müphem

müphem
@ffelicita
she dances to the songs in her head
Konu mankeni
747 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
Yazıklar olsun, seni sevmesini bilmeyenlere: ey, gamlı ülke!..
Sayfa 66
Karavancılık, kampçılık, balık tutmak, vosvos koleksiyonu yapmak, dünyayı gezip her gittiği yerden magnet biriktirmek… İnsanların hayatlarına anlam yüklediği bu tarz uğraşlar bana inanılmaz derecede anlamsız ve samça geliyor. Yanlış anlaşılmasın; bunu bu şeylerden keyif alan insanları küçümsemek için söylemiyorum. Hatta bazen onlara imreniyorum, keşke ben de dalyarak bir şeyleri anlamlı bulabilsem. Çünkü bir şeye bu kadar kolay bağlanabilmek, onun etrafında bir yaşam hissi kurabilmek belki de güzel bir şey. Keşke ben de bir karavanın içine birkaç sandalye atıp sahil kenarında kahve içmeyi “özgürlük”, bir vosvosu “ruh”, bir magnet koleksiyonunu da “anı biriktirmek” gibi hissedebilsem. Ama olmuyor. Bütün bunlar bana, ne kadar uğraşırsam uğraşayım, hayatın boşluğunu süslemek için üretilmiş küçük oyalanmalar gibi geliyor. İnsanların büyük bir anlam atfettiği şeylerin çoğunu ben sadece estetik paketlenmiş meşguliyetler olarak görüyorum. Belki problem onlarda değil, bendedir; çünkü bazen insan gerçekten, biraz daha kolay mutlu olabilmeyi arıyor.
Hayata Dair
Mesele cesaret meselesi değil, ölçü meselesidir.
Sayfa 132
Müslümanlar arasında mikrop ve salgın bilinci altın ve gümüş ne para varsa sirkeyle ovuşturmak seviyesindedir.
Sayfa 94
Onun gibilerin görevi devlet gemisini yürütmekti ama gemi batıyordu ve batışı durdurmak neredeyse imkânsızdı.
Sayfa 87