Kayaberk İpek

Sabitlenmiş gönderi
152 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
3 günde okudu
Mantığın Mantıksızlığı ve Felsefi Bir Bakış Açısı: Varoluşçuluk
Gözlemlediğim kadarıyla pek çok kişi bu kitabı yarım bırakmış veyahut bir şey anlamadığını öne sürerek beğenmediğini dile getirmiş. Ben de bu karmaşıklığa bir nebze de olsa açıklık getirme amacı ile bir inceleme yazmak istedim.
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
külliyatı kronolojik okuma maratonumun 11. kitabı olan
Yeraltından Notlar
Yeraltından Notlar
’ı iki gün önce bitirdim. Ama ben mi kitabı bitirdim
Yeraltından Notlar
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020124,9bin okunma
Reklam
Kayaberk İpek
Bir kitabı okumayı düşünüyor
Sin
SinTürker Ayyıldız
8.2/10 · 23 okunma
Kayaberk İpek
Bir kitabı okumaya başladı
John Carter III: Mars Komutanı
John Carter III: Mars KomutanıEdgar Rice Burroughs
8.3/10 · 12 okunma

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
134 syf.
6/10 puan verdi
·
6 günde okudu
Benito Cereno
Benito CerenoHerman Melville
6.2/10 · 142 okunma
112 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
·
5 günde okudu
Kara Mizah Bir Varoluş Mücadelesi: Gemiden Düşen Adam
“Çok daha uzaktayım düşündüğünüzden, boğuluyorum ama sallamıyorum el”,
Stevie Smith
Stevie Smith
’in Not Waving but Drowning şiirinden alınan bu dizeler ya da
Samuel Taylor Coleridge
Samuel Taylor Coleridge
’ın
Yaşlı Denizcinin Ezgisi
Yaşlı Denizcinin Ezgisi
’nde varoluşsal bir yalnızlığı anlatırken kullandığı şu dizeler: “Yalnız, yalnız, yapayalnız, uçsuz bucaksız denizde yapayalnız” aslında bu kitabın ruhunu özetleyen
Gemiden Düşen Adam
Gemiden Düşen AdamHerbert Clyde Lewis · Holden Kitap · 20249 okunma
Reklam
Her düşünceyle, paramparça olan kalbinde bir sızı, her gün yepyeni olağanüstü deneyimler yaşayan insanlar gibi yaşamaya devam edemeyeceği için duyduğu kederin sızısını hissediyordu.
Cani ruhlu biri boynuna bir bıçak saplamış ve bir kulaktan diğerine boynunu vahşice kesmiş gibi aniden inanılmaz keskinlik ve şiddette bir acı hissetti vücudunda. Bu, diye düşündü Standish tuhaf bir soğukkanlılıkla, kalbinin parçalanması olsa gerekti.
Kasvetli bir anlamsızlık aklını delip geçti; bir el onu boğazından yakalamıştı ve asla bırakmayacaktı sanki. Yıldırım hızıyla tüm talihsizliğinin ironik öyküsünü görüp anladığında yüzü tam bir çaresizlik maskına dönüştü.
Standish bir anda trajik bir şeyin farkına vardı: İnsanlar, ölüm yanı başlarına sokulana kadar onu gerçek anlamda düşünmüyorlardı.
''Hep kasvetli bir hali vardı, bir şeyleri özlüyormuş gibi...''
Reklam
Kelimelerle anlatılamazdı ama denize büyük bir sevgisi vardı, önünde şapkasını çıkarırdı.
"Neden?" diye bağırdı. Standish. "Neden?" Güneşin tam tepesinde olduğu öğle saatlerinden beri ilk kez konuştuğunu fark etti sonra. Bu ıslak boşlukta sesi öyle yankısız kalmıştı ki içi sonsuz bir umutsuzlukla doldu. Görünüşe bakılırsa, mazur görülebilir bir şekilde ve tamamen retorik olan bu sorusunun bir yanıtı yoktu. Artık hiçbir şeyin bir yanıtı yoktu ve olamazdı da. Hayat karmakarışıktı, iyi insanlara kötü davranılıyor ve zulmediliyordu, kötüler ise güle oynaya yaşıyorlardı, "hem pastam dursun hem karnım doysun" da dahil olmak üzere tüm meseller iğrenç birer yalandı.
Tüm yorgunluğu, tüm kuşkuları ve korkuları sihirli bir şekilde denizin içinde yok olmuştu.
Çünkü kim hayatının bir noktasında tek kurtulma şansının gözünün önünde denizde yol alıp uzaklaşmasını izlerken denizde sürüklendiğini hissetmez ki?
Sayfa 8 - George Szirtes, ÖnsözKitabı okudu
8,1bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.