Kumarbaz

8,2/10  (443 Oy) · 
1.579 okunma  · 
347 beğeni  · 
7.542 gösterim
Dostoyevski'nin kendi kumar tutkusu ile tutkulu bir aşkını dramlaştırarak bir hamlede yazdığı bu romanı Ergin Altay çevirisiyle sunuyoruz.

Dostoyevski yayıncısı ile yaptığı bir kontrat yüzünden Kumarbaz'ı yirmi beş günde yazdı. Acelesi yüzünden romanı kendi eliyle yazmayan Dostoyevski, bir stenograf tutmuş; Anna Grigoryevna adlı bu genç kadınla daha sonra evlenmişti.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    187
  • ISBN:
    9786053608288
  • Çeviri:
    Koray Karasulu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Tüm umutlarını kumara bağlayan bir gencin hikayesi...

Kitabı iki günde bitirdim elime alır almaz ben kitabı bırakmak istesem de o beni bırakmıyordu :) Evet dostoyevski ne karalarsa karalasın alnının akıyla çıkıyor. Zaten söz konusu dostoyevski olunca hakkında iki kelam cümle kurmak bile oldukça zor oluyor.Adam hem kumarbaz hem aşık hani aşkta kaybedip kumarda kazansa neyse...


Şimdi neyim ben ?
Bir sıfır
Yarın ne olabilirim ?
Yarın dirilip yeniden yaşamaya başlayabilirim
Tümüyle mahvolup gitmeden önce içimdeki
İnsanı bulabilirim .

Dostoyevski, kumar tutkusunu “Kaybettikçe, kaybedilen parayı geri getirme umudu” sebebiyle daha da alevlenen bir tutku olarak tanımlamıştır ki bu tespit kitabın içerdiği en önemli tahlillerden biridir.Kitap sadece kumar düşkünü bir adamın rulet masasında kendini kaybedercesine risk alışının öyküsü değildir.
Ayrıca platonik, saplantılı bir aşk da kitapda yer almaktadır.


Dostoyevski'nin verdiği önemli bir mesaj'da vardır aslında ki oda şu, Hayatta ne olursan ol ama açgözlü olma. Huzurla Okuyun, Huzurla Kalın.

Kitabı üç günde bitirmişim. Bir çırpıda okudum da diyebilirim yani. Gerçi, Dostoyevski'nin de bu eseri 25 günde yazarak bir çırpıda bitirdiği söyleniyor :) Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Bundan önce okuduğum Suç ve Ceza'dan farklı olsa da karakter tahlili ve aktarımı yine oldukça etkileyiciydi. Roman, baş kahramanı Aleks'in iki tutkusunu (aşk ve kumar) yalın bir dille anlatıyor. Baş karakterin olay ve yaşadıklarına genel yaklaşımı "umrumda değilciliği" keşke bende de olsa dedirtecek cinstendi :) Bir kumarbazın hangi psikolojiye sahip olduğu kumarhane sahnelerindeki betimlemeler ile çok iyi aktarılmış. Aşk hakkında az çok deneyimimiz var elbet fakat kumar ile ilgili hiç bir tecrübem olmadığı halde bu psikolojiyi hissetmemi, en azından sorgulamamı sağladı diyebilirim.
Kumarbaz ile ilgili beni etkileyen konulardan bir diğeri de Dostoyevski bu romanı, iyi bir roman yazmak için tuttuğu stenograf Anna Grigoryevna'nın yardımı ile yazmış ve daha sonra onunla evlenmiş.
Kısaca beğendim efenim, keyifli okumalar :)

Oblomov 
 24 Haz 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Dostoyevski'nin yayıncısı ile yapmış olduğu sözleşmeden dolayı yazmış olduğu kitap Kumarbaz. Sözleşmeye göre kitap, sözleşme tarihinden itibaren beş ay içinde teslim edilmek zorunda, teslim edilmezse Dostoyevski kitapları üzerindeki haklarını kaybediyor fakat sözleşmenin bitimine 25 gün kala Dostoyevski tek bir satır bile yazmamış. İşler bu noktadayken bir dostunun yardımıyla bulduğu ve daha sonra eşi olacak olan Anna Grigoriyevna isimli bir stenografın yardımıyla romanı 25 günde tamamlayıp yayıncıya teslim ediyor.

Kumarbaz’ da Dostoyevski kendi hayatından bir kesiti anlatıyor. Bu kesitte tutkuyla sevdiği iki şey var: Polina isimli bir kadın ve kumar. Dostoyevski çok kısa sürede yazmak zorunda kaldığı için kitaptan memnun kalmasa da bana göre kumar tutkusu olan bir insanın yaşadıklarını, kazanınca duyulan büyük heyecanı ve kaybedildiğindeki hayal kırıklığını çok güzel yansıtmış. Kitabı okurken kendinizi Aleksey lvanoviç’ in yanında rulet masasının başında buluveriyorsunuz. Her ne kadar Dostoyevski’nin en iyi kitabı olmasa da okumaya değer.

Son olarak kitabın özsözünü yazan Henri Troyat’ın verdiği bilgiye göre Dostoyevski kumara merak sarmasını "Alınyazısına meydan okumak, onunla alay etmek, ona dil çıkarmak isteğini duydum. " cümlesiyle açıklamış.

Onur Erol 
31 Mar 21:04 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnsan Dostoyevski okuyunca gerçekten iyi bir roman okuduğunu anlıyor. O ucu keskin ifadeler, insanın ruhunun en derin noktalarına kadar inebilen kelimeler insanın içinde dans ediyor adeta. Dostoyevski romanlarında genelde önemli detayları kitabın ortasına doğru vermesi siz tam konudan kopacağınız zaman tutup yakanızdan yakalayıveriyor. Dostoyevski bunu yapmayı çok seviyor ve ne zaman yapacağını çok iyi biliyor. Ana karakterimiz ve anlatıcımız Alexis İvanoviç'in gerçekten neler yaptığını ve nasıl bir durum içinde olduğunu işte tam kitabın ortalarına doğru anlıyorsunuz. Başlangıçta daha çok karakterlerden bahsediyor. Bu yüzden şuan İvanoviç'in kim olduğundan bahsetmek istemiyorum.

Dostoyevski'nin sevdiği bir şey daha var. Sağ gösterip sol vurmak. Gerçekten sizi bir anda alt üst ediveriyor. İnanılmaz tahliller ve gerçekleri o müthiş kurgunun içinde aralara serpiştirmek hiç kolay bir iş değil. Bunu başaran bir yazarı okumakta gerçekten çok önemli. İşte bu yüzden bu yazarı hep ayrı yere koyarım. Suç ve Ceza'dan sonra Budala'dan önce yazdığı Kumarbaz'ı mutlaka okuyun.

Rumeysa özaçmak 
 13 May 22:05 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

Şu ana kadar okuduğum hiçbir klasikte böylesine bir akıcılık görmedim. Kitabı tam iki günde bitirdim. Öyle ki kitap benim yakamı bir türlü bırakmadı. Beni içine içine çekti. Sonunu hep merak ettim. Halbuki bir kumarbazın sonu zaten bellidir.

Bu kitabın yazılma hikayesi biraz ilginçtir. Kendisi de bir Kumarbaz olan, hatta kumar borçlarıyla başı dertte olan Dostoyevski, teslim tarihine bir aydan daha kısa süre kaldığında romanına henüz başlamamış olduğunu fark eder. Eğer başaramazsa romanlarının telif hakkını kaybedecektir. Kendisine yardımcı olması için bir stenografla anlaşır ve hem romanı tamamlar hem de gerçek aşkı tadar.

Erdemli ve asil bir ruha sahip Aleksey İvonaviç, sevdiği kızın borçlarını ödeyebilmek için kendini rulet masasında bulur. O masadan kalktığında artık zengin bir adamdır, fakat içinde büyüyen kumar tutkusu onun peşini bırakmayacaktır. Kumar masasında para mı, aşk mı, onur mu kaybedilir? Yoksa hayatın kendisi mi?

Kumar, maddi kazanç elde etmek umuduyla oynanan, genellikle şansa dayalı bir oyun. Peki nasıl Kumarbaz olunur? Kumar, öyle bir hastalıktır ki, kazanıldığında insana büyük zevk verip daha fazlasını isteme içgüdüsünü, insanoğlunun açgözlülüğünü ortaya çıkarır. Ufak ufak kazançlarla başlayıp insanların hırsıyla, bir gece de tüm servetini kaybettirebilir. Dostoyevski, bu bağımlılığın insanı ne hallere düşürdüğüne (belki de kendi de bu işin içinde olduğu için) çok iyi bir şekilde ele almış. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim. İyi okumalar :)

kitapları seven 
19 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Dostoyevski'nın "Suç ve Cezadan" sonra ve "Budala" adli kitaptan önce yazılmış kısa bir roman. Aşk ve oyun tutkusu. Karışık duygular içinde olan general ailesinde çalışan öğretmenin hayatından kısa bir alıntı desek daha doğru olur diye düşünüyorum. Bugüne kadar okuduğum Dostoyevski'nın eserlerinden en rahat okunabilecek bir kitap, belki de kitap 25 günde ve acelece yazıldığı için olabilir. Ama mutlaka belirtmek isterim ki yazarının tüm kitaplar gibi, Kumarbaz da kusursusca yazılmış. Sizlere Keyfli okumalar.
Sağlıkla kalın.

Esma Tezgi 
05 Eki 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Dostoyevski çok sevdiğim yazarlardan biridir, Kumarbaz da çok sevdiğim kitaplarından biri oldu.
Dili çok akıcı ve güzeldi, kitabın baş karakterin ağzından anlatılması bir çok duygunun çok daha iyi kavranmasını sağlamış ki bence çok iyi olmuş. Okurken hiç sıkılmadım, aksine çok zevk aldım, keşke biraz daha kalın bir kitap olsaydı.
Karakterleri çok sevdim, Dostoyevski karakterleri öylesine güzel anlatmış hepsini çok net görebiliyor ve anlayabiliyorsunuz. Kısa ama dolu dolu bir kitap okumak istiyorsanız Kumarbaz'a mutlaka bakın derim.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...ki-kitap-yorumu.html

Öznur 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kumarbaz mı,aşık mı?Aslında hem kumarbaz hem aşık.Ama platonik bir aşk bu...

Platonik bu aşkın nereye gideceğini merakla okuyor insan.Başları sıkıcıydı ama ortaları ve sonlarına doğru çok sürükleyici olmaya başladı.
Dostoyevski'nin kumara ve aşka olan tutkusunu bu kitapta çok güzel bir şekilde birleştirmiş.Bu kitap okunması gereken kitaplardan biri.

A.rahim Kara 
10 May 21:39 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Yarın, yarın her şey bitecek!" Bir kumarbazın ya da umutlarıyla yaşayan bir insanın en çok kullandığı cümle, en sıkı sarıldığı umut bu beş kelimeden ibaret olsa gerek. Oysa "yarın" hiçbir şeyin biteceği yoktur. Kendisi de bilir yarının daha da kötü olacağını ancak başka yapacağı pek bir şey de yoktur.
Dostoyevski yine bir sefille karşımızda. Umutlarıyla beslenerek, kendini içerisinden çıkamayacağı durumlara maruz bırakan bir sefil. Bu durum herkesin hayatında yaşanabiliyor. Verilen mücadeleler boşa çıktığında, çabalamayı bırakarak gerçekçi olmayan umutlara tutunduğumuz dönemler başımıza gelebiliyor.
Yalnız Yeraltından Notlar'da ve Kumarbaz'da çizilen bu sefil karakterlere bir türlü ısınamadım. Çünkü gerçekten saç baş yolduracak cinste bu arkadaşlar.

Her türlü bağımlılık yıkıcı ve kötüdür tabi ki fakat Kumar bağımlılığının gel-gitleriyle ne kadar zarar verici olduğunu birebir yaşamış bir kişi olarak gayet ustaca tanımlıyor büyük üstat. Onun için söylenecek fazla bir söz olduğunu düşünmüyorum. Dostoyevski anlatılmaz,yaşanır...

Kitaptan 178 Alıntı

Mahfuz Ayışığı 
12 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Oysa bazı şeylerin konuşulması gerekiyordu. Anlatacak o kadar şey birikmişti ki!

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 5 - Sis Yayınları)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 5 - Sis Yayınları)
Derya Yalınkılıç 
15 Oca 22:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İnsanların birbirine karşı içten olmalarından, gerçeği saklamamalarından daha iyi bir şey yoktur. Niçin aldatalım birbirimizi? Ne boş, budalaca bir uğraştır bu!

Kumarbaz, DostoyevskiKumarbaz, Dostoyevski
Rabia 
24 Oca 16:12 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Zorbalık insanın yaradılışında vardır, acı vermekden zevk alır.

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 52 - Maviçatı)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 52 - Maviçatı)
Rumeysa özaçmak 
11 May 17:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

İnsan doğuştan zorbadır, acı vermekten zevk duyar.

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 52 - Koridor Yayınları)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 52 - Koridor Yayınları)

Evet, insanın başına öyle çılgınca, öyle akıl almaz düşünceler saplanır ki, bu düşüncelerin gerçekleşeceğine enikonu inanmaya başlar... Dahası var: Eğer bu düşünce çok güçlü ve tutkulu bir isteğe dayanıyorsa, çoğu zaman yazgının hazırladığı, alınyazısı gibi, gerçekleşmemesi olanaksız, kaçınılmaz bir şey gibi görünür! Belki de bu önsezilerin bi bileşimi, istencin olağanüstü bir çabası, imgelemin doğurduğu bir zehirlenme ya da buna benzer bir şeydir... Neyin nesi olduğunu bilmiyorum ama o akşam, ki o akşamı ömrüm oldukça unutamam, başımdan mucize gibi olay geçti. Aslında matematiksel olarak kolayca açıklanabilir ama ben yine de bunu bir mucize sayıyorum. Peki ama o kesin duygu, nasıl olmuştu da uzun zamandan beri içimde böyle derin, böyle güçlü bir biçimde kök salmıştı ? Kafamı hep bu soru kurcalıyordu. Ayrıca, şunu bir daha belirtmek isteri, bunu bir rastlantı olarak değil, başıma gelmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görüyordum!

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 132)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 132)
Gamze Metin 
06 May 11:07 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Her şey nasıl da itici! Herkesi, her şeyi bırakıp çekip gidebilseydim; ne büyük zevkle yapardım bunu!

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 35 - Koridor Yayınevi)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 35 - Koridor Yayınevi)
Aysel 
26 Kas 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsanların çoğu, en iyi arkadaşını alçalmış görmekten mutlu olur. Genellikle arkadaşlıkların bu temele inşa edildiğini de söylemek abartı olmaz. Bütün düşünen insanlar, bu eski gerçeği bilir.

Kumarbaz, DostoyevskiKumarbaz, Dostoyevski
Aysel 
26 Kas 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bizim gibi basit ve ölümlü insanlar en nihayetinde kaybediyordu.

Kumarbaz, DostoyevskiKumarbaz, Dostoyevski