İlkgençlik

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ergenlik çağları
Puan vermedi·132 syf.·
2025 69. kitabı
Lev Tolstoy ‘un yarı otobiyografik üçlemesinin ikinci eseri İlkgençlik yazarın büyüme yolunda(ergenlik) attığı ilk adımları konu ediniyor. Çocukluk yıllarının masum dünyasından ayrılırken, şimdi hayatın yeni bir evresine, İlkgençlik’le birlikte o heyecanlı sularına yelken açıyor. Çocukluk intibalarından sonraki gelişimine tanıklık ettiriyor. Bu kitapta düşünce yapısı ve karakteri şekillenmiş bir Tolstoy var ve anlatım dili de sadeliğiyle gelişiyor… İlkgençlik, Nikolenka’nın ergenlik dönemine dair özgü yoğun ve çelişkili duygularını, döneminin eğitim anlayışını, sosyal ilişkileri ve gençlerin üzerindeki beklentilerini konu ediniyor. Soylu bir ailenin çocuğu olan Nikolenka'nın iç dünyasındaki bireyselleşmenin izlerini taşıyor. Toplumsal kuralları,ahlaki değerlerini ve kendi idealleri arasında gidip gelen Nikolenka kendini ve evrendeki yerini anlamaya çalışıyor. Yazar kalemiyle ve anlatımıyla ergenlik döneminin getirdiği heyecanları, arayışları ve bazen de bocalamaları yeniden yaşarken, insan olmanın evrensel deneyimine yolculuk ettiriyor. Anlatımındaki sadelikle Nikolenka'nın değil, kendi ilkgençlik yıllarınızın da o karmaşık ve unutulmaz duygularını hatırlatıyor. Tolstoy gençlikle ilgili hayata kattığı değeri anlattığı ilkgençlik, insanın en değerli anlarını ve bu dönemi değerlendiren, hayatın geri kalanını da daha anlamlı yaşar vurgusunu yapıyor. Tolstoy’un sıcak kalemiyle tanışmak için Çocukluk kitabından sonra okunduğunda düşünceleri ve fikirleri daha net anlaşılır oluyor. Tolstoy kitapta kendisi büyürken okuyucusuna da geliştiriyor. Klasik okumalarında yarı otobiyografik de olsa kurgusuyla, akıcılığıyla Nikolenka keyifle okunacaktır… Herkese keyifli okumalar…
Düşünce
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
Gençlik
8/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
Tolstoyun İlkgençlik eseri üçlemenin ikinci kitabı. İçindeki çarpıcı betimlemeler, sadeliği, yazarın üslubu kitabı oldukça çekici kılıyor. İlk gençliğin verdiği heyecan, karmaşık duygu durumları, akıl ve hisler arasındaki bocalamalar kısacası okurken kendinizi çokça aşina hissedeceğiniz bir kitap.
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2024 20:25
Selamlar her kese. "İlk gençlik" Tolstoy'un "Çocukluk"tan sonraki kitabıdır. Burada ilk gençlik bir geçiş dönemi olduğu kadar bir çelişki dönemi olarak da değerlendirilmektedir. Tolstoy'un görüşlerine göre bu çelişkiler nedeniyle insanın hayatında bazı kusurlar ortaya çıkar ve insan hayatın güzelliklerini göremez. Kahraman Nikolenka "Çocukluk" kitabında insanlarla birlikte olmayı ve onlarla vakit geçirmeyi seviyorsa, "İlk gençlik"te insanlardan uzak durmayı tercih ediyor. Ama o insanlardan uzak dursa da kendisine yakın birini tanıyor ve içinde bir dostluk duygusu oluşmuş oluyor. İnsanda güzel bir izlenim bırakan bir kitaptı. 7/10
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
9/10
·132 syf.··
2024 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2024 21:59
Herkese merhaba! Tolstoy’un yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin ikinci kitabı olan İlkgençlik adlı eseri, serinin ilk kitabı olan Çocukluk’un devamı niteliğinde bir eser… Tolstoy bu kitabında, kitabın adından da anlaşılacağı üzere, gençlik, daha doğrusu ergenlik yıllarına adım attığı dönemlerini anlatıyor. Yazarın hayatının bu dönemiyle ilgili en önemli değişiklik, kendisinin de kitapta bahsettiği şu ifadede net bir şekilde görülebiliyor: “Yaşamınızın belli bir döneminde olaylarla ilgili bakış açınızın tümden değiştiği, o ana dek gördüğünüz her şeyin henüz bilmediğiniz öbür yüzünü size döndürdüğünü ansızın fark ettiğiniz oldu mu hiç sevgili okurum?” Aslında Tolstoy İlkgençlik’te, gençliğe adım attığı ilk yıllarda hayatı yeni yeni tanıdığını, insanların gerçek yüzünü görmeye başladığını, kendisinin belli konularda tam olarak ne düşündüğünü, yaşadığı deneyimlerin ne anlama geldiğini, kısacası hayatın anlamını bulmaya çalıştığını anlatıyor. Bunun yanı sıra, ilk kitaba göre bu kitapta karakter analizlerinin ve felsefi konuların biraz daha fazla olduğunu söylemek mümkün. Dili ve anlatımı, Çocukluk’a göre daha akıcı ve ilgi çekici olan bu eseri her kitapseverin okumasını tavsiye ederim. Herkese bol kitaplı günler dilerim.
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2024 106. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 23:13
İlkgençlik, Rus Yazar Lev Tolstoy'un benzersiz gözlem gücünün, muazzam tasvir yeteneğinin de ilk örneklerinden biridir. Tolstoy’un yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin ikinci kitabı olan İlkgençlik, ilk kez 1854 yılında yayımlanmıştır. İkinci kitap da ilki gibi samimi, sade bir kurguya sahiptir. Tolstoy kendini, ailesini ve çevresini gittikçe daha iyi kavrayan kahramanının manevi gelişimini eserinin merkezine alır.
Lev Tolstoy
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
8/10
·122 syf.·
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Lev Tolstoy ’un otobiyografik üçlemesinin ilk kitabı 'Çocukluk'u yakın zamanda okudum. Şimdi ise Nikolenka’nın büyüme sancılarının anlatıldığı ikinci halka 'İlkgençlik' ile yolculuğum sürüyor. ‘İlkgençlik’te artık çocukluğun masumiyetinden sıyrılan, kendini kanıtlamaya çalışan ve sorgulayan bir Nikolenka vardı karşımda. Katenka ile yaptığı yoksulluk konuşmasından sonra Nikolenka ilk kez dünyayı farklı gözlerle görmeye başladı. Moskova’ya gelişiyle bu değişim daha da belirginleşiyor. Hayal ile gerçek arasında gidip gelen bu gençlik hali bana çok tanıdık geldi. Her zamanki Nikolenka işte. Din konusundaki sorgulamaları da bu dönemin parçası. Saf bağlılıktan kuşkuya uzanan bir yol, diyebilirim. Yaşadığı olaylar ve içindeki çelişkiler, hem çocuk kalmak isteyen hem de büyümeye zorlanan bir ruhu gösteriyor. İşte bu noktada Tolstoy’un anlatımı öyle yalın ki, okurken kendimi bir melodinin içinde buluyorum. Onun eserlerinde bu duyguyu hep yaşadığım bir gerçek. Acaba bunu sadece ben mi hissediyorum, bilemiyorum. Şimdi sıra ‘Gençlik’te. Nikolenka’nın geleceğiyle ilgili sorular zihnimde dönüp duruyor. Acaba üniversiteyi kazanabilecek mi, rahmetli büyükannesinin dediği gibi diplomat olabilecek mi? Cevapları okumak için sabırsızlanıyorum.
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2022 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2022 09:25
"Ancak yaptigim felsefi kesifler gururumu aşırı derecede okşuyordu: Kendimi tüm insanligin yararı için yeni gerçekler keşfeden yüce bir insan olarak hayal ediyor, sahip olduğum üstünlüğün farkinda oldugumdan diğer ölümlülere gururla bakiyordum. Ama tuhaf bir sey vardi: Bu ölümlülerle tartismaya girdigimde onlardan cekiniyordum ve kafamda kendimi ne kadar yükseğe çikartirsam, baskalarinin yaninda üstünlüğümün farkinda oldugumu o derece az gösterebiliyor, bu da bir yana, söyledigim en basit sözden ve yaptığım en basit davranistan utanmama alışkanlığını bile kazanamıyordum." Sayfa-92 Tolstoy' un otobiyografik roman üçlüsünün ikincisini de böylelikle bitirmiş oldum. Bakalım üçünsüyü de aynı merak ve keyifle okuyacak mıyım? İlk ikisi tavsiye içerir, çok fazla yorum yapmak istemiyorum, okuyup Tolstoy' un dünyasına yola çıkmalısınız!
Otobiyografik Roman
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2018 169. kitabı
ilkgençlik bitti. muhtemelen soğukların başıydı o meş'um sonu. acaba insanın zihnini diri ve dinç mi tutuyor soğuk? zira çocukluk'ta, edindiğim kanaat şu: akıp giden sanki ben yaşıyormuşum gibi içine alan esinti tadında ki günler nasıl geçip gitti. şimdi o sesler ve hayatlardan arta kalan satırlara dizili semboller. bir deyiş misali: bir gün gelecek unutulduğun bile unutulacak. ilkgençlik, başlı başına bahar yelinin tolstoy'ça esin kaynağı. kıpır kıpır. karl ivanoviç'in dramı öyle sarmallıyor ki herkese pay var. ve yas bitiyor. hayat göveriyor. soyut düşünceler. kuşkuculuğunu bir çırpıda biçimlendiren felsefi çıkarsamaları ileri yıllara bir gönderme olmuş. baba tekrar tahta oturuyor. artık usta. kendi adıma, "çocukluk" ve "ilkgençlik" hislerin ifadesinin kültürle coğrafyayla ve etnisiteyle uzak yakın alakası yok. insan her yerde insan...
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2021 30. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2021 17:37
İlkgençlik Tolstoy'un yarı otobiyografik diye bahsedebileceğimiz bir üçlemenin ikinci kitabı. Bu kitapta annesinin ölümünden sonra yavaşça çocukluğundan sıyrılan Nikolenka'yı görüyoruz. Kitap büyükannesinin evine doğru çıktığı yolculuk ile başlıyor ve daha yola çıktığı an bazı şeyleri farklı görmeye başlıyor. Yine ailesi, öğretmenleri ve çevresinde olan ilişkilerinin ona nasıl farklı geldiğini, olayları yorumlamasında ki değişiklikleri gözlemliyoruz. Ben özellikle 12-14 yaşlarında ki bir bireyin psikolojisini bu denli açık anlatmasını çok sevdim. Üçlemenin son kitabını gerçekten merak ediyorum.
1000Kitap
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma
10/10
·132 syf.··
2023 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 23:08
Yine harika bir tolstoy klasiği. Betimlemeleri, öyküsü ile hikayede kendinizden bişeyler bulmamak imkansız olur. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,304 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.