1000Kitap Logosu
Tarikat-Siyaset-Ticaret

Tarikat-Siyaset-Ticaret

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

148 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 4 sa. 12 dk.
Adı
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Basım
Türkçe · Türkiye · Um:ag Yayınları · Mart 1997 (İlk yayınlanma: 1988) · Karton kapak · 9789758084128
Diğer baskılar
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Tarikat - Siyaset - Ticaret
"Türkiye bir İslâmcı devlet değildidr, laiktir, laik kalmalıdır. Ve laik kalacaktır. Amerikancı bütün etkilere karşın Türkiye kendi bağımsız siyasetini kendisi çizecek ve bu siyasetteki yeri kendisi uygulayacaktır. Müslümanlığı, bir antikomünist ideoloji olarak Türkiye'nin komşularına karşı kullanmak, hem İslâm dinine saygısızlıktır, hem de Türkiye Cumhuriyeti'ni sonu gelmez bir serüvene itmek demektir."
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 34.4
Erkek
% 65.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.7
10 üzerinden
103 Puan · 23 İnceleme
148 syf.
Türkiyenin yakın tarihine bakış atıp, aslında değişen pek birşey olmadığı nı görmek can yakıcı. "Tarih tekerrürden ibarettir"," gelen gideni aratır " gibi pek çok atasözü söylenebilir. Kıymetli yazarımız hayatta olsaydı günümüzde kimbilir ne tesbitler de bulunurdu diye düşündüm.
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Okuyacaklarıma Ekle
148 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Türkiye’deki siyaset hiçbir dönemde değişmemiştir. Halk yapılan yolsuzlukların hiçbir zaman farkına varmamış ve umursamamıştır. İyi ki Uğur Mumcu gibi insanlar bu ülkeden geçmiştir.
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Okuyacaklarıma Ekle
176 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Aynı Neo-kapital senaryo: Seksenler ve ikibinler
Her şeyden önce; Türk medyasının yüz akı, dürüst, basın şehidi, merhum gazeteci yazarı sayfama geç de olsa taşımış olmak, gurur verici. 80'lerde kapitalizmi ülkeye getiren 'Bırakınız yapsınlar' düsturlu Özal devrinde 88'e kadar Cumhuriyet gazetesindeki seçme yazılarından oluşuyor bu eser. İçeriğindeki makalelerde; Özal dönemi yolsuzlukları (kardeşi, oğulları dahil tüm çevresinin zenginleşmesi, ödenmeyen krediler...), ekonomik ve sosyal ortamı (Suudi ve İran sermayeli faizsiz! bankalar, papatyalar, özel uçak ve makam arabası saltanatı, silah ve uyuşturucu kaçakçıları-mafya- polis- siyasetçi düzeni, Demirelin yeğeni tarafından icat edilen Hayali ihracat vurgunları, imamhatip dahil tarikatlar gerçeği, yabancı istihbaratlar ilişkisi ve TEPKİSİZLİK...) bulacaksınız. Yazdığı her konuyu ispat adına belgelerle sunmuş Mumcu, isimler ve şirketlerin adlarıyla. Ayrıca dönemin siyasi ortamında; yeri gelip Özal'ı destekleyen kaçak ülkücüleri, dönek dediği solcuları (Çetin Altan ve oğullarını çok sert,Attila İlhan'ı da arkadaşlarını satma gibi), sonradan Demirel'e yamananları, Marksist mozoleyi ziyaret edip Türkiye'de münafık dediği Atatürk'ü ziyaret etmeyen İran başbakanı gibileri de. Sözünüzü sakınmaz ve dürüstlüğünüzden ülkenin en önemli köşe yazarı olup çok okunursanız eğer, size açılan davaların yanında onurla görevinizi sürdürür fakat hedef olursunuz. Ki; 1993 ocağının o kara gününde, kimilerine göre yobaz örgütler (bir kaçı üstlenmiş!) kimilerine göre Kürt siyasi hareketinin İsrail ilişkileri (Barzani-pkk-mossad hakkında kitap yazmaktaymış ve bir gün önce İsrail büyükelçisiyle zorla görüşmüş) dolayısıyla belki, kalemini satmadığından alabildiği eski Reno'sunun patlatılması sonucu vefat etmiştir. Dönemin tüm siyasileri faillerin bulunacağına dair yemin etmiş olsalar da (ki bugünlerde Sedat Peker, cenazeye ilk gelip eşine taziye sunan M. Ağar'ı hedef göstermiştir!), medyanın bu araştırmacı ve temiz avukat gazetecisinin suikasti hiç unutulmamıştır, vicdanlı tüm yüreklerde. Arkasından 'Uğurlar olsun' ve 'Yiğidim Aslanım' şarkıları yapılmış, adına vakıflar kurulmuştur. 80'lerde kurulan kapital düzeni ve ağır tahribatı 90'larda istikrarsızlık ve gerginlikle geçirip sonunda bir operasyonla benzer türedilerin neo-liberal sistemine teslim edilen güzel ülkemin TEKRAR aynı acılara yol aldığı bugünlerde, derin ironiyle karışık hüzünle yazabildim bu satırları: Atay'ın suçladığı yalnız aydınlar dahil, halen demokrasinin anlaşılmayıp sadece halkın sandıkta oynandığı bu diyarlarda...
Tarikat - Siyaset - Ticaret
Okuyacaklarıma Ekle
148 syf.
·
12 günde
·
9/10 puan
1978 yılının karanlığı
1978 yılını tüm detayları ile anlatmış Sayın Mumcu. Siyasette yaşananları, nasıl ülkenin karanlığa sürüklendiğini, kimlerin kimlerle birlikte olduğunu. Yaşanan olayların boyutu inanılmaz. Bilmediğim çok olayı da okumuş ve öğrenmiş oldum.
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Okuyacaklarıma Ekle
148 syf.
·
5 günde
DOMUZ ETİ YEMEK HARAM KUL HAKKI YEMEK SERBEST!
Bu ülkede bir senin adını bir de senin adını yaşatanları yaşatmadılar Atatürk.      Uğur Abi de bu insanlardan biriydi. Yakışıklı olmak için ne saça ne gözlüğe ihtiyacı olan bir adam. Bir YAZAR ki kalemi senden benden güzel.         Uğurlar olsun... Doğruları yazmaktan bir an korkmayan yiğit insan. Uğur Mumcu'nun yazıları bugün günceldir. Bunlar, yarınki kuşaklar hesabına kuşkusuz ibret alınması gereken bir tarih dersi yerine geçecektir. Nadir Nadi Uğur Mumcu'dan söz ederken her zaman «Yiğit genç, dostum ve değerli meslekdaşım» derim.Hıfa Veldet VEÜDEDEOĞLU Uğur Mumcu, zehir gibi kalemiyle, yetkin bir köşe yazarı, bir araştırmacı, dürüst bir gazetecidir.İlhan SELÇUK Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! «Sakıncalı Piyadexyi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık...Kendi yazdıklarıma gülemem ama, senin yazılarını gülerek okudum. Acı acı gülmek deyimi var ya, işte öyle acı acı güldüm.Aziz NESİN * * Ah Atam ! Bu ülkede yapılan yolsuzluklar iki şeye vurulur. Ya senin 6 okundan biri : Milliyetçilik. Ya da güzel dinimiz: İslamiyet. İkisini de bir güzel çamurla yıkarız! Yok canım bizimki mefkure meselesi siyasetle ne ilgimiz olur diyerek  "Ocak"  adı altında yapılan yolsuzluk ve rüşvet, gasp,adam yaralama ve öldürme ve ülkü denen nazlı gelin. ALLAHA KURANA BAYRAĞA ASLA DİL UZATTIRMAYIZ AMA BİR GÜZEL KULLANIRIZ. İkinci olarak da "DİN" DOLAR DİN DEVLET DÜNYAYI SEN YÖNET youtu.be/3YX0TQGhXv8 tıpkı şu videodaki gibi. «sistem» budur. Bu sistem gereği, dışsatım şirketlerine yurtdışından gönderilen dövizin bir bölümü, işte böyle, uyuşturucu madde kaçakçılarının hesaplarından gelmektedir.ENKA, uyuşturucu madde kaçakçısı Sabit Tırnovalı'yı hiç tanımamış olabilir. Ancak «sistem» böyle işliyor. Böyle işlediği için de ANAP, Türk parasının kıymetini koruma hakkındaki 28 sayılı karara ilişkin tebliğin 5. maddesini, 28 Aralık 1983 günü değiştirip, «Türkiye'ye her türlü yoldan ve cinsten döviz ithali serbesttir. Hiçbir kayda tabi tutulmaz ve menşei araştırılmaz» hükmünü getiriyor.Her şey o kadar açık ki..(1   Ocak  1988) Bu ülkede değer görmek istiyorsan yapman gereken altın kural : 1- Gidip güzel bir abdest alacaksın. Sonra gidip gül suyunu,hacı yağını sürüneceksin. 2- Ceketinin köşesine Bayrak rozeti takacaksın. 3- Cuma'ya gideceksin. Namazda en ön safta duracaksın. 4- Ya bir "Tarikata" ya bir "Ocağa " kaydını yaptıracaksın. 5- Milleti bir güzel soyacaksın AMA BAYRAK, DİN VE VATAN ADI ALTINDA!!!! 6- Atatürk'e ya hakaret edeceksin. Ya da oklarına sığınarak sapık işler yapacaksın. OKLARINI ALET EDECEKSİN. ŞU ŞEKİL BİR PROFİLİN OLACAK YANİ : BEN VATANINI BAYRAĞINI ÇOK SEVEN BİR ÜLKÜCÜYÜM. TURAN DENEN KUTSAL HAYALLE YAŞIYORUM. ÜLKÜ DENEN NAZLI GELİNE İNANIYORUM. TÜRKLÜK BENİM KIRMIZI ÇİZGIMDİR. AMA SUUDİ ARAPLARA ARSA PARSELLER AMERİKAN DOLARINI GÖRÜNCE TÜRK PARASINDAKİ ATATÜRK'ÜN ADINI UNUTURUM. :))))) Birtakım şeyhlerin, dedelerin, seyitlerin,çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen; kaderlerini, hayatlarını falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacıların ellerine bırakan insanlardan meydana gelmiş bir topluluğa millet gözüyle bakılabilir mi? Mustafa Kemal Atatürk HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum. Tam 17 Aralık 1927'de Mustafa Kemal Atatürk Mecliste şunu diyor: "Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı'yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır." Yani doksan yıl önce Atatürk bugünü görmüştü Sayın Bakanlarım. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yıldız. 12 Eylül sonrasında buna benzer bir başka «bilmece» ortaya çıktı:Tarikatlar..Nakşibendiler.. Süleymancılar.. Rufailer.. Cerrahiler.. Kadiriler.. Melâmiler.. Nurcular..Bu tarikatların bazıları, sağcı siyasal partiler içinde «güçleri oranında. temsil» ediliyorlar. Bu tarikatlar neyin nesidirler? Kimin fesidirler. Şu videoları yeterli görüyorum. youtu.be/bspg9F6Glo0 youtu.be/JzKApxmPY_0 youtu.be/3ObE4bQvEIA youtu.be/BH4-ki9mQPs Bunun yanında dönemin yolsuzluklarına ve o dönemdeki siyasi isimlere değinmiş Uğur Abim. ANAP, yasanın 22. maddesinde yaptığı bir değişiklikle döviz, altın ve gümrük kaçakçılarına pasaport verilmesini sağlamıştı.Aralarında bir «ANAP kurucusu banka genel müdürü»-nün de bulunduğu «altın kaçakçılığı sanıklarının yurtdışına çıkışları bu yasa değişikliği ile sağlanmıştı.Bugünkü yasa tasarısı bu liberallikte daha da ileri adımlar atarak yüz kızartıcı bütün suçları pasaport yasaklarının dışına çıkarıyor. Ya siyasal nitelikli suçlar? Onlar kalıyor.Tasarı, fuhuş tacirlerine liberaldir, hırsızlara liberaldir, yiyicilere liberaldir, rüşvetçilere liberaldir, sahtecilere41liberaldir, dolandırıcılara, inancı kötüye kullananlara, hileli müflislere liberaldir.Daha başka kimlere liberaldir tasarı? Kaçakçılara liberaldir. Silâh ve mermi kaçakçılarına liberaldir. Silâh kaçakçılarına, uyuşturucu madde kaçakçılarına, döviz kaçakçılarına, altın kaçakçılarına, gümrük kaçakçılarına liberaldir tasarı.Başka kimlere liberaldir tasarı? Adam kaçıranlara, alıkoyanlara liberaldir., işgalcilere liberaldir, yurda dinamit ve bomba sokanlara Ceza Yasa-sı'nın 313. maddesi gereğince «cürüm işlemek için teşekkül meydana getirmek» suçundan mahkûm olan ülkücü eylemcilere liberaldir. Bu eylemcilere yataklık edenlere liberaldir, uçak kaçıranlara liberaldir.Bütün bu suçlara, bu suç sanıklarına karşı liberal olan tasarı, kimlere karşı liberal değildir?Siyasal suçlara liberal değildir; 141, 142 ve 163'lük suçlara liberal değildir, sosyalist parti kurucularına, yöneticilerine liberal değildir.Söz gelişi, tasarı, silâh kaçakçılığından hükümlü Abu-zer Uğurlu'ya liberaldir. TİP'in ilk Genel Başkanı M. Ali Aybar'a değildir!Avukat Halit Çelenk'e liberal değildir. Avukat Turgut Kazan'a liberal değildir. Yalçın Küçük'e, İsmail Beşikçi'ye liberal değildir. Doğu Perinçek'e, Prof. Sadun Aren'e, sanatçı Ahmet Kaya'ya liberal değildir. Prof. Hüseyin Hate-mi'ye liberal değildir.Tasarı Marksistlere liberal değildir, sosyalistlere liberal değildir, İslamcılara  liberal değildi. ........ .. ..... Bu düzenin Faruk Taşar'lı, bol dövizli, avantalı ve rüşvetli bölümünün adı «nepotizm» olarak bilinir. «Nepotizm» Türkçede «hısım-akraba kayırmacılığı» anlamına gelir. ... GAP adlı uçak için 18 milyon dolar (24.7 milyar) ödenmişti. «TC-ANA» adlı uçak için herhalde birkaç milyar lira daha ödendi.Ne çıkar efendim! Başbakanımıza az bile... ... Bunca dış borç yükü altında inim inim inleyen bir ülkede bir Başbakan dünyanın eh lüks iki uçağını satın alıyor.Kimseden ne ses çıkıyor, ne de bir nefes. ... Kitapta geçen diğer başlıca konular  : -12 Eylül -Rabıta -Cia -Tip -Gap Projesi -Tarikatlar ... «Polis devleti» miyiz? Yoksa bir «hukuk devleti» mi? Devleti, kimlikleri bizlerce bilinmeyen «gizli yargıçlar» mı yönetiyor, yoksa halkın oyu ile seçilenler mi?  Ne yapalım «körebe» oynuyoruz. Demek oyunun kuralı böyle. Ülkede demokrasi olmazsa insanlar, siyasal düşünceleri ve felsefî inançlarından ötürü binbir türlü baskı altında tutulurlarsa, basını susturmak için yasa üzerine yasa getirilirse, bu ülkede güvenlik öğütlerinin başına ister «muvazzaf korgeneral», ister «emekli korgeneral» getirin, sonuç değişmez. Şu örnek yeterli olur sanırım  Borçlular, bir gün kapılarının Kemal Araş gibi katiller tarafından çalınacağından korkmaktadırlar.İstanbul'da ve Ankara'daki «senet cinayetleri» para piyasasında kaba  kuvvetin kol gezdiğini gösteriyor.Serbest piyasa ekonomisi ne güzel de tıkır tıkır işliyor, değil mi? Bunca ŞEREFSİZLİKLERE rağmen elimizde SAĞLAM NE VAR ?  -> HUKUK VE DEMOKRASİ (!)  -> ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARI (!)  -> CADDE VE SOKAK İSİMLERİNDE MUSTAFA KEMALLER, , ATATÜRKLER, MİDHAT PAŞALAR, ZİYA GÖKALPLER,KAZIM KARABEKİRLER (!) -> YAYIN - BASIN HÜRRİYETİ (!) -> MİLLİ SERVETLERİN KORUNUMU (!) ->DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ (!) -> MİLLİ BAYRAMLARIN KUTLANMASI (!) -> EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ (!) -> İŞÇİ HAKLARI (!) -> YAŞAMA HÜRRIYETI (!) -> SAĞ - SOL KARDEŞLİĞİ (!) -> ATATÜRK 'E SAYGI VE SEVGİ (!) ->LAİK EĞİTİM SISTEMİ (!) -> HER BAKIMDAN TAM BAĞIMSIZLIK (!) DAHA NE OLSUN CANIM , BU KADARLA HAMDOLSUN !!!!!!!!!!! İncelememin son sözlerini Ülkemizin Kurtarıcısı Başkumandanımız Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'ün Gençliğe Hitabe'si ile bitirmek istiyorum.  Bu öğütlerden nasibimizi alırsak bu kitapta da ne demek istendiğini gayet iyi anlarız. Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. 𝐂𝐞𝐛𝐫𝐞𝐧 𝐯𝐞 𝐡𝐢𝐥𝐞 𝐢𝐥𝐞 𝐚𝐳𝐢𝐳 𝐯𝐚𝐭𝐚𝐧ı𝐧 𝐛ü𝐭ü𝐧 𝐤𝐚𝐥𝐞𝐥𝐞𝐫𝐢 𝐳𝐚𝐩𝐭 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐢ş, 𝐛ü𝐭ü𝐧 𝐭𝐞𝐫𝐬𝐚𝐧𝐞𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧𝐞 𝐠𝐢𝐫𝐢𝐥𝐦𝐢ş, 𝐛ü𝐭ü𝐧 𝐨𝐫𝐝𝐮𝐥𝐚𝐫ı 𝐝𝐚ğı𝐭ı𝐥𝐦ış 𝐯𝐞 𝐦𝐞𝐦𝐥𝐞𝐤𝐞𝐭𝐢𝐧 𝐡𝐞𝐫 𝐤öş𝐞𝐬𝐢 𝐛𝐢𝐥𝐟𝐢𝐢𝐥 𝐢ş𝐠𝐚𝐥 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐢ş 𝐨𝐥𝐚𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫. 𝐁ü𝐭ü𝐧 𝐛𝐮 ş𝐞𝐫𝐚𝐢𝐭𝐭𝐞𝐧 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐞𝐥𝐢𝐦 𝐯𝐞 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐯𝐚𝐡𝐢𝐦 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐤 ü𝐳𝐞𝐫𝐞, 𝐦𝐞𝐦𝐥𝐞𝐤𝐞𝐭𝐢𝐧 𝐝â𝐡𝐢𝐥𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐢𝐤𝐭𝐢𝐝𝐚𝐫𝐚 𝐬𝐚𝐡𝐢𝐩 𝐨𝐥𝐚𝐧𝐥𝐚𝐫, 𝐠𝐚𝐟𝐥𝐞𝐭 𝐯𝐞 𝐝𝐚𝐥𝐚𝐥𝐞𝐭 𝐯𝐞 𝐡𝐚𝐭𝐭𝐚 𝐡ı𝐲𝐚𝐧𝐞𝐭 𝐢ç𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐛𝐮𝐥𝐮𝐧𝐚𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫𝐥𝐞𝐫. 𝐇𝐚𝐭𝐭𝐚 𝐛𝐮 𝐢𝐤𝐭𝐢𝐝𝐚𝐫 𝐬𝐚𝐡𝐢𝐩𝐥𝐞𝐫𝐢, ş𝐚𝐡𝐬𝐢 𝐦𝐞𝐧𝐟𝐚𝐚𝐭𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧𝐢 𝐦ü𝐬𝐭𝐞𝐯𝐥𝐢𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧 𝐬𝐢𝐲𝐚𝐬𝐢 𝐞𝐦𝐞𝐥𝐥𝐞𝐫𝐢𝐲𝐥𝐞 𝐭𝐞𝐯𝐡𝐢𝐭 𝐞𝐝𝐞𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫𝐥𝐞𝐫. 𝐌𝐢𝐥𝐥𝐞𝐭, 𝐟𝐚𝐤𝐫𝐮𝐳𝐚𝐫𝐮𝐫𝐞𝐭 𝐢ç𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐡𝐚𝐫𝐚𝐩 𝐯𝐞 𝐛𝐢𝐭𝐚𝐩 𝐝üş𝐦üş 𝐨𝐥𝐚𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫.    Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.                                                                        Mustafa Kemal Atatürk
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.