7,9/10  (165 Oy) · 
689 okunma  · 
122 beğeni  · 
3.650 gösterim
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Türkiye'nin son elli yıllık tarihinin bir bölümünü deyim yerindeyse 'büyüteç altına almaya' çalışmaktadır. Reis kitabında, devletin kullandığı bir tetikçinin yaşamöyküsünü anlatırken, bir yandan da ona ve onun gibilere ihtiyaç gösteren tarihsel ortamı ortaya koymaya çalışmıştık. Şimdi de, aynı olayların başrollerinde yer almış bir istihbaratçının yaşamöyküsüyle bir adım daha ilerliyoruz ve biraz daha merkeze, perde arkasındaki kişilere ve olaylara ulaşmaya çalışıyoruz.

Bu anlamda Bay Pipo'ya, Reis'in bir devamı veya ikinci bölümü de denebilir. Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndaki istihbarat çalışmaları, ülkeyi zapt etmek isteyen emperyalist düşmanlardan ve onlara teslim olmuş olan padişah çevresinden bilgi toplamak temelinde kurulmuştu. Milliydi ve genellikle dış istihbarata yönelikti. Bu sayede halkın hem saygısını hem de fiili desteğini yanına almıştı.

(Önsöz'den)
Nur Önder 
02 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitabı okuyunca, ülkede milli istihbarat diye bir şey olmadığını,tamamen abd 'nin kuklası olduğumuzu anladım.Çok öğretici oldu benim için.Şimdi durum daha da beter ya neyse.

HAVVA 
 20 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 37 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ah mit diyoruz ama ortada Mit yok. Herkes herkesin arkasından kuyu kazıyor. Birileri koltuk uğruna Türkiyeyi kullanıyor. Son aylarda yaşanılan 15 temmuz darbe girişimi gibi, oyunlar oyunlar baş roller değişiyor ama kurumlar değişmiyor. Film yeniden çekiliyor yine aynı senaryo Mitin olanlardan haberi yokmuş gibi. birileri koltuğunu sağlamlaştırma için birilerini bir yerlere getiriyor sonra çıkar çatışması çıkıyor olan yine demokrasiye Türkiye'ye oluyor. Okuyun daha iyi anlayacaksınız, Siyasetin, Mitin arka sokaklarında dönen oyunları.

Umut Çalışan 
04 Ara 2014 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul'un araştırmalarının derlendiği kitap, Selçuk Yöndem'in canlandırdığı ve Kurtlar Vadisi hayranlarının Arslan Bey olarak tanıdıkları eski MİT müsteşarı Hiram Abbas'ın hayat hikayesi ekseninden, kan ve irin bağlamış yakın Türk siyasi tarihinin menfaat dolu çarpık ilişkilerini anlatıyor. En tiksindirici olan ise tüm bu bokları yiyenlerin "ben ne yaptıysam ülkem için yaptım" kisvesi altında kendi politik ve maddi çıkarlarına kılıf uydurması, dahası birilerinin de buna inanması. Günümüze bakınca aslında tarihimizde çokta değişen bir şey olmadığını görüyorsunuz. Ucuz provokasyonlar, tahmin edilebilir ve aslında önlenebilir cinayetler, sömürü, insanların dini ve milli duygularını istismar, hatta 1950 den bugüne çoğu oyuncular bile hala tanıdık. Göründüğü kadarıyla zaman zaman düzen değişse de düzülen hep aynı... Sadece eskiden kendi tarafındaki liderler (daha geniş bir ifadeyle unsurlar da diyebiliriz sanırım) at koştururken yapılan haksızlıkları umursamayan -sözümona- aydınlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları, günümüzde insiyatif başkasının eline geçip sopa kendi kafalarına indiği için bu kadar rahatsızlar...

TURGAY GÜNLÜOĞLU 
22 May 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

bu kitap suikaste uğrayanları düşündüğümde yazık dediğim fakat okuduktan sonra bazılarının suikastı geç bile olmuş dediğim bir bilgiye sahip.bu kadar vatan haini koltuk sevdalısı içinde bu ülke çok iyi ayakta durmuş.Şimdi bunları öğrenince soruyorum acaba biz bu kitapla geçmişte yaşananları öğrenirken günümüzde acaba ilerde öğreneceğimiz neler yaşanıyor ne dersiniz ?

erkam demir 
21 Tem 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Devrin asker,ajan,hukukçu...bunlarında ötesinde devlet ricalinin.emanetini nasıl hıyanete uğrattığını,devlet koltuklarıyla dönme dolap oynamayı, derinlemesine olmasada yüzeysel incelemiş.aslına bakılırsa globalizmin getirdiği moda namuslu insanların bile dürüst işler yapmasına izin vermiyor.bu yüzden kitap beni çok hayretlere uğratmadı.ancak şu bir gerçek namuslu bir hukukçu kitapta isimleri geçenleri soruşturmaya almak istese yeni bir mezarlık açmak gerekebilir.

Ümit Karaca 
05 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu kitapta soner yalcin bir mitci olan hiram abasi anlatiyor onun nasil silah kullandigindan nasil bir boksor oldugundan tutunda girdigi operasyonlara kadar. Dikkatimi en cok kizil dere operasyonu cekmistir. Nasil bir surek avidir, nasil bir sabirdir. Tipki masum ceylana saldiran vahsi hayvan gibi. Bu kitabi okudugunuzda mite neden devsirme olan bir sahsin alindigini ve mitin en kritik noktalarina neden getirildigi sizinde akliniza takilabilir.

Kübra Aslan 
 13 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Bir MİT görevlisinin sıradışı yaşamı
Kitapta ilk başlarda mit görevlisi olan Hiram Abasın ölümü anlatılıp devamında hayatı anlatılmıştır. En ince ayrıntısına kadar yer verilmiştir. Tabi kitapta da dönemin siyasi olaylarınada yer verilmiştir.

ahmet kaplan 
02 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

her ne kadar kitap hiram abas üzerine yazılmışsada türkiyenin son 60 yıllık serüveni de anlatıyor..darbeler,muhtıralar,asker sivil çatışması ve gizli örgütler.günümüze kadarki iç çatışmaları ve rekabeti gözler öününe seriyor

SailJazz 
04 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 51 günde · Beğendi · 5/10 puan

Hiram Abas isimli istihbarat şefinin yaşamından kesitlerin yanısıra kitap, 1950'li yıllardan 1990'lı yıllara kadar MİT'in istihbarat gelişim sürecini anlatıyor.

İsmail | Jericho Owen 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 34 günde · 8/10 puan

Ertelediğim bir kitaptı.Nedeni tabii ki polisiye gerilim roman okuyan biri olarak son plan da kalması.Spoiler...
Bu kitap Reis adlı romanın devamı niteliğinde.Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığının farkına varıyorsunuz
Kitap; darbeler ve siyasi çekişmeleri anlata dursun yeni bir Mit'çi doğuyor:Hiram Abas.Bay pipo; hırçın ters adrenalin dolu istihbaratçı.Ve sorular...60 ve 80 darbesinin Mit ile nasıl bir bağlantısı olabilir ve Mit'in sağ gözü kördür kavramı ne derecede doğrudur?CIA denilen servis 1930 başlarından itibaren Türkiye'de barınarak neyi amaçlıyor?İş adamları ve bürokratların çapkınlıkları bazı gizli belgeleri nasıl açığa çıkarıyor?.Kitap bunları belgelerle ispatlıyor.
Hiram Abas ise Lübnan ve Pariste tabii ki işbaşında.James Bond olarak kendini gören Bay Pipo Mossad'ın sistemini seven ve Fuat Doğu'nun öğrencisidir.Taptığı kişi de ünlü Nazİ Generali Gehlen'dir.Ve bir gün Hiram Abas Mit'ciliğin bedelini ağır ödüyor.Bir sabah suikast...
Son olarak bazı fikirler edinip düşüncelerinizi etkileyebilecek bir kitap.İyi okumalar.

3 /

Kitaptan 14 Alıntı

Savaşın ve Nazi işgalinin yaralarını yeni yeni sarmakta olan Paris, genç Hiram Abas'ın gittiği günlerde Fransa'nın Vietnam'da sürdürdüğü sömürge savaşını protesto gösteri-leriyle çalkalanıyordu. Aynca Paris sokakları. ABD'deki McCarthy'ci komünist avcılığının sonucu olarak kankoca Rosenberglerin casusluk suçlamasıyla idama mahkûm edil-melerine karşı gösterilerle de sarsılıyordu. Hiram Abas'ın ad-larını lise sıralarında öğrendiği aydınlar, bu gösterilerin ba-şını çekiyordu: Sartre, Camus, Aragon, Picasso...

"Türküm" dediği Fransızlar ona hemen Nâzım Hikmet'i soruyorlardı. Türkiye'de yasak olan Nazınım şiirleri, onun gidişinden bir yıl önce Fransızca olarak yayımlanmıştı. Ünlü şairlerin dizelerinden şarkılar besteleyen Yves Montand. sahnede Nâzım'ın şiirlerini de okuyordu, hatta Kerem Gibi" şiirine plak yapmıştı. "

"Vatan haini, komünist" diye bildiği şairin yurtdışında bu kadar sevilmesini içine sindirememişti.

Bay Pipo, Soner YalçınBay Pipo, Soner Yalçın
Umut Çalışan 
04 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Ancak her örgütte olduğu gibi, Dev-Sol'un da her kademesine istihbarat örgütlerinin elemanları sızmaktadır. Örneğin 22 Kasım 1992 tarihinde, İzmir DGM'de yargılanan, 8 yıl cezaevinde yatmış, Dev-Solcu Ahmet Yücekaya mahkemeye MİT ajanı olduğunu itiraf eden 9 sayfalık bir dilekçe verdi...

Bay Pipo, Soner YalçınBay Pipo, Soner Yalçın
Ismaıl Sentürk 
05 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Hiram Abas
Uçakta başbakan özal'ın yanında ayakta duran, kollarını özal'ın başının üzerindeki koltuğa 'laubali' bir şekilde dayamış, teklifsizce araya girip başbakana yönetilen soruları, duruş pozisyonunu bozmadan yanıtlayan, pkk'nın Şam'da ki adreslerini, kamplarını bildiğini söylene bürokrat, gazetecilerin dikkatinden kaçmamıştı. Bilinen bürokrat tipine benzemiyordu, başbakanın yanında bile çok rahattı. Herkes birbirine 'kim bu adam' demeye başladı. Kimse tanımıyordu.
Sonunda öğrendiler merak ettikleri bürokratın kimliğini;
MİT müsteşar yardımcısı Hiram abas!...

Bay Pipo, Soner Yalçın (Sayfa 432 - Doğan kitap)Bay Pipo, Soner Yalçın (Sayfa 432 - Doğan kitap)

Eski bir İngiliz geleneğiydi; soylu ailelerin erkek çocuklarına, delikanlılık çağına geldiklerinde bir kılıç ve bir pipo takımı hediye edilirdi.

Hediye edilen pipo takımı, soylu çocuk doğduğu gün bir uşağa verilir ve onun kullanması
istenirdi. Amaç, yıllarca uşak tarafından kullanılan pipoların, ısırgan otu tadından kurtulup, zehiri özümseme yeteneğini geliştirmesiydi. Çocuk büyüyene kadar pipolar, sağlıklı bir içime hazırlanmış olurdu. Pipo kullanma yaşına gelen asilzadenin delikanlı oğlu da böylece hiç emek harcamadan iyi bir pipo takımının sahibi olurdu...

Bay Pipo, Soner YalçınBay Pipo, Soner Yalçın
İsmail | Jericho Owen 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Muharebe esnasında karargah değiştirilmez.Sunay bu sözü ''Çay geçerken at değiştirilmez'' biçiminde yinelerken Koçaş tekrar söz istedi.

Bay Pipo, Soner YalçınBay Pipo, Soner Yalçın
İsmail | Jericho Owen 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Her darbeden sonra aynı soru sorulur:acaba MİT, bir askeri müdahale yapılacağını bağlı bulunduğu başbakanlığa haber vermiş miydi?
Evet vermişti!
Ama darbeden sadece 2 saat önce!Ve cumhurbaşkanın emriyle!

Bay Pipo, Soner YalçınBay Pipo, Soner Yalçın

Raflarında kapağı açılmadan yepyeni kitapların durduğu kütüphaneye kaydı gözleri. Salonun bir köşesini kütüphane yaptırmıştı. Kitap okumaya değil, "biriktirmeye" karşı bir he-vesi vardı. Belki de bu isteği entelektüel görünmek isteme-sinden kaynaklanıyordu. Ama polisiye ve casusluk türünde okumadığı kitap yok gibiydi. Dün gece uyuyabilmek için birini daha bitirmişti.

" Cengiz'e söyleyeyim de, yeni çıkanlar-dan birkaç tane daha alsın bana" diye geçirdi kafasından.

Yıllarca annesini ağırlayan yaylan çıkmış koltuğa şimdi sürekli kendisi oturuyordu. Alışkanlık olmuştu ve alışkanlıklarından kolay vazgeçen biri değildi.

Bay Pipo, Soner YalçınBay Pipo, Soner Yalçın
2 /