Yazar:
Molière
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·120 syf.··
2020 181. kitabı
"...insanları kazanmak için en iyi yol,onlarla aynı zevkleri paylaşıyormuş gibi görünmek,her sözlerini onaylamak,kusurlarını övmek ve her yaptıklarını alkışlamak.Yaranacak mısın dalkavuklukta ileri gitmekten korkma,rol yaptığınız ne kadar belli olursa olsun,en zeki insanlar bile dalkavukluğa kolayca kanıyorlar.En münasebetsizce söylenmiş,en gülünç sözleri pohpohlama kılıfına sokarsanız kolayca yutturursunuz.Yaptığım işte dürüstlüğe fazla yer yok,ne yazık ki,ama insana muhtaç olduğumuz zaman onun dümen suyundan gitmek zorundayız.İnsanları kazanmak için tek yol bu olduğuna göre,suç pohpohlayanların değil,pohpohlanmak isteyenlerindir."! CimriCimri MolièreMolière
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2020 22:13
17.yy'da yaşamış Fransız yazar ve tiyatro oyuncusu Moliere size yüzyıllar gerisinden keyifli okumalar bahşediyor.İkinci kez okuduğum Cimri'yi yine aynı keyifle bir solukta okudum.Yazar gerek bu eserinde gerekse diğer eserlerinde soylulugu, para hırsını, dini alet edinenleri, edebiyatçıları ince zekasıyla eleştirmiş.Zamaninda çok elestirilmis, yasaklardan nasibini almış ama yüzyıllar sonra bile bugün yazılmış hissi veren eserleriyle ölümsüzlüğü yakalamıştır...
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
Harpagon konuştukça yüzüne yumruk atasım geliyor
9/10
·120 syf.··
2022 4. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 03:17
Okuduğum ilk tiyatro kitabı Moliere'den Hastalık Hastası idi. Moliere'nin o kitaptaki oyunu inatla sürdürmesi sonucu eve döndüğünde geçirdiği öksürük nöbetlerinden dolayı hayatını kaybettiğini öğrenince Moliere'nin tiyatroya duyduğu aşkın ne kadar büyük olduğunu anladım diyebilirim. Yaklaşık 3 hafta önce sahaftan kitap alırken tiyatro eserlerine biraz öncelik vermek istedim çünkü tiyatro kitapları okuma zamanımın artık geldiğini hissettim. Shakespeare'nin kitapları beni bekliyordu ama önce Cimri'den başlamak istedim. Kitap adı üzerinde bütün hayatını paranın merkezine koyan, illa da para diyen, uğrunda çocuklarını bile reddedecek bir potansiyele sahip olan "Harpagon" adlı baş kahramanın etrafındaki oyuncularla şekillenmiş. Bir burjuva ailesi hakkında bize bilgiler sunan bu kitapta karmaşık aşk zincirleri var. Kitap oldukça akıcı ve her şey güzel ilerlerken sonlara doğru karakterlerin bir anda birleşmesi tesadüfünü pek beğenemedim diyebilirim. Bana oldukça klişe geldi fakat yazıldığı yıl itibariyle ve sahnede canlandırılan bir tiyatro eseri olması dolayısıyla bu noktayı çok da önemsediğim söylenemez.
Edebiyat
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2019 8. kitabı
İnsanin iç dünyasını, vesveselerini oldukça başarılı anlattığını düşünüyorum. Sürekli kendiyle konuşanlar bilir bunu. Takıntılı insanların bu kitapta kendini bulacağını sanıyorum
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2022 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2022 13:55
Klasik okuduğum zaman onu yorumlamaya cesaret edemiyorum. Sanki bugüne kadar söylenecek her şey söylenmiş gibi hissediyorum ama bu sene bir alışkanlık edindim. Okuduğum her kitap hakkında 2 satırda olsa bir şeyler yazmak. Bu yazıyı da o nedenle yazıyorum. Biraz kitabı özetlemek gibi olucak önden uyarımı yapayım. ***************** Kitap para harcamasını bilmeyen, elde ettiği tüm parayı seyirlik gibi saklayan bir adam hakkında. Aslen bir tiyatro oyunundan yazıya dökülmüş olan bu kitapta okurken karakterle kavga etmeden duramıyorsunuz. Çok şükür sonu iyi bitti diye kapattım kitabı. Bu parasever adamı iki de çocuğu var. Paralarını saklıyacak diye öyle eziyetler yapıyor ki çocuklarına. Çocuklar amaçlarına ulaşabilmek için babalarının arkasından oyunlar çevirmek zorunda kalıyor. Çocuklar için her şey tatlıya bağlanırken bizim cimri baba maalesef akıllanmıyor.
Hayat ve İnsan
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
Cimri
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
Cimri benim Moliére'den okuduğum ilk kitap olmasının yanı sıra okuduğum ilk tiyatro metniydi. Bu türe başlangıç yapmak için inanılmaz güzel bir kitap seçtiğimi düşünüyorum. Neden mi ? İlk olarak kitabı okurken gerçekten bir sahne önünde, ağzım açık bir vaziyette oyuncuları seyrediyormuşum gibi hissettim. Bu muazzam bir duyguydu. İkincisi ise karakterleri çok sevdim. Ana karakter Harpagon beni dehşete düşürse de repliklerini kahkahalar eşliğinde okudum. Harpagon dünya üzerinde görüp görebileceğiniz en cimri karakter. Öylesine cimri ki malını mülkünü kendi çocuklarından bile sakınır. Tam bir var yemez. Nefes alıp vermek parayla olsa onu bile yapmaz o derece. İş böyle olunca da kitabı okurken gülmememiz biraz imkansız. . Benim okuduğum kitap eski bir basım olduğu için çeviri biraz sıkıntılıydı. Sıkıntısı ise orjinaline tam uygun bir şekilde çevrilmemesiydi. Kitabın içerisinde geçen bazı olaylar Türk örf ve adetlerine göre uyarlanmıştı. Bana çok saçma geldi ve yadırgamadan edemedim. Onun dışında yazarın dilini sevdim, oldukça akıcı ve anlaşılırdı.
Edebiyat
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
9/10
·120 syf.··
2019 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2019 09:43
Hasis,nekes,pinti yani günümüz Türk diline göre Cimri, Moliere'in, 5 perdelik bir tiyatro oyunudur. Para dolu bir çekmece mi yoksa evlenecek eş mi diye soru bir pintiye sorulmayacak bir sorudur. Hasis ruhlu bir adam aşık oğlunun sevdiğine desti izdivaca talip olur mu yoksa olmaz mı , diye de sorulmaz. Nekes yani eli sıkı bir adamın duasını mı yoksa parasını mı almak kolaydır diye sormaya gerek yoktur. Moliere'nin Cimri kitabını okumak zaman kaybı mı ? Hayır. Yeterince komik mi? Biraz cimrilik yapmış!
Edebiyat
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2021 14. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 20:11
Moliére'ın ilk kez bir tiyatro metnini okudum. Sanatlı konuşmaların olduğu tiyatroları daha çok beğeniyorum. Cimri ise günlük konuşma diliyle yazılan, sade anlatımı olan bir metindi. Bu yönden eseri çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Harpagon oyundaki cimri karakterdi. Cimriliği o kadar ileri seviyedeydi ki deliliğe ulaşmış dememde bir sorun olacağını sanmıyorum. Harpagon ile oğlu Cléante aynı kıza aşık oluyorlar. Harpagon'ın kızı Elise ise Valére'ye aşık ve aşklarını gizlemek zorundalar. Valére bu gizli aşkı devam ettirebilmek için Harpagon'ın kahyası oluyor. Harpagon ise çocuklarını sevmedikleri insanlarla evlendirmeye çalışıyor. O onu seviyor, o bunu seviyor, şunlar kardeş çıkıyor derken, "Ben ne okuyorum ya?" dedim. Romantizm işleri hiç benlik değil. Moliére, kahramanların ruhsal durumlarını yansıtmak için kişilerden birinin aklından geçen ve başkalarına söylemeyeceği sözleri kendi kendine söyletmekteydi. Bir dipnot kısmından bu yöntemi Moliére ustalıkla kullanıldıgı yazıyordu. Bir kısımda metne izleyiciler dahil edilmişti. Harpagon kendisini izleyen insanları fark edince, "Paralarımı siz mi çaldınız?" diye tepki veriyordu. Bu iki detay benim gerçekten hoşuma gitti. İzleyicinin metne katılması ne kadar doğru bilemem ama eğlenceliydi. Çok beğendiğim bir tiyatro metni olduğunu söyleyemeyeceğim. Tiyatroda daha sanatsal ve süslü dilin hakim olmasından yanayım. Herkesin bu konudaki düşüncesi farklı olabilir, benimkisi bu yönde. Eğlenceli ve komik bir eserdi. Sade anlatımlı metinler okumayı sevenlerin hoşuna gideceğine eminim.
