Çevirmen:
Ergin Altay
Tasarımcı:
Suat Aysu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İnsan Sevdiğini gerçekten sevebilir
10/10
·243 syf.··
Beğendi
·
2023 63. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 22:25
Evet, insanın başına öyle çılgınca, öyle akıl almaz düşünceler saplanır ki, bu düşüncelerin gerçekleşeceğine enikonu inanmaya başlar... Dahası var: Eğer bu düşünce çok güçlü ve tutkulu bir isteğe dayanıyorsa, çoğu zaman yazgının hazırladığı, alınyazısı gibi, gerçekleşmemesi olanaksız, kaçınılmaz bir şey gibi görünür! Belki de bu önsezilerin bi bileşimi, istencin olağanüstü bir çabası, imgelemin doğurduğu bir zehirlenme ya da buna benzer bir şeydir... Neyin nesi olduğunu bilmiyorum ama o akşam, ki o akşamı ömrüm oldukça unutamam, başımdan mucize gibi olay geçti. Aslında matematiksel olarak kolayca açıklanabilir ama ben yine de bunu bir mucize sayıyorum. Peki ama o kesin duygu, nasıl olmuştu da uzun zamandan beri içimde böyle derin, böyle güçlü bir biçimde kök salmıştı ? Kafamı hep bu soru kurcalıyordu. Ayrıca, şunu bir daha belirtmek isterim, bunu bir rastlantı olarak değil, başıma gelmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görüyorum! Kumarbaz'a Bakış Dostoyevski'nin romanları arasında özelliği olan bir yapıttır. Bu dev romancı kendini anlatmaktan hiçbir vakit geri kalmamıştır, ama kumarbaz yaşamın en gerçek dramlardan birinin tahlilini yapar. Denilebilir ki, kumar hastalığının korkunçluğunu hiçbir yazar onun bu yapıtı kadar duyuramamıştır. oyun tutkusuna karşı bütün iradesini kullandığı halde bir türlü kendini bu canavarın pençesinden kurtaramayan iyi ruhlu bir insanını bu yüzden nasıl tüm ahlak kuralların çiğnediğini bu kitapta tüyleriniz ürpermeden okuyamayacaksınız. Kumarbaz Hakkında Kritikler Kumarbaz’ın asıl hikâyesi, bir yıl ve sekiz ay sonra yazılmış olan son bölüm, kitaba dokunaklı bir yorum getirir. Aleksey artık kumara bağımlıdır: Avrupa’yı dolaşmakta ve orada burada uşaklık ederek, masalara dönebilecek kadar para toplamaktadır. Kumarın ona sağladığı “tuhaf
Hayat
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
Şans mı, İrade mi?
9/10
·243 syf.··
2023 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2023 17:00
Dostoyevski bu romanda parayı, hırsı ve bağımlılığı anlatıyor ama asıl mesele kazanmak ya da kaybetmek değil; insanın kendini bile isteye uçurumun kenarına sürüklemesi. Aleksey Ivanoviç son derece zeki, farkındalığı yüksek bir karakter ama tam da bu farkındalık onu kurtarmıyor. Aksine, ne yaptığını bilerek yanlışta ısrar etmesi kitabı daha rahatsız edici kılıyor. Kumar burada bir eğlence değil; kontrol duygusunu kaybetmenin, heyecanla kendini yok etmenin bir yolu. Roman boyunca