Senaryo tarzında okuduğum ilk eser olur kendileri.
Dikkat çekici bir kapağı olduğunu söylemem gerek.
Olay L.A Ranevskaya'nın çiftliğinde geçer.
Buradaki karakterler o kadar havai ki; sanki borç dertleri bir yana, cennette yaşıyorlarmış gibi bir havaları vardı.
Düşünsenize üstünüzü bile Firs adında bir uşak girdiriyor ve fırçalıyor, inanılmazsınız yani. Hanımlar- beyler beş çayında ülkenin sorunlarından dem vururken, o sorunların bir parçası olmaktan öteye gitmiyordu. Hayır, insan bunun için bir çaba gösterir, icraata geçer, nerdee. Lafla peynir gemisi yürümez arkadaş.
Aklı başında sadece ama sadece Trofimov vardı. Onu da Anton Çehov'un bu hikayedeki rolü olarak yorumladım.
Karakter isimleri "Amber Ruth Ruby Jane Skylar Ortez" tarzında beyin yakan cinsten "Taaşşuka- Talat Ve Fitnat" yani.
Kitabın sonunda öyle bir ters köşe oldum ki bu kadar olur. O adamı bizim burada tahtalı köye yollar sonra da orada kavalcı yapalardı, net.
Şimdilik bu kadar...
Merhabalar bugün sizlere edebiyat tarihinin en önemli romanlarına imza atan Lev N. Tolstoy'un bir kitabıyla geldim. Ömrünün son yıllarında manevi yönü daha kuvvetli eserler verdiği bir döneme giren Tolstoy insanlara sevmeyi, hoşgörülü ve anlayışlı olmayı, paylaşmanın güzelliğini anlattığı kısa hikayeler kaleme almış bu eserinde. Hikayelerinde ise Allah inancı ve sevgisi dikkat çekmekte l, Allah'ı sevmeyenin insanları da sevmeyeceğini vurgulamaktadır.
Bu eser'de dört hikaye var. İnsan Ne ile Yaşar hikayesi benim en çok sevdiğim hikaye oldu. Manevi anlamda ve ders çıkarılacak çok şey vardı bana göre. Ama tüm hikayelerde aynı etkiyi hissediyorsunuz yinede. Bir meleğin yeryüzüne Allah tarafından ceza verilip inmesi ile başlayan serüveninden bahsediyor bu hikaye. İnsana ne kadar Toprak lazım isimli hikayede ise açgözlü Pahom isimli bir köylünün arazi ve mallarını büyütme çabasını anlatıyor. Boş Davul isimli hikayede ise açgözlü bir çarın köylünün karısına göz dikmesi ile olaylar cereyan ediyor. İhtiyar şeytanın üç yavrusu isimli hikayede ise Abdal İvan'la iki erkek kardeşi ve bir kız kardeşinin hikayesini anlatıyor. Aralarında en komik olanda buydu aslında.
Kitap çocuk klasiklerinden olsa da her yaşa hitap ediyor. Severek, eğlenerek, ders çıkararak ve bir günde okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Anlam ve manevi yönden de güçlü. Yazarın diğer eserlerini de çok merak ediyorum. Kısa zamanda onlara da göz atacağım inşallah.
``Biz kardeşleri sevdiğimiz için, ölümden yaşama geçtiğimizi biliyoruz. Sevmeyen ölümde kalır.``
``Dünya vallahi sahip olup da kardeşine ihtiyaç içinde gördüğü halde ondan şefkatine esirgeyen kişi de Allah'ın sevgisi olabilir mi?``
``Yavrularımızı, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.``
``Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü
Yazarın Gargantua adlı eserini okuyanlar(her ne kadar sonra yaymlansa da ilk o kitabı okumanızı öneririm) Rabelais in dilini biliyordur. Bu sebeple ne okuyacağımı bilerek kitaba başladım. Ama müthiş edebi nitelik bekleyenleri tatmin eder mi? Bilemiyorum.
"En Umut kırıcı işlerden biri de henüz geçirmemiş bir yol geçmektir." Alıntı
Üç kısa #jacklondon öyküsünün bulunduğu kitap, birkaç saatte okuyabileceğiniz sayfa sayısına sahip.
Beyaz Sessizlik, Güneşin Oğlu ve Yüz Karası isimli öyküler içinde.
Çetin kış şartlarınnda yaşam mücadelesi, insanın bitmek tükenmek bilmeyen hırsı, açgözlülükgü , zaman zaman nasıl acımasız bir canavara dönüşebileceginin resmedildiği üç hikâye.
Ağır okumalarınız sonrası kafayı dinlemek için, okuyabilirsiniz. Ya da klasik kitaplar okumaya yeni yönelen insanlar için bir geçiş kitabı da olabilir.
Çok fazla öykü kitabı okuyan ya da çok fazla klâsik okuyan okurların çok sade bulacağını düşündüğüm #beyazsessizlik kitabını buraya bırakıyor ve herkese keyifli okumalar diliyorum.
Yayınevinin kitaplarıyla yeni tanışmaya başladım ve özellikle yazı puntosuna bayıldım. Kesinlikle gözü yorumladığı gibi büyüklükleri okuma hızını olumlu yönde artırıyor.
Siz yayınevinin kitaplarıyla tanıştınız mı? Büyük yazı puntosu sizin de kitaplarda aradığınız özelliklerden biri mi? Hadi yorumlarda buluşalım