Binbaşı Ersever'in İtirafları

7,8/10  (60 Oy) · 
229 okunma  · 
45 beğeni  · 
1.449 gösterim
Tarih 23 ekim 1993.
Çalan bir telefon.
"Ersever'i infaz ettik, sınra Soner'de." Telefon kapanıyor.
Tarih 4 kasım 1993.
Binbaşı Ersever, elleri arkadan bağlı, ağzı bantlı bir halde bulunuyor.
Öldürülmüş. Kafasına iki kurşun sıkılarak.
Ardından yakın arkadaşı itirafçı Mustafa Deniz ile sevgilisi Mahsune Dguebe'nin cesetleri bulunuyor.
Kontrgerillacılar...
Yeşil kod adlı Ahmet Demir...
İtirafçılar...
İtirafçılardan kurulu Yıldız Timleri...
Kontrgerilla timleri: Anadolu Halk Cephesi... TİT... KAP...
Faili meçhul cinayetleri işleyenler kim?
Binbaşı Ersever'i kim öldürdü?
Tuncer TAMTÜRK 
 10 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Devletimizde ki derinliği birazda olsa gözler önüne seren, faili meçhullerin neden faili meçhul olduğunu dair ışık tutan, yasadaşı şebekeler ve örgütlenmelerde kullanılan ideolojik eylemlerin asıl amacı vs... O dönem iktidarda olanların bu olaylar hakkında henüz net bilgi ver(e)meyişi, bu işlerin büyük makamların bilgisi ve dahi talebiyle döndüğünü akıllara getirmektedir. Gerçi ölmeden evvel rahmetli Uğur Mumcu çok parmak basmıştır bu yaraya lakin devran değişmemiştir. Bugün Mehmet Ağar, Veli Küçük, Tansu Çiller vd. sessizliğini korurken, Meral Akşener bu defterleri kapayarak(!) siyasi hayatına devam etmeye çalışmaktadır. Ülkenin O dönem figürleri hesap vermediği sürece, bu olaylar aydınlatılmadığı sürece çok daha karanlık günler, darbeler, suikastler, faili meçhuller kaderimizin vazgeçilmezi olacaktır.

Galiba 1999-2000 arasıydı abimin kitaplığından aşırmıştım Binbaşı Cem Ersever'in İtirafları'nı. O zamanki kapakta Cem Ersever'in Nüfus Cüzdanı vardı tam haliyle sonra ki baskılarda kapak değişti nedense. Devletin kirli işlerini yapan ya da devlette olup kirli işlere sapan bir Binbaşının - istediğinizi kabul edebilirsiniz- gazeteci Soner Yalçın'a yaptığı gizli/kirli işlerle ilgili itirafları bu görüşmeler bitmeden Ersever'in katledilmesiyle son bulur. Soner Yalçın'a İçinde Ersever'in kimliğinin ve bir tehdit notunun bulunduğu bir zarf gönderilir. Olaylar gelişir.

Devletin terör politikasında kullandığı adamların zamanla nasıl yoldan çıktıkları, silah kaçakçılığı ve uyuşturucu tezgahlarından pay aldıkları, şebekeleştikleri, keyfi cana kıydıkları vs... anlatır bu kurgu olmayan kitapta. Bu toprakların karanlık yüzüne biraz daha tanık olmak için okunmalıdır.

Ahmet Cem Ersever, eski bir JİTEM'ci. Kendi isteği ile ordudan emekliye ayrıldıktan sonra, Soner Yalçın ile yaptığı görüşmelerde 80'li yılların ortasından, 93 yılına kadar terör örgütü PKK ile yaşanan olayları kendi bakış açısı ile anlatmış. Soner Yalçın, Ersever'in öldürülmesinden sonra ulaştığı başka bilgileri de ekleyerek kitabı yayınlamış.

Ersever'in bulunduğu tespitlerin bir kısmı son derece doğru. Bölgeyi iyi tanıdığını, işinin de ehli bir asker olduğunu anlattıklarından anlamak mümkün. Ancak yapılmaması gereken bazı olaylar içinde bulunduğu da, Ersever'in ölümünden sonra ortaya çıkan bir başka itirafçının kendi bakış açısıyla anlattıklarından anlaşılıyor.

Tabii anlatılanların doğruluk payının kesin olarak bilinmesine imkan yok. Soner Yalçın, objektif bir bakış açısıyla, anlatılanları derleyerek bir gazeteci olarak görevini yapmış. Önemli olan da bu.

Sonuç olarak; Soner Yalçın ve yakın dönem Türk siyasetini seven herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Gönül Tbk 
04 Oca 00:08 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Türkiye'nin yakın tarihini araştıran deneyimli gazeteci Soner Yalçın'ın kitaplarını takip ediyorum.Bu kitabında ise 90 'lı yıllarda Kurulan JİTEM teşkilatını ve o dönemdeki olayları Binbaşı Cem Ersever'in tanıklığı ile öğreniyoruz.90'lı yılların karanlık dönemine bir nebze de olsa ışık tutan bu kitabın okunmasını bilinçlenmek adına tavsiye ediyorum.

Hichkas 
07 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Soner Yalçın'ın kitaplarını gerçekten büyük bir merakla okuyorum. Bu kitabını da büyük bir merakla okuyorum. Kitapta 90 larda doğuda işlenen faili meçhul cinayetlere ışık tutuyor gerçekten.

Serdar Poirot 
02 Ara 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Son derece güzel bir araştırma eseri. JİTEM kurucusu Ahmet Cem Ersever'in hayatını, güney doğu bölgesinde yaptığı icraatlarını, şüpheli bir şekilde ölümünü ve kitabın yazarı Soner Yalçın Aydınlık dergisinde çalışırken yaptığı röportajları anlattığı oldukça güzel bilgiler içeren bir kitap. Mutlaka okunması gerekenlerden.

Yasin Bektaş 
21 Mar 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Binbaşı Ahmet Cem Ersever'in yaptıklarını anlatan ve dönemin karanlık yüzüne ışık tutan ve Binbaşının faili meçhule gidişini anlatıyor. Kurtlar vadisi Gladio filmine konu olmuş birisidir

Mehmet TOSUN 
01 Oca 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Doğuda yaşanmış lıkları anlatan bir eser. Jitemci erseverin hatıralarını bulacaksınız. Bu itiraflarda sonra Binbaşım öldürülmüştür. Yeşille de çalışmaları olmuştur.

Ömer 
08 Kas 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Sayın Ersever; Houdini gibi adammışsın. Bi ordasın bi burda. Anlamadım kahraman mısın; hain mi? Gerçi senin içinde ömür tükettiğin o camiada herkes böyle değil mi?

Kitaptan 3 Alıntı

Hakan Derin 
23 Kas 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

18 eylül 1980 günü olay keşfi için Avcılar’a tatbikata götürdükleri devrimci Zeki Yumurtacı’yı öldürüyor.

Olay basına, “Polis ekibine ateş açan teröristler tatbikata götürülen arkadaşlarım vurdular" diye yansıtılıyor. Zeki Yumurtacı’nın kafasına silahı dayayıp öldüren kişi ise subay H.K

Bu olayı anlatan albay şunları söylüyor:

“O günlerde İstanbul’da birçok solcu öldürüldü. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı’nın değişik bir taktiği vardır. Bir polisi veya subayı pisliğe bulaştırmak için tetik çektirir. Tetiği çeken kişi ise bu işlerden artık kurtulamaz. H.K. işte böyle bir numarayla pisliğe bulaştırıldı. Sanıyorum hâlâ da bu rezil işleri yapmaya devam ediyordur. Çünkü bu işlere giren subayın, polisin kurtulması zordur. H.K’yi diledikleri gibi kullanırlar.”

Nitekim İstanbul-Avcılar’da başlayan faaliyet Mardin’de sürüyordu

Kontrgerillacı Sayın ekibi

AÖ. ve H.K’yle başlayan “Kontrgerillacı subaylar” listesinde Cem Yüzbaşı da vardı.

Bu listenin başında ise, daha sonra bir suikasta kurban giden Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Hulusi Sayın’ın kayınbiraderi Albay Ç.K. bulunuyordu.

Jandarma Genel Komutanlığı’nda 70’li yıllarda iki grup ortaya çıkmıştı. Sosyal-demokratların oluşturduğu ve başında Korgeneral İsmail Selen’in bulunduğu grup ile MHP’lilerin bir araya gelip liderliğini Korgeneral Hulusi Sayın’ın yaptığı ekip. İki grup sürekli çatışma halindeydi.

Binbaşı Ersever'in İtirafları, Soner YalçınBinbaşı Ersever'in İtirafları, Soner Yalçın
Hichkas 
07 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Avukat ile doktoru Elazığ Emniyeti’nde sorguladık”

“Eylemimi Suriye Kürdistanı’ndan İdris Ahmed ve Diyarbakırlı Mesut Mehmetoğlu adlı itirafçılarla gerçekleştirdik. Avukat Metin Can ve Doktor Hasan Kaya’yı evinden aldığımızda çeşitli yayın organlarında yer alan ve gerçek adı bilinmeyen Yeşil de araçta bizi bekliyordu. Kontgerilla komutanı Yeşil’in Elazığ Emniyeti’yle de ilişkisi vardı. Kaya ile Can’ın sorgulaması Elazığ Emniyet Müdürlüğü’nde yapıldı. İşkenceden sonra Tunceli-Mazgirt arasında bulunan köprünün altına götürdük. Onları orada öldürdüm. Bu eylemi İçişleri bakanı ve birçok devlet yetkilisi de biliyordu.”

Orhan Öztürk, Doktor Kaya ve Avukan Can cinayetinin ayrıntılarını da veriyordu:
“Doktor Hasan Kaya’nın evine gece saat 02:00’de ben ve Suriyeli İdris Ahmed gittik. İdris Ahmed 1,65 boylarında, sarışın, ela gözlü, yirmi üç-yirmi dört yaşlarında, olgun biridir. Suriye’nin Halep şehrinden olan İdris Ahmed, PKK saflarında on yıl faaliyet yürütmüş, daha sonra itirafçı olmuş. Şimdi kontgerillanın faaliyetlerini yürütüyor.

Binbaşı Ersever'in İtirafları, Soner YalçınBinbaşı Ersever'in İtirafları, Soner Yalçın
Hakan Derin 
23 Kas 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

S.Y: Soner Yalçın C.E: Cem Ersever

S.Y. - Türkiye Devleti de PKK’yı yok etmek istiyor. Burada ayrılığınız nedir?

C.E. - Biz, gayri nizami harbi bilmiyoruz. PKK, “TC özel savaş uyguluyor" diyor. TC özel savaş falan uygulamamıştır. Özel savaş kavramının içine ekonomik, sosyal, politik, kültürel tedbirler girer.

S.Y. - Gayri nizami harbin ünlü bir teorisyeni var: David Galula. Bildiğimiz kontrgerilla yöntemi, siz bunu savunuyorsunuz...

C.E. - Galula, evet, Ayaklanmaları Bastırma Harekâtı diye bir kitabı var. İsterseniz bu “kontrgerilla” terimi üzerinde konuşalım. Kontrgerilla nedir? “Karşı gerilla" demektir. Türkiye'de kontrgerilla olduğunu kabul etmiyorum.

M.D. - Bu İtalya’daki Gladio’yla karıştırılıyor.

C.E. - Bu örgütler, birbirinden tamamen ayrıdır. Gayri nizami harpte iki unsur vardır. Biri, gerillanın eylem yapmasını engelleyici tedbirlerin alınmasıdır. Yani anti gerilla faaliyetleridir. Literatürde böyle geçer. Gerillayı dağlarda, kırsalda, gerilla gibi davranarak yok eden birliklere ve bu faaliyete de kontrgerilla denir.

S.Y. - Devletin yaptığı da bu değil mi? Özel görev birlikleri, özel timler... Bunlar kontrgerilla değil mi?

C.E. O zaman bu birliklerin kullanılmasında bir hata vardır Beni başka şeyler söylemeye zorlamayın! Kontrgerilla birliği, karşı gerilla birliği vardır veya yoktur. Bu önemli değildir. Ben şunu vurgulamak istiyorum: bir taktik önderlik sorunu vardır.

Binbaşı Ersever'in İtirafları, Soner YalçınBinbaşı Ersever'in İtirafları, Soner Yalçın