para neredeyse bir karakter gibi. Her şeyi değiştiriyor, herkesin yüzünü ortaya çıkarıyor. Aşk bile masum kalamıyor; Polina’ya duyulan his, sevgiyle bağımlılık arasında sıkışıp kalıyor. Okurken insan şu soruya takılıyor: Bu gerçekten aşk mı, yoksa kazanma arzusunun başka bir biçimi mi? Dostoyevski bu kitabı gerçek bir borç ve kumar bağımlılığı döneminde yazıyor. Yani anlatılanlar bir gözlem değil, birebir yaşanmışlık. Belki de bu yüzden roman bu kadar hızlı, huzursuz ve nefes nefese. Okur olarak o masadan kalkamıyorsunuz. Kumarbaz bana şunu düşündürdü: İnsan bazen kazanmak için değil, kaybetmeye alıştığı için o masaya oturur. Kitap bittiğinde geriye büyük bir ders değil, ağır bir farkındalık kalıyor. Çünkü Dostoyevski burada ahlâk dersi vermiyor; sadece insanın kendini nasıl tükettiğini gösteriyor.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
Puan vermedi·187 syf.··
2021 71. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2021 22:10
Kumarbaz’ın bir “büyükanne” hikayesi olduğunu biliyor muydunuz? Ben vallahi bilmiyordum. Evet evet, en mühim karakter bir büyükanne. Ölmesi/ölmemesi, mirası bırakması/bırakmaması, parasıyla yaptıkları/yapmadıkları hep olayların gidişatını belirliyor. “Kumarbaz” başlıklı bir kitaptan böyle belirleyici bir büyükanne beklemiyorsunuz. Bence bu güzel twistti. *** Büyükanne dışında, Kumarbaz çok tipik bir Dostoyevski romanı. Karakterlerin iç sesinin bolca ve muazzam gevezelikler ettiği, Rusya-Avrupa çatışmasının harikulade işlendiği, 19. Yüzyıl sosyetesinin yaşam biçimi ve değerlerinin “vay annesini” dedirttiği, dört başı mamur bir Rus klasiği. Üstelik karakterlerin çoğuna uyuz olmak ve omuzlarından sarsarak “ay aklını başına topla be” deme arzusuyla yanıp tutuşmak da garanti. *** Sizin kumarla ya da kumarhanelerle aranız nasıldır bilemem. Ben hayatımda yalnızca bir defa, Montpellier’de bir kumarhane görmüştüm. Tüm makinelerin başında yaşlı Fransızlar oturuyordu. Gözünün feri sönmüş bu yaşlı kadın ve adamlar fersiz gözlerini ekrandan zinhar ayıramıyordu. Üzülmüştüm kendimce. Kumar oynamışlığım ise hiç olmadı. Herhalde yüreğim dayanmaz o tip bir heyecana. Ama okurkenki heyecanı sevdim. Kazanan-kaybeden kitap karakterleri olunca, oyunun tadını en çok Burcuttinler çıkarmış oldu. Rulet kısımlarını dinlerken kalbim hızlı hızlı attı. Bu heyecan, Dostoyevski okumaktan talep etmediğim ve beklemediğim bonus bir getiriydi. *** Şu söylentiler var ya, efendim işte Fyodor Bey bu kitabı kumar borcu yüzünden yok 20 günde yazdı yok efendim 10 günde yazdı falan diye, boşverin onları. Kitap iyi kitap. Şayet hakikat buysa da, kendisiyle ilgili konuşmamız gereken mesele kumarbazlığı değil dahiliği olmalıdır. *** Sevgiler ahali!
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
Kumarbaz-Parayla değil Kaderle Oynanan Oyun
9/10
·243 syf.··
2026 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 23:16
Bu kitapta sadece dönen bir rulet masası yok, burada paramparça olan ruhlar var... Rus edebiyatının o alışılagelmiş uzun cümlelerinden uzak olsa da, bazı satırlarda insanı saatlerce duvara bakmaya iten bir ağırlığı var bu kitabın. Bana göre Kumarbaz, sadece bir oyunun değil; bağımlılığın ve bağımlı zihninin labirentlerini anlamak için okunmalı. Kitabı bitirdiğimde, her karakterin aslında insanın iç dünyasında taşıdığı ama gün yüzüne çıkaramadığı farklı bir yönünün yansıması olduğunu hissettim. ​Karakterlere bu gözle bakınca tablo daha farklı bir hal alıyor: General, belki de yaşlılığın ve tükenmişliğin bir sembolü; Bay Astley ise Aleksey’in (ve belki de hepimizin) hep ulaşmak istediği o vakur ve ideal kişilik. Peki ya Fransız De Griers? O, insanın en sinsi ve karanlık yönü olabilir mi? Dostoyevski, belki de herkesin içinde saklı tuttuğu o "yasak" duyguları bir kumar masası etrafında gün yüzüne çıkardığı için bu kadar zamansız bir yazar. ​Bu kitaba lütfen sadece "bir kumarbazın anıları" gözüyle bakarak başlamayın. Daha empatik ve psikolojik bir okuma yapıldığında, eserin gerçek sarsıcılığı ortaya çıkıyor. Toplumun her kesimini temsil eden kadın figürleri ve o kaotik gürültünün arasında sessizce geçip giden çocuklar, anlatıyı bambaşka bir boyuta taşıyor. Okuması kolay olsa da, etkisi bir o kadar sarsıcı ve derin bir eser.
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
10/10
·243 syf.··
Beğendi
·
2020 86. kitabı
Dostoyevski'nin kitaplarını, kitaplarında ki karakterleri çok beğeniyorum. Okuduğum zaman en çok kendimden birşeyler bulabildiğim, bir solukta kitaplarını bitirebildiğim yazarlardan. Bu kitap için bir yorum aklımda kalmıştı, 'yazar kumar bağımlısı olduğu için bu kadar iyi yazabilmiştir' diye ama ben bu fikre katılmıyorum çünkü hiç kumar oynamamış olsaydı bile yine iyi yazardı. Dostoyevski insanda öldürmemişti sonuçta ama suç ve ceza kitabının başarısı tartışılmaz. Yazar kitabı kısa bir zaman diliminde bitirmiş ama bildiğim kadarıyla konusunu önceden tasarlamış. Ayrıca konusu ve karakterler kendi hayatından izler taşımaktadır.
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
Puan vermedi·243 syf.··
2022 54. kitabı
Dostoyevski, Apollinaria Suslova ile birlikte yaptığı Avrupa yolculuğunda, çılgınca kumar oynar.Kaybettiği paraları edebiyata dönüştürerek kazanma düşüncesi ilk kez o sıralarda şekillenir kafasında. Aleksey İvanoviç, zeki, kültürlü bir Rus soylusudur.Rus generali Zagoryanski'nin yanında özel öğretmenlik yapar.Zaman zaman yurtdışında yaşarlar.General'in üvey kızı Polina'ya aşıktır Aleksey İvanoviç, ya da öyle sanır kendini.Pek çok kişi Aleksey karakterini Dostoyevski ile Polina karakterini ise Suslova ile özdeşleştirmiş. Aleksey güvenilmez bir anlatıcı olarak gözlemlenir kitapta. Kumarbaz'daki karakterler Avrupalılar ve Ruslar olarak iki gruba ayrılabilir.Rus kahramanlar genellikle duyguları ile hareket eder. Kitapta en ilgi çekici karakter benim için, Moskova'da son nefesini vermesi beklenirken, ani bir şekilde Roulettenberg sahnesinde beliren Hala karakteri oldu. Çabasız zengin olma düşüncesi onu da kumar oynamaya sevk eder.Sağlam bir servet bırakarak, ülkesine döner. Kumarbaz, toplumsal taşlama niteliği taşıyan komedi unsurları da barındıran bir eser. Dostoyevski'nin en az sevdiğim eseri olduğunu söyleyebilirim.
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
kumarbaz üzerinden hayat ve umut
10/10
·243 syf.·
2021 12. kitabı
Dostoyevski bu eserinde Rusların rulet düşkünlüğü üzerinden kumarbaz insanların ruh halini ortaya koymuş. Okurken anlatıcının kumar oynamasını beklerken, öncelikle yaşlı bir teyzeyi kumarbaz olarak bize tanıtır. Kumarın kendisi insanların ruh halini etkileyip davranışlarını etkilediği gibi, insanın kendisi de kumara meyilli olmaktadır. Hep bilindiği gibi de, yanındaki kişiler hep daha makul fikirler sunar ve kişi de kumara başlarken hep kazanınca bırakacağını düşünür. Kitabın bitişi çok başka bir mesaj veriyor. Buna değinmeden geçmek olmaz. Cebinizde son bir kuruş bile kaldıysa hala umut var demektir. Yani hayatta umudunuzun en olmayacağını düşündüğünüz anlarda bile aslında umut vardır ve hayatın güneşi doğar yeniden. Kumar ya da başka "kötü" sayılan alışkanlıklara kapılanların iç çatışmalarını, heveslerini, niyetlerini, adım atarkenki tereddütlerini her zamanki psikolojik çözümleme uzmanı Dostoyevski bakışıyla da en insanî tarafından görmek isterseniz buyrunuz.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
Puan vermedi·243 syf.·
2021 254. kitabı
Git kendini mahvet, Ben bir kenarda kalacağım Kitaptan ( S:46) Hangimiz kumarbaz değiliz ki bu hayat oyununda .. Elimizdekinin kıymetini bilemeden... Gençlik gelir aynı döngü, yaşlılık gelir aynı döngü, sonunda kumar masasından alır götürürler bizi, cebimizde pişmanlıklar... Ah deriz ah, keşke bir daha gelsem şu hayata, ama olmaz... Hırslarımızı, daha iyisini kazanma arzusunu, kalbimizdeki kötülüğü içimizden kazımadıkça hep kaybeden kumarbaz biz oluruz ömrümüz boyunca.Yani bu hayat bir kumarsa, bız oynamaya devam ediyoruz yolun sonuna gelinceye dek.. Ozamn okuyun...
Klasikler
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
Puan vermedi·243 syf.··
2020 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 03:20
Bir Dostoyevski klasiği daha.. Yazarın kitabına inceleme yazarken hep bir çekimser oluyorum. Hakkı ile inceleme yazamamak yazara ve kitaba haksızlık olacak gibi düşünüyorum. Kitap yine psikolojik analizlerin en derinine inerek okuyucusunu daha ilk sayfalardan bağlıyor. Yazar, konu olarak hırsın insan üzerindeki olumsuz etkilerini kumbar üzerinden ve miras üzerinden anlatıyor. Aşırı hırslı oluşu insana kaybettireceğini ince detayı ile trajikomik bir kalemle biz okurlarına anlatmaktadır. Aşık bir adamın ruh halini de kusursuz ve hüzünlü bir üslupla anlatmış. Bir aşığın fedakarlık anlayışına çok şaşıracaksınız. Okuyunuz. .
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
Roulettenburgun gözlerinizin önüne serildiği an
7/10
·243 syf.··
2025 8. kitabı
Korkak erkek kahramanlarımızdan ne kadar sıkılsam da kitabın dostoyevskinin gerçek hayatından alıntı olduğunu öğrendikten sonra bir başka etkilendim. Kitabı okurken çok dikkat etmenizi öneririm çünkü salonun avizeleri, tekerlek, top, rulet, siyah, kırmızı, banknotlar, altınlar ve paranın zıngır zıngır tınanması hala beynimde etki yaratıyor. Bir kumarbaz olup kumarhanede heyecanlanıp, pişman olup, eski aşkları yeni hazlar için kaybetmeye hazırsanız buyrun kumarbaz kitabı, sanki aleksey değil de siz masadaymışsınız gibi heyecanlanıyorsunuz bir kitap böyle etki yaratıyorsa artık gerçek rulet masasında olan dostoyevskinin ruh halini tahmin edemiyorum.
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.