1000Kitap Logosu
Amcanın Düşü
Amcanın Düşü
Amcanın Düşü

Amcanın Düşü

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.8
517 Kişi
1.742
Okunma
413
Beğeni
14,3bin
Gösterim
176 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 59 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Can Yayınları · Nisan 2017 · Karton kapak · 9789755100388
Orijinal adı
Дядюшкин сон
Diğer baskılar
"Yazar olarak pek çok kusurum olduğunu biliyorum. Çünkü öncelikle ben kendim, hiç hoşnut değilim kendimden. Kendi kendimi tarttığım bazı anlarda, çoğu kez, sözcüğün tam anlamıyla, anlatmak istediğimin ancak yirmide birini arılattığımı, belki de hiç anlatamadığımı gördüğüme inanmalısınız. Beni kurtaran şey, Tanrının bir gün bana o kadar güç ve esin göndereceği ve benim de kendimi daha noksansız anlatabilceğim, kısacası, yüreğimdeki ve hayal gücümdeki her şeyi ortaya koyacağım konusunda beslediğim alışılmış umut'tur." -Dostoyevski- "İnan bana, her yerde çalışma, hem de korkunç bir çalışma gerekli. İnan bana, Puşkin'in hafıf ve ince bir şiiri, Puşkin tarafından uzun uzun düzeltilip işlendiği için bir çırpıda yazılmış gibi durmaktadır. Kolayca yazılmış hiçbir şey olgun değildir." -Dostoyevski- İnceliklerle dolu, insanın ruhsal yapısına büyük bir ustalıkla sokulan dünyanın en büyük romancılarından biri sayılan "Dostoyevski"nin bir kitabını sunuyoruz. Nihal Yalaza Taluy'un Rusça aslından Türkçeye çevirdiği "Amcanın Düşü"nü, "Dostoyevski"nin başka romanları izleyecek.
5 mağazanın 24 ürününün ortalama fiyatı: ₺10,57
7.8
10 üzerinden
517 Puan · 82 İnceleme
Xəyal
Dayının Yuxusu'yu inceledi.
132 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Dostoyevskinin 1859-cü ildə yazdığı bu kitabda yaşadığı həyatdan və şəhərdən qurtulmaq istəyən Mariya Aleksandrovnanın qızını yaşlı bir knyaza ərə vermək üçün hiyləgərliklə qurduğu planlardan bəhs olunur. Dostoyevski ilk yazarım olduğu üçün məndə yeri başqadır. Bu kitabını da sevərək oxudum :)
Dayının Yuxusu
7.8/10
· 1.742 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Nehir Kaya
Amcanın Düşü'ü inceledi.
176 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
SPOİLER İÇERİR Öyle bir köy düşünün ki içinde dedikodudan başka bir şey olmasın. İşte Mordasov da böyle bir yerdir. Herkesin buradan kurtulmak için zengin birini bulup, onun parasına konmaktan başka bir şey düşündüğü yoktur. Marya Aleksandrova, güzeller güzeli kızı Zina, Zina'nın nişanlısı(küçük bir toprak sahibi) Pavel Aleksandroviç, Marya Aleksandrova 'nın eşi Afanasi Matyeviç ve Prens K. çevresinde gelişen bu olaylar zinciri, Prens K. ' nın, yeğeni Pavel Aleksandroviç tarafından onu Marya Aleksandrova' nın evine getirmesiyle başlar. Artık yaşlanmış hatta bunamış, her yeri takma olan bu yaşlı prens, gençliğinde sefa sürerek geçirdiği bu hayattan biraz uzaklaşarak daha mütevazı bir hayat sürmeye başlamıştır ama hala herkesin onunla evlenmek isteyeceği kadar zengindir ve prens unvanına sahiptir. Zaten artık çok yaşlanmış, biraz önce ne yaptığını bile hatırlayamayan, herkesin bunak biri olarak gördüğü bu Prensin artık yaşayacak çok vakti kalmamıştır. Prens ölünce onun varisi yerine geçebilecek hiç yakın akrabası da yoktur. Bu durum Marya'nın aklına bir fikir getirir: Güzeller güzeli kızı Zina ile onu evlendirmek... Zina her ne kadar gururlu, onurlu ve ahlaklı biri olsa da ,annesinin aksine, yine de annesi ne yapar eder onun aklını çeler ve onu, bu evliliğe ikna eder. Prens ise Zina'yı görür görmez ondan çok etkilenmiştir. Bunun da verdiği güvenle Marya, prensi bu konuda konuşturmayı başarır ve gerçekten de adamın kızıyla evlenmeyi çok istediğini öğrenir. Hatta ona evlenme bile teklif eder Prens. Ama Marya'nın düşünmediği bir şey vardır. Prens her şeyi kısa sürede unutan, hatta yaşadıkları gerçek mi hayal mi onu bile ayırt edemeyen biridir. Bir şekilde Zina'nın, Prens ile evleneceğini öğrenenen Pavel, çok öfkelenir ve yaşlı Prens'e bu olanların bir düş olduğuna inandırır. Amacı, her ne kadar Zina onu sevmese de biri tarafından terk edilmemek ve Zina'yı çok sevmesidir. Ertesi gün nikah için planlamalar yapıldığında, Prens geçen gün ne yaptığını hatırlamadığı için şaşkınlık geçirir ve öyle bir evlenme teklifinde bulunmadığını, bunun sadece bir rüya olduğunu söyler. Dedikoducu kadınların yanında yaptığı bu sözler, Marya 'da bir yıkım yaratır. Onu dillere düşürür. Marya sinir krizi geçirir ve bu durum zaten zar zor ikna olmuş olan Zina' ya bir açıklama yapma ihtiyacı hissettirir. Herkesin içinde annesiyle yaptığı, prensi kandırarak onun servetinden ve unvanından yararlanma planlarını birer birer anlatır ve prensten özür diler. Aradan yıllar geçer. Prens, bu olayların yaşandığı üç gün içinde ölürken, Marya, kocası ve kızı da buralardan taşınırlar. Pavel ise iş bulmak için sürekli şehir değiştirmektedir. Günlerden bir gün Pavel, genel valinin verdiği bir baloya katılır. Ve ne görsün istersiniz karşısında Zina durmaktadır hem de genel valinin eşi olarak. Yıllar sonra Zina onu tanımasa, annesi Marya da tanımamazlığa gelse de bu karşılaşma ona geçmişi, hüznü tekrar hatırlatır. Dostoyevski'den okuduğum biraz mizahi bir dille yazılmış, yormayan güzel bir kitaptı herkese öneririimm .
Amcanın Düşü
7.8/10
· 1.742 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
24
Emet Denizci
Amcanın Düşü'ü inceledi.
176 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Uzun zamandır Dostoyevski okumadığım için biraz özlemiş hissedince Amcanın Düşü'ne gitti elim... Ve tam bir entrika romanıyla karşılaştım... . Para, hırs, şan, şöhret falan filan derken amca, ancak düş olabilir diyeceği bir evlilik planı içinde bulur kendini... Tabii ardında türlü türlü dedikodularla... Bir yandan bu evliliği gerçekleştirmek isteyen anne, bir yanda artık her şeye boyun eğmiş kızı, bir yandan da bu işi bozmaya niyetli bir adam... Varın düşünün tabloyu.... . Diğer eserlerine nazaran biraz sönük kalsa da, Dostoyevski'nin asırlara meydan okuyan anlatımına yeniden şahitlik etmek iyi geldi...
Amcanın Düşü
7.8/10
· 1.742 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
19