·
Okunma
·
Beğeni
·
1.761
Gösterim
Adı:
Sivastopol Öyküleri
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
217
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750519741
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Iletişim Yayıncılık
Baskılar:
Sivastopol
Sivastopol Öyküleri
Sivastopol Öyküleri, Tolstoy'un Kırım Harbi'nde gördükleri ve yaşadıklarını hikâyeleştirdiği bir gençlik dönemi eseri. Kırım Harbi'ndeki en önemli noktalardan biri olan Sivastopol'a Tolstoy, genç bir topçu astsubayı olarak gelmiş ve savaş hakkındaki düşüncelerini şekillendiren bu cephede, aynı zamanda yazar olmaya karar vermişti. Sovremennik dergisinde 1855 yılı içinde yayımladığı üç "eskiz"de Tolstoy, savaşın insani boyutunu, maaş ve rütbe hesaplarını, cephenin gerisinde yaşananları ve tüm acıları sade bir dille, modern bir savaş muhabirinin soğukkanlılığıyla tasvir eder. Daha sonra Savaş ve Barış'ta ustalıkla döneceği savaş meydanını tüm çarpıcılığıyla anlatarak Rus halkının, aydınlarının ve çarlığın hayranlığını kazanmış, bir yazar olarak adını ilk kez duyurmuştur. "Savaşın kaosunda barışın gerçek kaynağına ulaşmıştı; şanlı bir şekilde ayrıldığı meydanda kılıcıyla bilediği kalemi, bundan böyle kullandığı tek silahı olacaktı."
-Edward Steiner-
(Tanıtım Bülteninden)
Acemi bir Tolstoy okuyucusu olarak sıradan bir savaş hikayesi gibi başlayan SİVASTOPOL un derin anlamını kavrayabildim artık ..
'' Savaşlar yazarlar doguruyor ''

savaş görmuş bizzat içinde bulunmuş insanların bakışı ile sus pus evlerınde oturan elinde bir fincan kahveyle hımmm ''Bu da neymiş pek bir abartmış'' diye ahkam kesen okur arasındaki ...dönem,fikir,yediği ekmek,ayagındaki ayakkabı,silah namlusunun kokusu,top güllesinin kulak patlatan sesi, kadar fark var....

'' siz hiç ölüm korkusu nedir bilirmisiniz ? ya kan kokusu?
biz toplu halde dondukmu soguktan ? ya da bitlendikmi binlerce kişi ?
ekmegi ısırırken hüngür hüngür agladıkmı acaba ...ne kadar aç kaldık ? hangimizin bacagını sıhhıyede kopara kopara aldılar....

bu gün ölecegim diyerek güne başlayıp ...ölürken öldüğünü bile anlamayıp arkadaşına olan onıkı kopik borcunu düşünen adamların hikayesini anladığımız gün sanırım bizde insan olma yolunda bir adım daha ilerlemiş olacagız..

klasikler beni sıkıyor ,yoruyor , bunlar gelmiş geçmiş şeylerdir ,diye düşünüyorsanız söyleyecek birşeyim yok ama büyümek istiyorsanız ''OKUYUN''

barışla kalın....
Savaşın tam ortasında olduğunuzu hayal edin. Ancak gözlemci olarak. Bilinki daha zordur bu durum. Acı çeken insanlar, can çekişenler, o can çekişenlere yardım etmeye çalışan doktorlar... Tüm bunlarla başlıyor kitabın ilk kısmı. Tam da savaşın ortasına bizi koyarak yapmış Tolstoy bunu.

Savaşın ne kadar da çılgınca olduğuna ise vurgu yapıyor şu cümle ile:
" Ya savaş bir çılgınlık ya da bu çılgınlıktan geri duramıyorlarsa insanlar akıllı yaratıklar değiller, ki nedense böyle düşünmeye alışmışızdır." Syf. 24
Ne kadar da güzel ifade etmiş. Peki ne için savaşırız? Tabiki o kadar açık ki bunun cevabı: iki taraftan birinin açgözlülüğü yüzünden...

Açgözlülük bir tarafı savaşmaya iterken, diğer tarafı da savunmaya zorlar. Bu eserde de Sivastopol( Not: Sivasın metropolleşmiş hali değil:D) Rus savunma cephesi. Fransızlar ile savaşı anlatıyor bize.

İlerleyen kısımlarda askerlerin omuz omuza mücadelesini, yan yana birinin son nefesini verirken, diğerinin yaralanması hatta bir uzvunu dahi kaybetmesini, kurşunların ve top güllelerinin havada uçuşmasını, yine Tolstoy'un benzersiz betimlemesi ile bize okutturuyor.

Kitap küçük bir roman, ancak bölümler sanki aynı konu üzerinde, farklı hikayelere yer vermiş gibi. Tolstoy'un alışılmış anlatım tarzından biraz sıyrılmış. İnsanda vatan aşkı uyandıran bir eser. Heleki de şu dönemlerde...

Askerlerin öleceklerini bile bile nasıl korkusuz vatan için savaştıklarını da görüyoruz. Okuması ve dili sade, sıkmayan bir kitap.
Okumayı düşünenlere keyifli okumalar dilerim...
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.451 Oy)7.855 beğeni21.316 okunma3.962 alıntı128.833 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.263 Oy)19.012 beğeni43.238 okunma2.975 alıntı182.359 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.526 Oy)8.808 beğeni28.611 okunma843 alıntı139.178 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.344 Oy)3.432 beğeni10.472 okunma5.219 alıntı95.119 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.245 Oy)9.215 beğeni25.517 okunma1.780 alıntı118.226 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.426 Oy)8.001 beğeni22.700 okunma825 alıntı89.378 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.641 Oy)5.745 beğeni19.602 okunma835 alıntı100.779 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.982 Oy)5.391 beğeni17.277 okunma1.007 alıntı59.969 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.684 Oy)13.378 beğeni34.434 okunma3.381 alıntı145.593 gösterim
  • Kumarbaz
    8.2/10 (1.577 Oy)1.465 beğeni5.240 okunma1.106 alıntı30.700 gösterim
Tolstoy'un yirmili yaşlarda yazdığı belkide Savaş ve Barış'ın temellerini attığı romandır diyemiyorum. Çünkü Sivastopol bir Roman değil. Daha çok bir anlatı bir gözlem kitabı gibi. Evet karakterler var ama genelde geçen olaylar o karakterlerin dışında gelişen olayları anlatıyor.. Ara ara kulağınıza bataryadaki kurşun vızlaması veya havada uçuşan şarapnel seslerini yaşatan bir kitap. Zaten kısa kısa bölümlerden oluşmasının sebebi de bu diyebiliriz. Tolstoy külliyatını okumak isteyenler bu kitabı da okumalı. Savaş ve Barış'ı alma isteğini tetikleyen kitaplardan biri Sivastopol.

Yazarın gözlemleyici anlatımı ve insanların savaş içindeki duygu ve hissettiklerini okuyucuya çok iyi aktarmış. Pas geçilmeyecek bir Tolstoy kitabı.
tolstoy bence dünya edebiyatının en iyi kalemidir!

gelelim kitaba: kırım savaşı sırasında sivastopol'de görev alan tolstoy harika betimlemelerle harika bir eser ortaya koymuş ve savaş ve barış'a zemin hazırlamış.

kitabın sürükleyici olmadığı doğru, yavaş ilerliyor ama bu kitap okunmalı...
Kitap okumaya gençlik yıllarında savaş kitapları ile başladım ve kesinlikle abartmıyorum bugüne kadar en az kırk elli tane savaş kitabı okumuşumdur .
fimler de öyle tüm kaliteli savaş filmlerini seyretmek gibi bir alışkanlığım var . Filmlerde belirli sahnelerin beyninize kazınması oldukça doğal olabilir örneğin "Er Rayn" adlı filmin başlangıcında Normandiya çıkartması yapılırken ateş altında kalan askerlerin yaşadıklarından etkilenmemek mümkün mü?
Sivastopol'da ise hiç aklımdan çıkmayan bir bölüm var ; genç subayın yaralı askerlerin bulunduğu odaya girişi ve neler gördüğünü anlatması .
Savaş sırasında insanların nasıl duygular içinde olabileceğini bu kitapta çok iyi anlıyorsunuz.
Tolstoy'un genç bir subay olarak katıldığı ve kendi yaptığı gözlemlere dayanarak yazdığı bu kitabı ben hiç bir zaman unutamayacağım.
Şu anda, yanımdaki kütüphanede okumaya meraklı olmayanların bile daha önce ismini duyduğu en az yirmi tane Tolstoy kitabı var.
Sivastopol belki onlardan biri değil ancak Tolstoy'un büyük eserleri dışında en etkilendiğim romanı diyebilirim .
Tavsiye ederim..
Aşırı derecede olmasa da savaş dönemlerinde yazılmış bir roman. Meşhur bir Sivastopol ve orada geçen savaş. okurken bazen kendinizi o savaşın içinde bulabilirsiniz..
Biraz ağır ilerlemesine rağmen muhteşem betimlemeleri var.Kendinize savaşın içinde hissediyorsunuz.Psikolojik analizlerini de çok başarılı.Ben beğendim,tavsiye ederim....
Sivastopol önünde yıkık minare,
Düşman dedikleri gelmez imane
Erenler geliyor bize imdade
Aman da kaptan paşa emir ver bize
Sılada nişanlımız duacı size.




İlk kez dinlediğimde kulağıma çok hoş gelmişti bu marş.. Ama asıl bağımlılığı Ahmet Kaya’dan dinledikten sonra kazandım. O zamanlar “Sivastopol” hakkında hiçbir fikrim olmamasına rağmen araştırma ihtiyacı da hissetmemiştim çünkü daha çok merakımı cezbeden bir şey vardı ki, o da; Ahmet Kaya’nın bir Mehter Marşını seslendiriyor oluşuydu… O zamanlar daha sonra üzerinde düşünmek üzere aklımın odalarından birine kaldırmışım bu şaşkınlığı.




Ta ki .. O güne kadar…. http://bunebicimlacivert.blogspot.com/...y-ft-ahmet-kaya.html
"Benim hikayemin kahramanı hakikattir : ruhumun bütün gücüyle sevdiğim ve olanca güzelliğiyle canlandırmaya çalıştığım, hakikat..hep en güzeldi o , her zaman da en güzel olarak kalacak ..."
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 86 - Türkiye ış bankası klasikleri
"Savaşı bando mızıka ve dalgalanan sancaklar eşliğinde at oynatan generaller ,
düzgün sıralar olusturup pırıltılı giysiler içinde geçit yapan askerler olarak değil ,gerçek yüzüyle görüyorsunuz : KAN ,ACI VE ÖLÜM OLARAK..."
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 11 - Türkiye ış bankası klasikleri
Ölüm korkusu insan oğlunda doğuştan var olan bir duygudur.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 142 - T. İŞ BANKASI YAYINLARI. 4. Baskı
Kibir! İçinde bulunduğumuz yüzyılın karakteristik özelliği ve özel bir hastalığı sanki bu
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 31 - T. İŞ BANKASI YAYINLARI 4. Baskı
"Sık sık düşündüğüm tuhaf bir şey vardır : savaşın taraftarından biri ötekine, iki ordudan da birer asker evlerine göndermeyi önerseydi ne olurdu... ?
Tuhaf bir düşünce gibi geliyor..ama neden uygulanmasın ki ..?
Sonra her iki taraftan birer asker daha terhis edilecek,derken üçüncüler ,sonra dördüncüler ...iki orduda da birer asker kalana dek sürdürülecek bu iş ... Bu durumda ,akıllı varlıkların akıllı temsilcileri arasında ortaya çıkan gerçekten karmaşık siyasal sorunlar ille de dövüşerek çözülecekse ,varsın bu iki asker dövüşsünler..."Biri kenti kuşatsın ,öbürü de savunsun ! "
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 24 - Türkiye ış bankası klasikleri
"Nasılsın? "diye soruyorsun yaralıya. Gözbebeklerini sesin geldiği yöne doğru çeviriyor, ama ne görebiliyor, ne de anlayabiliyor sizi...
"Yürekim yaniyor"(kitapta yazıldığı gibi )
diyor....
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 10 - Türkiye ış bankası klasikleri

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sivastopol Öyküleri
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
217
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750519741
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Iletişim Yayıncılık
Baskılar:
Sivastopol
Sivastopol Öyküleri
Sivastopol Öyküleri, Tolstoy'un Kırım Harbi'nde gördükleri ve yaşadıklarını hikâyeleştirdiği bir gençlik dönemi eseri. Kırım Harbi'ndeki en önemli noktalardan biri olan Sivastopol'a Tolstoy, genç bir topçu astsubayı olarak gelmiş ve savaş hakkındaki düşüncelerini şekillendiren bu cephede, aynı zamanda yazar olmaya karar vermişti. Sovremennik dergisinde 1855 yılı içinde yayımladığı üç "eskiz"de Tolstoy, savaşın insani boyutunu, maaş ve rütbe hesaplarını, cephenin gerisinde yaşananları ve tüm acıları sade bir dille, modern bir savaş muhabirinin soğukkanlılığıyla tasvir eder. Daha sonra Savaş ve Barış'ta ustalıkla döneceği savaş meydanını tüm çarpıcılığıyla anlatarak Rus halkının, aydınlarının ve çarlığın hayranlığını kazanmış, bir yazar olarak adını ilk kez duyurmuştur. "Savaşın kaosunda barışın gerçek kaynağına ulaşmıştı; şanlı bir şekilde ayrıldığı meydanda kılıcıyla bilediği kalemi, bundan böyle kullandığı tek silahı olacaktı."
-Edward Steiner-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 160 okur

  • Yusuf Kadri Şirinkan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0