Güçlü kadın kandırmacası gerçekten bir parmak bal. Damağımıza çalmak isteyeni de çok. Güçlü kadın falan değilim ben. Bazen kanayan bazen dayanan, bazen akıldışı bazen makul, bazen "Yeter!" diyen bazen sabır çeken, bazen endişeli bazen tevekkül eden, bazen korkan bazen savaşan, bazen küsen bazen öğrenen, bazen kara kış bazen deli bahar, herhangi bir kadınım."
Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykıış! Küçük dünyanız sizin olsun. Bir haykırış!
Hepimizin zaman zaman aşkı idealize etmişliği vardır.Hatta o idealizmi yaşayabilmek için kendinden vazgeçmişliği.
Bu kitap bana şunu düşündürdü:Bazen âşık olduğumuz şey karşımızdaki insan değil, onunla kurduğumuz hayal: Aşk İlüzyonu. Gerçekler tokat gibi gelmez aslında. Biz görmezden geldikçe birikir.İçten içe bir şeylerin eksik olduğunu hissedersin ama susturursun. Çünkü bilirsin, o ses yükselirse alev sönecek. Ve mesele alevin sönmesi değildir; başından aşağı yıkılacak olan hayaldir.
İnsan bazen gitmez.
Çünkü alışmıştır.
Çünkü normalleştirmiştir.
Çünkü konfor alanından çıkacak cesareti yoktur.
Ve bence en acısı şu:
Yaşadığını sandığın aşk, bazen tek kişilik bir gösteridir.
Kitap, romantik idealizmin nasıl inşa edildiğini ve neden bu kadar ısrarla sürdürüldüğünü psikolojik bir berraklıkla inceliyor. De Botton’un dili sade ama alt metni sert. Okurken “evet, ben de böyle yaptım” dediğiniz yerler can yakabiliyor. İnsan kendine yakalanıyor.
Bu kitabı okurken kafamda dönüp duran şey:
Bazen ayrılmak değil, uyanmak zor gelir insana.
Romantik HareketAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2007508 okunma