1000Kitap
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2023 16. kitabı
Bu tiyatro oyunu cimri mi cimri bir babanın sineği sıkıp yağını çıkarma hikayesi… Oğlunun sevdiği kızla evlenmeye kalkıp, kızına varlıklı yaşlı bir adamı bulmasıyla işler karışıyor. Parasının çalınması da son nokta oluyor. Bir babanın parayı çocuklarından da fazla sevmesi ancak böyle bir tiyatro oyununda eğlendirebilir. Ne diyeyim komik dinamik keyifliydi , renklendim
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 22:06
Gözünü para hırsı bürümüş Harpagon oyunun baş kahramanı. Kahramanımızın parası çocuklarından bile kıymetlidir. Sonuçta bu zaafı ona karşı kullanılacak tek silahtır. Dünyanın en ünlü cimrisi ile size keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
CimriMolière · Bordo-Siyah Yayınları · 200527,9bin okunma

Yazar Hakkında

MolièreYazar · 35 kitap
Molière, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacı olan Jean Poquelin ile bir zengin burjuva ailesinin kızı olan Marie Cresse'nin oğluydu. Moliere annesini 10 yaşındayken yitirdi ve babası ile bağlantıları hiç sıkı değildi. Annesinin ölümünden sonra babası ile Paris'de o zaman yukarı burjuva sınıfından kişilerin evlerinin bulunduğu Rue Saint-Honoré'de yaşadılar. İlk okul eğitimini Paris'te yaptı ve sonra Paris'in en iyi okullarından Cizvit'lerin idaresinde olan "Collège de Clermont"'da öğrenim gördü. 1641'de bu okuldan ayrıldı. Babası 1531'de bir imtiyaz satın almıştı ve Moliere babasının işini devam ettirmeye başladı ve bu arada hukukçu olmak için çalışmalara başladığı da bildirilir. Haziran 1643'te Moliere 23 yaşında iken birden babasının işini bırakmaya ve Paris'ten ayrılmaya karar verdi. Daha önce tanışmış olduğu tiyatrocu güzel aktrist Madelaine Bejart ile birleşip kendisi 630 livre sermaye katarak ile Bejart'la birlikte Illustre Théâtre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. Böylece bağlı oldugu sosyal sınıf ilişkilerini geride bıraktı. Sahne adı olarak Fransa'nin Midi bölgesinde Vigan şehri civarında bir köy olan Molière ismini kullanmaya başladı. Bundan hemen sonra bu topluğa Madelaine'nin erkek ve kız kardeşleri de katıldı. Moliere hem iyi aktörlük gücü hem de eğitimi dolayısıyla bu gezici tiyatro trupunun idarecisi oldu. 1645'te bu gezici tiyatro trupu, çoğu pansiyon masrafları olmak üzere, 2000 livre borçlanmıştı. Moliere bu borçlar dolayısıyla hapse atıldı ama ya babası ya da topluluk mensupları borcu ödeyerek 24 saat sonra hapisten kurtarıldı. Bundan sonra Moliere ve Madelaine Bejart 12 yıl sürecek bir gezici tiyatro hayatına başladılar. Önceleri "Charle Dufresne"'nin trupuna katıldılar ve sonra kendi truplarını kurdular. Bu topluluk biraz başarı kazanarak Orleans Dükü I. Filip'in koruması ve desteği altında çalışmaya başladı. Bu gezginci tiyatroculuk döneminden Moliere'in ancak iki eseri elimize geçmiştir: "L'Étourdi" ve "Le Docteur amoureux". Bu eserlerde Moliere'in gezginci tiyatroların alışılagelen İtalyan asıllı ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başladığı gorülmektedir. Bu arada Moliere Languedoc Eyaleti valisi Conti Dükü ile iyi arkadaş olmuş ve onun mali desteğini almıştır. Fakat bu kişi bir zuhrevi hastalığa tutulunca dinsel baskılar dolayısıyla tiyatroculara mali desteğini kesmiş ve şahsi ilişkilerden bile uzaklaşmıştır. 1650 - 1953'te tiyatroyla Lyon'da kaldı ve Lyons'da iken Moliere'in trubuna Markiz sahne adlı Mademoiselle Duparc katıldı. Bu aktrist tanınmış oyun yazarları olan Pierre Corneille, sonra da Jean Racine ile ilişki kurdu ve hatta bir müddet Racine'in metresliğini yaptı. Racine hazırladığı ilk eserini Moliere'in sahnelemesini istemiştir ama Moliere bunu kabul etmemiştir. Paris'te "Rue de Richelieu" ve "Rue Molière" kavşağındaki Moliere anıtı 1658'de Moliere ve trupu en sonunda Paris'e geldiler. Kral XIV. Louis'nin kardeşinin koruması altında, 1658'de eski Louvre'da Kral'a Corneille'in "Nicomedes" adlı trajedisini ve "Le Docteur amoureux (Aşık doktor)" adlı fars oyunun oynadılar. Moliere'in trupu Kral'ın kardeşi Orleans Dükü I. Filip'in mali desteğini kazanarak "Mösyö'nun Trupu" olarak anılmaya başladılar. Yine Orleans Dükü desteği ile bu trup ve Fiorelli'nin (Scaramouche) rolünü benimsediği İtalyan Commedia dell'Arte trubu birleşip Paris'te tanınan yeni bir tiyatro topluluğu oluşturdular. Bu topluluk Louvre Sarayı yakınlarındaki "Petit Bourbon Tiyatrosu"'nda merkezlendi. Bu toplulukla 18 Kasım 1659da "Les Précieuses ridicules (Gülünç Kibarlar)" eserini sahnediler. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve Scaramouche karekteri ile ün yapan Italyan Tiberio Fiorelli'den Commedia dell'Arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu cok tutuldu. Bu trup 1660'da Kral huzurunda birkaç kez oyunlar oynadı. 1661'de Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı yeni "Theatre du Palais-Royal"de topluluğuyla oyunlar sahnelemeye başladı. Moliere'in bundan sonra bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de trupunun kurucularından olan arkadaşı Madeleine Bejart'ın Comte de Modene'den olan kızı Armande Bejart'la evlendi. Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı. Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı. 1664'te Kral, Moliere'in oğlunun vaftiz babası oldu. Aynı yıl Kral'ın bağladığı yıllık maaş 7.000 livreye çıkartıldı. Bu dönemde Moliere drama kuramcısı Boileau, La Fontaine ve Racine ile dostluk kurdu. "Kadınlar Okulu" ve "Tartuffe" oyunları yüzünden Cizvit Jansenitlerle arası bozuldu ve onların ve diğer koyu dindarların öfkesi üzerine çekildi. Sağlığı bozuldu. Başrolünü oynadığı "Le malade imaginaire (Hastalık Hastası)" oyununun oynandığı 17 Şubat 1673'teki oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti. Zamanının Katolik kilisesi aktörlerden ve tiyatrodan hoşlanmamaktaydı ve kilisenin israrıyla çıkartılan devlet kanunlarına göre de aktörlerin kilise töreni ile kiliselerin takdis ettiği mezarlıklara gömülmeleri yasaktı. Moliere ölmekte iken Katolikler için geleneksel olan bir rahip tarafından son nefeste takdis edilmesi imkânı olmamıştı ve Katolik kilisesi ona dinsel cenaze töreni yapmaktan ve mezarlıkta bir kabir temin etmekten kaçındı. Fakat Moliere'in karısı Armand Krala'a başvurarak eğer kocasının cenazesi töreninin tamamiyle geleneklere uzak olarak geceleyin yapılması ve normal bir kilise cenaze törenine benzemesi için ondan özel izin aldı. Moliere'in ceseti takdis edilmiş bir kilise mezarlığının duvarla ayrılmış bir köşesinde bulunan ve vaftiz edilmeden, yani Katolik mezhebine kabul edilmeden, ölen bebeklerin mezarlığına gömüldü. 1792'de Fransız Devrimi idaresi sırasında Moliere'in ceseti bu mezarlıktan çıkartılarak o zaman kurulan "Fransız Anıtlar Müzesi"ne geçirildi; 1816'de ise Paris'te tanınmış kişiler için bir mezarlık olan Pere Laschaisee şair Lafontain mezarı yakınında bulunan bir mezara konuldu. Molière'in bilinen ilk yapıtları, Paris dışında gezgin tiyatroculuk yapmakta iken 1655'te Lyon'da sahnelenen "L'Etourdi ou contretemps" (Türkçe olarak ilk sahnelenme adı "Savruk", 1876; Dünya Edebiyatından Tercümeler serisinde yayımlanma adı "Şaşkın yahut Beklenmedik Engeller", 1944) ve "Le Docteur amoureux (Aşık Doktor)" idi. Bu eserlerle Moliere bu dönemde gezginci tiyatroların uydukları İtalyan ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte tiyatro konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başlamıştır. Moliere, 1656'da ilk önemli komedisi sayılan ve Paris'te sahnelenen ilk oyunu olan "Les Precieuses Ridicules"'ü (ilk Türkçe sahnelenme adı "Dudukuşları", 1876; yayımlama adı Gülünç Kibarlar , 1943) yazdı. Sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi. Moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar ve çok tenkide uğradı. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve "Scaramouche" karekteri ile ün yapan İtalyan aktör Tiberio Fiorell'den Commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu çok tutuldu. Bu eserin aile içi ilişkiler teması Moliere'in insan ilişkilerinin yapmacıklığa dayandığı hakkındaki pesimist dünya görüşünü dramatik olarak ifade etmektedir. Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu "L'Ecole des femmes" (Türkçe'de ilk sahnelenme adı "Kadınlar Mektebi, 1876; yayımlanma adı Kadınlar Mektebi", 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği konu alıyordu. Oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor, ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu. Moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te La Critique de L'Ecole des femmes ("Kadınlar Mektebinin Tenkidi, 1944) ve L'Impromptu de Versailles (Versailles Tulûatı, 1944) adlı tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. Bunlardan ilkinde komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu.