliere'nin cimrisi Harpagon.. Öylesine bizden, öylesine içten bir karakter ki. Kitabı okurken evet dedim var böyle insanlar ve bizzat aramızda yaşıyorlar. Tapındıkları şey sadece para. Ne acınası haldeler bir bilseler. Her şeyin üstündedir o paracıkları... Onun için yapamayacağı, vazgeçemeyeceği tek bir şeyleri yoktur. Öylesine değer verirler ki kendileri için bile harcamaya kıyamazlar zira kendi benliklerinin üstündedir. Düşündüren, bizden bir metin. Okunması kolay ve akıcı, dili zorlamıyor. İkinci tiyatro okumamdı. Tavsiye edebilirim.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
Korkunç bir şey tutumluluğun bu kadarı!
10/10
·120 syf.··
2020 28. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2020 23:41
Edebiyatın ve sanatın en önemli türlerinden biri olan tiyatro, yediden yetmişe toplumun hemen her kesimine kolayca ulaşmayı sağlayan araçlardan biri. Zira tiyatro, insanları güldürürken düşündürüyor,
Edebiyat
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 115. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2020 23:33
Cimri miyiz? Evet cimriyiz. Ama neyin cimrisiyiz. Sakladığımız dünyalığımız değil cimriliğimiz. Cimriliğimiz manevi cimrilik. Çevremizden ve kendimizi mahrum bıraktığımız, sevgi, şefkat, merhamet, tahammül cimriliği. Elindeki tüm parasını dağıtma değil ki cömertlik. Veya eli sıkı olmak değil cimrilik. Bize anlatılan parasına tapan bir baba değil, çevresindeki herkese, çocuklarına bile merhametini, sevgisini sakınan bir manevi cimri baba. Hiç bir sevginin yumuşatamadığı bir kuru kalp. Dünyalık altınların dahi fayda vermediği bir mahrumiyet. Gölgesini bile sakınan bir ağaç iseniz yapraklarınız dökülür ve gölgeye muhtaç olursunuz. Elindeki maddi manevi şeyleri verenler hep kazanmıştır. Sakınan ve saklayanlar hep ıskalamışlardır hayatı. Geride bıraktıkları ile anılmamış, mahrum kaldıkları ve mahrum bıraktıkları ile anışmışlardır. Ama asrımız bir cimrilik asrıdır. Herşeyimiz kısıtlı hepimiz mahrumuz. Hepimiz mahkumuz birine. Ya cimriyiz ya cimriliği maruzuz. Ortası yok bunun. Medeniyetimiz de cimri. Merhametimiz de cimri. Dostumuz da cimri düşmanımız da cimri. Tek şeytanımız ve nefsimiz cömert.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2021 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 00:54
Sahnede izliyormuşcasına keyifle okunacak bir oyun. Minik bir tiyatro izledim sanki.Hayatımın tamda şu anında cimri insanlardan uzaklaşırken :)Yakınımda hissettim
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 76. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 14:10
Dili oldukça akıcıydı. Nasıl bittiğini ne hızla gittiğini anlamadım bile. Moliere için başlangıç kitabı olabilir. Benim okuduğum ilk kitabıydı ve çok sevdim. Aşk, para, hırs bunlar hep ön plandaydı. Herkesin bünyesine uygun diye düşünüyorum, tavsiye edilir.
Edebiyat
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
10/10
·120 syf.··
2021 21. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 04:12
Kitaba başlamadan önce Moliére'in yaşadığı çağ ve yaşamı hakkında bilgi sahibi olursak kitabın vermiş olduğu mesajı daha iyi anlarız. •Moliére Fransa'nın en mutlu olduğu çağda yaşayıp zengin ve bir o kadar da tutumlu bir babanın oğludur. Moliére, genellikle dönemin tutucu otoritelerini eserleriyle rahatsız etmiştir. Ayrıca bir tiyatro oyununda sahnede öldüğü söylenmektedir. Eser, gözünü para hırsı bürümüş cimri bir babanın aşk serüveni ve çocuklarıyla ilişkisini ele alıyor. Moliére bu eserinde 5 perdelik mizahi bir oyun sunmuştur. Keyifle okuyun
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma
Cimri
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2021 14:20
Adam cimriliğin kitabını yazmış derler ya hani. İste o dedikleri kitap bu kitap. Kitaptan uzun uzun bahsedip zamanınızı calmak istemiyorum. Fakat cimriligi öyle bir zirve noktaya taşımış ki; size kitabın içinden bir alıntı ile noktalamak istiyorum. Bu alıntı cimriliğin en zirve noktası bana göre... "Vermek öylesine zoruna gider ki, selam bile vermez kimseye, onu bile alır; yalnız alır..."
Edebiyat
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200627,9bin okunma

Yazar Hakkında

MolièreYazar · 35 kitap
Molière, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacı olan Jean Poquelin ile bir zengin burjuva ailesinin kızı olan Marie Cresse'nin oğluydu. Moliere annesini 10 yaşındayken yitirdi ve babası ile bağlantıları hiç sıkı değildi. Annesinin ölümünden sonra babası ile Paris'de o zaman yukarı burjuva sınıfından kişilerin evlerinin bulunduğu Rue Saint-Honoré'de yaşadılar. İlk okul eğitimini Paris'te yaptı ve sonra Paris'in en iyi okullarından Cizvit'lerin idaresinde olan "Collège de Clermont"'da öğrenim gördü. 1641'de bu okuldan ayrıldı. Babası 1531'de bir imtiyaz satın almıştı ve Moliere babasının işini devam ettirmeye başladı ve bu arada hukukçu olmak için çalışmalara başladığı da bildirilir. Haziran 1643'te Moliere 23 yaşında iken birden babasının işini bırakmaya ve Paris'ten ayrılmaya karar verdi. Daha önce tanışmış olduğu tiyatrocu güzel aktrist Madelaine Bejart ile birleşip kendisi 630 livre sermaye katarak ile Bejart'la birlikte Illustre Théâtre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. Böylece bağlı oldugu sosyal sınıf ilişkilerini geride bıraktı. Sahne adı olarak Fransa'nin Midi bölgesinde Vigan şehri civarında bir köy olan Molière ismini kullanmaya başladı. Bundan hemen sonra bu topluğa Madelaine'nin erkek ve kız kardeşleri de katıldı. Moliere hem iyi aktörlük gücü hem de eğitimi dolayısıyla bu gezici tiyatro trupunun idarecisi oldu. 1645'te bu gezici tiyatro trupu, çoğu pansiyon masrafları olmak üzere, 2000 livre borçlanmıştı. Moliere bu borçlar dolayısıyla hapse atıldı ama ya babası ya da topluluk mensupları borcu ödeyerek 24 saat sonra hapisten kurtarıldı. Bundan sonra Moliere ve Madelaine Bejart 12 yıl sürecek bir gezici tiyatro hayatına başladılar. Önceleri "Charle Dufresne"'nin trupuna katıldılar ve sonra kendi truplarını kurdular. Bu topluluk biraz başarı kazanarak Orleans Dükü I. Filip'in koruması ve desteği altında çalışmaya başladı. Bu gezginci tiyatroculuk döneminden Moliere'in ancak iki eseri elimize geçmiştir: "L'Étourdi" ve "Le Docteur amoureux". Bu eserlerde Moliere'in gezginci tiyatroların alışılagelen İtalyan asıllı ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başladığı gorülmektedir. Bu arada Moliere Languedoc Eyaleti valisi Conti Dükü ile iyi arkadaş olmuş ve onun mali desteğini almıştır. Fakat bu kişi bir zuhrevi hastalığa tutulunca dinsel baskılar dolayısıyla tiyatroculara mali desteğini kesmiş ve şahsi ilişkilerden bile uzaklaşmıştır. 1650 - 1953'te tiyatroyla Lyon'da kaldı ve Lyons'da iken Moliere'in trubuna Markiz sahne adlı Mademoiselle Duparc katıldı. Bu aktrist tanınmış oyun yazarları olan Pierre Corneille, sonra da Jean Racine ile ilişki kurdu ve hatta bir müddet Racine'in metresliğini yaptı. Racine hazırladığı ilk eserini Moliere'in sahnelemesini istemiştir ama Moliere bunu kabul etmemiştir. Paris'te "Rue de Richelieu" ve "Rue Molière" kavşağındaki Moliere anıtı 1658'de Moliere ve trupu en sonunda Paris'e geldiler. Kral XIV. Louis'nin kardeşinin koruması altında, 1658'de eski Louvre'da Kral'a Corneille'in "Nicomedes" adlı trajedisini ve "Le Docteur amoureux (Aşık doktor)" adlı fars oyunun oynadılar. Moliere'in trupu Kral'ın kardeşi Orleans Dükü I. Filip'in mali desteğini kazanarak "Mösyö'nun Trupu" olarak anılmaya başladılar. Yine Orleans Dükü desteği ile bu trup ve Fiorelli'nin (Scaramouche) rolünü benimsediği İtalyan Commedia dell'Arte trubu birleşip Paris'te tanınan yeni bir tiyatro topluluğu oluşturdular. Bu topluluk Louvre Sarayı yakınlarındaki "Petit Bourbon Tiyatrosu"'nda merkezlendi. Bu toplulukla 18 Kasım 1659da "Les Précieuses ridicules (Gülünç Kibarlar)" eserini sahnediler. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve Scaramouche karekteri ile ün yapan Italyan Tiberio Fiorelli'den Commedia dell'Arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu cok tutuldu. Bu trup 1660'da Kral huzurunda birkaç kez oyunlar oynadı. 1661'de Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı yeni "Theatre du Palais-Royal"de topluluğuyla oyunlar sahnelemeye başladı. Moliere'in bundan sonra bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de trupunun kurucularından olan arkadaşı Madeleine Bejart'ın Comte de Modene'den olan kızı Armande Bejart'la evlendi. Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı. Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı. 1664'te Kral, Moliere'in oğlunun vaftiz babası oldu. Aynı yıl Kral'ın bağladığı yıllık maaş 7.000 livreye çıkartıldı. Bu dönemde Moliere drama kuramcısı Boileau, La Fontaine ve Racine ile dostluk kurdu. "Kadınlar Okulu" ve "Tartuffe" oyunları yüzünden Cizvit Jansenitlerle arası bozuldu ve onların ve diğer koyu dindarların öfkesi üzerine çekildi. Sağlığı bozuldu. Başrolünü oynadığı "Le malade imaginaire (Hastalık Hastası)" oyununun oynandığı 17 Şubat 1673'teki oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti. Zamanının Katolik kilisesi aktörlerden ve tiyatrodan hoşlanmamaktaydı ve kilisenin israrıyla çıkartılan devlet kanunlarına göre de aktörlerin kilise töreni ile kiliselerin takdis ettiği mezarlıklara gömülmeleri yasaktı. Moliere ölmekte iken Katolikler için geleneksel olan bir rahip tarafından son nefeste takdis edilmesi imkânı olmamıştı ve Katolik kilisesi ona dinsel cenaze töreni yapmaktan ve mezarlıkta bir kabir temin etmekten kaçındı. Fakat Moliere'in karısı Armand Krala'a başvurarak eğer kocasının cenazesi töreninin tamamiyle geleneklere uzak olarak geceleyin yapılması ve normal bir kilise cenaze törenine benzemesi için ondan özel izin aldı. Moliere'in ceseti takdis edilmiş bir kilise mezarlığının duvarla ayrılmış bir köşesinde bulunan ve vaftiz edilmeden, yani Katolik mezhebine kabul edilmeden, ölen bebeklerin mezarlığına gömüldü. 1792'de Fransız Devrimi idaresi sırasında Moliere'in ceseti bu mezarlıktan çıkartılarak o zaman kurulan "Fransız Anıtlar Müzesi"ne geçirildi; 1816'de ise Paris'te tanınmış kişiler için bir mezarlık olan Pere Laschaisee şair Lafontain mezarı yakınında bulunan bir mezara konuldu. Molière'in bilinen ilk yapıtları, Paris dışında gezgin tiyatroculuk yapmakta iken 1655'te Lyon'da sahnelenen "L'Etourdi ou contretemps" (Türkçe olarak ilk sahnelenme adı "Savruk", 1876; Dünya Edebiyatından Tercümeler serisinde yayımlanma adı "Şaşkın yahut Beklenmedik Engeller", 1944) ve "Le Docteur amoureux (Aşık Doktor)" idi. Bu eserlerle Moliere bu dönemde gezginci tiyatroların uydukları İtalyan ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte tiyatro konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başlamıştır. Moliere, 1656'da ilk önemli komedisi sayılan ve Paris'te sahnelenen ilk oyunu olan "Les Precieuses Ridicules"'ü (ilk Türkçe sahnelenme adı "Dudukuşları", 1876; yayımlama adı Gülünç Kibarlar , 1943) yazdı. Sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi. Moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar ve çok tenkide uğradı. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve "Scaramouche" karekteri ile ün yapan İtalyan aktör Tiberio Fiorell'den Commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu çok tutuldu. Bu eserin aile içi ilişkiler teması Moliere'in insan ilişkilerinin yapmacıklığa dayandığı hakkındaki pesimist dünya görüşünü dramatik olarak ifade etmektedir. Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu "L'Ecole des femmes" (Türkçe'de ilk sahnelenme adı "Kadınlar Mektebi, 1876; yayımlanma adı Kadınlar Mektebi", 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği konu alıyordu. Oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor, ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu. Moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te La Critique de L'Ecole des femmes ("Kadınlar Mektebinin Tenkidi, 1944) ve L'Impromptu de Versailles (Versailles Tulûatı, 1944) adlı tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. Bunlardan ilkinde komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu.