Kumarbaz

8,2/10  (879 Oy) · 
3.010 okunma  · 
789 beğeni  · 
17.120 gösterim
Dostoyevski'nin kendi kumar tutkusu ile tutkulu bir aşkını dramlaştırarak bir hamlede yazdığı bu romanı Ergin Altay çevirisiyle sunuyoruz.

Dostoyevski yayıncısı ile yaptığı bir kontrat yüzünden Kumarbaz'ı yirmi beş günde yazdı. Acelesi yüzünden romanı kendi eliyle yazmayan Dostoyevski, bir stenograf tutmuş; Anna Grigoryevna adlı bu genç kadınla daha sonra evlenmişti.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    187
  • ISBN:
    9786053608288
  • Çeviri:
    Koray Karasulu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
 27 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Kumarda kazanan aşkta da kazanır. Rusya'da racon böyle.

Dostoyevski'nin kahkahalarla okuduğum ikinci kitabıdır. Stepançikovo Köyü bu konuda 2.sıraya geriledi.

Bu kitaba Dostoyevski'nin önceki okuduğum kitaplarından farklı olduğunu ve Dostoyevski'nin bu kitabı ticari kaygılarla birlikte sadece 25 günde yazmış olduğunu Semih 'in belirtmesi sayesinde bu durumu bilerek okumaya başladım, sağolsun. Zira gerçekten de öncesinde okuduğum 9 kitabına da benzemiyordu Kumarbaz. Karakterler sanki oyunun bütün dekorları ve sahneleri hazırmış gibi birden senaryoya dalmışlardı, mekan tasvirleri oldukça azdı, çünkü önemli olan tek şey kumar oynamaya duyulan tutkuydu.

Kitapta bu kadar farklı ülkelerden insanların bir arada olmasıyla aklıma Zweig'ın Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat kitabına yazdığım incelemede #15632132 belirttiğim dönemin siyasi ilişkilerinin Kumarbaz kitabına da yansıtılmış olabileceği aklıma geldi. Bundan sonra yaptığım araştırmada da gördüm ki; 19.yy'ın başlarından itibaren Ruslar tarafından alınan bir önlem olarak I. Alek­sandr'ın, Rusya'yı kuşatan düş­manlık çemberini kırmak için İngiltere ve Fransa'yla ilişkileri düzeltme yolunda adımlar attığını öğrenmiş bulundum. Yazarlar eserlerindeki karakterleri böyle boşuna ülkesel olarak kategorize etmez diye düşünüyorum, gerek karakterler üzerinden yapılan ince göndermeler gerekse de siyasi dönemlere yapılan atıflarla kitaplar böyle zenginleşiyor diye düşünüyorum.

Hangover filminin Blackjack sahnesinde Zach Galifianakis kumar oynarken aklından geçen bütün logaritmalı, integralli, türevli, irrasyonel sayılı, polinomlu, parabollu ve diğer bütün karışık matematiksel işlemli hesapların ardından parasını kumara yatırmasını hatırlayarak okudum Dostoyevski'nin Kumarbaz kitabını. O sahnedeki kumarın çeşidi Blackjack fakat buradaki ise ruletti.

Bir bakıma bazı yerlerde otobiyografimi okuyormuşum gibi hissettiren Kumarbaz kitabı, aslında bütün o karışık matematiksel hesaplamaların bir "0" sayısıyla harcanabildiği (Bu yüzden kırmızı veya siyah gelme olasılığı hiçbir zaman %50 değildir.), 10 kere kırmızı ya da 10 kere siyah geldikten sonra tekrar aynı renkte sayının gelmesinin olasılığının bir öncekilerle bir alakasının olmadığı, içinden sadece "0" sayısına koyması geçse bile başka yerlere yatırdığın fakat sonucunda çok acı bir şekilde kocaman bir "0"ın geldiği ve krupiyenin yatırılan bütün bahisleri aldığı bir geçmişi hatırlattı bana da.

Kahkahayla güldüğüm noktalar ise kitabın baş karakteri olan Aleksey İvanoviç'in kitabın ortalarındaki bir bölümünde emek vererek, üstüne delicesine hesaplamalar yapıp parasını çok mantıklı bir şekilde bölüm bölüm dağıttığı o yazılardan sonra kendisine yine kocaman bir "0"ın gelmesi oldu.

Siz adına kumar deyin, biz adına iddaa, blackjack, piyango, şans topu, on numara, bets10 ya da aşk diyelim. Evet, aşk da bazen bir kumardır. Size bu kitaptan sonra önereceğim tek şey ise kumarın aşk türü hariç olan hiçbir türüne bulaşmamanızdır, zira her zaman kasa kazanır. Belki aşkta da kasa kazanır, kim bilir? İki tarafın da hiçbir şeyi kazanamadığını hissettiği, aşklarından sonra hiçbir şey elde edemediklerini düşündüğü anlar olur. Aşkın kumarı ise iki kişinin aşklarını ortaya koymasıyla başlar, bu bir tarafın diğer tarafa ait aşkını tüketene kadar devam edebilecek bir kumardır. Bu yüzden sevgi aşkın yanında tam bir İslami Bitcoin, helal çekiliş veya karşılıksız hediye gibi durmaktadır. Sevgi, aşktan daha değerli bir kavramdır bence.

Neyse, en iyisi siz Dostoyevski'nin bu kitabını da okuyun bence. Sadece ticari kaygılarla 25 günde yazıldığını aktarmıştım, böylece bu kadar devleşebilmiş bir yazarın bu durumda kaldığında bile kendisinin yazarlık yeteneklerini ne kadar kullanabildiğine şahitlik etmiş olursunuz.

Kumarbaz benzeri kitaplar

Kitabı üç günde bitirmişim. Bir çırpıda okudum da diyebilirim yani. Gerçi, Dostoyevski'nin de bu eseri 25 günde yazarak bir çırpıda bitirdiği söyleniyor :) Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Bundan önce okuduğum Suç ve Ceza'dan farklı olsa da karakter tahlili ve aktarımı yine oldukça etkileyiciydi. Roman, baş kahramanı Aleks'in iki tutkusunu (aşk ve kumar) yalın bir dille anlatıyor. Baş karakterin olay ve yaşadıklarına genel yaklaşımı "umrumda değilciliği" keşke bende de olsa dedirtecek cinstendi :) Bir kumarbazın hangi psikolojiye sahip olduğu kumarhane sahnelerindeki betimlemeler ile çok iyi aktarılmış. Aşk hakkında az çok deneyimimiz var elbet fakat kumar ile ilgili hiç bir tecrübem olmadığı halde bu psikolojiyi hissetmemi, en azından sorgulamamı sağladı diyebilirim.
Kumarbaz ile ilgili beni etkileyen konulardan bir diğeri de Dostoyevski bu romanı, iyi bir roman yazmak için tuttuğu stenograf Anna Grigoryevna'nın yardımı ile yazmış ve daha sonra onunla evlenmiş.
Kısaca beğendim efenim, keyifli okumalar :)

Oblomov 
 24 Haz 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Dostoyevski'nin yayıncısı ile yapmış olduğu sözleşmeden dolayı yazmış olduğu kitap Kumarbaz. Sözleşmeye göre kitap, sözleşme tarihinden itibaren beş ay içinde teslim edilmek zorunda, teslim edilmezse Dostoyevski kitapları üzerindeki haklarını kaybediyor fakat sözleşmenin bitimine 25 gün kala Dostoyevski tek bir satır bile yazmamış. İşler bu noktadayken bir dostunun yardımıyla bulduğu ve daha sonra eşi olacak olan Anna Grigoriyevna isimli bir stenografın yardımıyla romanı 25 günde tamamlayıp yayıncıya teslim ediyor.

Kumarbaz’ da Dostoyevski kendi hayatından bir kesiti anlatıyor. Bu kesitte tutkuyla sevdiği iki şey var: Polina isimli bir kadın ve kumar. Dostoyevski çok kısa sürede yazmak zorunda kaldığı için kitaptan memnun kalmasa da bana göre kumar tutkusu olan bir insanın yaşadıklarını, kazanınca duyulan büyük heyecanı ve kaybedildiğindeki hayal kırıklığını çok güzel yansıtmış. Kitabı okurken kendinizi Aleksey lvanoviç’ in yanında rulet masasının başında buluveriyorsunuz. Her ne kadar Dostoyevski’nin en iyi kitabı olmasa da okumaya değer.

Son olarak kitabın özsözünü yazan Henri Troyat’ın verdiği bilgiye göre Dostoyevski kumara merak sarmasını "Alınyazısına meydan okumak, onunla alay etmek, ona dil çıkarmak isteğini duydum. " cümlesiyle açıklamış.

Onur Erol 
31 Mar 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnsan Dostoyevski okuyunca gerçekten iyi bir roman okuduğunu anlıyor. O ucu keskin ifadeler, insanın ruhunun en derin noktalarına kadar inebilen kelimeler insanın içinde dans ediyor adeta. Dostoyevski romanlarında genelde önemli detayları kitabın ortasına doğru vermesi siz tam konudan kopacağınız zaman tutup yakanızdan yakalayıveriyor. Dostoyevski bunu yapmayı çok seviyor ve ne zaman yapacağını çok iyi biliyor. Ana karakterimiz ve anlatıcımız Alexis İvanoviç'in gerçekten neler yaptığını ve nasıl bir durum içinde olduğunu işte tam kitabın ortalarına doğru anlıyorsunuz. Başlangıçta daha çok karakterlerden bahsediyor. Bu yüzden şuan İvanoviç'in kim olduğundan bahsetmek istemiyorum.

Dostoyevski'nin sevdiği bir şey daha var. Sağ gösterip sol vurmak. Gerçekten sizi bir anda alt üst ediveriyor. İnanılmaz tahliller ve gerçekleri o müthiş kurgunun içinde aralara serpiştirmek hiç kolay bir iş değil. Bunu başaran bir yazarı okumakta gerçekten çok önemli. İşte bu yüzden bu yazarı hep ayrı yere koyarım. Suç ve Ceza'dan sonra Budala'dan önce yazdığı Kumarbaz'ı mutlaka okuyun.

Rumeysa özaçmak 
 13 May 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

Şu ana kadar okuduğum hiçbir klasikte böylesine bir akıcılık görmedim. Kitabı tam iki günde bitirdim. Öyle ki kitap benim yakamı bir türlü bırakmadı. Beni içine içine çekti. Sonunu hep merak ettim. Halbuki bir kumarbazın sonu zaten bellidir.

Bu kitabın yazılma hikayesi biraz ilginçtir. Kendisi de bir Kumarbaz olan, hatta kumar borçlarıyla başı dertte olan Dostoyevski, teslim tarihine bir aydan daha kısa süre kaldığında romanına henüz başlamamış olduğunu fark eder. Eğer başaramazsa romanlarının telif hakkını kaybedecektir. Kendisine yardımcı olması için bir stenografla anlaşır ve hem romanı tamamlar hem de gerçek aşkı tadar.

Erdemli ve asil bir ruha sahip Aleksey İvonaviç, sevdiği kızın borçlarını ödeyebilmek için kendini rulet masasında bulur. O masadan kalktığında artık zengin bir adamdır, fakat içinde büyüyen kumar tutkusu onun peşini bırakmayacaktır. Kumar masasında para mı, aşk mı, onur mu kaybedilir? Yoksa hayatın kendisi mi?

Kumar, maddi kazanç elde etmek umuduyla oynanan, genellikle şansa dayalı bir oyun. Peki nasıl Kumarbaz olunur? Kumar, öyle bir hastalıktır ki, kazanıldığında insana büyük zevk verip daha fazlasını isteme içgüdüsünü, insanoğlunun açgözlülüğünü ortaya çıkarır. Ufak ufak kazançlarla başlayıp insanların hırsıyla, bir gece de tüm servetini kaybettirebilir. Dostoyevski, bu bağımlılığın insanı ne hallere düşürdüğüne (belki de kendi de bu işin içinde olduğu için) çok iyi bir şekilde ele almış. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim. İyi okumalar :)

kitapları seven 
19 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Dostoyevski'nın "Suç ve Cezadan" sonra ve "Budala" adli kitaptan önce yazılmış kısa bir roman. Aşk ve oyun tutkusu. Karışık duygular içinde olan general ailesinde çalışan öğretmenin hayatından kısa bir alıntı desek daha doğru olur diye düşünüyorum. Bugüne kadar okuduğum Dostoyevski'nın eserlerinden en rahat okunabilecek bir kitap, belki de kitap 25 günde ve acelece yazıldığı için olabilir. Ama mutlaka belirtmek isterim ki yazarının tüm kitaplar gibi, Kumarbaz da kusursusca yazılmış. Sizlere Keyfli okumalar.
Sağlıkla kalın.

A.rahim Kara 
10 May 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

"Yarın, yarın her şey bitecek!" Bir kumarbazın ya da umutlarıyla yaşayan bir insanın en çok kullandığı cümle, en sıkı sarıldığı umut bu beş kelimeden ibaret olsa gerek. Oysa "yarın" hiçbir şeyin biteceği yoktur. Kendisi de bilir yarının daha da kötü olacağını ancak başka yapacağı pek bir şey de yoktur.
Dostoyevski yine bir sefille karşımızda. Umutlarıyla beslenerek, kendini içerisinden çıkamayacağı durumlara maruz bırakan bir sefil. Bu durum herkesin hayatında yaşanabiliyor. Verilen mücadeleler boşa çıktığında, çabalamayı bırakarak gerçekçi olmayan umutlara tutunduğumuz dönemler başımıza gelebiliyor.
Yalnız Yeraltından Notlar'da ve Kumarbaz'da çizilen bu sefil karakterlere bir türlü ısınamadım. Çünkü gerçekten saç baş yolduracak cinste bu arkadaşlar.

Esma Tezgi 
05 Eki 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Dostoyevski çok sevdiğim yazarlardan biridir, Kumarbaz da çok sevdiğim kitaplarından biri oldu.
Dili çok akıcı ve güzeldi, kitabın baş karakterin ağzından anlatılması bir çok duygunun çok daha iyi kavranmasını sağlamış ki bence çok iyi olmuş. Okurken hiç sıkılmadım, aksine çok zevk aldım, keşke biraz daha kalın bir kitap olsaydı.
Karakterleri çok sevdim, Dostoyevski karakterleri öylesine güzel anlatmış hepsini çok net görebiliyor ve anlayabiliyorsunuz. Kısa ama dolu dolu bir kitap okumak istiyorsanız Kumarbaz'a mutlaka bakın derim.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...ki-kitap-yorumu.html

Kübra 
11 Mar 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Aşık olduğum yazar Dostoyevski.. Yine muhteşem sürükleyici bir roman.. Diğer kitaplarında olduğu gibi karakter analizleri ve tahlilleri oldukça etkileyici. Yaşamış olduğundan mı yoksa mükemmel yazarlığından mıdır bilmiyorum bir kumar tutkusu ancak böyle anlatılabilirdi.. Kitap bitiminde Rulet ile ilgili de fazlasıyla bilgi edindim :) Aşkı için fedakarlıkların en büyüğünü yapan ve en sonunda kendinden vazgeçen bir adamın etkileyici öyküsünü hepinize tavsiye ederim.

Kitaptan 463 Alıntı

Muhammed Aktaş 
04 Oca 12:30 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İster budalaca,ister akıllı sözler olsun,yanınızda durmadan konuşmak,konuşmak,konuşmak istiyorum.

Kumarbaz, DostoyevskiKumarbaz, Dostoyevski
Oğuz Aktürk 
25 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ne kadar arsız, ne kadar açgözlü herkes!

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 8.basım, Çeviri : Koray Karasulu)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 8.basım, Çeviri : Koray Karasulu)
Oğuz Aktürk 
25 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Net.
Neden paraya ihtiyacım olduğunu mu soruyorsunuz? Ne demek neden? Para her şeydir!

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 36 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 8.basım, Çeviri : Koray Karasulu)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 36 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 8.basım, Çeviri : Koray Karasulu)
Pınar Yiğitcan 
13 Şub 21:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Kıskançlık mıydı canımı yakan..? "

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 101 - Türkiye iş bankası)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 101 - Türkiye iş bankası)
Muhammed Aktaş 
04 Oca 12:25 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Bana bir tek kelime söyleyin,kendimi şu
uçurumdan aşağıya atayım."

Kumarbaz, DostoyevskiKumarbaz, Dostoyevski

.. Davranışlarımın hesabını veremeyecek kadar önemsiz biri miyim ben?

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 50 - Akvaryum Yayınevi)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 50 - Akvaryum Yayınevi)
Ayfer Kadife (AYIŞIĞI) 
12 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Oysa bazı şeylerin konuşulması gerekiyordu. Anlatacak o kadar şey birikmişti ki!

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 5 - Sis Yayınları)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 5 - Sis Yayınları)
Ahmet Hakan Uysal 
09 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Sizi hiç umudum olmaksızın seviyorum, bundan sonra bin kez daha fazla seveceğimi de biliyorum.

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 39)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 39)
47 /