Bir varmış bir yokmuş bu insanlar. Masal tadındalar. Kimmiş onlar? Tutunamayanlar...
Belki de bunu okumaya bile zamanı yoktur bu insanların. Mutsuz değilim sadece hatırlamak hüzünlendiriyor o güzel günleri. Anlıyorum. Ama anlamak yoruyor beni canım insanlar. Üstelik içimden geldiği gibi konuşamıyorum da, ama siz de kabul edin kimse kimseyi dinleyemiyor eskisi gibi. Olsun kendimi denedimolmadıgillere katar devam ederim...
Hayat ile savaşırdım, bazen o beni yenerdi bazen de ben yenilirdim. Bana, "Ne yaptın bunca zamandır?" diye soracak olurlarsa, "yapmak istediklerimle yaptığım şeyler arasındaki uçurumdan atlasam ölebilirim" derdim sanırım. Günlerin nasıl geçtiğini anlayamadım bir türlü. Hep olmadığım yerlerde yaşadım, düşüncelerim daha çok özlemim, sanki hayallerim kara bahtıma silinmiş ki izleri kaldı tutunamadığımda. Hepimizin hatırlanmaya değer güzel günleri vardır ve başımız ne kadar dertteyse o günleri o kadar güzel hatırlarız. Bendeki bu "Güzel günleri hatırlayıp oyalanmak" , "Kendi kendime konuşmak" ve "Güzeli anlatamamak" sıkıntısı hiç geçmeyecek... Ama efendim, efendim, efendimiz siz canınızı sıkmayın. "Hayatın Koordınatları" bilinmeyenlerle dolu. Hayatta yenmek ve yenilmek eşit bir durumda. Her zaman yenemeyiz bazen düşeriz, üzülürüz ama her şeye rağmen hayatın her anını doya doya yaşayabiliriz, çünkü bilemezsiniz efendimiz ne zaman başına nelerin geleceğini. Hatırlanmaya değer anları yaratabilmek hayatı anlamlı yaşayabilmek hep kendi elinizde...Bilmiyoruz Luminous. Yazgı beni korkutuyor her an bir şey olabilir ne isek onu değiştirecek...
Yazının bundan sonrası okunamıyordu.
18 Mart 20..