Siz Kimi Kandırıyorsunuz!

·
Okunma
·
Beğeni
·
6145
Gösterim
Adı:
Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759917098
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Yakın Tarihin Gayriresmi Notlarında Gerçeklerle Yüzleşmeye Hazır Mısınız?

Ülkelerin geçmişi ile bugünü arasındaki benzerlikler şaşırtıcıdır. 30 Mayıs 1876 askeri darbesiyle tahttan indirilen Abdülaziz'in başına gelenler ile Cumhuriyet döneminde ağır ekonomik
kararlar alan hükümetlerin başına gelenler benzerdi.

MHP'nin bugün başörtüsünden yana tavır almasında şaşırtıcı bir yan yoktu, çünkü dönemin Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nde bundan 39 yıl önce Nihal Atsız ve Alparslan Türkeş ayrılığıyla birlikte büyük bir tarihsel dönüşüm yaşanmış, oy alabilmek için İslam motifinden yararlanma kararı verilmişti.

Geçmişte tarikatlar, ülkenin sosyoekonomik ve siyasi hayatında önemli bir rol oynadı, bugün de hala tarikatları konuşuyoruz.

Dünün eli silahlı Akıncı Gençler'i bugün ne yapıyor?
AKP'lilerin eşleri neden ve nasıl örtündü?
Osmanlı istihbarat örgütünü İngilizler neden ve nasıl kurdu?
Dincilerin Mehmed Akif Ersoy'la ilgili yalanı artık son buluyor.

Doğruyu bulmak zeka ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.
(Arka Kapak)
380 syf.
Siyasi yazarları sevemiyorum çünkü hep kendi düşüncelerini insanlara kabul ettirmek için kitapları kullanıyorlar. Bu kitabı beş yıl önce aldım. Aldığım zaman başlayıp saya saya yarım bıraktım. Yakın bir tarihte kitabı tekrar okudum, çünkü kitapları yarım bırakmayı sevmem. Soner Yalçın, şu anki iktidara muhalefet bir yazar. Bu kitabı bu yüzden almıştım, ama muhalifliğini keşke adil bir şekilde insanların; aile, eğitim, yaşayış tarzı ve inançlarına saygı duyarak gösterebilseydi. Kitabın başlarında lider eşlerini küçük düşürmek için aşağılaması onu ne muhalif ne de iyi bir yazar yapar. Herkes üniversite mezunu olmak zorunda değil ve bunun için kimse kimseyi küçümseyemez. Soner Yalçın laiklik ilkesinin arkasına gizlenip bol keseden dine, başörtüsüne, muhafazakarlara sallamış.

Lider eşlerinin başörtüsü ve eğitimsizliğinden başlayıp, çarşafa,Türkiye nin İranlaştırılmasına, Osmanlı padişah ve halifelerinin içki içmesine, Ermenilere, Nakşibendilerin Alevilere çarşaf baskısı yaptığına, Atatürk ün mirasına, İstiklal Marşı na...kadar her konuya kendince yorumlar yapmış. Tabii hiçbiri kaale alınacak, bir ispatı olan yorumlar değil. Bu kitaba harcadığım parama ve zamanıma yazık...
380 syf.
Gerçekleri sadece gerçekleri okudum. Geçmişten günümüze kadar gelen ve bir kısmı geçmiştekilerden dolayı hala etkileri süren olaylar. Spoi vermek istemiyorum. Yazarın tarzını sevenler biliyor zaten. Bence okunması ve anlaşılması gereken bir kitap.
380 syf.
Soner Yalçın okumaya Efendi veya Bay Pipo ile başlayanar için daha rahat ve anlaşılır bir kitap. Son dönem Türkiye'sinin belli konularda özeti diyebilirim. Her Soner yalçın kitabında olduğu gibi kişiler arası ilişkiler ve bi nevi Mit elemanı hatıraları okuyor hissine kapılacaksınız..Yani okuyun işde ne diyim..
380 syf.
·8/10
Soner Yalçın'ı sürekli takip eden bir insan olmamakla birlikte ara sıra kitaplarına bir göz atarım. Çünkü çok şey bildiğine inandığınız, ansiklopedilerde bile bulamadığınız bilgileri derleyip önünüze koyan, “Nasıl bu kadar bilgiye sahip olabiliyor?” sorusuna doyurucu bir cevap bulamasanız da gizliden gizliye hayranlık duyduğunuz bir kişiden kurtulmanız pek mümkün olmuyor. Mıknatıs gibi çekiyor sizi kendine.

Öncelikle Soner Yalçın müthiş bir araştırmacı. Kitaplarından bilgi akıyor. Ayrıca üslubu da ilgi çekici. Akademik kitaplar hazırlayan bilim adamları gibi yazmıyor, olayları hikâyeleştirerek yapıtlarına bir roman havası katıyor. Yazdıklarını kendi yaşamış, olayın içindeymiş gibi anlatıyor. Yazdığı kitapları alıntılarla boğmuyor. Tarihi her zaman vurguluyor ve günümüzde yaşadıklarımızın benzerlerini tarihin dibi görünmeyen kuyusundan çıkartıp önümüze koyuyor. Geçmişle günümüzü kıyaslayarak aslında şu anda yaşanılan birtakım sorunların geçmişte de yaşandığını, dolayısıyla yeni olmadığını anlatarak okurlarına farklı bakış açıları kazandırıyor. Meselelerin her zaman tarihsel kökenine değiniyor. Soyağacı bulma konusunda ise herhalde kimse eline su dökemez. Örneğin 2008’de yayımlanan Siz Kimi Kandırıyorsunuz? kitabında eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün anne tarafının 600 yıllık şeceresini çıkarmış. Bu bilgilere herkesin ulaşamayacağı muhakkak. Çok okunmasının altında belli ki bunlar yatıyor.

Soner Yalçın’ın alıntılarla kitabını boğmadığından yukarıda bahsetmiştik. Alıntı yapmadığı için kaynak da göstermiyor. Sanki okuduğu ilk kitaptan son kitaba kadar her şeyi aklında tutuyormuş gibi pek çok malumatı birbirine eklemleyerek sayfalara serpiştiriyor. Bilinç akışı tekniğiyle yazıyormuş gibi bir yöntem belirlemiş kendine. Verdiği isimlerin haddi hesabı yok. Bu açıdan yazdıklarında doğruluk payının olup olmadığı konusunda okur şüpheye düşebiliyor. Yazdıklarına inanmayanlar internetten araştırma yapabilirler, ancak her bilgiye internetten ulaşmak mümkün değil. Eğer Soner Yalçın’ın verdiği bilgilerin sağlamasını yapmak istiyorsanız çok okumanız gerekiyor. Onun yazdıklarının uydurma olup olmadığı ancak böyle bir çabayla ortaya çıkabilir.

Soner Yalçın Siz Kimi Kandırıyorsunuz? kitabında yine birbirinden farklı konulara değinmiş. Yer yer magazin haberlerine, yer yer tarihte hâlâ açığa kavuşturulamamış konulara el atmış. Tarihimizle ilgili doğru bildiğimiz yanlışları, kitaplarda bizi sunulan tarihin eksik yönlerini, aslında neyin ne olduğunu bir bir anlatmış. Bunları anlatırken merak duygusunu hep canlı tutmuş. Ayrıca ne anlatırsa anlatsın saldırgan bir üslup benimsememiş. Oysaki başlığa bakıldığında üslubun çok sert olduğu yanılgısına kapılıyorsunuz. Başlık biraz iddialı olmuş. Ele alınan olaylar tane tane, düzgün bir şekilde ve fanatizme kaçmayan bir yaklaşımla yazıya dökülmüş. Ayrıca bir mesele incelenirken -önceden biliniyormuş gibi- okurun zihninde oluşabilecek bütün soru işaretlerine tek tek cevap verilmiş. Dolayısıyla meseleler en ince ayrıntısına kadar anlalşılıyor, kafa karışıklığı yaşanmıyor. Zaten nitelikli bir araştırmacıdan başka bir türlü bir davranış beklenemezdi.

Tarihi yeni baştan yazayım derken resmî tarihin hepsi uydurmaymış gibi bir tavır takınmamış. Resmî tarihi büsbütün değiştirmemiş, sadece açıklarını kapatmış. Bu açıdan resmî tarihe sürekli saldıran, okullarda okutulan tarihin büyük bir yalandan ibaret olduğu tezinin arkasında duran yazarların yolundan gitmediği görülüyor Yalçın’ın. Özellikle İstiklal Marşı’nı Mehmet Âkif Ersoy’un yazmadığını savunan, hatta bu konuda Çöküş başlıklı bir kitap hazırlayan Yalçın Küçük gibi safsatalarını, hezeyanlarını kusmamış, çıkmaz sokaklara sapmamış.
380 syf.
·3 günde·7/10
Ezberbozan Soner Yalçın’ dan beklendiği üzere yine cesurca yazılmış bir kitap.
Geçmiş İle bugünkü olaylar arasında karşılaştırmalar yapıp ,şaşırtan benzerlikler

vurgulanmış .Bir kez daha emin oldum ki ;Geleceği görmek için ,dünü iyice anlamamız gerektiği ...
Ama ne yalan söyleyeyim Soner Yalçın bu defa beni hüsrana uğrattı ...Beklentimi yüksek tuttuğum İçin ve diğer kitapları İle kıyaslayacak olursak kitap beklentilerim çok çok altında...Yine de herşeye rağmen MASAL değil GERÇEKLERİ okumak adına okunması gereken bir kitap .
Son olarak eklemek istediğim küçük bir not var; Ben KANDIRILMADIM ve hiç bir zaman KANDIRILANLARDAN olmayacağım ...
363 syf.
·Beğendi
Osmanlıdan Atatürk'e, yeni Cumhuriyet döneminden 60-80'li yılları da kapsayan günümüzede değinen güzel bir eser meydana getirmiş. Kitabi yaklaşık 10 yıl önce almıştım firsatim olmadı bir çok bilgiyi öğrenmede gecikmişim.
Not:Gerektiğinden fazla bilgi içerir, bir nevi bilgi patlamasi yaşarsınız.
Keyifli okumalar!!!
374 syf.
·8 günde·7/10
Okuduğumda çok şaşırdığım ve vay be dediğim çok fazla bilgi verdi. Soner Yalçın'ın köşe yazılarındaki okurken boğan bilgi yığıntısı her zamanki gibi bu kitabında da yok. Her ne kadar, çoğu zaman kitapları köşe yazılarıyla paralel, birebir veya derleme olsa da kesinlikle kitapları daha akıcı.
380 syf.
·22 günde·5/10
Kitaptan öğrendiğim ilginç bilgilerden biri de, tarihte kurulan ilk Türk cumhuriyeti oldu. 1913 yılında Balkanlar'da yaşanan karmaşalıklar ardından Osmanlı ordusu dağılmış durumdayken, İttihatçıların darbesi sonrası kısa sürede ordu tekrar ayağa kaldırılmış. Bulgar çetelerin boy gösterdiği Batı Trakya'ya Mestanlı ve Kırcaali bölgesine gönderilmiş ve buraları ele geçirilerek temizlenmişti. Enver Paşa tarafından gönderilen, Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askeri Bey komutalarındaki 2 birlik Gümülçine ile İskeçe'yi de alarak tüm Meriç boyunu Bulgarlardan kurtarmışlar. Avrupa ülkelerinin Enver Paşa'ya yoğun baskısı sonucu birlikler geri çağrılır. Bu noktada direnen birlikler "Bizim Osmanlı'yla hiçbir ilgimiz yoktur" diye açıklama yaparlar ve ardından "Garbı Trakya Müstakil Hükümeti"nin kurulduğunu ilan ederler.

12 Eylül 1913 tarihinde kurulan bu devletin yönetim şekli "Cumhuriyet" idi. Başkenti Gümülçine idi. Yeşil. Beyaz, siyah renklerden oluşan ay yıldızlı bayrağı, milli marşı, posta pulu ve pasaport sistemi bile varmış. Ne yazık ki baskılara dayanamayan bu cumhuriyet 55 gün sonra kendini lağv etmek zorunda kalmış.
374 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitabın incelemelerini okurken bir arkadaş "Kitabın başlarında lider eşlerini küçük düşürmek için aşağılaması onu ne muhalif ne de iyi bir yazar yapar. " gibi bir çıkarımda bulunmuş. 17 sayfalık bir kısım için yazmış bunu. Okudum, okudum, tekrar okudum, yukarıdaki cümleyi haklı çıkarabilir miyim diye ama cık olmadı. Burada Soner Yalçın' ı falan koruduğum yok ancak kitapta lider eşlerini aşağıladığına dair tek bir cümle, söz yoktur. buna göre okuyun. Hatta gidin kitapçıya ilk 17 sayfayı okuyun, ondan sonra kararınızı verirsiniz. Ancak önce bu kitaplarının yerine kesinlikle SAKLI SEÇİLMİŞLER' i okumanızı tavsiye ederim.
380 syf.
·2 günde
Yazarın okuduğum ilk kitabı.Yılmaz Özdil kitaplarına benzettim.Severek okudum.Farklı bir bakış açısıydı,benim için.Yazar kitabı Hrant Dink ve Ufuk Güldemir'e ithaf etmiş.Değişik ve bilmediğim şeyleri öğrendim.Spoi içerir.

14 bölümden ve sonsöz yerine geçen bir mektup ile bitiyo,yazar.Yazarın kendi düşünce ve yorumlarını da kattığı bir kitap.Kitapta bolca tarihi anektodlar içeriyor.Yakın tarihe ışık tutan bir kitap.

Yazarın diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumaya çalışacağım.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
380 syf.
·44 günde·6/10
Soner Yalçın benim takip ettiğim bir yazar.Siyasi görüş olarak birbirimize yakınız diyebilirim.Ama kesin konuşmak için bütün eserlerini tek tek okumam gerekiyor,anlayabilmem gerekiyor,siyasi düşüncesi hakkında iyi bir analiz yapmak için.Yakın tarih için yazılanlar çarpıcı.Dimağınızda keskin tarihi bilgiler olması için bence birçok yapıtı taraflı tarafsız okumanız,bir çıkarımda bulunmanız gerekiyor.Taraflı bir köşe yazısını okumama lüksünüz olabilir veya tercihiniz ama özellikle tarih konusunda elinizden geldiğince çıkmış tüm eserleri okumanız gerekiyor,okumama lüksünüz olmamalı.Kitabın son sayfalarını bir ara okumak istemedim.60 sayfalık bir bölümünü.Kitaplara olan saygımdan ötürü devam ettim.İyiki de etmişim,öngördüğüm gibi sıkılmadım.Her kitaptan öğrenilecek şeyler buluyorsunuz.Bende buldum.Öğrendim.Tükenmez kalemle daire içlerine aldım.Tarihsel süreçte bazı olayların değişmediğini süregeldiğini gördüm.Kitabın ismi anlattıkları ile uyumlu değil bana göre.Bence tekrar değerlendirilmesi gerekiyor.
374 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Dikkat spoiler içerir.
Pek çok konuda bilinmeyenler veya yanlış bilinenler ile ilgili olarak detaylı ve güzel bilgiler veren bir araştırma eseri. Çankaya köşkünün yapılması ve tadilat aşaması, Atatürk'ün hastalığı, vasiyetinde İsmet İnönü'nün çocuklarına yet vermesinin sebebi, işgal altında uçak kaçıran Türk pilotları, İsmet İnönü'nün batı müziği sevgisi ve bu konuda yaptıkları, Demokrat Parti'nin kuruluş aşaması, meşhur sloganının bulunması, Erdal İnönü'nün limon sıkma sloganı gibi konular anlatılıyor. Ayrıca Reşat Nuri Güntekin vb. yazarların eşleri ile yapılan röportajlar, Afife Jale ve uyuşturucu bağımlılığı, Fikret Mualla ve alkol sevgisi, Demokrat Parti'nin Ordu'da yapmaya çalıştığı ayar ve sonrasında atadığı komutanların devlet mezarlığına bir alınmaması, Osmanlı döneminde anayasa tartışmaları, Silahlı kuvvetler hakkında yanlış bilinenler, MIT hakkında verilen bilgiler de dahil olmak üzere pek çok konuda detaylı bilgiler veriliyor. Keyifle bir solukta okunan bir kitap.
Başı açık kadınlara laf atılıyor, oysa kapalı kadınlara ana bacı gözüyle bakılıyor diyordu.
Laf atan Müslüman erkeği değil de, laf yiyen Müslüman kadını düzeltmeye çalışıyordu!
400 yıl önce Pir Sultan’ı taşlayanlar o gün dirilmişti sanki...
Kalabalığa katılımlar artıyor. Bağırıyorlar: “Kanımız aksa da zafer İslam’ın”...
Arif Sağ sürekli telefonla Ankara’yı arıyor; yetkilileri haberdar ediyor. Yanıt hep aynı: Korkmayın askerler geliyor!
Bir avuç polis kalabalığı otele sokmamak için var gücüyle çabalıyor.
Otelde bulunanlar çaresiz.
Barikatların arkasında bekleyenler, saldırırlarsa ne yapacaklarını konuşuyor. Herkesin elinde fırça sapı, süpürge sapı, sandalye ayağı var. Kimsenin aklından yangın geçmiyor...
Sanmıştık ki, mollaların geçici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak. Halbuki tersi oldu; mollalar yasak, sansür getirdikçe arkalarından gidenlerin sayısı arttı.
Kadının en büyük onuru bakire olmasıydı. Bir de doğurgan olmak. Hiçbir sosyal hakkı yoktu. Hatta, kadın başı açık dışarıya çıkarsa kocası onu boşayabilirdi bile.
Türkler, Kürtler, Araplar, ortak tarihten, kardeşlikten, din birliğinden ne kadar bahsederse bahsetsin, o petrol Mezopotamya’da olduğu sürece “böl-yönet” politikaları hep olacaktır!...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759917098
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Yakın Tarihin Gayriresmi Notlarında Gerçeklerle Yüzleşmeye Hazır Mısınız?

Ülkelerin geçmişi ile bugünü arasındaki benzerlikler şaşırtıcıdır. 30 Mayıs 1876 askeri darbesiyle tahttan indirilen Abdülaziz'in başına gelenler ile Cumhuriyet döneminde ağır ekonomik
kararlar alan hükümetlerin başına gelenler benzerdi.

MHP'nin bugün başörtüsünden yana tavır almasında şaşırtıcı bir yan yoktu, çünkü dönemin Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nde bundan 39 yıl önce Nihal Atsız ve Alparslan Türkeş ayrılığıyla birlikte büyük bir tarihsel dönüşüm yaşanmış, oy alabilmek için İslam motifinden yararlanma kararı verilmişti.

Geçmişte tarikatlar, ülkenin sosyoekonomik ve siyasi hayatında önemli bir rol oynadı, bugün de hala tarikatları konuşuyoruz.

Dünün eli silahlı Akıncı Gençler'i bugün ne yapıyor?
AKP'lilerin eşleri neden ve nasıl örtündü?
Osmanlı istihbarat örgütünü İngilizler neden ve nasıl kurdu?
Dincilerin Mehmed Akif Ersoy'la ilgili yalanı artık son buluyor.

Doğruyu bulmak zeka ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 678 okur

  • Semih Hastürk
  • Erkan Altuğ
  • Prometheus*
  • Hakan Postacı
  • Derviş
  • Ali Onur Kaylan
  • ümit kara
  • Baki Demirbilek
  • Hasan Tunç
  • Emre öztürk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%7.7
25-34 Yaş
%35.2
35-44 Yaş
%33.1
45-54 Yaş
%19
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.4
Erkek
%65.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.9 (23)
9
%11.8 (21)
8
%23 (41)
7
%21.3 (38)
6
%7.9 (14)
5
%7.3 (13)
4
%1.7 (3)
3
%1.1 (2)
2
%1.1 (2)
1
%3.9 (7)