Yazar:
Molière
Çevirmen:
Oğuz Kurumcan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·122 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
Çok cimri olan Harpagon ile oğlu Cleante aynı kişiyle evlenmek ister. Cimrinin canını al parasını alma ana teması etrafında şekillenen okuması keyifli bir oyun. Yatırım tavsiyesi olabilir.
Edebiyat
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
Cimri
8/10
·110 syf.··
2021 82. kitabı
Tiyatro türünde başyapıt sayılan eserlerden biridir "Cimri". Özellikle çeşitli ülkelerde defalarca sahnelenmesi bunu gösteriyor. Yazarın dönem ve yaşantı olarak rahat bir zamanda yaşaması esere farklı bir yön vermiş. Vermek istediği mesaj "parayla saadet olmaz". Bunu demesi normal çünkü parasızlık nedir bilmemiş. Konu olarak cimrilik ve kalpsizlik başrolde. Diğer tiyatro oyunlarına göre gayet akıcı ve sürükleyici bir oyun. Okurken keyif aldım. Bir de bu oyunu izlemek lazım tabi...
Edebiyat
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2021 5. kitabı
Tesadüfler silsilesi... Tiyatral eserleri canlı oynanması dolayısıyla hayatın içinden bir kesitmişçesine okur ve de izlerim. Moliere de gerek diyaloglar gerek kurgu ve karakterlerle bunu yaşatabilen bir yazardır. Cimri oynanması kolay bir oyundur, okuması da öyle. Sizi bir engele takıp bırakmaz, düşündürmez. Anı yaşarsınız okursunuz kapağını kapatır ve devam edersiniz. Okumuş olursunuz ama bir izi olmaz.
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2021 3. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 10:53
Moliere’in bu oyununda adından da anlaşılacağı üzere cimri olmanın kişinin kendine ve çevresindeki insanlara etkisini görüyoruz. ‘Bu kadar da cimrilik olmaz!’ cümlesi karakterimiz Harpagon için sadece bir masal. Gerek kızı Elise, gerekse oğlu Cleante babasının cimriliği dolayısıyla zor durumlarda kalıyorlar. Ve bunların üstesinden gelebilmek için bir şeyler yapıyorlar. Yazar, trajikomik durumları okurken okura, eğlenceli bir okumanın yanında sinirlerinize de dokunabilecek bir okuma sunuyor. Moliere’in bu oyunu hayatta olduğu süre boyunca kırk yedi defa sahnelenmiş ve ilk gösterimi 1668 yılında yapılmış. Platus’un ‘Aulularia’ eserinden etkilenilerek yazılan bu oyun aslında bize Fransız burjuvasının paraya olan düşkünlüğünü gösteriyor. Birkaç saatte bitirilebilecek olan bu oyunu, Fransız Edebiyatındaki önemi, sunduğu eğlenceli okuma nedeniyle okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
7/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2020 59. kitabı
Cimri kitabında molyer tam bir klasik karakter yazmış cimriye yer yer mendebur diye küfrediyor yer yer beddua ediyorsunuz böyle bir karakterin 400 yıl önce yazılmış olması kitabı klasikleştiren diğer özelliklerden ancak kitabın sonu biraz sönük kalıyor her şey bir rastlantıya dayanıyor cimri güzel bir kitap olup yer yer düşündürsede kitabın sonunun rastlantıya dayanması kitabı biraz eksik bırakıyor
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2020 23:32
Oyun okumayı herkes sevmeyebilir ancak oldukça eğleneceğinize eminim. Kitabın bu baskısını pek önermiyorum sadece. Çeviriyi pek kaliteli bulmadım. Bol eğlenceler.
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
8/10
·110 syf.·
2020 106. kitabı
Daha önce de tiyatrosunu ızlemistim Haluk Bilginer ve arkadaşları oynamıştı çok beğenmiştik. Şimdi de kitabını okudum ve beğendim .Aşırı cimri ve tefeci bir babayla oğlu ve kızının hikayesini anlatıyor ve sonuçta iki çocuğu iki kardeşe aşık oluyor ve olumlu sonuçlanıyor.
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
9/10
·110 syf.··
2020 13. kitabı
etrafimda onlarca harpagon var.1600 lerden bugune insanligin para hirsinda hicbir degisikligin olmadiginin, insanoglunun kendisini bu konuda gelistiremediginin acı bir kanitidir bu kitap.
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2018 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2018 15:28
Molière’in kaleme aldığı Cimri, 5 perdelik bir oyundur. İlk defa 1668 yılında Paris’te Palais- Royal salonunda oynanmıştır. Karakter komedyası olan Cimri oyununda ana karakter – daha ileri giderek söylemek gerekirse tek karakter-çok zengin olmasına karşın gözü paradan başka bir şey görmeyen, güvensiz, sevgisiz, yalnız, duyarsız bir insan olan Harpagon’dur. Harpagon “İnsan yemek için yaşamaz, yaşamak için yer” sözüyle cimriliğinin sınırları çizer. Olaylar, çevresindekileri para uğrana feda edebilecek, Harpagon’un çevresinde gelişir ve asıl anlatılmak istenen dönemin Parisli bir burjuva ailesinin düşünceleri, dünya görüşü, ahlak anlayışı Harpagon aracılığıyla gözler önüne serilir. Fransızcadan çeviren 3 yazarımız vardır , ben Sabahattin Eyüboğlu'nun çevirisinden faydalandım.
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma
9/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2020 226. kitabı
Çok keyifle okuduğum klasiklerden biri Yazarın kalemi öylesine güçlü ki .Hem güldüren hem düşündüren bir eser okurken sanki bir tiyatro gösterisi izliyormuş gibi eğlendim İyi okumalar Varolun
CimriMolière · Karbon Kitap · 201827,8bin okunma

Yazar Hakkında

MolièreYazar · 35 kitap
Molière, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacı olan Jean Poquelin ile bir zengin burjuva ailesinin kızı olan Marie Cresse'nin oğluydu. Moliere annesini 10 yaşındayken yitirdi ve babası ile bağlantıları hiç sıkı değildi. Annesinin ölümünden sonra babası ile Paris'de o zaman yukarı burjuva sınıfından kişilerin evlerinin bulunduğu Rue Saint-Honoré'de yaşadılar. İlk okul eğitimini Paris'te yaptı ve sonra Paris'in en iyi okullarından Cizvit'lerin idaresinde olan "Collège de Clermont"'da öğrenim gördü. 1641'de bu okuldan ayrıldı. Babası 1531'de bir imtiyaz satın almıştı ve Moliere babasının işini devam ettirmeye başladı ve bu arada hukukçu olmak için çalışmalara başladığı da bildirilir. Haziran 1643'te Moliere 23 yaşında iken birden babasının işini bırakmaya ve Paris'ten ayrılmaya karar verdi. Daha önce tanışmış olduğu tiyatrocu güzel aktrist Madelaine Bejart ile birleşip kendisi 630 livre sermaye katarak ile Bejart'la birlikte Illustre Théâtre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. Böylece bağlı oldugu sosyal sınıf ilişkilerini geride bıraktı. Sahne adı olarak Fransa'nin Midi bölgesinde Vigan şehri civarında bir köy olan Molière ismini kullanmaya başladı. Bundan hemen sonra bu topluğa Madelaine'nin erkek ve kız kardeşleri de katıldı. Moliere hem iyi aktörlük gücü hem de eğitimi dolayısıyla bu gezici tiyatro trupunun idarecisi oldu. 1645'te bu gezici tiyatro trupu, çoğu pansiyon masrafları olmak üzere, 2000 livre borçlanmıştı. Moliere bu borçlar dolayısıyla hapse atıldı ama ya babası ya da topluluk mensupları borcu ödeyerek 24 saat sonra hapisten kurtarıldı. Bundan sonra Moliere ve Madelaine Bejart 12 yıl sürecek bir gezici tiyatro hayatına başladılar. Önceleri "Charle Dufresne"'nin trupuna katıldılar ve sonra kendi truplarını kurdular. Bu topluluk biraz başarı kazanarak Orleans Dükü I. Filip'in koruması ve desteği altında çalışmaya başladı. Bu gezginci tiyatroculuk döneminden Moliere'in ancak iki eseri elimize geçmiştir: "L'Étourdi" ve "Le Docteur amoureux". Bu eserlerde Moliere'in gezginci tiyatroların alışılagelen İtalyan asıllı ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başladığı gorülmektedir. Bu arada Moliere Languedoc Eyaleti valisi Conti Dükü ile iyi arkadaş olmuş ve onun mali desteğini almıştır. Fakat bu kişi bir zuhrevi hastalığa tutulunca dinsel baskılar dolayısıyla tiyatroculara mali desteğini kesmiş ve şahsi ilişkilerden bile uzaklaşmıştır. 1650 - 1953'te tiyatroyla Lyon'da kaldı ve Lyons'da iken Moliere'in trubuna Markiz sahne adlı Mademoiselle Duparc katıldı. Bu aktrist tanınmış oyun yazarları olan Pierre Corneille, sonra da Jean Racine ile ilişki kurdu ve hatta bir müddet Racine'in metresliğini yaptı. Racine hazırladığı ilk eserini Moliere'in sahnelemesini istemiştir ama Moliere bunu kabul etmemiştir. Paris'te "Rue de Richelieu" ve "Rue Molière" kavşağındaki Moliere anıtı 1658'de Moliere ve trupu en sonunda Paris'e geldiler. Kral XIV. Louis'nin kardeşinin koruması altında, 1658'de eski Louvre'da Kral'a Corneille'in "Nicomedes" adlı trajedisini ve "Le Docteur amoureux (Aşık doktor)" adlı fars oyunun oynadılar. Moliere'in trupu Kral'ın kardeşi Orleans Dükü I. Filip'in mali desteğini kazanarak "Mösyö'nun Trupu" olarak anılmaya başladılar. Yine Orleans Dükü desteği ile bu trup ve Fiorelli'nin (Scaramouche) rolünü benimsediği İtalyan Commedia dell'Arte trubu birleşip Paris'te tanınan yeni bir tiyatro topluluğu oluşturdular. Bu topluluk Louvre Sarayı yakınlarındaki "Petit Bourbon Tiyatrosu"'nda merkezlendi. Bu toplulukla 18 Kasım 1659da "Les Précieuses ridicules (Gülünç Kibarlar)" eserini sahnediler. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve Scaramouche karekteri ile ün yapan Italyan Tiberio Fiorelli'den Commedia dell'Arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu cok tutuldu. Bu trup 1660'da Kral huzurunda birkaç kez oyunlar oynadı. 1661'de Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı yeni "Theatre du Palais-Royal"de topluluğuyla oyunlar sahnelemeye başladı. Moliere'in bundan sonra bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de trupunun kurucularından olan arkadaşı Madeleine Bejart'ın Comte de Modene'den olan kızı Armande Bejart'la evlendi. Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı. Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı. 1664'te Kral, Moliere'in oğlunun vaftiz babası oldu. Aynı yıl Kral'ın bağladığı yıllık maaş 7.000 livreye çıkartıldı. Bu dönemde Moliere drama kuramcısı Boileau, La Fontaine ve Racine ile dostluk kurdu. "Kadınlar Okulu" ve "Tartuffe" oyunları yüzünden Cizvit Jansenitlerle arası bozuldu ve onların ve diğer koyu dindarların öfkesi üzerine çekildi. Sağlığı bozuldu. Başrolünü oynadığı "Le malade imaginaire (Hastalık Hastası)" oyununun oynandığı 17 Şubat 1673'teki oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti. Zamanının Katolik kilisesi aktörlerden ve tiyatrodan hoşlanmamaktaydı ve kilisenin israrıyla çıkartılan devlet kanunlarına göre de aktörlerin kilise töreni ile kiliselerin takdis ettiği mezarlıklara gömülmeleri yasaktı. Moliere ölmekte iken Katolikler için geleneksel olan bir rahip tarafından son nefeste takdis edilmesi imkânı olmamıştı ve Katolik kilisesi ona dinsel cenaze töreni yapmaktan ve mezarlıkta bir kabir temin etmekten kaçındı. Fakat Moliere'in karısı Armand Krala'a başvurarak eğer kocasının cenazesi töreninin tamamiyle geleneklere uzak olarak geceleyin yapılması ve normal bir kilise cenaze törenine benzemesi için ondan özel izin aldı. Moliere'in ceseti takdis edilmiş bir kilise mezarlığının duvarla ayrılmış bir köşesinde bulunan ve vaftiz edilmeden, yani Katolik mezhebine kabul edilmeden, ölen bebeklerin mezarlığına gömüldü. 1792'de Fransız Devrimi idaresi sırasında Moliere'in ceseti bu mezarlıktan çıkartılarak o zaman kurulan "Fransız Anıtlar Müzesi"ne geçirildi; 1816'de ise Paris'te tanınmış kişiler için bir mezarlık olan Pere Laschaisee şair Lafontain mezarı yakınında bulunan bir mezara konuldu. Molière'in bilinen ilk yapıtları, Paris dışında gezgin tiyatroculuk yapmakta iken 1655'te Lyon'da sahnelenen "L'Etourdi ou contretemps" (Türkçe olarak ilk sahnelenme adı "Savruk", 1876; Dünya Edebiyatından Tercümeler serisinde yayımlanma adı "Şaşkın yahut Beklenmedik Engeller", 1944) ve "Le Docteur amoureux (Aşık Doktor)" idi. Bu eserlerle Moliere bu dönemde gezginci tiyatroların uydukları İtalyan ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte tiyatro konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başlamıştır. Moliere, 1656'da ilk önemli komedisi sayılan ve Paris'te sahnelenen ilk oyunu olan "Les Precieuses Ridicules"'ü (ilk Türkçe sahnelenme adı "Dudukuşları", 1876; yayımlama adı Gülünç Kibarlar , 1943) yazdı. Sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi. Moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar ve çok tenkide uğradı. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve "Scaramouche" karekteri ile ün yapan İtalyan aktör Tiberio Fiorell'den Commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu çok tutuldu. Bu eserin aile içi ilişkiler teması Moliere'in insan ilişkilerinin yapmacıklığa dayandığı hakkındaki pesimist dünya görüşünü dramatik olarak ifade etmektedir. Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu "L'Ecole des femmes" (Türkçe'de ilk sahnelenme adı "Kadınlar Mektebi, 1876; yayımlanma adı Kadınlar Mektebi", 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği konu alıyordu. Oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor, ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu. Moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te La Critique de L'Ecole des femmes ("Kadınlar Mektebinin Tenkidi, 1944) ve L'Impromptu de Versailles (Versailles Tulûatı, 1944) adlı tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. Bunlardan ilkinde komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu.