Soner Yalçın Ergenekon sürecini anlatmış kitabında. Ben lafı fazla uzatmayacağım ;
Her kim ki bu Ergenekon safsatasına uzaktan yakından alet olmuşsa ve hala alet olmaya devam ediyorsa o suçladığınız masum insanların ahı üzerlerinizde olsun . Sonra da Atatürk neden hocaları astı diye yaygara koparıyorsunuz.! Böylelerini asmasın da ne yapsaydı ? “Hocaefendi” mi deseydi ?
5 vakit namaz kılıyor diye o Pensilvanya’daki şarlatanı baş tacı yaptınız başımıza zamanında !…
Fetö ile ilgili kitap yazdıktan sonra ergenekon davası kapsamında tutuklanıp içeri atıldı.
Tabi içerde boş durmadı. Ergenekon davasının nasıl düzmece olduğunu isim isim her yönüyle ele aldı.
Kitabı okurken hayretler içinde kaldım. Bu yazılanlar doğruysa vay bu ülkenin haline dedim.
Ve cemaatin ak parti ile arası açılınca tüm yazılanlar doğru çıktı.
Bazı katılmadığım yanları olsa da siyasi alanda ülkenin en güçlü en cesur yazarı Soner Yalçın’ı tekrar kutluyor başarılarının devamını diliyorum.
SamizdatSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021745 okunma
Türkiye'nin karanlık yüzünü anlatan bir kitap tabi tavsiye ederim, fakat şunu da unutmamamız gerekir kitabın yazarı oda tv'nin sahibi, yazarı ne derseniz artık ve bu sözde haber kanalının geçmişten beri kimlere nasıl tetikçilik yaptığını da unutmamak gerekir. Okuduğunuzda oda tv'nin nasıl sütten çıkmış AK kaşık olduğunu hemen anlayacaksınız:))
SamizdatSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021745 okunma
Dikkat spoiler içerir.
Araştırmacı gazeteci yazarın Ergenekon davası sürecinde önce gözaltına alınması ve tutuklanmasını anlatan, ayrıca o dönemde yaşanan olayları da açıklayan oldukça güzel bir araştırma eseri. Odatv adlı oluşumun kurulması, burada yapılan haberlerden belli bir kesimin rahatsız olması, Halk TV'yi satın almak için Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmeler yapması ve sonunda önce gözaltına alınıp, sonra da savcı Zekeriya Öz tarafından ifadesi alındıktan sonra tutuklanması anlatılıyor. Bu süreçte Ergenekon davasının başlangıcı ve gelişimi, Danıştay vb ilişkili davalar, Ergenekon sanıklarının hayat hikayelerine de yer veriliyor. En başta davanın ilk sanığı Oktay Yıldırım ile aynı odada kalan yazarın yine Odatv ekibinden Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Müyesser Yıldız, Doğan Yurdakul gibi isimler ile Silivri cezaevinde kalması, burada yaşadığı sıkıntılar, aile özlemi gibi konular anlatılıyor. Ayrıca Odatv ve kendisi hakkında yazılan haberler, yandaş medyanın bu konu hakkındaki tutumu, Önder Aytaç ve Faruk Mercan gibi isimlerin kendine istedikleri olmadığı için düşman olması, soruşturmada polis ve savcının ilişkileri, bilişim konusundaki hatalar ve karar yetkilisi olan insanların bu konuda cahilliği yüzünden boşa hapis yatan insanlar, üzerinde oynama yapılan dijital dosyalar, savcının profili, Doğu Perinçek ile olan ilişkisi ve daha pek çok konu da detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ailesini özlemesi gibi kişisel konulara da yer verilen kitap, özellikle Odatv ve Ergenekon davalarını merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
SamizdatSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021745 okunma
Genel olarak okudugum Soner Yalcin kitaplari arasinda en az begendigimdi. Çok fazla tekrara düstügü için sanirim. Sayfa sayisi gereksiz fazla dolayisiyla asiri gereksiz bilgiler var içinde. Konu malum, Ergenekon. Türkiye'de ne kadar kolay insan harcandigini anlatan bir kitap. Kitapta konuyu anlatirken tuvalet kagidi bile yapmayacagim çaptaki gazetelerin, okumaya tenezzül etmedigim hatta yazar olarak bile kabul etmedigim bir yigin yalakanin köse yazisi detayli kullanildigi icin okumak durumunda kaldim malesef. Sanirim bu yüzden kitabi pek sevmedim. Zaten o insanlarin fikrini merak etseydim Soner Yalçin'in kitabini almazdim.
Yazarin kitaplarini seviyorum aslinda, ancak bazen çok ufacik seyleri kanit olarak gosteriyor ki arastirmaci gazetecilik bu degil. Örnegin, birinin Abd baglantisini ima etmek icin konsolosluktan 10 yillik vize aldigini yazmasi gibi. (Isinde gücünde her insana 10 yil vize veriyorlar zaten.) Bu vizeyle New York a gitmis 9 gun kalmis ne yaptigi belli degilmis. (Tatil yapmis olamaz mi?) Bu hicbir seyin kaniti sayilmaz bana göre.
Adalet 10 -15 sene önce ülkemizi terketmis malesef ve bu kitap beni bu aci gerçekle tekrar yüzlestirdi belki de bu yüzden sevemedim. Dogdugum büyüdügüm ülkem dedigim yerde artik güvende hissetmemek beni huysuzlastirmis o yüzden de bu kitaba hakettiginden daha düsük puan vermis de olabilirim
Soner Yalçın'ın Ergenekon şüphelisi olarak tutuklu yargılanırken kaleme aldığı, benim gördüğüm kısıtlı imkanlara bağlı kaleme alınmış (ki hapishane şartlarında gerçekten de öyle), bir araştırma-inceleme yazısından çok iddialara -yine çoğu zaman kanıtlara dayanarak- yanıt verdiği bir "cevap" kitabi. Zaten tüm bunları kendisi de kitabında belirtiyor. Bir okuyucu olarak Soner Yalçın'ın gazetecilik anlayışını takdir ediyor ve yazım tarzını da oldukça beğeniyorum. Her konuda gerekli özeni göstermiş, iddianamelerdeki eksik ve yanlışları dahi ortaya koymuş. Tabi bunda kendisinin tutuklanması öncesindeki 4 yıllık Ergenekon davasını inceleme döneminin de faydası olduğunu düşünüyorum. Sağ ya da sol cenah demeden herkesin yazısına yer verdiği gibi her birine de tek tek cevap vermiş. Yalnız bunları yaparken sadece birilerine cevap olsun diye bir anlayışla yola çıkmamış, Ergenekon tutukluları hakkında detaylı analizler ve Ergenekon delilleri ile ilgili realistik kanıtlar ve söylemler de ortaya koyuyor. Kısacası bize Asrın davasının kimlerin tezgahı olduğunu gösteriyor. Sayfa sayısı ortalama bir kitap, gözünüzü korkutmasın derim. Ancak iki üç kitabı birden okuyorsanız ara ara isimler nedeniyle kitaptan kopabilirsiniz, bilginize. Keyifli okumalar...
Hapishane günlüğü aslında.. kendini aklama çabasından çok dört duvar arasında geçen günlerinin dökümü gibi. Bir baba olarak hislerini aktardığı kısımlar hüzünlüydü
SamizdatSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021745 okunma
Asrın davası olarak başlatılan,bağırsaklarımızı temizliyoruz denerek kamuoyunun desteğini sağlayan ergenekon davası aslında aydınlanmaya karşı bir savaş planıymış.Virüslü belgelerle başlayan,dijital bir diz çöktürme savaşı.Oda tv den yargılanan Soner Yalçın bütün gerçekleri tüm çıplaklığıyla önümüze sermiş.Adalet ve hukuğa güven olmayınca insanlar yılgınlığa ve karamsarlığa düşüyorlar ne yazıkki.Yandaş medyanın da nasıl tetikçi gibi çalıştırıldıkları da ortada.
SamizdatSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021745 okunma
Zor bir dönemdi...
Kitabı okurken sanki o süreçleri tekrar yaşıyorsunuz ve kitapta birçok ismi geçen gazeteciyi bugün nerde ve neler yazıyor diye araştırdığınızda şaşırıyorsunuz. İnsanların vefasız ve menfaatçi olduklarına şahit oluyorsunuz.
Soner Yalçın’ın okuduğum kitapları arasında en sarsıcı olanı diyebilirim. Okurken ülkemiz için ve suçsuz insanlar için üzülüyorsunuz... Bir daha böyle karanlık günler yaşamamak dileğiyle...
SamizdatSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021745 okunma
Araştırmacı gazeteci denildiğinde ülkemizde akla gelen ilk isimlerden biridir Soner Yalçın.Ve kim ne derse desin "düpedüz" gerekçesi olmanın bedelini fazlasıyla ödemiştir.
Ergenekon davası kapsamında yaşadıkları,OdaTv operasyonu,Halk TV'yi almak istemesiyle başına gelenler ile birlikte Halk TV_CHP_Deniz Baykal ilişkisi,Hrant Dink cinayeti, Akın Birdal Suikasti,Rahip Santoro'nun öldürülmesi,Zirve Yayınevi katliamı,Danıştay suikasti ve tüm bu olayların birbiriyle ilişkilerinin anlatıldığı kitapta yazarın gözaltı,mahkeme ve tutsaklık sürecine tanık oluyoruz.
İlk yılları
Soner Yalçın, Cemile Yalçın ve Mehmet Ali Yalçın'ın oğulları olarak 1 Ocak 1966'da Çorum'da doğdu. Anne tarafı Tercanlı, baba tarafı ise Horasanlıdır. Annesi ev hanımı, babası ise gıda ticareti ile uğraşan bir tüccardır. Üniversite eğitimini Hacettepe Sağlık İdaresi Yüksek okulunda tamamladı. Daha sonra idarî bilimler konusunda yüksek tahsile karar verdi.
Kariyeri
1987'de 2000'e Doğru adlı dergide çalışmaya başladı. Uzun süre Ankara bürosunda muhabirlik yaptı. Burada Adnan Akfırat, Hikmet Çiçek ve Serhan Bolluk’le birlikte çalıştı. 6 Mayıs 1990'da Ankara İstihbarat Şefliğine getirildi.
1993-94 yılları arasında günlük gazete olarak çıkan Aydınlık'ta çalışmaya başladı. 1995'te haber araştırma müdürü iken ayrıldı. Bir ara Doğan Yurdakul'un Siyah – Beyaz gazetesinde çalıştı.
1996 yılında televizyonculuğa giriş yapıp Show TV Ankara bürosunda çalışmaya başladı. Aynı yıl içerisinde Star TV'ye geçti ve haber müdürlüğüne getirildi. Daha sonra Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı, Efendi 2: Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı adlı kitaplarını yayımladı. CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'le birlikte 5N1K adlı programı hazırladı. Kurtlar Vadisi adlı dizinin ilk iki yılında konsept danışmanlığını üstlendi. CNN Türk'te yayınlanan Oradaydım adlı politik belgeselin hazırladı. 4 Şubat 2007 tarihinden itibaren Hürriyet gazetesinde, pazar günleri “Not Defteri” adlı köşesinde yazmaya başlamış, Mart 2012'de işine son verilmiştir.
Odatv davası kapsamında 14 Şubat 2011 tarihinde tutuklanan Yalçın, yaklaşık 22 ay sonra 27 Aralık 2012'de tahliye oldu. Hâlen Sözcü gazetesi ve Odatv İnternet sitesinde yazılarına devam etmektedir.
Özel hayatı
Soner Yalçın'ın, avukat Feza Kutanoğlu ile evliliği 10 yıl sürdü ve bu evlilikten Aren Soner (d. 2000) adında oğlu dünyaya geldi.
Kitapları
Binbaşı Ersever'in İtirafları (1994)
Millî Nizam'dan Fazilet'e: Hangi Erbakan? (1994)
Behçet Cantürk'ün Anıları (1996)
Reis: Gladio'nun Türk Tetikçisi (1997, Doğan Yurdakul ile birlikte, Doğan Kitap)
Bay Pipo (1999)
The Özal: Bir Davanın Öyküsü (2001)
Teşkilat'ın İki Silahşoru (2001)
Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı (2004)
Efendi 2: Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (2006)
Siz Kimi Kandırıyorsunuz! (2008)
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor (2009)
Samizdat (2012)
Erbakan: Eziyet Edilerek Yalnızlığa Yükseltilen İnatçı Bir Siyasal Liderin Portresi (2012)
Silivri Cezaevinde hazırladığı kitapta Necmettin Erbakan'ın hayatını ve mücadelesini anlatan kitap, Erbakan'ın bilinmeyenlerine ışık tutmaktadır.[2]
Kayıp Sicil: Erdoğan'ın Çalınan Dosyası (2014)
Galat-ı Meşhur: Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2016)
Saklı Seçilmişler (2017)
Kara Kutu: Yüzleşme Vakti (2019)