Sivastopol

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Mazlum Beyhan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Benim öykümün kahramanı, hakikattir!
8/10
·184 syf.··
2022 92. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2022 00:00
“Savaşı bando, mızıka ve dalgalanan sancaklar eşliğinde at oynatan generaller, düzgün sıralar oluşturup pırıltılı giysiler içinde geçit yapan askerler olarak değil, gerçek yüzüyle görüyorsunuz: Kan, acı ve ölüm olarak” (s.11).   Bu yıl içerisinde savaşın yıkıcılığını, doğaya, insan ve toplumlara verdiği zararı Leonid Andreyev’in “Kızıl Kahkaha”¹ ile Eric Maria Remarque’nin “Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok”² adlı kitaplarında okumuş ve çok etkilenmiştim. Zira her iki yazar da savaşın doğaya verdiği zararların yanında cephede savaşan askerlerin bedenlerinde açtığı tahribatı, ruhlarında bıraktığı travmaları öyle etkileyici bir şekilde anlatıyor ki yaşanan acıları tüm kalbinizde hissediyorsunuz. Yine cephe gerisinde sevdiklerini bekleyenlerin yüreklerinde yaşadığı kaygıları, umut ve umutsuzlukları öyle etkileyici bir şekilde tasvir ediyorlar ki onların yaşadıklarını tüm ruhunuzun derinliklerinde hissediyorsunuz. Bir anda büyük usta Yaşar Kemal’in, “Ah savaş, seni icat eden görmesin cennet” sözleri zihninizde dönmeye başlıyor.  • • • Aynı duyguları dünyaya “Anna Karenina”, “Diriliş” ve “Savaş ve Barış” gibi dev eserleri bırakan Lev Tolstoy’un “  Sivastopol” kitabını okurken yaşadığımı söyleyebilirim. 1853-1856 Kırım Savaşı’na bir topçu subayı olarak katılan Tolstoy, gözlemlerini ve tüm yaşadıklarını “Sivastopol” da üç hikâye şeklinde bütün yönleriyle anlatıyor. Savaşa katılan askerlerin umutlarını, heyecanlarını, vatanseverliklerini, menfaat beklentilerini, hayal kırıklıklarını, yaşadıkları korku, kaygı ve acıları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.  • • • Öyle ki her adım başı ölümün kol gezdiği bir ortamda durmadan bir yerlere koşuşturan askerlerin; her an bir yerde patlayan silah, bomba ve topların; hastaneye çevrilmiş yıkık dökük evlerin içerisinde inleyen ve bağıran askerlerin; yaralanmış, kolunu,
Edebiyat
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 72. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2021 01:57
Tolstoy okumayı seviyorum. Dili öyle akıcı ki kendinizi kitaba ilk sayfadan kaptırıveriyorsunuz. Onun eserlerini okurken adeta okumuyor da izliyormuşum gibi hissediyorum. İlk kitaplarından biri olan Sivastopol, savaşın tüm o çirkin yüzünü, Fransız-Rus çarpışmalarını en şiddetli haliyle aktarıyor. Savaşın insanlar üzerindeki ruhsal yıkımlarını okumak her daim acı veriyor. Şu alıntıya, anlatıma bir bakın: "Hemen oracıkta bir sedye üzerindeki bir başka yaralının, silah arkadaşının ameliyatını izlerken nasıl kıvrandığını ve fiziksel bir acıdan çok, başına gelecekleri beklemenin ruhsal acısıyla inleyişine tanık oluyorsunuz; ruhunuzu allak bullak eden bir görüntüye tanık oluyorsunuz: Savaşı bando mızıka ve dalgalanan sancaklar eşliğinde at oynatan generaller, düzgün sıralar oluşturup pırıltılı giysiler içinde geçit yapan askerler olarak değil, gerçek yüzüyle görüyorsunuz: Kan, acı ve ölüm olarak."
Edebiyat
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
Ah bu savaşlar ah
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 120. kitabı
Savaşı ve savaşın yaşattıklarını her yönüyle ele alan ve çok başarılı bir şekilde işlenen bir eşsiz Tolstoy kitabı. Özellikle askerlerin duygu ve durumlarını bu kadar iyi anlatması kimi yerde biraz durup olayları algılamak için kendinize zaman tanımanızıı sağlıyor. Çok güzel ve hüzünlüydü. Sivastopol, savaşın tüm o çirkin yüzünü, Fransız-Rus çarpışmalarını en şiddetli haliyle aktarıyor. Savaşın insanlar üzerindeki ruhsal yıkımlarını okumak her daim acı veriyor. Şu alıntıya, anlatıma bir bakın: "Hemen oracıkta bir sedye üzerindeki bir başka yaralının, silah arkadaşının ameliyatını izlerken nasıl kıvrandığını ve fiziksel bir acıdan çok, başına gelecekleri beklemenin ruhsal acısıyla inleyişine tanık oluyorsunuz; ruhunuzu allak bullak eden bir görüntüye tanık oluyorsunuz eşsiz bir kitap.
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2017 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2017 12:31
Acemi bir Tolstoy okuyucusu olarak sıradan bir savaş hikayesi gibi başlayan SİVASTOPOL un derin anlamını kavrayabildim artık .. '' Savaşlar yazarlar doguruyor '' savaş görmuş bizzat içinde bulunmuş insanların bakışı ile sus pus evlerınde oturan elinde bir fincan kahveyle hımmm ''Bu da neymiş pek bir abartmış'' diye ahkam kesen okur arasındaki ...dönem,fikir,yediği ekmek,ayagındaki ayakkabı,silah namlusunun kokusu,top güllesinin kulak patlatan sesi, kadar fark var.... '' siz hiç ölüm korkusu nedir bilirmisiniz ? ya kan kokusu? biz toplu halde dondukmu soguktan ? ya da bitlendikmi binlerce kişi ? ekmegi ısırırken hüngür hüngür agladıkmı acaba ...ne kadar aç kaldık ? hangimizin bacagını sıhhıyede kopara kopara aldılar.... bu gün ölecegim diyerek güne başlayıp ...ölürken öldüğünü bile anlamayıp arkadaşına olan onıkı kopik borcunu düşünen adamların hikayesini anladığımız gün sanırım bizde insan olma yolunda bir adım daha ilerlemiş olacagız.. klasikler beni sıkıyor ,yoruyor , bunlar gelmiş geçmiş şeylerdir ,diye düşünüyorsanız söyleyecek birşeyim yok ama büyümek istiyorsanız ''OKUYUN'' barışla kalın....
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 143. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2023 14:29
Kitabın sosyolojik ve psikolojik tahlilleri muazzam. En belirgin sosyal mesajı ise kibrin ne menem olduğu şu #alıntı 'Kibir, kibir, kibir… Her yerde kibir. Hatta bir mezarın ağzında, yüce bir amaç uğrunda ölmeye hazır insanlar arasında bile kibir. Kibir! İçerisinde bulunduğumuz yüzyılın bir karakteristik özelliği ve özel bir hastalığı sanki bu?' ile özetlemiş Tolstoy. 1853-1856 yıllarında büyük kıyımla sonuçlanan Kırım Harbi'nde yaşananların aynası olan #sivastopal Lev Nikolayeviç Toltstoy’un ilk eserlerinden biri. Abrosimoc, Mihaylov, Kalugin, Prens Galtsin, Kozeltsov ve daha bir çok karakter üzerinden savaş meydanında, cephede yanı başında ölümü izlemek, kopan uvuzlar, çekilen acılar, açlık sefalet, ne için savaştığının bilincinde olmadan ölümü göğüslemek yani savaştaki insan psikolojisini anlatım dili zaman zaman ağır olsada, akıcı bir anlatıma sahip. Sivastopal'ün Fransızlar karşısındaki direniş sahneleri, ölüm ve yaşam arasına sıkışmış insanların duygularını aktaran analizleri sindirmek biraz zor oldu. Savaşın politik düzeyini yüzeysel geçip birey üzerindeki ağır travmatik boyutunu en ağır şekilde insanın yüzüne çarpan nadir eserlerden biri. Çocuk kalbiyle savaşı kendince eğlenceli hale getirip hayaller kuran çocuk Volodya ... eserin en etkileyici karakteri. Savaş hakkındaki fikirlerini ve savaşın en ağır tablolarını eserlerinde cesurca tüm gerçekliğiyle çizen Tolstoy şu şekilde kendini ifade ediyor: ‘’Savaşı yaratan yurtseverlik ve milliyetçiliktir. Dolayısıyla, savaşı yok etmek için önce yurtseverliği ve milliyetçiliği yok etmek gerekmektedir.’’ #hasanaliyücelklasikleri 'nden okuduğum, özellikle Fransız ve Rus çarpışmalarında karşı karşıya gelen insanların psikolojisi üzerinde duran analizleriyle doyumsuz bir okuma olan Sivastopal'ü kesinlikle okuyun okutun.
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
8/10
·184 syf.··
2025 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 19:16
Sivastopol, Tolstoy’un da bizzat subay olarak katıldığı ve 1853-1856 yılları arasında Fransızlarla Ruslar arasında gerçekleşen Kırım Savaşı’nın Sivastopol cephesini konu edinen bir kitap olarak karşımıza çıkıyor. Tolstoy’un kullandığı dil, diğer kitaplarında solduğu gibi, bu kitabında da son derece akıcı ve sürükleyici; kitabı okurken dil anlamında hiç zorlanmıyorsunuz. Tolstoy, yazarlık hayatının ilk eserlerinden biri olan ve “Aralık’ta Sivastopol”, “Mayıs’ta Sivastopol” ve “1855 Ağustos’unda Sivastopol” isimli üç öyküden oluşan Sivastopol’de savaşın yarattığı acıyı, hüznü, hasreti, yıkımı ve psikolojik sarsıntıyı o kadar güzel anlatıyor ki, kitapta adı gecen kişilerin hissettiklerini neredeyse bizzat okuyucunun da hissetmesini sağlıyor. Öyle ki, kitap boyunca siz de sık sık kendinizi cephede ya da savaşın içinde hissedebilirsiniz. Konu olarak baştan sona bir savaşı anlattığı için, savaşla ilgili eserleri okumaktan keyif almayan okurlar sıkılabilirler ama dil olarak alıcı olduğu için ve klasikler arasında yer aldığı için, Tolstoy’un bu eserine bir şans verebilirsiniz.
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
Sivastopol
9/10
·184 syf.··
2021 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2021 00:12
Savaşın hep kahramanlıkları anlatılır yıllarca insanlara diğer karanlık yüzü devletler tarafından hep karanlıkta bırakılmak istenir.Cephede ölüm korkusuyla geçen her saniye nasıl bir ıstırap yaşayan bilir sadece ve bunu yaşayıpta insanlara aktaran muhteşem kalemler sayesinde okudukça bizde öğreniyoruz.Kafası kopanlar,bacağı,kolu,herhangi bir uzuvları zarar görenler ve bunu gören arkadaşları nasıl bir psikolojide bunları düşündükçe işin içinden çıkamıyoruz.Anlatacak o kadar çok şey var ki en iyisi mi siz Tolstoy amcamızın bu ilk eserlerinden olan kitabını okuyun;savaşa insanları bir hiç uğruna şan,şöhret,ünvan uğruna telaf ettiren savaşa karşı bakışınız çok değişecek...
Edebiyat
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2020 14:12
Sivastopol, Tolstoy'un şimdiye kadar okuduğum en farklı eseriydi diyebilirim. Şu ana kadar okuduklarım daha çok Tolstoy'un hayat felsefesini ele alan kitaplardı. Her ne kadar Savaş ve Barış gibi çok önemli bir eserini hala okuyamamış olsam da savaş temalı kitabıyla beni çok içine alan bir eserdi Sivastopol. Sivastopol kuşatması 1854- 1855 yıllarında Birleşik Krallık,Fransa ve Osmanlı ittifakiyla Rusya arasında cereyan eden Kırım Savaşı sırasında oluşan bir cephedir. Bu eserin edebiyat dünyasında yankı uyandırmasında şüphesiz Tolstoy'un bu savaşa bizzat subay olarak katılmasının etkisi büyük. Devamı : kitapofisihakan.com/edebiyat/sivast...
1000Kitap
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2021 82. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2021 14:04
Tolstoy’dan bir çırpıda okunabilecek okuyanda çok derin izler bırakacak Harika bir eser. Bu eseri özel yapan bir diğer nedense bana göre Tolstoy’un bizzat Kırım savaşına subay olarak katılmış olması. Bu döneme ait yaşananları bizzat kendisinin gözünden okuyoruz bu kitapta. Fransız ve Rus çarpışmalarını da detaylı bir şekilde işliyor bu romanında. Savaşın insan psikolojisi üzerinde ki etkisi yıkıcı kan ve vahşet dolu sahneleri adeta bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiriyor insanın okurken. İlk sayfalarında özellikle çok etkilendim bazı kısımlardan. İlk yazdığı romanlarından olması sebebi ile dili çok güzel. Aşina olmayan henüz hiç Tolstoy’un kalemi ile tanışmamış kişiler için başlangıç olarak güzel bir tercih olabilir diye düşünüyorum.
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
Savaşı ve savaşın yaşattıklarını her yönüyle ele alan ve çok başarılı bir şekilde işlenen bir kitaptı. Özellikle askerlerin duygu ve durumlarını bu denli iyi anlatması kimi yerde biraz durup olayları algılamak için kendime zaman tanımamı sağladı. Çok güzel ve hüzünlüydü, bence herkes şans vermeli.
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,993 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.