Molière

Molière

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.3
7,2bin Kişi
okuyor-dolu
24,8bin
Okunma
v3_begen_dolu
1.043
Beğeni
goz
24,7bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Jean-Baptiste Poquelin
Unvan
Fransız Oyun Yazarı ve Oyuncu
Doğum
Paris, Fransa, 15 Ocak 1622
Ölüm
Rue de Richelieu, Paris, Fransa, 17 Şubat 1673
Yaşamı
Molière, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacı olan Jean Poquelin ile bir zengin burjuva ailesinin kızı olan Marie Cresse'nin oğluydu. Moliere annesini 10 yaşındayken yitirdi ve babası ile bağlantıları hiç sıkı değildi. Annesinin ölümünden sonra babası ile Paris'de o zaman yukarı burjuva sınıfından kişilerin evlerinin bulunduğu Rue Saint-Honoré'de yaşadılar. İlk okul eğitimini Paris'te yaptı ve sonra Paris'in en iyi okullarından Cizvit'lerin idaresinde olan "Collège de Clermont"'da öğrenim gördü. 1641'de bu okuldan ayrıldı. Babası 1531'de bir imtiyaz satın almıştı ve Moliere babasının işini devam ettirmeye başladı ve bu arada hukukçu olmak için çalışmalara başladığı da bildirilir. Haziran 1643'te Moliere 23 yaşında iken birden babasının işini bırakmaya ve Paris'ten ayrılmaya karar verdi. Daha önce tanışmış olduğu tiyatrocu güzel aktrist Madelaine Bejart ile birleşip kendisi 630 livre sermaye katarak ile Bejart'la birlikte Illustre Théâtre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. Böylece bağlı oldugu sosyal sınıf ilişkilerini geride bıraktı. Sahne adı olarak Fransa'nin Midi bölgesinde Vigan şehri civarında bir köy olan Molière ismini kullanmaya başladı. Bundan hemen sonra bu topluğa Madelaine'nin erkek ve kız kardeşleri de katıldı. Moliere hem iyi aktörlük gücü hem de eğitimi dolayısıyla bu gezici tiyatro trupunun idarecisi oldu. 1645'te bu gezici tiyatro trupu, çoğu pansiyon masrafları olmak üzere, 2000 livre borçlanmıştı. Moliere bu borçlar dolayısıyla hapse atıldı ama ya babası ya da topluluk mensupları borcu ödeyerek 24 saat sonra hapisten kurtarıldı. Bundan sonra Moliere ve Madelaine Bejart 12 yıl sürecek bir gezici tiyatro hayatına başladılar. Önceleri "Charle Dufresne"'nin trupuna katıldılar ve sonra kendi truplarını kurdular. Bu topluluk biraz başarı kazanarak Orleans Dükü I. Filip'in koruması ve desteği altında çalışmaya başladı. Bu gezginci tiyatroculuk döneminden Moliere'in ancak iki eseri elimize geçmiştir: "L'Étourdi" ve "Le Docteur amoureux". Bu eserlerde Moliere'in gezginci tiyatroların alışılagelen İtalyan asıllı ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başladığı gorülmektedir. Bu arada Moliere Languedoc Eyaleti valisi Conti Dükü ile iyi arkadaş olmuş ve onun mali desteğini almıştır. Fakat bu kişi bir zuhrevi hastalığa tutulunca dinsel baskılar dolayısıyla tiyatroculara mali desteğini kesmiş ve şahsi ilişkilerden bile uzaklaşmıştır. 1650 - 1953'te tiyatroyla Lyon'da kaldı ve Lyons'da iken Moliere'in trubuna Markiz sahne adlı Mademoiselle Duparc katıldı. Bu aktrist tanınmış oyun yazarları olan Pierre Corneille, sonra da Jean Racine ile ilişki kurdu ve hatta bir müddet Racine'in metresliğini yaptı. Racine hazırladığı ilk eserini Moliere'in sahnelemesini istemiştir ama Moliere bunu kabul etmemiştir. Paris'te "Rue de Richelieu" ve "Rue Molière" kavşağındaki Moliere anıtı 1658'de Moliere ve trupu en sonunda Paris'e geldiler. Kral XIV. Louis'nin kardeşinin koruması altında, 1658'de eski Louvre'da Kral'a Corneille'in "Nicomedes" adlı trajedisini ve "Le Docteur amoureux (Aşık doktor)" adlı fars oyunun oynadılar. Moliere'in trupu Kral'ın kardeşi Orleans Dükü I. Filip'in mali desteğini kazanarak "Mösyö'nun Trupu" olarak anılmaya başladılar. Yine Orleans Dükü desteği ile bu trup ve Fiorelli'nin (Scaramouche) rolünü benimsediği İtalyan Commedia dell'Arte trubu birleşip Paris'te tanınan yeni bir tiyatro topluluğu oluşturdular. Bu topluluk Louvre Sarayı yakınlarındaki "Petit Bourbon Tiyatrosu"'nda merkezlendi. Bu toplulukla 18 Kasım 1659da "Les Précieuses ridicules (Gülünç Kibarlar)" eserini sahnediler. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve Scaramouche karekteri ile ün yapan Italyan Tiberio Fiorelli'den Commedia dell'Arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu cok tutuldu. Bu trup 1660'da Kral huzurunda birkaç kez oyunlar oynadı. 1661'de Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı yeni "Theatre du Palais-Royal"de topluluğuyla oyunlar sahnelemeye başladı. Moliere'in bundan sonra bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de trupunun kurucularından olan arkadaşı Madeleine Bejart'ın Comte de Modene'den olan kızı Armande Bejart'la evlendi. Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı. Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı. 1664'te Kral, Moliere'in oğlunun vaftiz babası oldu. Aynı yıl Kral'ın bağladığı yıllık maaş 7.000 livreye çıkartıldı. Bu dönemde Moliere drama kuramcısı Boileau, La Fontaine ve Racine ile dostluk kurdu. "Kadınlar Okulu" ve "Tartuffe" oyunları yüzünden Cizvit Jansenitlerle arası bozuldu ve onların ve diğer koyu dindarların öfkesi üzerine çekildi. Sağlığı bozuldu. Başrolünü oynadığı "Le malade imaginaire (Hastalık Hastası)" oyununun oynandığı 17 Şubat 1673'teki oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti. Zamanının Katolik kilisesi aktörlerden ve tiyatrodan hoşlanmamaktaydı ve kilisenin israrıyla çıkartılan devlet kanunlarına göre de aktörlerin kilise töreni ile kiliselerin takdis ettiği mezarlıklara gömülmeleri yasaktı. Moliere ölmekte iken Katolikler için geleneksel olan bir rahip tarafından son nefeste takdis edilmesi imkânı olmamıştı ve Katolik kilisesi ona dinsel cenaze töreni yapmaktan ve mezarlıkta bir kabir temin etmekten kaçındı. Fakat Moliere'in karısı Armand Krala'a başvurarak eğer kocasının cenazesi töreninin tamamiyle geleneklere uzak olarak geceleyin yapılması ve normal bir kilise cenaze törenine benzemesi için ondan özel izin aldı. Moliere'in ceseti takdis edilmiş bir kilise mezarlığının duvarla ayrılmış bir köşesinde bulunan ve vaftiz edilmeden, yani Katolik mezhebine kabul edilmeden, ölen bebeklerin mezarlığına gömüldü. 1792'de Fransız Devrimi idaresi sırasında Moliere'in ceseti bu mezarlıktan çıkartılarak o zaman kurulan "Fransız Anıtlar Müzesi"ne geçirildi; 1816'de ise Paris'te tanınmış kişiler için bir mezarlık olan Pere Laschaisee şair Lafontain mezarı yakınında bulunan bir mezara konuldu. Molière'in bilinen ilk yapıtları, Paris dışında gezgin tiyatroculuk yapmakta iken 1655'te Lyon'da sahnelenen "L'Etourdi ou contretemps" (Türkçe olarak ilk sahnelenme adı "Savruk", 1876; Dünya Edebiyatından Tercümeler serisinde yayımlanma adı "Şaşkın yahut Beklenmedik Engeller", 1944) ve "Le Docteur amoureux (Aşık Doktor)" idi. Bu eserlerle Moliere bu dönemde gezginci tiyatroların uydukları İtalyan ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte tiyatro konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başlamıştır. Moliere, 1656'da ilk önemli komedisi sayılan ve Paris'te sahnelenen ilk oyunu olan "Les Precieuses Ridicules"'ü (ilk Türkçe sahnelenme adı "Dudukuşları", 1876; yayımlama adı Gülünç Kibarlar , 1943) yazdı. Sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi. Moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar ve çok tenkide uğradı. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve "Scaramouche" karekteri ile ün yapan İtalyan aktör Tiberio Fiorell'den Commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu çok tutuldu. Bu eserin aile içi ilişkiler teması Moliere'in insan ilişkilerinin yapmacıklığa dayandığı hakkındaki pesimist dünya görüşünü dramatik olarak ifade etmektedir. Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu "L'Ecole des femmes" (Türkçe'de ilk sahnelenme adı "Kadınlar Mektebi, 1876; yayımlanma adı Kadınlar Mektebi", 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği konu alıyordu. Oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor, ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu. Moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te La Critique de L'Ecole des femmes ("Kadınlar Mektebinin Tenkidi, 1944) ve L'Impromptu de Versailles (Versailles Tulûatı, 1944) adlı tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. Bunlardan ilkinde komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu.
kamera
Cimri
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Hastalık Hastası
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Kibarlık Budalası
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Kadınlar Mektebi
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
George Dandin veya Bir Ko...
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
İnsandan Kaçan
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
152 syf.
·
2 günde
Her şeyi mahveden bizim endişelerimizdir!
Hemen herkesin aile ve sosyal çevresinde bir “hastalık hastası” vardır. Bu kişiler, yeterli tıbbi tetkikler yapılması ve herhangi bir hastalığa rastlanmamasına rağmen sürekli kendilerini dinler ve doktor doktor dolaşırlar. Duydukları her hastalığın kendilerinde de olabileceğini düşünür ve sürekli kaygılanırlar. Bedensel şikâyetleri hiçbir zaman bitmez, sürekli televizyonların sağlık programları, internet ve forum siteleri ile gazetelerin sağlık köşelerini takip ederler. Yakınma ve şikâyetleri öyle bir noktaya varır ki hem kendilerinin hem de çevrelerinin yaşam enerjisini tüketirler. • • •
kamera
Molière
’in 1673 yılında yazdığı ve oynadığı son eseri “
kamera
Hastalık Hastası
”, bu tür insanları en iyi anlatan eserlerden biri. Molière, üç perdeden oluşan oyununda orta yaşlı, zengin, iyi niyetli ve hassas bir insan olan Argan’ın düştüğü halleri anlatıyor bizlere. Onun, hasta olmadığı halde doktoru tarafından büyük bir hastalığa sahip olduğuna inandırılarak nasıl istismar edildiğini gözler önüne seriyor. Çevresi çıkarcı, bencil ve ikiyüzlü insanlarla kuşatılan Argan’ın, hastalığına çare bulabilmek ve muayenelerini ücretsiz olabilmek amacıyla öz kızını bile sevmediği biriyle nasıl evlendirmeye kalktığını bir bir ortaya koyuyor.                 • • • Molière birçok eserinde olduğu gibi “Hastalık Hastası”nda da insanların çıkarcılığını, ikiyüzlülüğünü, para hırsını, acımasızlığını, yalancılığını ve içine düştükleri garip halleri gerçekten de harika bir şekilde resmediyor. Birkaç ciltlik kitapla anlatılabilecek konuları herkesin anlayabileceği diyaloglar ve veciz sözlerle açıklıyor. Özellikle oyunun yazıldığı dönemin bilgisiz doktorlarını ve tıp camiasını “Ölen insanların hemen hemen hepsi hastalıktan değil tedaviden ölüyor” sözünde de olduğu gibi yerine göre sert, yerine göre de çok ince bir üslupla eleştiriyor. Dönemin insan ve toplum psikolojisini, sevgiye, aşka ve evliliğe bakışını Argan ve oyunun diğer kahramanları aracılığıyla bizlere aktarıyor. • • • Benim için bu eseri ilginç kılan yönlerinden biri de oyunun içeriğiyle Molière’in hastalığı arasında derin bir bağın olması. Nitekim oyunda Argan rolünü oynayan Molière, oynanan dördüncü temsil sırasında fenalaşmış ve oyunu zar zor tamamlayabilmiş. Verem hastası olan Molière, evine götürüldükten birkaç saat sonra da yaşama gözlerini yummuş. Bu durum bile başlı başına otuz yıl boyunca tiyatro eserleri yazan, oynayan ve yöneten Molière’in ölene dek tiyatroya nasıl bir tutku ve aşkla bağlı olduğunu gösteriyor. Doğrusu eserlerini okuyup kendisini tanıdıkça Moliere isminin neden Shakespeare ile birlikte anıldığını daha iyi anladığımı belirtmeliyim. • • • Daha önceden beğenerek okuduğum “
kamera
Cimri
”de* olduğu gibi “Hastalık Hastası” da diyalogları, veciz sözleri ve eleştirileriyle insanı güldürürken düşündürüyor, düşündürürken de güldürüyor. Öyle ki okumaya başladığınızda insana tiyatroda seyrediyormuş hissi veriyor ve haliyle kitabı ne zaman bitirdiğinizi anlayamıyorsunuz. Okurken çok büyük keyif aldığım, yüzyıllar geçmesine rağmen dünyadaki pek çok ülkede hâlâ sahnelenen ve tiyatro severler tarafından da ilk günkü gibi severek izlenen bu eseri, tüm okurlara mutlaka okumalarını tavsiye ederim.    “Eğer şans tanırsak doğa kendini içine düştüğü düzensizlikten kurtarmayı bilecektir. Her şeyi mahveden bizim endişelerimiz, sabırsızlığımız” sözlerinin ne anlama geldiğini merak eden okurlara…   Keyifli okumalar dilerim! .......................................... *#91115556.
kamera
Hastalık Hastası
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.3/10 · 3.855 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
100 syf.
Helal süt emmiş kız nasıl bulabilirim enter
-Spoiler İçermez- Molière okumaya ba-yı-lı-yo-rum... Yazar bu kitabında, kadın-erkek ilişkilerini, doğru eş seçimini ve evlilik konusunu işlemek için, okuyucuyu kanser eden bir tip oluşturmuş kendine Arnolphe adında. Arnolphe konuştukça bir taraftan tansiyonum çıktı bir taraftan şekerim düştü gün boyunca. Tahammül etmesi zor bir karakterdi. Ama engelleri aştık, mutlu sona ulaştık şükür. Annesinden 'gözü açılmamış, saf, namuslu, helal süt emmiş bir köylü kızı' bulup kendisini evlendirmesini isteyenler yok mu? Ha işte onun Fransız versiyonu bu Arnolphe. Evlenmek istediği kadında aradığı bazı kriterler şu şekilde; -Eli erkek eline değmemiş olsun -Okuma yazması olmasın -Eğitimsiz, kültürsüz olsun -Çok bilmiş olmasın -Parası pulu olmasın -Gezme tozma istemesin, evinde otursun -Davetlere, sohbetlere katılmasın -Tek meşgalesi dikiş dikmek ve kocasını sevmek olsun -En önemlisi de itaatkar olsun Günümüzde yaşasa bir diğer kriteri de 'telefonu olmasın' olurdu kesin, biliyorsunuz değil mi?.. Bize o kadar tanıdık konular ki bunlar, Hüseyin Rahmi, Ahmet Mithat Efendi falan yazmış olsa bu tiyatro eserini, cuk otururdu, hiç garipsemezdim. Zira geçmişten günümüze eğitim, bilhassa kadınların eğitimi konusu kanayan yaramız bizim... Mutlu bir evliliğin formülünün 'itaatkar bir kadın eş' olduğunu düşünen bu erkekler benim nezdimde özgüvensiz erkeklerdir. Okuyan, konuşan, eleştiren, mukayese eden, bilgili, kültürlü bir kadınla evlenecekler de yetemeyecekler, altta kalacaklar, küçümsenecekler diye ödleri kopuyor bunların. Haklılar, ben olsam benim de ödüm kopardı. Ama çareyi kapalı kutuda büyütülmüş, ağzı dili olmayan, dünyaya dair hiçbir bilgisi olmayan bir eş aramakta bulmazdım. Bilakis daha çok okumakta, öğrenmekte, sanat/spor etkinliklerine katılmakta, farklı şeyler deneyimlemekte, hülasa kendimi yetiştirmekte bulurdum... 'Babasının evinde yokluk çeksin ki, benimle evlendiğinde her türlü nimete şükretsin, bana minnet duysun, elimi ayağımı öpsün yalasın, bana kul köle olsun' anlayışı olan bir koca, hangi evrende ve hangi düzende ideal eş olabilir? Birtakım küçük hesaplar peşinde koşan, karısını kendine muhtaç kılan, ayrılmayı aklından bile geçirmesin diye kolunu kanadını kıran eş, ideal eş olamaz. Tasarladığı eş de ideal eş olamaz. Bunlardan doğan çocuk da ideal çocuk olamaz... Konuşsam daha neler neler konuşurum da inceleme daha fazla uzasın istemiyorum. Biraz da siz sövün yorumlarda da ben okuyayım. Ele alınması gereken bir konuyu ele aldığı ve eleştirdiği için yazara olan sevgim biraz daha arttı bu kitapla. Ne yazsa okurum dediğim yazarlardandır kendisi. Size de şiddetle tavsiye ederim kitabı. Okuyacak herkese iyi okumalar dilerim, kitapla kalın, hoşçakalın.
kamera
Kadınlar Mektebi
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.4/10 · 779 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
120 syf.
Şu hayatta paradan daha kıymetli bir şey varsa o da daha çok paradır.
Reading slump’a (Türkçesini bilen varsa söylesin şunun) girmeme ramak kala; akıcı, bir solukta bitecek, kitap okuma şevkimi harlayacak bir kitap önerisi istediğimde açık ara farkla kazanan bu kitap, dediğiniz kadar varmış sahiden. Okurken çok eğlendim, çok da merak ettim kitabın ahvalini ve nihayetini. Beklentim çokça yükseltildiği için hayal kırıklığına uğrayacağım sandım fakat uğramadım da. Vallahi ilaç mahiyetinde bir kitaptı benim için, emeği geçen herkese teşekkürler. Moliere Fransız bir tiyatro yazarı ve haliyle bu kitap da bir tiyatro metni. Oyununa denk gelirsem kesinlikle giderim çünkü okuması kadar izlemesi de zevkli olacaktır eminim. Bana biraz Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kalemini andırdı bu kitap inanır mısınız? Onun da böyle eğlenceli bir dili vardır okuyanlar bilir. Kitap boyu devam eden tesadüfler zinciri, olayların bir noktada düğümlenmesi sonra çözülmesi, komik yanlış anlaşılmalar… Hepsi Gürpınar’ı anımsattı. Kim bilir belki de Moliere; okuduğu, sevdiği ve etkisinde kaldığı bir yazardır, yerli ve milli yazarımızın… İş Bankası yayınları çok sağlam bir önsözle sunmuş kitabı okuyuculara. Moliere’in hayatı, eser hakkında bilgilendirmeler ve o dönem Fransa’sının durumunu içeren, doyurucu bir önsöz bu. Genelde önsözlerin kitaptan sonra okunmasını tavsiye ederim ama bu önsözü kitaptan önce okumanız daha hoş olabilir. Harpagon’la tanıştığıma memnun oldum, unutulmaz karakterler arasına girdi benim için, cimriliğin ve paragözlülüğün sınırlarının bu kadar zorlanacağını tahmin etmezdim, helal olsun. Spoiler vermemeye dikkat ettim her zamanki gibi, okumadıysanız okuyun bu kitabı, biraz eğlenmek sizin de hakkınız. Okuyacak herkese keyifli okumalar dilerim. Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın. İncelemeye dair; #131077719
kamera
Cimri
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.4/10 · 14,7bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;