Herkese merhaba!
1968 yılında Meksika’da gerçekleşen siyasi-askerî olayları konu edinen Tılsım, Roberto Bolaño’dan okuduğum ilk kitap oldu. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, kitabın dili ve anlatımı beni gerçekten kelimenin tam anlamıyla mest etti; yazardan mı, çevirmenden mi yoksa her ikisinden birden mi kaynaklandığını bilemediğim harika bir doğal dil mevcut Tılsım’da.
Gelelim kitabın konusuna… Kendisini Meksika şiirinin anası olarak tanımlayan ve tanıtan Auxilio, ordunun Mexico City Üniversitesi’ni bastığı sırada Edebiyat Fakültesinin tuvaletlerinde şiir okumaktadır. Bu sayede baskından kurtulmayı başaran Auxilio, 13 gün boyunca burada mahsur kalır ve tuvalet musluğundan su içerek ve tuvalet kâğıdı yiyerek hayatta kalmayı başarır. Bu süreçte kendi geçmişiyle hayalini kurduğu geleceği arasında sürekli gel gitler yaşamaktadır.
Gerçekten yaşanmış bir olayı konu edinen yazar, kitabın çoğu yerinde o dönem yaşanmış olan siyasi olaylara ışık tutmaktadır. Bununla birlikte, Tılsım’ın siyasi içerikli bir kitap olduğunu söyleyemem; çünkü içerisinde aşk, edebiyat, ilişkiler, kavgalar gibi hayatın içinden, hayatın ta kendisi diyebileceğimiz birçok şey de yer alıyor.
Dili, akıcılığı, konusu ve inceliği sayesinde kolayca ve kısa bir sürede okunabilecek bir Bolaño kitabı fakat benim okumam uzun sürdü. Bu, biraz yoğunluktan, biraz da -açıkçası- benim tembelliğimden kaynaklandı. Kısa zaman içinde yazarın diğer kitaplarını da okumayı çok istiyorum. Zaten fikirlerine güvendiğim kitapseverler de ısrarla tavsiye ediyorlar Bolaño kitaplarını, e ben de merak ediyorum haliyle.
Başka bir kitapta görüşmek üzere, hoşçakalın!
TılsımRoberto Bolano · Can Yayınları · 2017265 okunma
Ben geçmişi görebilen kişiydim ve geçmişi görebilenler hiçbir zaman hesap ödemez. Ama geleceği de görebiliyordum ve öngörünün bedeli ağırdır: Bazen hayattır bu bedel, bazen akıl sağlığı.