Başından sonuna içiçe geçen matruşkalar gibi kurgulanmış çok nitelikli bir roman. Asıl kahraman Önder, bir kitap siparişi alıyor, bunu yazmaya başlamasından itibaren hayatı da karmaşık hale geliyor.
En ilginci de Önder’in kendi hayatındaki insanlarla yazdığı kitaptaki karakterlerin, olayların, olguların birbirine romanın sonuna kadar paralel ilerleyişi. Bir cerrah titizliği ile bu birbirine geçmişliği milim oynatmadan sürdürüyor Murat Gülsoy. Baba figürünün ana tema olması, hemen her şeyin bu tema üzerinden akması kitabın geneline damga vuruyor.
Ancak bir eleştiri getirmek gerekirse kahramanın ağzından da olsa kusırlık teşhisi konmuş bir kadına çocuğu olmayışına dair aşağılayıcı ifadeleri hiç hoş karşılamadım. Ancak günümüzde yazsa buna dikkat ederdi sanırım. Bu sebeple notumdan 1 puanı kırdım.