8,6/10  (79 Oy) · 
279 okunma  · 
62 beğeni  · 
2.138 gösterim
İlk kez 1609 yılında topluca basılan 154 sone, denebilir ki, İngilizcenin en ünlü şiir dizisidir. Dünya edebiyatının en güzel örnekleri arasında yer alan bu şiirlerde, sevgi, kuşku, özlem, ihanet, kıskançlık, umut, hayal kırıklığı, karamsarlık, suç ve günah, sevgili önünde benliğin değersizliği, sevgi uğrunda her acıya katlanma, ölüm karşısında korku duygulu ve lirik bir sesle dile getirilmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2016
  • Sayfa Sayısı:
    158
  • ISBN:
    9789751404503
  • Orijinal Adı:
    The Sonnets
  • Çeviri:
    Talat Sait Halman
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Ünal 
 07 Haz 06:26 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Muhteşem muhteşem muhteşem... Bu kitabı tasvir edebilecek sözcükler yok bende. Geçen yıl 1 tane sonesini görmüştüm internette bayılmıştım tamamını okumak şimdi kısmet oldu. Bu kitabı bi okuyun derim ya özellikle şu piyasada dolaşan aşk kitaplarıyla arasındaki farkı anlarsınız.. Sakın ola ki kıyaslamayın ama kıyaslanabilecek ayarda değiller.. Şiddetle tavsiye ediyorum. Hem akıcı bir dili var hem de böyle kendine bağlıyor resmen. O zaman sevdiğim bir sözüyle kapatmak istiyorum. "Sen ancak görenleri seversin bense körüm." Yani yazacak pek bir şey yok bu sözünden sonra.
Bu kitabı çevirmek de ayrı bi hüner gerektirir. Bunun için de TALÂT SAİT HALMAN'a sonsuz teşekkürler. Böyle bir eseri dilimize çevirip bize kazandırdığı için..
Keyifli okumalar..:)

insan_okur 
16 Nis 21:49 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Yine bir Shakespeare ile karşı karşıya kaldım. En iyi çeviriler listesinde bulunmasıyla nedeniyle okuma listeme aldım ve okudum. Shakespeare İngiliz edebiyatının en tanınmış ismi. Tiyatro, oyun, şiir yazarı. Böylesine çok yönlü bir ismin bu zamana kadar tiyatrolarını okuduktan sonra Soneler isimli şiir kitabını da okudum.

Farklı bir dizilimi ve okunuşu var kitabın. Bizdeki gibi 4'lü yada 2'li satırlardan oluşmuyor. Farklı bir ölçü ve dizilişi var. Kitabın yarısı İngilizce, yarısı da Türkçe. Aynı sayfada farklı dillerin olması şaşırttı ve beğendim. Bir tık sizi ingilizce'ye karşı güdüleyebilir. Sonuçta 1 kelime 1 kelimedir. Okunması zor bir eser bunu da belirteyim. Çünkü hem diziliş hem de konular bakımından farklı yerlere temas etmesi dolayısıyla.

Kitap tamamiyle aşk üzerine. Aşkın çok güzel yönleri de var, çok üzücü yönleri de. Sevgiden, aşktan, birliktelikten, fiziksel ve ruhsal güzellikten oldukça bahsetmiş. İlk bölümlerde özellikle çocuk yapmak üzerine, cinsel birleşme üzerinde çok durmuş. Çünkü aşık olduğu kadının güzelliğine vurulmuş ve ondan bir meyve almak istiyor. Ondan bir tane daha istiyor. O kadar fazlaydı ki bu konu üzerine şiirler yalan yok biraz sıkıldım. Sonrasında özleme, istek, kaybetmekten korkma üzerine olan şiirlere geçtik. Son bölümlerde ise aşkın gözünü kör ettiğine, aşk acısına, şiirin kalıcı olduğuna, şiirin önemine daha doğrusu her şey biter ama şiirler, yazılanlar kalırın önemine vurgu ile bitiriyor.

Aşkla ilgili her dizeyi bulabileceğiniz bir eser. Çok fazla övgü almasına rağmen çok büyük bir beklenti içerisine girilmemesi taraftarıyım. Aşk şiiri ve dizeleri arayanların bu kitaba göz atmasını tavsiye ederim.

İsmail Altunbüker 
30 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Soneler yine William Shakespeare çok güzel değerli eserlerinden bir tanesi şiirsel bir başyapıt okuyan herkese keyifli okumalar dileriz Türkiye ...

Korkmaz. 
29 Eki 2016 · Kitabı okudu

Bütün dünyanın sahne olduğunu ileri süren William Shakespeare, çok yönlü İngiliz yazar, şair, oyun yazarı ve oyuncu. Soneler adlı şiir topluluğu dil bakımından İngiliz edebiyatında sıkı bir yere sahip, bu konuya hâkim olamayacağımdan fazla yorum yapmam doğru değil. Zamanın ruhunu iyi yansıttığı gerçeği sonelerde fazlasıyla hissediliyor. Sonelerle gönlünün kilidini açtığı betimleniyor. Sevgi, aşk, kıskançlık, karamsarlık lirik sesinde hayat buluyor. Tabi bu detayı daha iyi yakalamama sebep sone 126’ya dek sarışın bir erkeğe atfedilmiş olmasıdır. Talat Sait Halman’ın önsözüyle; sarışın gencin soyluluğu, aslında manevi bir temizlik, arınmış bir ruhun boyutu. Böyle bir güzelliğe duyulan sevgi, cinsel ihtiyaçların çirkinliğinden uzak kalır. Soyut bir sevgidir o. Sarışın gençte dış güzellik gerçek bir gönül zenginliğinin, yaşama dürüstlüğünün ve manevi değerlerin belirtisidir. Güzellik, bu anlamda erdemdir. Sonelerdeki bu estetik anlayışında (gerçekten böyle bir anlayış varsa) bir dinsel nitelik bulmak mümkün. Güzellik bir erdemse ona gönül vermek ve tapmak, onun üstün ahlakına ermeye çalışmak gerekir. Güzelliğin böylesiyle vuslat olmayacağı için, seven gönül ona erişememekten doğan çileye katlanmalıdır. Seven ve bu çileyi çeken gönül arınır, bedenden koparak gerçek temizliğe ulaşır. *

141. sonesinde bu durumu:

Çektiğim illetlerdir varlığımın kazancı;
Bana günah işletip verdiği ödül: sancı.

Bu nedenledir ki sonelerin derinliği kendi içlerinde aranmalıdır.

İlk sonelerinde sürekli olarak sevdiği kişiye kendinden bir parça bırakmasını öğütlediğini görüyoruz. Bu şekilde ecelin mutlak fatih olamayacağını da belirtiyor. Şekspir, kendini o kadar aşmış bir karakter ki üremeden ölmenin varlığa aykırılığını, insanın değerinin bununla ölçüleceğini de ekliyor dizelerine. Yakıcı aşkının uğruna ise bizim deyimimizle canından can vermek isteyeceğini ise her fırsatta dile getiriyor. O denli ileriye gidiyor ki dimağıma şu satırları ekliyor.
“Yıldızlar kör olunca sevgilimdir nur döken.”

23. sonesinde

Sevgimin gücü beni paramparça etmiş de
Aşkın bütün yükünü omuzlarıma yıkmış.
Öyleyse kitaplarım söylesin güzel sözler,
Sussun dilli gönlümün dilsiz laf ebeleri,
Onlar sevgi dilenir, ama bir çıkar bekler;
Gönlün sözü, bollukta hepsinden çok ileri.
Sessiz aşk ne yazmışsa onu oku ve öğren,
Aşkın ince aklıdır gözlerle duyup bilen.

Yüce dizeleriyle anlatmıştır. Ötesi daha iyi anlatılamazdı sanıyorum.

Soneleri kendi hayat akışı ile bir tutarak sonucu hep sevdiceğine bağlamış. (ilk 126 sone sarışın erkek, 127-152 ise esmer bir kadın, belki de kim bilir eşi.) Kendi tabiriyle huzur içinde ellerini kavuşturmuş, beklemiş. Rüzgâra, gelgite ya da denize aldırmamış ve artık zamana ve ya kadere isyan etmemiş. Ona ait olanın ona geleceğini ummuş. Eline geçen her ne olursa olsun aşkının gölgesi diye kendini oyalamayı ihmal etmemiş.
“Mecazı fos çıkaran, sevgilimin eşi de yok” diyerek zamanında yavuklusuna göz diken ozanlara da bir gönderme yapmıştır. Bak bak laflara bak.

