Kürt Dosyası

Uğur Mumcu
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
107
Basım Tarihi:
2015
İlk Yayın Tarihi:
1996
Yayınevi:
UM:AG Yayınları
ISBN:
9789758084173
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Uğurlar Olsun
Puan vermedi·107 syf.·
2025 70. kitabı
Uğur Mumcu’nun Kürt Dosyası adlı kitabını okudum. Tamamlanamamış bir kitap ama buna rağmen birçok tamamlanmış kitaptan daha fazla şey anlatıyor. Kitabın özü şu: Türkiye’de Kürt sorunu denen şey, sadece etnik bir sorun değil. Derin devlet ilişkileri, örgüt bağlantıları, istihbarat oyunları, bastırılmış gerçekler ve çarpıtılmış bir tarih var bu işin içinde. Kitap, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın gençliğinden itibaren devletle kurduğu şaibeli ilişkilerle başlar ve Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren Kürt hareketlerine dair belgelerle örülü bir tarihsel hat çizer. Ancak asıl dikkat çeken nokta, Mumcu’nun açıkça işaret ettiği ama tamamlayamadığı “devlet–örgüt ilişkisi” meselesidir. 24 Ocak 1993’te Ankara’da bir otomobilin altına konulan bomba patladı. Türkiye’nin en cesur kalemlerinden biri susturuldu. Uğur Mumcu, o gün devlet–örgüt ilişkilerini araştırıyordu. Öldüğünde masasının üstünde Kürt Dosyası vardı. Notları, belgeleri, ses kayıtları… Hepsi kanla yarıda kaldı. Bugün elimizdeki Kürt Dosyası kitabı, aslında bir taslaktır. Tamamlanamamış, ama eksikliğiyle daha da çok şey anlatan bir taslak. Abdullah Öcalan’ın geçmişi, üniversite yılları, devletle olası bağları... Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Kürt ayaklanmaları, bastırma yöntemleri, inkâr politikaları… Mumcu bu karmaşık düğümü çözmek çalışıyordu. Ve susturuldu. Aradan 30 yılı aşkın zaman geçti. Cinayet hâlâ aydınlatılamadı. Her yıl dönümünde aynı cümleler tekrar ediliyor: “Faillerin peşindeyiz.” Ama kimsenin gerçekleri öğrenmeye niyeti yok. Çünkü bu cinayet sadece bir gazeteciyi değil, aynı zamanda bir ülkenin yüzleşme ihtimalini de ortadan kaldırdı. Bugün yeniden “Kürt açılımı”, “çözüm süreci”, hatta Abdullah Öcalan’ın mecliste konuşması gibi ihtimaller gündemde. Tüm bunlar olurken kimse şu soruyu sormuyor:
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
10/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2015 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2015 03:00
Sevgili Uğur Mumcu'nun ölmeden önce yazdığı (yarım kalan)son kitabı, hatta yasaklanan, toplantılan kitabıdır. Basımı yapılamadığı için birçok sahaf gezdikten sonra zar zor bulabilmiştim. Ama o kadar aramama değdi çünkü bulduğum kitap Uğur Mumcu'nun kendi imzası olan bir kitap.. Kitabı tamamlama şansı olsaydı ülke tarihinde birçok karanlık noktayı ortaya dökecekmiş, izin vermediler. Ki yazabildiği kadarıyla bile Abdullah Öcalan'ın kim olduğunu kanıtlı belgeleriyle birlikte ortaya dökmüş. Ölümündeki sır perdesi hasır altı edilip kapatıldı. Uğur Mumcu, Türkiye Siyasetinde çok önemli bir yere sahiptir. Türkiye'nin en iyi araştırmacı gazetecilerinden biridir. Anısına saygıyla..
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
Puan vermedi·107 syf.·
2024 28. kitabı
Faili hala bulunamamış, Araştırmacı,gazeteci Uğur Mumcu’nın Tamamlanamayan,baskısı olmayan yarım Bırakılmış kitabı! Belgeler ve meclıs tutanaklarına baglı kalınarak yazılmış Guzel bir eser. Türk ,Kürt ,Ermeni sorunlarının kökenini Anlamak için okumması gereken bir eser.
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
Puan vermedi·107 syf.··
Beğendi
·
2021 157. kitabı
Sevgili Uğur Mumcu bu son kitabı tamamlanmadı ve hatta yasaklandı Öcalan kim aslında katledilmeseydi Katil Mehmet Ağar tarafından herşey ortaya çıkardı. Ben bu kitabı yasaklandıktan sonra bir kütüphane deposunda bulup okudum.
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
Uğur Mumcu • Kürt Dosyası
9/10
·107 syf.·
2018 4. kitabı
Büyük bir heyecan ile okumaya başladığım ve bu kitabın bitirilmemiş olmasının verdiği hüzün ile bitirdiğim bir kitaptı. Çok insan bu kitabın içeriğini, bu araştırmayı eleştirmiş ve eleştiriyor olabilir ama benim gözümden takdir edilen bir araştırmaydı. Tabi kitabın eksik kalması yanı sıra da Uğur Mumcu’nun bu araştırmayı yaptığı sıralarda katledilmiş olması da ayrıca üzücü olarak hafızamda yer edindi... Okunmasını tavsiye ediyorum...
Tarih
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
6/10
·107 syf.··
2017 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2017 00:00
Çok büyük ümitle okumaya başladığım bu kitap benim için hayal kırıklığı oldu. Bu kitapta ülkemizdeki en büyük soruna ilişkin tespit ve değerlendirmeler ile vesikalar ile karşılaşacağımı sanıyordum. Oysa 1934-36 yıllarındaki TBMM zabıtları ve kanun maddelerinden başka bir şey hemen hemen göremedim. Kitabın isminin "1937 Tunceli Kalkışması Öncesi Devlet Tunceli Hakkında Ne Düşünüyordu?" olmalıydı.
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
Bir kez daha Uğurlar Olsun
9/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2024 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2024 18:27
İncecik bir kitaptır kürt dosyası. Daha fazla yazılmasına izin verilmemiştir çünkü. Uğur Mumcu'nun son kitabıdır, yarım kaldığı da kendisini okurken bile belli eder, kitap dersim harekatı icin verilen talimatlarla son bulur. Uğur Mumcu bu satırların daha fazlasını yazıp anlatamasın diye öldürülmüştür. Gelelim uğruna Uğur'umuzu kaybettiğimiz kitaba; kitap, ilişkiler yumağı haline gelen meselenin özünde sorundan ziyade birilerinin istismarı olduğunu fark etmenizi sağlıyor. bu kitabı okuyup sorun olarak görenlerin çatışma iklimi için zihinlerde karanlık bölüm yaratmaya yönelik olduğunu söyleyebilirim. silahlı bir örgüt sorundur. örgütü kuranların anarşist sol oluşumlarla bağını ve devlette yuvalanan kendini devlet görenlerle işbirliklerine gerçekliğiyle karşılaşınca hala kürt 'sorunu' demek akıl dışılıktır. kitap, belli bölümünün uğur mumcu ölümüne kadar yazıldığından geri kalan bölümlerin yayınlamak için farklı tarihlerde yazılarından oluşturulduğundan etkiyi azaltıyor. Yine de bunu bile yazmak içinde dağ gibi yürek lazımdı. uğur mumcu da olanından hani. ama işte bir kırık gözlük, bir keskin kalem yürekli yiğitlere yoldaşı olsun...
Edebiyat
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
Puan vermedi·107 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
Uğur Mumcu’nun yarım kalan kitabı ve kendisinden okuduğum ilk eser. Hain bir saldırıyla faili meçhul bir cinayete kurban gittiği için ve kendisi kadar cesur davranabilecek çok fazla yazar olmadığı için eseri tamamlanamamış. Mumcu’nun araştırmaları ne kadar derin olsa da kitaba yansıyışı elbette yüzeysel. Bende araştırmaları derlenmiş hissi uyandırdı. Tam Metin okusaydım çok etkileneceğimi düşünüyorum. Dönemin olaylarına kendi araştırmasının ürünü belgelerle ışık tutuyor. Özellikle Öcalanın ortaya çıkışıyla alakalı öyle ayrıntılar paylaşıyor ki örgütün sözde liderini ittiren,tabiri doğruysa kendisine çanak tutan siyasetçi,adalet mensubu,eğitimci ne ararsanız var. Bunun dışında Kürt İsyanları, Kürt halkına gösterilen muameleler, Dersim olayı, tüm bu olaylarla alakalı farklı siyasilerin farklı görüşleri gibi bir sürü şeyi belgeleriyle anlatıyor. Tamamlanmamış bir eser için bence çok vurucu. Yaşadığı coğrafya ile alakalı aklında sorular olan herkesin okumasını öneririm.
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
1/10
·107 syf.··
2026 19. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 16:24
Kitap sözde Öcalan üzerinden kürtler i anlatacaktı, ama ilk 10 sayfa hariç Öcalanın bahsi yok. Sözde dersim isyanını anlatacak, müfettiş raporlarından başka bir şey yok. O raporlarda diyor kürt yoktur bunlar türktür. Eee o zaman niye bombaladınız? Bunu geçtim ben uğur mumcu yu demokrat sanardım adam zamanında kürtler e yapılan bütün hukuksuzlukları yumuşatıp aslında kürtler hedef değildi vs vs saçmalamış. Alpdoğan açık açık kürt yoktur yazmış buna bi yorum yazmamış mesela ama Beşikçînin kürtler lehine yazdığı yazıları eleştirmiş ki alakasız bi kitap sana ne bundan. Gazetecilik diyoruz ama sadece devlet kaynaklarında yazılanları yazmış. Böyle gazetecilik mi olur? Kısaca kitapta ne Kürt ler hakkında olaylar var, ne Öcalan hakkında. Her şey hakkında 2 kelam edilmiş taraflı olarak tabi. Örneğin Öcalan devlet adamıdır diye ima yapıyor buna yorum katıyor ama generallerin kürtler hakkında asîmîle edelim sözlerine bi yorum yapmamış değinilip geçilmiş hatta yumuşatmaya çalışılmış. Ben kitabı okurken nefretim hopladı. Zaten kitap bitmeden ölmüş o yüzden OKUMAYIN. Gereksiz
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
7/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 20:16
1990’ların başında Türkiye’nin en tartışmalı konularından biri olan Kürt meselesini araştırmacı gazetecilik bakışıyla ele alıyor. Mumcu, belgeler, arşivler ve saha gözlemleri üzerinden tarihsel arka planı incelerken, aynı zamanda dönemin politik atmosferini de yansıtıyor. İçerik ve Temalar - Tarihsel kökenler: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kürtlerin siyasi ve toplumsal konumu. - Kürt hareketleri: PKK’nin ortaya çıkışı, dış bağlantılar ve ideolojik yönelimler. - Uluslararası boyut: Ortadoğu dengeleri, yabancı devletlerin Kürt politikaları. - Türkiye’deki politik yansımalar: Devlet politikaları, güvenlik ve demokrasi tartışmaları. Güçlü Yanlar - Araştırmacı titizlik: Belgeler ve kaynaklarla desteklenen güçlü bir araştırma ürünü. - Tarihsel perspektif: Sorunun köklerini anlamak için geniş bir çerçeve sunuyor. - Gazetecilik üslubu: Karmaşık meseleleri sade ve anlaşılır şekilde aktarıyor. Zayıf Yanlar - Dönemine bağlılık: 1990’ların perspektifini yansıtıyor; günümüz için bazı tespitler sınırlı kalabiliyor. - Tek taraflı bakış: Çoğu yerde devlet merkezli ve güvenlik odaklı bir yaklaşım ağır basıyor. - Yoğun bilgi: Belgeler ve arşiv detayları bazen okuma akışını zorlaştırabiliyor. Sonuç olarak, Kürt Dosyası, hem Uğur Mumcu’nun titiz araştırmacılığını gösteren hem de Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ışık tutan önemli bir çalışma. Ancak günümüz açısından tek başına yeterli bir analiz değil; daha çok bir dönemin ruhunu ve devlet bakış açısını yansıtan bir belge niteliğinde.
Siyaset
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Uğur MumcuYazar · 87 kitap
Uğur Mumcu (d. 22 Ağustos 1942, Kırşehir - ö. 24 Ocak 1993, Ankara), Türk gazeteci, araştırmacı ve yazar. 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir. Ailesi Annesi Nadire Hanım, babası Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey idi. Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 tarihinde, Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Eşi Şükran Güldal Mumcu (Homan) ile olan evliliğinden bir oğlu (Özgür) ve bir kızı (Özge) olmuştur. Uğur Mumcu anısına ailesi tarafından Ekim 1994'te Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı adında bir vakıf kurulmuştur. Eşi Şükran Güldal Mumcu, 23. Dönem TBMM'ye İzmir Milletvekili olarak girmiş ve halen TBMM Başkanvekilliği görevini yürütmektedir. Ağabeyi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Ceyhan Mumcu'nun Uğur Mumcu ile ilgili röportajlarının bir kısmı Kardeşim Uğur Mumcu adıyla bir kitapta toplanmıştır. Eğitim yaşamı İlk ve orta okulları Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi'nde okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. 1961'de başladığı üniversite eğitimini avukat olmak üzere başladığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde 1965'te tamamladı. Henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü aldı. 1963'te fakültede öğrenci derneği başkanı seçildi. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı. Askerlik dönemi Askerliğini yapmaya hazırlandığı sırada 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek" ve "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı. Mamak Askeri Cezaevi'nde pek çok aydınla birlikte bir yıla yakın kalan Mumcu, bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat bu karar Yargıtay tarafından bozuldu ve Mumcu serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra askerliğini yedek subay olarak yapması gerektiği halde, 1972-1974 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. Gazetecilik dönemi Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığı yapan Uğur Mumcu, 1975'ten itibaren Cumhuriyet'te 'Gözlem' başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda Anka Ajansı'nda çalışmaktaydı. 1975'te Mart dönemini sergilediği makalelerinden oluşan Suçlular ve Güçlüler adlı kitabını yayınladı. Aynı yıl, Altan Öymen' le birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel'in yeğeniYahya Demirel'in hayali mobilya ihracatını konu edinen, Mobilya Dosyası adlı kitabı yayınlandı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. "Gözlem" başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 1977'de Sakıncalı Piyade ve Bir Pulsuz Dilekçekitapları yayımlandı. Ertesi yıl, Sakıncalı Piyade adlı yapıtını Rutkay Aziz ile birlikte tiyatroya uyarladı. Oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu tam 700 kere sahneledi. 1978'de, ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı Büyüklerimiz yayımlandı. 1981'de terörün silah kaçaklığıyla ilgisini ortaya koymak ve kamuoyunu bu konuda uyarmak için yazdığı Silah Kaçakçılığı ve Terör yayımlandı. Aynı yıl, Mehmet Ali Ağca'nın Papa'yı öldürme girişiminden sonra Ağca üzerine inceleme ve araştırmalarını yoğunlaştırdı. Türkiye'de terör olaylarının artması nedeniyle 1979 yılında 12 Mart dönemi öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı Çıkmaz Sokak'ı yayımladı. 1982'de Ağca Dosyası, ardından Terörsüz Özgürlük adlı makale derlemesi yayımlandı. 1983 yılında Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı. 1984 yılında Aziz Nesin öncülüğünde bir grup tarafından Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığına sunulan, ancak Kenan Evren'in imzalayanları "vatan hainliği" ile suçlayarak dava açtığı Aydınlar Dilekçesi'nin hazırlanmasına katıldı; 12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkenceyi anlatan Sakıncasız adlı oyunu yazdı; Papa-Mafya-Ağca kitabını yayımladı. 1987'de araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı kabul edilen Rabıta ve 12 Eylül adlı kitapları; 1991'de en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925yayımlandı. 1991 yılında İlhan Selçuk ve yaklaşık seksen Cumhuriyet gazetesi çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesindeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü. Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihinde "Mossad ve Barzani" isimli bir yazı yazdı. Bu yazısında Barzani, CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi ve yazısını şöyle bitirdi: "Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında?" "Yoksa CIA ve MOSSAD, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?" 8 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki Ültimatom başlıklı yazısında ise yakında yayınlayacağı kitabında istihbarat örgütleri ile Kürt milliyetçileri arasındaki bağlantıları açıklayacağını yazmıştı. Kardeşi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu, cinayetten önce Uğur Mumcu'nun İsrail elçisiyle görüşme yaptığını basına gönderdiği açıklamada yazmıştı. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmeden önce polis-mafya-siyaset ağının derin boyutlarını araştırmaktaydı. Öldürülme sebebi olarak Abdullah Öcalan'ın bir müddet MİT için çalıştığını araştırması iddia edilmektedir. Suikast Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konan C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikaste kurban giderek yaşamını yitirdi. Suikastın hemen ardından olay yerinde inceleme yapan uzmanların hiçbir delil bulamadığı, patlamayla etrafa dağılan ve cımbızla toplanması gereken delillerin ise süpürgeyle süpürüldüğü iddia edilmiştir. Suikasti; İslami Hareket, İBDA-C, Hizbullah, PKK gibi örgütler üstlendi. Suikastin arkasında Mossad'ın ve kontrgerilla'nın olduğu da iddia edilmiştir. Ergenekon Davası sanıklarından Ümit Oğuztan, iddianamede yer alan ifadesinde, Mumcu'nun seri numarası silinmiş ve şu an Irak Devlet Başkanı olan Kürdistan Demokratik Partisi lideri Celal Talabani'ye götürülen silahlarla ilgili araştırması nedeniyle öldürüldüğünü iddia etti. Ayrıca ağabeyi Ceyhan Mumcu kendi yaptığı araştırmada ölümüne yakın bir süre içerisinde Mossad ve Barzani ilişkisi ortaya çıkınca İsrail büyükelçisinin ısrarla kardeşi Mumcu'yla birebir olarak görüşmek istediği, ancak Uğur'un tek görüşmeyi kabul etmemesine rağmen görüşmenin yapıldığını belirtmiştir. Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'yu ziyaretleri sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ve İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, "cinayeti çözmenin, devletin namus borcu olduğu"nu belirterek adeta namus sözü verdiler (1993). Suikastın failleri yakalanamamıştır. Ödülleri 1962 Yunus Nadi Ödülü ("Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle) 1979 Türk Hukuk Kurumu Yılın Hukukçusu Ödülü 1979 Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın Gazetecisi Ödülü 1980 & 1987 Sedat Simavi Vakfı Kitle Haberleşme ve Gazetecilik Ödülü 1980, 1982 & 1992 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (inceleme dalında) 1983 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (röportaj ve seri röportaj dalında) 1984, 1985 & 1987 Nokta Dergisi Yılın Doruktaki Gazetecisi Ödülü 1987 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (güncel yazılar dalında) 1987 Cumhuriyet Gazetesi Örnek Gazeteci Ödülü (Rabıta Olayı dolayısıyla) 1988 Cumhuriyet Gazetesi Bülent Dikmener Haber Ödülü 1993 Nokta Dergisi Doruktakiler Basın Onur Ödülü 1993 Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü