Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Miras malı kimseye yâr olmaz
7/10
·192 syf.··
2024 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2024 08:13
Kitap çok zengin Rus Büyükannenin ölümünü bekleyen General ve ailesinin etrafında gelişen olayları anlatır. General Büyükannenin bırakacağı servetin peşindedir. Bunu öğrenen Büyükanne tüm servetini rulet masasında kumar oynayarak kaybeder. Kendilerine büyük servetin kalmayacağını öğrenen General ve ailesi etrafında çeşitli olaylar gelişir.
Roman-Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
Kitap güzel keşke daha önce okusaydım dediğim kitaplardan birisi çok iyi dostoyevskinin her kitabının ayrı bir zevki var zaten bir kere eline alınca bir daha bırakamıyor insan
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
4/10
·192 syf.··
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 21:59
Bu kitabı sevip sevmeme arasında kararsız kaldım. Okurken sonrasını merak ederek yada sonu nasıl olucak diye beni heyecanlandırmadı .Hatta sıkıldığım ,gereksiz uzatıldığını düşündüğüm yerler çok oldu ama sonuçta klasikleşmiş bir kitap . Bu tamam benim şahsi fikrim eminim ki bir çok insan anlatılan karakterlerden yada olaylardan kendilerine çıkarımlarda bulunabilir.
1000k
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
Bir Kumarbaz Olarak Dostoyevski
8/10
·192 syf.·
2022 46. kitabı
Bir dönem ciddi bir kumar bağımlısı olan Dostoyevski'nin adeta otobiyografik nitelikteki bu kitabı, bir kumarbazın hislerini; kumar oynamanın zihinde yarattığı etkiyi ve kumar oynama hırsını okuyucuya mükemmelen aktarmayı başarıyor. Okumayanlara tavsiye ederim.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2022 18:40
Doğru zamanda okuduğum muhteşem bir kitaptı. Okurken kendimi tam anlamıyla kumar masasında vauxhall’da hissettim. Hem böyle heyecan verici oluşu hem de Polina ile Aleksey arasındaki ilişki beni çok etkiledi. Okumak için erteleyenler varsa hemen okumaya başlayın.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2022 00:00
Dostoyevski'nin kumar borcunu ödeyebilmek amacıyla yazdığı kitaptır "Kumarbaz". Ana karakterimiz Aleksey İvanoviç, Fransa'da yaşayan General'in yanında çalışan 25 yaşındaki bir öğretmen. Aynı zamanda General'in üvey kızı Polina'ya aşık. Genel olarak çoğu şeyi umursamayan bir karakter. Özellikle de parayı ve hayatını umursamıyor. Polina için intihar edebilecek potansiyeli var. Aleksey kitabın başında iki haftalık bir yolculuktan sonra General'in yanına dönüyor. Ancak otele geri döndüğünde farklı insanların daha otelde kalmaya gelmiş olduğunu farkediyor. Bu yeni yüzlerden birisi Aleksey'in az çok tanıdığı "Mister Astley", diğeri ise günahı kadar sevmediği ve fransız bozuntusu olarak adlandırdığı "Des Greux". Ayrıca General'in aşık olduğu paragöz bir kadın olan "Matmazel Blanche" da bu otelde kalıyor. Aleksey burada olmadığı iki haftalık süreçte olanları kavramaya çalışıyor. Mesela bu Fransız hangi amaçla burada bulunuyor? Ve kim bu Matmazel Blanche? Olaylar ilerledikçe Aleksey sorularının yanıtlarını öğreniyor. Bir de "Antonida Vasilyevna" diye bir karakterimiz var ki gelecek mirastan dolayı çoğu kişi ölmesi için gözüne bakıyor. Oldukça dominant ve bir o kadar aksi bir karakter. Kitap genel olarak kumar tutkusunu ele alıyor. Saplantı haline getirilen bir alışkanlığın bir hayatı nasıl mahvedebileceğine tanık oluyoruz.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2023 11:21
Dostoyoveski’nin okuduğum birkaç kitabından bir tanesi. Başlangıç kitabı olarak verimli. Kurgu olarak müthiş değil ama oldukça akıcı. 29 günde yazılmasının belki de bir etkisi vardır diye düşünüyorum. Bir kumarbazın hayatının gidişatı denilebilir. Tavsiye ediyorum.
Edebiyat & Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 143. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2021 23:14
Fransa’da yaşamakta olan bir Rus Generali ve ailesinin yanında öğretmen olarak çalışan Aleskey İvanoviç iki hafta süren bir ayrılıktan sonra, General’in yanına geri döner. Bu süre zarfında otele birkaç tanıdık sima gelmiştir. Bunlardan birisi İvanoviç’in hiç hoşlanmadığı Fransız, diğeri ise İvanoviç ile sıkı bir dostluğu olan Mister Astley’dir. Zamanla Fransız’ın otelde bulunuş nedenini anlamaya başlamıştır. General’in, Fransıza yüklü bir miktar borcu vardır ve bu borcu da uzun süredir hasta olan Rusya’daki zengin halasından kalacak mirasla ödemeyi düşünüyordur. İvanoviç’in General’in üvey kızı Polina’ya olan sevgisi gün geçtikçe artıyor ve ona daha çok bağlanıyordu. Fakat Polina ona karşı tutarsız davranışlar sergililer. Kimi zaman samimi, kimi zaman da küçümser tavırlar takınır. Ayrıca Fransız ile Polina arasındaki yakınlaşma da İvanoviç’in gözünden kaçmamıştır. Zaman zaman Polina ve İvanoviç yürüyüşe çıkıyor ve dertleşiyordu. İşte bunlardan birinde Polina’nın yine asiliği tutmuş ve İvanoviç’e, kendisine bağlılığını göstermesi için, şehrin hatrı sayılır kişilerinden olan Baron ve Barones’e Almanca birşeyler söylemesini emreder. Fakat onun bu sözleri Baron tarafından kaba olarak değerlendirilir. Bu olayın ardından Baron’un şikayeti üzerine General İvanoviçi işinden atar. Fakat bu esnada beklenmedik bir olay gerçekleşir. General ve ailesinin uzun süredir ölecek diye haber beklediği Rusya’daki halaları gelmiştir. Bu olay ivanoviç’in işine yaramıştır. Çünkü Büyükanne onu seviyor ve güveniyordu. Büyükanne zengin, bir o kadar da huysuz bir kadındır. Zamanla Büyükanne oradaki kumarhanelere gitmeya başlar. Tabiki yanında da bu konu hakkında daha önceden bilgisi olan vardır. İlk günlerde herşey yolundadır, fakat günler geçtikçe Büyükanne kaybetmeye başlar. Sonunda
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2022 19:32
Dostoyevski birçok sorunun yanı sıra büyük bir borç batağının da içine düşmüştü. Tabiri caizse borcu dağlar kadardı. Dostoyevski'nin bu borcu normal yollardan ödemesi neredeyse imkansızdı. İlk romanı olan "İnsancıklar " ile kazandığı başarıyı devam ettirememeşti. Çaresizce debelenmekten ve karalar bağlamaktan başka yaptığı hiçbir şey yoktu. Bu sıkıntılı dönemde Dostoyevski'nin imdadına kurnaz bir yayıncı olan Stellovski yetişti. Şartı ise Dostoyevski'nin 2 yıl içinde ona bir roman yazıp getirmesiydi. Eğer getirmezse tüm mal varlığı onun olacaktı. Ayrıca Dostoyevski'ye 2 yıl yetecek kadar da para verdi. Dostoyevski bu teklifi kabul etti verilen parayla tüm borçlarını ödedi artık rahattı. Fakat romanı yazmadı zaten eskisi gibi de sağlıklı değildi. Tam 23 ay boş boş dolaştı durdu. Son 1 ayı kalmıştı ama hâlâ tek bir cümle bile yazmamıştı. Son iki hafta kala yanına aldığı sekreteri ile kendini anlattığı Kumarbaz eserini kaleme aldı ve yetiştirdi. Daha sonra yanında çalıştırdığı sekreter kızla evlendiler. Eseri okurken bu hikayeyi bildiğim için mi bilmiyorum bazı kısımları yazılmak için yazılmış gibi geldi. Kitap sonlara doğru ilgi çekici oldu. Kumarın insan hayatındaki rolü ve kumar saplantısının bir insanı nasıl amok koşucusu gibi çılgına çevirdiğini net görebilirsiniz. Gerim gerim gerildim. Kaybedince üzüldüm, kazanınca sevindim. O psikolojiyi hissettim. Bir de aşk var tabi. En az kumar tutkusu kadar zarar veren aşk.. Zaten kitaptaki karakter sevdiği kadının borcunu ödemek için kumara başvuruyor. Aşkı için savaşan erkekler, para için onlarla oynayan kadınlar... Aslında ne kadar kazansa da kaybeden kumarbazların hikayesi.. Aşkta da kumarda da kaybedenlerin hikayesi.. Kitabı tavsiye ederim okuyun. Kitaplarla kalın sevgiler..
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma
Masadaki Tanrı
Puan vermedi
Dört yıl önce okuduğum Kumarbaz ile yeniden, bir tren yolculuğunda bir araya geliyorum. Beş saat süren bu yolculukta kitabı bitiriyorum. Çark dönüyor ve minik beyaz küre, beşin kırmızısının avucuna düşüyor. Bugün 5 Ekim. Beni tanıyanlar, çift sayılara olan düşkünlüğümü ve tek sayılara karşı duyduğum nefreti bilir. Yine de 1, 5 ve 9’a karşı garip bir sevecenlik beslerim. 5 Kasım’da doğdum; bu sayı, benim için her zaman bir başlangıcın, bir dönüm noktasının simgesi oldu. Çift sayılar kızılın tonlarıdır; tek sayılar ise soğuk mavi. Çift sayılar arasında 8’i ayırmam gerekir çünkü o, koyu sarı tonuyla farklılığını belli eder. Yine de, aralarında en çok bağ kurduğum her zaman 8 olmuştur. Belki de öğrenmekte en çok zorlandığım sayı olmasındandır bu yakınlık. Kitaba başlamadan şunu söyleyeyim kumarbaz zero’dur aşk ise rouge… Ama bırakalım şimdi sayıların gizemli yüzlerini. Dönelim bizim kumarbaz Aleksey İvanoviç’in çehresine. Aleksey, genç ve yoksul bir Rus öğretmenidir; General’in çocuklarına ders vermek üzere Roulettenburg’a gelir ve hikâyemiz, onun General’in üvey kızı Polina’ya duyduğu sarsıcı aşkla başlar. Aleksey, Polina için her şeyi yapabilecek kadar tutkulu bir hâldedir. Ne var ki, sevdiği kadının gözünde bir hiç olduğunu da bilir. Aralarındaki ilişki, neredeyse bir köle–sahip ilişkisine benzer. Aleksey, bu bağı kendisi de böyle tanımlar: ona duyduğu aşk, onu bir köleden farksız kılmıştır. Kimi zaman Polina’ya karşı nefret duyar; öyle bir nefrettir ki bu, içimize işleyen şu sözlerle anlatır: “Yüzüncü kez ‘Nefret ediyorum ondan,’ dedim kendi kendime. Evet, nefret ediyorum ondan. Onu boğabilmek için ömrümün yarısını seve seve verebileceğim anlarım oluyor bazen. Yemin ederim, bir hançeri göğsüne yavaş yavaş batırmama izin verseler, sevinçle kapardım hançeri.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.