Aşkını her geçen gün ekleyerek büyütmüş, iç yangınlarına bir yenisi ekleyerek;

Beklemek cehennemdir, ama beklerim seni,
İyi kötü demeden, suçlamadan keyfini.

Dizeleriyle canımıza okumuştur.

29. Sonesinde ise:

Öyle bir servettir ki sevgini anmak bile,
Sultanlarla yer değiş deseler de nafile.
Diyerek noktayı koymuştur. (Korkmaz kim ki zaten?!)

Zalım Şekspir, anlayacağınız öyle bir şairdir ki deler geçer adamı.

Aşk tanrısının taze ateş aldığı yeri
Canıma şifa bildim: sevgilimin sözleri.

Kimin için yazdın bunları zalım ???



Sen benimdin: rüyanın görkemleriyle doldum.
Ben, uykuda sultandım, uyanınca hiç oldum *

Okumayın.

Aykut 
19 Eyl 03:08 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir insana duyulan sevgi,aşk ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.
Kelimelerin gücü ancak bu kadar güzel kullanılabilirdi.
Gerçekten yazının kutsallığını ortaya çıkaran en güzel eserlerden biri.
Araştırdığımda birçok kaynakta Shakespeare’in Soneleri 1588 yılında yazmaya başladığını,bitirdiği yılın ise 1609 olduğunu gördüm.
İnsanın ardında bırakacağı en büyük miras olsa gerek,500-600 yıl geçmesine rağmen duyguları hala diri tutabilmek ve bunu hissettirebilmek.

Shakespeare'da bunun farkında,yazdığının yüzyıllar sonra okunacağını da biliyor hatta bunu şöyle belirtiyor ;

''Bugün soluk alanlar göçse bile dünyadan.
Sonsuz yaşayacaksın kalemimin gücüyle,
Gireceksin her ağza, her soluğa, her dile''

Ne muazzam şey!

berna noviç 
27 Nis 21:08 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Shakespeare'm o dönemler de Soneler ile resmen patlama yaratmıştır.
İlk olarak Thomas Thorpe tarafından basılmıştır fakat Shakespeare'den izinsiz alındığı konusunda söylentiler vardır. Ki zaten bu baskı da yanlışlarla doludur.
Daha sonrasında John Benson tarafından yeniden basılmış,aralara başka şiirler karıştırılmış,başlıklar eklenmiş,deyimler değiştirilmiş ve yeni bir sıraya konulmuştur.
Bu iki baskıdan sonra da yüzlerce defa basılmıştır.
Ve genelde sırası,şiirleri,başlıkları hep tartışma konusu olmuştur.

Sonelerinin güzelliğine gelecek olursak gelmeyelim çünkü böyle güzellikleri anlatamam,alta bir not düşeyim siz hissedin..

Vaktin geldi diyerek seni çağırsa doğa
Geriye bırakılacak nasıl bir hesabın olacak?
Değerlendirmediğin güzelliğin gömülür senle birlikte,
Oysa kullanırsan senin varisin olur gider böyle.

Tuğba Tekin 
16 Ağu 01:32 · Kitabı okumadı

Ağırlaşan göz kapaklarım, hayalinle açık kalsın
Baksın dursun mu istiyorsun yorgun geceye?Sana benzer gölgeler oynaşırken gözlerimin önünde?Durmadan bölünsün mü yani sence uykularım,Kendinden ayırıp yanıma ruhunu mu gönderiyorsun,Yuvasından böyle uzakta, ne yaptığımı gözlesin de,Kıskançlığına yön versin, hedef göstersin diye.Yok yok, aşkın büyükse de o kadar da değil şuan,Gözlerimi hep açık tutan, benim aşkım aslında;Benim kendi gerçek sevgimdir, dirliğimi bozan,Durup dinlenmeden bekçilik ettiren senin uğruna.Senin nöbetindeyim ben, sen uyanıkken başka yerde;Benden çok uzaklarda, başkalarına çok yakınken.

Mustafa Merthan Merdoğlu 
 23 Mar 23:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Benim gözümde Dünya Edebiyatındaki en önemli eserlerden biri. Shakespeare'i okudukça okuyası gelir insanın, izlemeye doyamaz. Hele oyunlarından birinin incelemesini çıkarmaya kalksa işin içinden çıkamaz. Tabii işin içinden çıkamamasındaki en mühim faktör de Shakespeare'in ustalıkla yazdığı bu sonelerdir. Anlaması kolay görünen lâkin hiç de kolay olmayan bu sonelerin tek bir kitapta toplanması ve bunları orijinal dilinde de okuma imkânını bize sunan herkese teşekkür ederim.

elif güner 
09 Şub 21:40 · Kitabı okudu · 1 günde · 3/10 puan

Sevgi, aşk gibi duyguların benim için farklı bir kültürde ifade buluşuydu. Uzak geldiği için sevdiğimi söyleyemem. Ancak Shakespeare'in şık dizelerinden etkilenmemek de elde değil...

Muharrem Armağan 
29 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Hamlet'ten sonra diğer eserleri biraz daha sönük kaldı bana göre. Sonelerde ayrı bir şiirsellik ve güzellikte olsa da Sheakespeare yapıtları arasında şimdiye kadar ki en iyi diyeceğim kitabı Hamlet. Belki orjinal dilinden okuyabilsem yorumum daha farklı olabilirdi. Sheakespeare kitapları okuyacak arkadaşlar için tavsiyem herhangi bir yayınevinden okumasın çünkü Sheakespeare gibi şiirsel bir dil kullanan insanın tercümesi her babayiğidin harcı değil ben Türkiye İş Bankası yayınlarından okuyorum ve fevkalade bulduğumu söyleyebilirim.

2 /

Kitaptan 250 Alıntı

Elif Kimya Salt 
21 Nis 17:05 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Nasıl açar da kutsal anahtarıyla zengin
Kucaklaşırsa cânım kitli hazinesiyle
Seyrek tadılan zevkin körlenmemesi için
Nasıl denetlemezse her saat - ben de öyle ...
İşte bunlar en mutlu en şanlı şölenlerdir:
Arada bir gelirler upuzun yıl boyunca;
Paha biçilmez taşlar seyrek dizilenlerdir
Ayrık mücevherlerdir görkem verenler taca.
Zaman mücevher kutum gibi basar bağrına
Ya da giysi dolabım gibi saklar da seni
Eşsiz kutsallık versin diye eşsiz bir ana
Gözler önüne serer tutuklu görkemini.
Erdemlerin sonsuzdur varlığın gür ve kutlu:
Sana ermek zaferdir sensizlik umut dolu.

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 52)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 52)
Elif Kimya Salt 
22 Nis 12:01 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Putperestlik demesin benim aşkıma kimse,
Sevgilimi put gibi göstermesinler asla;
Türkülerimin hepsi tek kişiyi övmüşse
O tek kişi aşkımdır, severim onu hâlâ.
Bugün de sevecendir, o yarın da sevecen,
Ondadır şaşmaz vefa ve her pürüzsüz değer;
Sadakat eksik olmaz benim şiirlerimden:
Başka söze yan çizip sırf vefayı söylerler.
“İyi, güzel ve sâdık”, şiirlerimin özü,
“İyi, güzel ve sâdık” demesem de kastım bir;
Yarattığım hep aynı, değiştirsem de sözü,
Bu üç konu birleşip ufka sonsuzluk verir.İyi, güzel ve sadık, çokluk yaşarlar tek tek,
Var olmamıştı üçü birlikte şimdiye dek.

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 105)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 105)
Elif Ünal 
07 Haz 06:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Sen ancak görenleri seversin, bense körüm."

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 149)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 149)
Elif Ünal 
 07 Haz 00:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Ama benim sanatım, tüm varlığıyla sensin:
Beni kara cahilden bilgeye yükseltensin."

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 78)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 78)
Elif Ünal 
07 Haz 06:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Sevgi suyu kaynatır; sevgiyi söndürmez su."

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 154)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 154)
Elif Ünal 
07 Haz 06:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Bende aşk yarattıysa senin değersizliğin,
Benim daha çok hakkım olmuş demektir sevgin."

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 150)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 150)