Adı:
Sivastopol
Baskı tarihi:
11 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944886383
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Büyük Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy Savaş ve Barış, Anna Karenina, Diriliş gibi büyük romanları, Kazaklar, Hacı Murat, Baskın, İvan İlyiç'in Ölümü, Çocukluk-Ergenlik-Gençlik Yılları, Sivastopol Hikâyeleri gibi büyük ve küçük hikâyeleri ile Dünya Klasikleri arasında en önde yer almıştır.

Tolstoy üç hikâyeden oluşan bu Sivastopol Hikâyeleri kitabında Sivastopol'ün Fransızlar karşısında korkunç direnişini gerçekçi bir dille anlatmaktadır. Yazar kendi sözleriyle şöyle demektedir.

"Burada savaşı; kurallı, güzel ve parlak düzeniyle, müzikli trampetli sesleriyle, dalgalanan sancaklarıyla, atlarının sırtındaki generalleriyle görmüyorsunuz. Burada savaşın gerçek ifadesi olan kan, acı ve ölüm gibi kelimelerle bile ifedesi zor olan korkunç bir olayın gerçek yüzünü görüyorsunuz."

Ayrıca hikâyelerimin, ruhumun tüm gücüyle sevdiğim, onun tüm güzelliklerini vermeye çalıştığım, her zaman güzel olan, eskiden de, şimdi de, gelecekte de güzel olan kahramanı tektir: Gerçek!"
184 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Acemi bir Tolstoy okuyucusu olarak sıradan bir savaş hikayesi gibi başlayan SİVASTOPOL un derin anlamını kavrayabildim artık ..
'' Savaşlar yazarlar doguruyor ''

savaş görmuş bizzat içinde bulunmuş insanların bakışı ile sus pus evlerınde oturan elinde bir fincan kahveyle hımmm ''Bu da neymiş pek bir abartmış'' diye ahkam kesen okur arasındaki ...dönem,fikir,yediği ekmek,ayagındaki ayakkabı,silah namlusunun kokusu,top güllesinin kulak patlatan sesi, kadar fark var....

'' siz hiç ölüm korkusu nedir bilirmisiniz ? ya kan kokusu?
biz toplu halde dondukmu soguktan ? ya da bitlendikmi binlerce kişi ?
ekmegi ısırırken hüngür hüngür agladıkmı acaba ...ne kadar aç kaldık ? hangimizin bacagını sıhhıyede kopara kopara aldılar....

bu gün ölecegim diyerek güne başlayıp ...ölürken öldüğünü bile anlamayıp arkadaşına olan onıkı kopik borcunu düşünen adamların hikayesini anladığımız gün sanırım bizde insan olma yolunda bir adım daha ilerlemiş olacagız..

klasikler beni sıkıyor ,yoruyor , bunlar gelmiş geçmiş şeylerdir ,diye düşünüyorsanız söyleyecek birşeyim yok ama büyümek istiyorsanız ''OKUYUN''

barışla kalın....
184 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Savaşın tam ortasında olduğunuzu hayal edin. Ancak gözlemci olarak. Bilinki daha zordur bu durum. Acı çeken insanlar, can çekişenler, o can çekişenlere yardım etmeye çalışan doktorlar... Tüm bunlarla başlıyor kitabın ilk kısmı. Tam da savaşın ortasına bizi koyarak yapmış Tolstoy bunu.

Savaşın ne kadar da çılgınca olduğuna ise vurgu yapıyor şu cümle ile:
" Ya savaş bir çılgınlık ya da bu çılgınlıktan geri duramıyorlarsa insanlar akıllı yaratıklar değiller, ki nedense böyle düşünmeye alışmışızdır." Syf. 24
Ne kadar da güzel ifade etmiş. Peki ne için savaşırız? Tabiki o kadar açık ki bunun cevabı: iki taraftan birinin açgözlülüğü yüzünden...

Açgözlülük bir tarafı savaşmaya iterken, diğer tarafı da savunmaya zorlar. Bu eserde de Sivastopol( Not: Sivasın metropolleşmiş hali değil:D) Rus savunma cephesi. Fransızlar ile savaşı anlatıyor bize.

İlerleyen kısımlarda askerlerin omuz omuza mücadelesini, yan yana birinin son nefesini verirken, diğerinin yaralanması hatta bir uzvunu dahi kaybetmesini, kurşunların ve top güllelerinin havada uçuşmasını, yine Tolstoy'un benzersiz betimlemesi ile bize okutturuyor.

Kitap küçük bir roman, ancak bölümler sanki aynı konu üzerinde, farklı hikayelere yer vermiş gibi. Tolstoy'un alışılmış anlatım tarzından biraz sıyrılmış. İnsanda vatan aşkı uyandıran bir eser. Heleki de şu dönemlerde...

Askerlerin öleceklerini bile bile nasıl korkusuz vatan için savaştıklarını da görüyoruz. Okuması ve dili sade, sıkmayan bir kitap.
Okumayı düşünenlere keyifli okumalar dilerim...
184 syf.
·2 günde·10/10
Bir yazarın belki de kendini büyütebileceği en önemli olaylardandır savaş görmek, savaşa şahit olmak... Biz insanlar bile şimdi savaş ortasında iken nasıl tedirgin, üzgün bir ruh halinde oluyoruz... Hele de savaş ortasında insanın hali kim bilir nice olurdu...

Yazar Fransız- Rus çatışmaları arasında geçen gözlemleri ve kurgulamaları, gördüğü tüm olaylar, şahitlikleri belki de savaşı en iyi anlatabilecek bir kitaptı...

Keşke böyle savaşlar olmasa ve bizde şahit olma durumunda olmasak...

Okuyun, okuyun efendim...
184 syf.
·5 günde·7/10
Tolstoy’un daha yolun başındayken vermiş olduğu bir eseri. Roman türünde ama roman değil. Daha çok Tolstoy’un kendi başından geçen olayları romansı bir havada anlattığı bir kitap.
Kitabı okurken gözünüzü kapattığınızda havan topunun sesini, el bombasının yarattığı yankıyı, revirde yatan askerlerin çığlıklarını ve acısını iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Bu da size Tolstoy’un 150 yıl öncesinden nasıl bir film senaryosunu kitabına aktardığını size çok net gösteriyor.
Sıkılmadan bir çırpıda okunabilecek klasiklerden biri daha…
184 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10
Tolstoy'un yirmili yaşlarda yazdığı belkide Savaş ve Barış'ın temellerini attığı romandır diyemiyorum. Çünkü Sivastopol bir Roman değil. Daha çok bir anlatı bir gözlem kitabı gibi. Evet karakterler var ama genelde geçen olaylar o karakterlerin dışında gelişen olayları anlatıyor.. Ara ara kulağınıza bataryadaki kurşun vızlaması veya havada uçuşan şarapnel seslerini yaşatan bir kitap. Zaten kısa kısa bölümlerden oluşmasının sebebi de bu diyebiliriz. Tolstoy külliyatını okumak isteyenler bu kitabı da okumalı. Savaş ve Barış'ı alma isteğini tetikleyen kitaplardan biri Sivastopol.

Yazarın gözlemleyici anlatımı ve insanların savaş içindeki duygu ve hissettiklerini okuyucuya çok iyi aktarmış. Pas geçilmeyecek bir Tolstoy kitabı.
184 syf.
·6 günde·7/10
Romandan ziyade savaş görmüş biri olarak Tolstoy un gözünden sivastopol savaşı ile ilgili tarihi bir kitap..
Tabiki Tolstoy un akıcı dili bu eserde de gayet mevcut
510 syf.
·Beğendi·8/10
On dokuzuncu yüzyıl Rus hayatının en çarpıtıcı havasını bize sunuyor. Yazdıkları daha önce söylenmemiş güzel şeyleri anlatıyor bize kendine özgü tarzıyla. İyi okumalar. Var olun.
184 syf.
·3 günde·8/10
Akıcı bir kitap. Keyifli okumalar.



Tolstoy Sivastopol’e topçu astsubayı olarak gelmiştir. Ve bu savaş hakkında düşüncelerini şekillendiren asıl nokta bu cephe olmuştur. Sivastopol Tolstoy’un Kırım harbinde gördüklerini, yaşadıklarını hikâyeleştirdiği gençlik dönemi eseridir. Eser 1853-1856 yıllarında büyük kıyımla sonuçlanan Kırım Harbini konu edinmektedir. Özellikle Fransız-Rus çarpışmaları ağırlıklı olarak anlatılmaktadır. Sivastopol Tolstoy’un ilk eserlerindendir. Ustalığa ulaştığı “Savaş ve Barış” isimli iki ciltlik eserinin temelini oluşturmaktadır. Sivastopol, Tolstoy’un yazarlığa ilk adımıdır. Bu harp esnasında yazar olmaya karar verdiği söylenmektedir. 1855 yılında yayınlanmıştır. Eser üç kısımdan oluşmaktadır; Aralıkta Sivastopol, Mayıs’ta Sivastopol, 1855 Ağustosu’nda Sivastopol. Bu kısımları sırasıyla ele almayacağız çünkü eser bağlantılı bir şekilde ilerlememektedir.

Eserde olaylar belli bir karakterin başından geçmemektedir. Eserde ana bir karakter bulunmuyor. Yeri geliyor karakter; Abrosimoc, Mihaylov, Kalugin, Prens Galtsin, Kozeltsov oluyor yani olaylar birden fazla karakter üzerinden aktarılmaktadır. Savaş içerisinde subayların başlarından geçen olaylar üzerinden savaşın şiddeti aktarılmaya çalışılmıştır. Ve başarılı olmuştur. Savaşın şiddeti tüm gerçekliğiyle ve ustaca betimlemeleriyle okura aktarılmıştır.Abartı olarak algılanmasını istemem lakin yer yer okur eserin içerisinde kendisini buluyor,  revirin içerisinde ki iğrenç bir koku, kopmak üzere olan kol ve bacaklar, ölümle burun buruna kalan yaralılar içerisinde adeta o acıyı hissediyorsunuz. Yere düşen gülle parçasının oluşturduğu toz bulutunun içerisinde buluyorsunuz bir anda kendinizi. Şarapnel parçasının vücudunuza isabet etmesiyle hayatınız film şeridi gibi gözünüzün önünden geçiyor, yan yana çarpıştığınız arkadaşınız yanınızda can veriyor ve mukadder olan ölümün size de geleceği gerçekliğinin sizi tedirgin edişinin psikolojinize yansıması ruhsal dünyanızda bir iç hesaplaşmayla sizi baş başa bırakıyor.Yer yer yazarın psikolojik analizlere yer verdiğini savaş içerisinde ki askerlerin şiddetli çarpışmalar içerisinde ki ruh halleri başarılı bir şekilde tahlil ediliyor.  Savaşın şiddetinin ve psikolojik tahlillerin yanı sıra Tolstoy, savaşın insani boyutunu, maaş ve rütbe hesaplarını, sade bir dille, modern bir savaş muhabirinin soğukkanlılığıyla tasvir eder.

Eser içerisinde okura sosyal mesajlarda verilmekte özellikle kibir üzerine söylenen anlamlı bir sözü sizinle paylaşmak isterim;

Kibir, kibir, kibir… Her yerde kibir. Hatta bir mezarın ağzında, yüce bir amaç uğrunda ölmeye hazır insanlar arasında bile kibir. Kibir! İçerisinde bulunduğumuz yüzyılın bir karakteristik özelliği ve özel bir hastalığı sanki bu?

Kibrin en makul tanımı bu olsa gerek. Tekrar esere dönecek olursak olayların akıcılığı ve içerisinde yer yer okurun kendisini bulduğundan bahsetmiştik. Bu akıcılığın yanı sıra bazı kısımlarda eserin ağır bir akış içerisine girdiğini görebiliyoruz, tam okur eserden koptuğu noktada yazar tekrardan okuru anlatının içerisine çekip akışın içerisinde sürüklenip eseri tamamlanması ile sonuçlanıyor. Ele aldığımız eser büyük bir kıyımın yaşandığı Kırım Harbini tüm şiddetiyle, gerek psikolojik analizlerle savaşın gerçekliğinin okura yansıtıldığı bir eser olmuştur. Evet, eser içerisinde sıkıldığımız kısımlarda olmuştur lakin savaşın betimlenmesinde ki ustalık bu kısımlarda ki sıkıntınızı gidermiştir. Son olarak savaşın betimlendiği eseri özetler nitelikte ki şu satırlarla yazımı noktalıyorum; “Savaşı bando mızıka ve dalgalanan sancaklar eşliğinde at oynatan generaller, düzgün sıralar oluşturup pırıltılı giysiler içinde geçit yapan askerler olarak değil, gerçek yüzüyle görüyorsunuz: Kan, acı ve ölüm olarak."
184 syf.
·10/10
Tolstoy, yine şahane bir iş çıkarmışsın.


Savaşın şiddeti tüm gerçekliğiyle ve ustaca betimlemeleriyle okura aktarılmış. Yer yer okur eserin içerisinde kendisini buluyor,  revirin içerisinde ki iğrenç bir koku, kopmak üzere olan kol ve bacaklar, ölümle burun buruna kalan yaralılar içerisinde adeta o acıyı hissediyorsunuz. Yere düşen gülle parçasının oluşturduğu toz bulutunun içerisinde buluyorsunuz bir anda kendinizi. Şarapnel parçasının vücudunuza isabet etmesiyle hayatınız film şeridi gibi gözünüzün önünden geçiyor, yan yana çarpıştığınız arkadaşınız yanınızda can veriyor ve mukadder olan ölümün size de geleceği gerçekliğinin sizi tedirgin edişinin psikolojinize yansıması ruhsal dünyanızda bir iç hesaplaşmayla sizi baş başa bırakıyor.

Klasik severler mutlaka beğenecektir.
184 syf.
·4 günde·7/10
Sivastopol
Karadenize kıyısı olan bu şehirde Tolstoy'un kaleminden Rus-Fransız savaşı.
Rus tarafında geçen olaylar ve savaşın soğuk havası.
Askerlerin ölüm korkusu.
Teğmenlerin rütbe açlığı.
Genç askerlerin kendini kabul ettirme dertleri.
Yaralılar, koşuşturmalar, kaos...
Ölüm ancak savaşlarda bu kadar basitleşir.
Herkes kendi başına ve öldüklerinde ölümleri sıradanca karşılanacak.
Savaş psikolojisini okurlarına çok iyi aktarmış yazarımız.
184 syf.
·Beğendi·10/10
Henüz yeni yeni Tolstoy ile tanışan birisi olarak bu kitabı kütüphaneme ekledim.Tolstoy savaş karşıtlığıyla bilinen bir yazar.Bu kitabında ise bizi de ilgilendiren Kırım Savaşı'na götürüyor.Osmanlı İmparatorluğu da bu savaşta Rusya'ya karşı İngiltere ve Fransa saflarında yer alıyor.Kısa bir savaş olmasına rağmen çok fazla can yitip gidiyor.Neyse kitap hakkında konuşacak olursak savaşa okuyucu olarak resmen siz de dahil oluyorsunuz.Yazar, savaşın atmosferini yani o dehşeti size sunuyor.Bir de savaşın atmosferi bir yana, insanın kibrini yerden yere vuruyor.Tolstoy ile tanışmak isteyenler için şiddetle öneririm.

Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sivastopol
184 syf.
·Beğendi·9/10
Tolstoyun bu kitabını her okuduğumda kendimi tabyaların arasından geçerken ve yüzbaşı olarak emirler verirken hissediyorum savaşın gerçekçiliğini gözler önüne seren bir roman. Ayrıca son derece adil bir kitap
Kibir, kibir, kibir... Her yerde kibir.

İçinde bulunduğumuz yüzyılın karakteristik özelliği ve özel bir hastalığı sanki bu?
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 4.Basım
"Benim hikayemin kahramanı hakikattir : ruhumun bütün gücüyle sevdiğim ve olanca güzelliğiyle canlandırmaya çalıştığım, hakikat..hep en güzeldi o , her zaman da en güzel olarak kalacak ..."
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 86 - Türkiye ış bankası klasikleri
"Savaşı bando mızıka ve dalgalanan sancaklar eşliğinde at oynatan generaller ,
düzgün sıralar olusturup pırıltılı giysiler içinde geçit yapan askerler olarak değil ,gerçek yüzüyle görüyorsunuz : KAN ,ACI VE ÖLÜM OLARAK..."
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 11 - Türkiye ış bankası klasikleri
İstediğin kadar çırpın sonuç sıfır.
Kısmetinden öteye gidemiyor insan.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 100 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 4.Basım
Kibir! İçinde bulunduğumuz yüzyılın karakteristik özelliği ve özel bir hastalığı sanki bu
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 31 - T. İŞ BANKASI YAYINLARI 4. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sivastopol
Baskı tarihi:
11 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944886383
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Büyük Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy Savaş ve Barış, Anna Karenina, Diriliş gibi büyük romanları, Kazaklar, Hacı Murat, Baskın, İvan İlyiç'in Ölümü, Çocukluk-Ergenlik-Gençlik Yılları, Sivastopol Hikâyeleri gibi büyük ve küçük hikâyeleri ile Dünya Klasikleri arasında en önde yer almıştır.

Tolstoy üç hikâyeden oluşan bu Sivastopol Hikâyeleri kitabında Sivastopol'ün Fransızlar karşısında korkunç direnişini gerçekçi bir dille anlatmaktadır. Yazar kendi sözleriyle şöyle demektedir.

"Burada savaşı; kurallı, güzel ve parlak düzeniyle, müzikli trampetli sesleriyle, dalgalanan sancaklarıyla, atlarının sırtındaki generalleriyle görmüyorsunuz. Burada savaşın gerçek ifadesi olan kan, acı ve ölüm gibi kelimelerle bile ifedesi zor olan korkunç bir olayın gerçek yüzünü görüyorsunuz."

Ayrıca hikâyelerimin, ruhumun tüm gücüyle sevdiğim, onun tüm güzelliklerini vermeye çalıştığım, her zaman güzel olan, eskiden de, şimdi de, gelecekte de güzel olan kahramanı tektir: Gerçek!"

Kitabı okuyanlar 507 okur

  • Yakup Akkoyun
  • Veysel Kevük
  • Enes Furkan
  • Ahmet Tosun
  • Kerem Ali Çetin
  • Ömer Faruk Doğan
  • Mustafa ASLIMERT
  • Serkan Ormancı
  • Yaren İncirci
  • kitap kokusu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.3
14-17 Yaş
%3.3
18-24 Yaş
%19.6
25-34 Yaş
%33.7
35-44 Yaş
%23.9
45-54 Yaş
%10.9
55-64 Yaş
%5.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%29.9
Erkek
%70.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.1 (26)
9
%15.1 (23)
8
%28.9 (44)
7
%22.4 (34)
6
%3.3 (5)
5
%2.6 (4)
4
%0
3
%0.7 (1)
2
%0
1
%0.7 (1)