Galat-ı Meşhur (Doğru Bildiğiniz Yanlışlar)Soner Yalçın

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.957
Gösterim
Adı:
Galat-ı Meşhur
Alt başlık:
Doğru Bildiğiniz Yanlışlar
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059658270
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
• Cemaat polislerinin hazırladığı dosyada “Ermeni” dedikleri muhalefet lideri kim?
• Lise yıllarında dinci kampta eğitim alan Başbakan kim?
• İslami Devrim için ABD Konsolosluğu’nu basan AKP’li Bakan kim?
• Erdoğan’ı sürekli kandıran gazeteci kim?
• Kılıçdaroğlu’nun “akıl hocası” sağcı Milli Mücadeleci kim?
• Öcalan’a,”Kürtçülüğü bırak solculuktan ayrılma” diyen aile büyüğü kim?
• PKK’yı asıl büyüten sağcı lider kim?..
• Sağcı bilinen solcular; solcu bilinen sağcılar kim?
• Paris günlerinde sosyalist olan Cemaatçi kadın kim?
• Alevi Mezarlığı’na gizlice gömülen Nazi subayı kim?
• Süleyman Hilmi Tunahan’ın “talebesi” CIA görevlisi kim?
• Hitler için dua eden Nurcu kim?
• Osmanlı’dan günümüze casus gazeteciler kim?
• Atatürk ve arkadaşlarının ruhunu çağırdığı Osmanlı padişahı kim?
• Ve HDP milletvekillerinin sicili; kim aslında kimdir?
Soner yalçın'ın okuduğum 4. kitabıydı. Yazarın her eserinde olduğu gibi bu kitabında da derin araştırmalar, emek, bolca bilgi ve analiz/yorumlar içerdiği için sindire sindire okumak gerektiğini düşünüyorum. Kitap her ne kadar bölümlere ayrılmış şekilde olsa da konuların dağınıklığı ve fazla detaylı olması akıcılığı azaltıyor. Soner yalçın'ın tarzını ve kitaplarını seven okuyucularının içerik olarak tatmin olacağı beğeneceği doğru bildiğim ne çok yanlış varmış diyerek okuyacağı klasik bir soner yalçın eseri...
***
Daha önce yazarı hiç okumamış olanlar için ise ilk okuyacağı kitabın bu kitap olmasını pek tavsiye etmiyorum.
İlk önce belirtmeliyim ki; çok güzel olacak şekilde GALAT-I MEŞHUR adı verilen eserin alt başlığı veya diğer adı, "Doğru Bildiğiniz Yanlışlar". Daha ilk başta; kendinizin yanlış, yazarının doğru bildiği yaklaşımı veriyor yazar kitabında. Bu, okuru cahil ve dolayısıyla 'ötekini "aşağı" kendini üstün gören anlayış ve yaklaşım' eserin içine de sinmiş. Böyle insanlardan, yazarlardan ders almak istemiyor insan. Ama bu önemli ayrıntıya (!) takılmadan eseri okursanız çok da istifade edebilirsiniz.
...
Eserde, her ne kadar fazlasıyla dağınık işlense de, özellikle popüler ve dahi klasik pek çok konuda, yazarın kendisinin de sıkça bahsettiği "Bizim Mahalle" (syf.171; 182; 309; 407; vb) açısından bakış açısı ve sorgulama görüyorsunuz ilk bakışta. Ama aslında; Güncel üzerinden klasiğe, geçici olandan kalıcı bir değere sahip olabiliyorsunuz okuduklarınızla... Nasıl mı?
Çok ilginçtir ki; -yakın tarih vb pek çok konuda aslında- sağ ve sol anlatılar, grupların özellikle kitlelerini harekete geçirecek özelliğe sahip temel taşları, birbirlerine de çok benziyor olduğunu fark ediyorsunuz... Kitaptaki pek çok veri yada yaklaşım niteliğindeki cümle aslında her kesimin donesi.. hem de; her (sosyolojik) taraf, öteki tarafın bu donelerden ve insancıl yaklaşımlardan yoksun olduğunu düşünüyor, zannediyor yada her mahalle, kendi içinde öteki mahallenin kötülüğünü ima ediyor, aynı doneler üzerinden.
Kitap, yakın zaman ve dolayısıyla tartışmalı denebilecek nokta ve açılar içermesi nedeniyle, kitaptan az alıntıda bulunacakken, -görüleceği üzere ve görülmesi için- çok sayıda alıntıda bulundum...
...
Okuyucu, yazılanları, 'yanlı olan "cevap verme" şeklinde değil, çoğu kez "soru sorma" şeklindedir' diye düşünürken bir bakıyorsunuz yazar "Soru, aslında yanıttır..." (syf.214 ) diyor zaten. Zaten öyle değil midir hep? Bu da yadsınacak değildir elbet.
Hattâ çok güzel, unutulmaması gereken ve her görüş için kullanılacak çok güzel veriler bile veriyor yazılar kendi içlerinde... Hatta bu konuda yazarın arşivi, araştırmacı gazeteciler için bile bir hayli "zengin" aslında... Gel gör ki; bu güzel veriler, "doğru mantık ve sonuç, yazarın yalnız kendisinde" imiş gibi, "bu verilerden sadece yazarın söylediği sonuca varılır" mış gibi işliyor konuları. Oysa pek doğal olarak başka sonuçların da çıkarılabileceği mantalitesiyle yazılsa insan çok daha bir zevkle okur eseri. Ancak bu haliyle bile eserden alınabilecek çok şey var. Muhaliflerinin bile.
...
Yazar, sayfa 341'de; "Batı, "İslam ve terör" konusunda ısrarla tarihten tek örnek veriyor: Hasan Sabbah!" diyor. Bu doğru ama işin garibi bu ve benzeri yaklaşımlar -yazar kendisi dahil- Türkiye'de de hep yapılıyor. Kaç insan veya grup (soy, cemaat, topluluk, görüş, hareket, parti vb) bunu yapmıyor ki?. Herkes; kendi haklılığını, doğruluğunu, üstünlüğünü, ötekinin haksızlığı üzerinden veya ötekini şeytanlaştırma, düşmanlaştırma üzerinden sağlıyor. Doğruluğunu, ve ilkeliliğini, ötekinin yanlışı üzerinden değil de, kendi erdem veya faziletini artırma üzerinden kaç insan, kaç grup hattâ kaç devlet ortaya koyuyor? Batı veya daha geniş anlatımıyla her "öteki" nin ikiyüzlülükleri ortaya konurken "samimi" ve "doğru" tarafları neden göz ardı ediliyor. Demek o ki; "sütten çıkmış ak kaşık" yok; "hatasız kul olmaz" gerçeğinden hareketle hatalarıyla seveceğiz biz insanlar birbirimizi. Böyle sevemediğimiz müddetçe de, ne içimize, ne ailemize, ne toplumumuza ve ne de dünyamıza "barış" ve "huzur" gelecek değil!
...
Yazarın da dediği gibi "Önyargıları yıkmak zorundayız... Yanlış, hatalı olanı cesurca dile getirmeliyiz." (s.12) Buna yazar da dahil. En güzel nasihatleri yapanlar, aynı zamanda nasihatlere muhtaç olanlar olabiliyor örnekteki gibi...
...
bu kitapta da olduğu gibi, tüm okumalardan ve yazarlardan alınacak çok şey var. Ancak onlar gibi düşünmek, onların vardığı sonuçlara aynen varmak durumunda değiliz. Her birey, gerçekliği kendi açısından görür ve keşfeder. Diğer tüm bireylerden de yararlanır. Zenginlik katar diğer bireyler. Diğer yandan, Yararlanmak zorundadır da. Çünkü yaşam kısa ve gerçekliği bilerek veya bilmeden manipüle eden insanlar hiç te az değil. Ve bu arada yaşam geçiyor. Herkesin vardığı sonuçlar yada gittiği yollar, çok samimi olunsa bile, birbirinden farklı olabiliyor. Bu zor şartlarda gerçekliği olduğu gibi keşfetme derdimiz var ortak olarak. Bunun için "öteki"ne ihtiyacı var herkesin.. diğer bir deyişle; "Herkes ötekine muhtaç; sevemese bile saygı duymak zorunda!" ötekine, diğer mahallelere... Kendisinin aynı zamanda "sosyal bir varlık" olduğunu fark etmiş her insan için bu, aynı zamanda sindirilmesi gereken bir besin değerinde, görmüş ve hatta yemiş olmak bile yetmez...
...
Kitaptan Bir örnek ile incelememi bitirmek istiyorum, şikayet anlamında:
"Kitlelerin; bilgilenmeye-mücadeleye değil, inanmaya ihtiyacı olduğu dönemlerde ortaya çıkan bu "yeni aydın" sorununu irdelemeliyiz! Konuyu açmalıyım... Kimi entel takılır. Adı; Ahmet'tir, Hadi'dir, Gülay'dır, Oral'dır. Kimi dantel takılır. Adı; Sezen'dir, Halil'dir, Sinan'dır, Kadir'dir." (syf. 417)
derken; fikir-olay-kişi eğrisinde, fikir seviyesinden doğrudan kişi seviyesine düşüyor yazar...

Çok kişi;"yazar, aydın, sanatçı vb. önde giden insanlar hep aynı noktada düşmüyorlar mı?

İstemeden uzayan incelememi daha fazla uzatmayayım..
Sizi, alıntılar ve kitapla başbaşa bırakıyor, iyi okumalar diliyorum..:)
Kalın sağlıcakla..
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.595 Oy)18.129 beğeni41.073 okunma2.634 alıntı172.769 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.501 Oy)8.451 beğeni24.936 okunma2.254 alıntı107.636 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.086 Oy)7.651 beğeni21.494 okunma750 alıntı83.876 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.733 Oy)6.041 beğeni15.898 okunma2.608 alıntı82.081 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.827 Oy)8.767 beğeni24.007 okunma1.601 alıntı111.366 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.017 Oy)6.709 beğeni19.426 okunma622 alıntı109.740 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.169 Oy)8.470 beğeni27.152 okunma750 alıntı132.431 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.238 Oy)7.571 beğeni20.455 okunma3.651 alıntı122.156 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.391 Oy)11.062 beğeni27.348 okunma1.475 alıntı143.917 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.307 Oy)12.859 beğeni32.898 okunma3.093 alıntı138.163 gösterim
Kitaplar hakkında kötü yorum yapılmasına kızan kesimdenim aslında, yani kitap beğenilmemişse kitap kötü olduğundan değil de okuyan kişiye hitap etmediğindendir diye düşünürüm hep.
Soner Yalçın takip ettiğim bir gazeteciydi ve kitabını merak ederek aldım. Yalnız ben bu kadar düşüncesini empoze etmeye çalışan, tarafını belli eden,(daha doğrusu kendi tarafındakilere seslenmiş demek daha doğru olur),bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Ben her görüşten yazarın okunması taraftarıyım yalnız bana kalırsa Soner Yalçın bu kitabı fikirdaşları okusun diye yazmış. Soner Yalçın'ın diğer kitaplarını okumak isterim yalnız bu kitabı okumaktan pişmanlık duymadığımı söylesem yalan söylemiş olurum.
Kelimenin tam anlamıyla "doğru bildiğiniz yanlışları" bulacağınız bir eser. Yazar, son yüzyılda ve özellikle son çeyrekte yaşanan her dişe dokunur olayın arkasındaki emperyalist güçlere dikkat çekerek, örneklemelerle zihne kazıyor.

Kitabın yazılış amacının bu topraklarda yaşayan herkesi emperyalist oyunlara karşı uyarmak olduğu aşikar.

Kitapta bulunan ve hdp'nin Türk düşmanlığı ile ermeni tehciri meselesini anlattığı bölümleri daha önce vatansever ya da milliyetçi geçinen hiç bir yazar ya da gazeteciden duyamadık maalesef. Ayrıca 15 Temmuz öncesi yayınlanan bu eserde fetö ile ilgili yazdıkları, yazarın tespit ve değerlendirmelerinde ne kadar isabetli olduğunu da bizlere gösteriyor.

Kitabın hacmen yoğun olması gözünüzü korkutmasın. Gerilim filmi izler gibi hızla çeviriyorsunuz sayfaları. Ayrıca 3-4 sayfada bir yeni başlık olması da okumanızı hızlandırıyor.

Bütün bu değerlendirmelerin yanında yazarın " ... adlı yazarı bilir misiniz?" Ya da "... nın adını daha önce duydunuz mu?" gibi giriş cümlelerini çok sık kullanması bana biraz itici geldi. Ama bu kadar bilgi dolu bir insanın en azından buna hakkı var diye düşünüyorum.

Keyifli okumalar.
Tam bir başucu kitabı. Herkes tarafından doğru bilinen yanlışlar demekmiş "Galat-ı Meşhur". Gerçekten de doğru bildiğimiz ne çok yanlış varmış. Çok açıklayıcı ve güzel tespitler var. Araştırmacı Soner Yalçın yine kendisine yakışır bir eser çıkarmış ortaya. Mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum. Okumayan çok şey kaybeder. Lütfen çevrenizdekilere de önerin. Herkes bu kitaptaki bilgilerden haberdar olsun.

Keyifli okumalar..
ilginç anekdotlar bilgiler , durup düşünmemizi sağlayacak gerçekten harika bir siyasal içerikli kitap...bazı şeyleri düşünürken daha geniş bi çerçeveden bakmamızı sağlayacak , olayları daha sağlıklı irdelersek çok fayda alınacak bir eser...okumanızı şiddetle tavsiye ederim !
Kitaplarını okumadan önce gazeteci Soner Yalçın hakkındaki fikrim olumsuzdu. Hakkında yazılan bir çok iddia var ve ben de önyargılı yaklaşarak sıradan bir Atatürkçü olduğunu düşünmüştüm. Fakat okuduktan sonra fikrim bir hayli değişti. Diğer kitaplarında da bu kitabında da katılmadığım yerler var. Fakat katıldığım kısmı çok fazla. Çünkü hem yazarın kendini tanımladığı "sol" kesimde hem sağ kesimde, dünyadaki olaylara bu kadar geniş bakabilen, olayın tüm paydaşlarını inceleyen ve üstelik bunu tarihi örneklerle de destekleyen gazeteci-yazar çok azdır. Bu şekilde bakan adamlara aydın denir, yanlış da olsa doğru da olsa makul, tartışılabilir bir fikir üretir. Fikirleri tartışır, bireyleri tartışmaz. Bu kitap da tam olarak böyledir. Türkiye'nin politikasında adı geçen her konu hakkında güzel teoriler, kanıtlar sunar. Özellikle PKK ve Kürt Meselesi konusu ile dünyadaki sosyalizmin durumu hakkındaki bölümlerini çok çok beğendim. Hem güzel bir hatırlatma hem de bir uyarıdır. Tavsiye ederim.
Bu kitap ile anlayacaksınız ki; yanlış olanlar veya doğru bildiklerimiz, araştırılmadığı için hayatımızdalar. Onun için çok okumalıyız.
Bir yolculuk sırasında başlamıştım bu kitabı okumaya. Ve yine bir yolculuk sırasında bitirmiştim. 3 günlük islerim sırasında bile elimden düşüremedigim beni mest eden kitaplardan birisi olması özelliğindedir
İçinde çok değerli bilgiler ve önemli yorumlar var ama böyle aceleye getirilmiş gibiydi benim için. Ülkemiz özellikle son 10 yılda ergenekon, balyoz, odatv, şike, vb. çok dramatik olaylar yaşandı. Bu süreçte kimlerin neler söylediği, nasıl tutum sergilediklerini bulabileceğinizi düşünüyorum. unutmayalım ki, hafızamızı kaybedersek, her şeyimizi kaybederiz.
Soner Yalçın'ın Galat-ı Meşhur'u bizim ülkenin gündemi gibi... Kitapta bir kişiye veya bir olaya odaklanıyorsunuz işin sonu gelmeden başka bir kişi, olay veya fikirden bahsediliyor. Kitapta konu edinilen başlıklar daha derli toplu, daha ayrıntılı düzenlenebilirdi. Yazılan kitap siyasi içerikli olduğu için güncelliğini kaybetmesin diye Soner Yalçın'ın veya yayınevinin aceleci davrandığını düşünüyorum.
Siyasetle, ülke gündemiyle yakından ilgilenen insanlar için okunması gereken bir kitap.
Yalnız kitabı alacaklar kesinlikle arka kapağa aldanmasın. kitabın arka kapağı tamamen okuru avlamaya yönelik -para kazanmaya- hazırlanmış. arka kapaktaki maddeler bilgi kırıntılarından söz arasında geçen konular. Spoiler vermemek için buraya arka kapaktaki soruların cevabını yazmıyorum.
Kendini neredeyse kitabın her sayfasında sosyalist ilan eden; kapitalistleri, liberalleri yerin dibine sokan Soner Yalçın'a bu okuru aldatırcasına hazırlanan arka kapak hiç yakışmamış.
Bunların dışında kitapta sürekli gazeteciliğin gerçekleri ortaya çıkarması gerektiğini, hakikati yazmanın bir erdem olduğunu dile getiren Soner Yalçın'ın kullandığı üslup bende pek de objektif bir intiba uyandırmadı.
Velhasılkelam Galat-ı Meşhur içerik olarak siyasi-güncel anlamda dolu ve sağlam kaynakçalara sahip; üslup olarak ulusal-sol kesime bayrak sallıyor.
İlgililere keyifli okumalar...
ikinci kere okuduğum ve herkese okumasını önerdiğim kitap. Ülkemizin hallerini anlamak adına çok iyi bir çalışma olmuş. Kafa karışıklığı yaşadığım bir çok konuda aydınlandığımı hissettim.
"Yumuşak konuş ve büyük bir sopa taşı."
Bu söz, ABD dış politikasının özetiydi.
Soner Yalçın
Sayfa 153 - Kırmızı Kedi Yayınları
Lüksemburg denince aklınıza ne geliyor?
Denize çıkışı olmayan, nassau hanedanlığıyla yönetilen, 500 bin nüfusu ve 900 kişilik ordusu bulunan AB kurucusu Avrupa'nın en küçük devleti mi?
Hepsi doğru. Ama pek yazılmaz, dile getirilmez...
Bu küçük Avrupa devleti, uluslararası servet yönetimi çarkının en önemli merkezlerinden biridir. Yani... Avrupa'daki vergi kaçakçılığının kalbinde yer almaktadır.
Soner Yalçın
Sayfa 29 - Kırmızı kedi yayınevi
Hakkari, Yüksekova'da aynı okula giden dört kardeşin aynı anda birlikte okula gitmediği ortaya çıktı. Çünkü, evde bir tek bot ve bir tek kaban vardı; bunu ancak biri giyebiliyordu ve bu sebeple okula dönüşümlü gidiyorlardı!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Galat-ı Meşhur
Alt başlık:
Doğru Bildiğiniz Yanlışlar
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059658270
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
• Cemaat polislerinin hazırladığı dosyada “Ermeni” dedikleri muhalefet lideri kim?
• Lise yıllarında dinci kampta eğitim alan Başbakan kim?
• İslami Devrim için ABD Konsolosluğu’nu basan AKP’li Bakan kim?
• Erdoğan’ı sürekli kandıran gazeteci kim?
• Kılıçdaroğlu’nun “akıl hocası” sağcı Milli Mücadeleci kim?
• Öcalan’a,”Kürtçülüğü bırak solculuktan ayrılma” diyen aile büyüğü kim?
• PKK’yı asıl büyüten sağcı lider kim?..
• Sağcı bilinen solcular; solcu bilinen sağcılar kim?
• Paris günlerinde sosyalist olan Cemaatçi kadın kim?
• Alevi Mezarlığı’na gizlice gömülen Nazi subayı kim?
• Süleyman Hilmi Tunahan’ın “talebesi” CIA görevlisi kim?
• Hitler için dua eden Nurcu kim?
• Osmanlı’dan günümüze casus gazeteciler kim?
• Atatürk ve arkadaşlarının ruhunu çağırdığı Osmanlı padişahı kim?
• Ve HDP milletvekillerinin sicili; kim aslında kimdir?

Kitabı okuyanlar 203 okur

  • SaVaŞ Öz
  • Metin Şen
  • Orhan Gözükaraoğlu
  • Onur Güney
  • Tahsin Alp
  • Gülay Ömeroğlu
  • Göksel Bacaksızoğlu
  • Emre Turan
  • Jayhoun
  • VOLKAN DEMİR

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%1.1
18-24 Yaş
%5.6
25-34 Yaş
%23.6
35-44 Yaş
%37.1
45-54 Yaş
%25.8
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27.3
Erkek
%72.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (28)
9
%29.5 (26)
8
%20.5 (18)
7
%10.2 (9)
6
%2.3 (2)
5
%3.4 (3)
4
%1.1 (1)
3
%1.1 (1)
2
%0
1
%0