Meltem CARAN

Meltem CARAN
@MeltemCaran
Kendi halinde bir okur. Filolog ig @exlibrismeltem
Öğretmen
YLisans
Denizli
27 Mart 1987
147 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Romantik Hareket
9/10
·335 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 09:55
Hepimizin zaman zaman aşkı idealize etmişliği vardır.Hatta o idealizmi yaşayabilmek için kendinden vazgeçmişliği. Bu kitap bana şunu düşündürdü:Bazen âşık olduğumuz şey karşımızdaki insan değil, onunla kurduğumuz hayal: Aşk İlüzyonu. Gerçekler tokat gibi gelmez aslında. Biz görmezden geldikçe birikir.İçten içe bir şeylerin eksik olduğunu hissedersin ama susturursun. Çünkü bilirsin, o ses yükselirse alev sönecek. Ve mesele alevin sönmesi değildir; başından aşağı yıkılacak olan hayaldir. İnsan bazen gitmez. Çünkü alışmıştır. Çünkü normalleştirmiştir. Çünkü konfor alanından çıkacak cesareti yoktur. Ve bence en acısı şu: Yaşadığını sandığın aşk, bazen tek kişilik bir gösteridir. Kitap, romantik idealizmin nasıl inşa edildiğini ve neden bu kadar ısrarla sürdürüldüğünü psikolojik bir berraklıkla inceliyor. De Botton’un dili sade ama alt metni sert. Okurken “evet, ben de böyle yaptım” dediğiniz yerler can yakabiliyor. İnsan kendine yakalanıyor. Bu kitabı okurken kafamda dönüp duran şey: Bazen ayrılmak değil, uyanmak zor gelir insana.
Romantik HareketAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2007512 okunma
Reklam
Çavdar Tarlasında Çocuklar *Spoiler İçerebilir*
8/10
·185 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 10:22
Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı ikinci kez bitirdim. Her okumada Holden’ı biraz daha farklı görüyorum. Ama belki de mesele tanı koymak değil; onun aşırı hassas kalbi. Bence Holden Caulfield’ın asıl sorunu kötülüğe tahammül edememesi. Çocukları uçurumun kenarından kurtarmak istemesi, dünyadaki masumiyeti koruma arzusundan geliyor. O kadar iyi ki zarar veremiyor; o kadar kırılgan ki bu dünyayla baş edemiyor. İçindeki karanlığı ancak hayal dünyasında yaşatabiliyor. Empati yapabilmesi ise onu gerçekten tehlikeli olmaktan alıkoyuyor. İnsanları ve davranışlarını anlamlandırmaya çalışmasa, bunca “saçmalıkla” nasıl başa çıkabilirdi? Holden çağdaşlarının “gri”liğini kabul edemiyor. Ya masumiyet var ya sahtelik. Belki de trajedisi burada: Gerçeği filtresiz kabul etmeyi seçmesi. Ya da belki kendi filtresinin fazlasıyla keskin olması. J. D. Salinger, Holden üzerinden bize şunu mu söylüyor: Hassas kalpler dünyayı değiştirmek ister, ama önce o dünya tarafından yaralanır.
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
Dün
9/10
·72 syf.··
2026 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 00:00
Dün her şey daha güzeldi Ağaçlarda müzik Saçlarımda rüzgar Ve senin uzanan ellerinde Güneş. Nerede ve kimin çocuğu olarak doğduğumuz, kaderimizi ne kadar belirler? İnsanın kendinden ve kendisiyle birlikte taşıdıklarından kaçması mümkün müdür? Kurulan hayallerle yaşanan gerçekler arasındaki mesafe, sandığımızdan daha mı kısadır? Dün’ü okurken içiniz sıkılabilir. Başınızı alıp gitmek isteyebilirsiniz. Ama gitseniz bile, derdinizi ve kendinizi yanınızda götürdüğünüzü hatırlatan bir kitap bu. Biraz canınız yanabilir. Göç etmiş bir bireyin, bir ülkede “yabancı” olarak var olmasının soğuk yüzü içinizi acıtabilir. Erkek ve kadın karakterlerden mutlaka biri size yüreğinizden dokunur. Yolande ideal kadındır. Ama hayali kurulan Line hep daha “üstte” durur. Bazı yollar umutla başlanır… Ama hayallerin çöküşüyle biter. Agota Kristof, insanın hem kendine hem hayata karşı verdiği o sessiz mücadeleyi sade ama sert bir dille anlatıyor. Benim için Dün: kaçtıkça ağırlaşan bir geçmişin, suskunluğun ve kırık hayallerin romanıydı.
DünAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20193,123 okunma
Ay Kadınları Amazonlar
9/10
·272 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 00:00
Güçlü bir kadını en kolay susturma yolu, onu canavar gibi göstermektir.” Amazonlar gerçekten hep orada var mıydı? Yoksa yalnızca bir grup kadın düşmanının, vicdanını rahatlatmak için ürettiği bir efsane mi? Bir karalama kampanyasının yüzyıllar boyunca dolaşan hikâyesi mi? Kadınlar gerçekten silah kuşanıp önüne gelen herkese savaş mı açmışlardı? Yoksa asıl soru şu mu olmalı: Savaşmayı seçenler mi vardı, yoksa savaşmak zorunda bırakılanlar mı? Peki Amazon kadınları, anlatıldıkları gibi vahşi, acımasız ve erkek düşmanı figürler miydi? Yoksa ataerkil düzenin, güçlü kadın fikrini şeytanlaştırma çabasının bir ürünü müydüler? Belki de Amazonlar, “erkekleşmiş kadınlar” değil; erkek egemen dünyaya sığamayan kadınlardı. Ve belki de asıl korkutucu olan, onların kılıçları değil; özgürlük ihtimalleriydi. Bazı kitaplar cevap vermez, doğru soruları sordurur.
Ay Kadınları AmazonlarLyn Webster Wilde · Say Yayınları · 20255 okunma
Kumarbaz-Parayla değil Kaderle Oynanan Oyun
9/10
·243 syf.··
2026 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 23:16
Bu kitapta sadece dönen bir rulet masası yok, burada paramparça olan ruhlar var... Rus edebiyatının o alışılagelmiş uzun cümlelerinden uzak olsa da, bazı satırlarda insanı saatlerce duvara bakmaya iten bir ağırlığı var bu kitabın. Bana göre Kumarbaz, sadece bir oyunun değil; bağımlılığın ve bağımlı zihninin labirentlerini anlamak için okunmalı. Kitabı bitirdiğimde, her karakterin aslında insanın iç dünyasında taşıdığı ama gün yüzüne çıkaramadığı farklı bir yönünün yansıması olduğunu hissettim. ​Karakterlere bu gözle bakınca tablo daha farklı bir hal alıyor: General, belki de yaşlılığın ve tükenmişliğin bir sembolü; Bay Astley ise Aleksey’in (ve belki de hepimizin) hep ulaşmak istediği o vakur ve ideal kişilik. Peki ya Fransız De Griers? O, insanın en sinsi ve karanlık yönü olabilir mi? Dostoyevski, belki de herkesin içinde saklı tuttuğu o "yasak" duyguları bir kumar masası etrafında gün yüzüne çıkardığı için bu kadar zamansız bir yazar. ​Bu kitaba lütfen sadece "bir kumarbazın anıları" gözüyle bakarak başlamayın. Daha empatik ve psikolojik bir okuma yapıldığında, eserin gerçek sarsıcılığı ortaya çıkıyor. Toplumun her kesimini temsil eden kadın figürleri ve o kaotik gürültünün arasında sessizce geçip giden çocuklar, anlatıyı bambaşka bir boyuta taşıyor. Okuması kolay olsa da, etkisi bir o kadar sarsıcı ve derin bir eser.
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 202088,5bin okunma
Reklam