Ayşe AYAN

Polisiye
Çağatay YaşmutÇağatay Yaşmut Polisiye yazmak, sandalyeye yaslanıp iki cinayet sahnesi karalamaktan ibaret değil; zihin mühendisliği ister. Çünkü iyi polisiye, okurun aklıyla satranç oynar, kötüsü ise mahalle arasında kör ebe. Hele iddialı polisiye yazmak; çoluk çocuğun kumda çelik çomak çevirmesine benzemez. Bazı polisiyeler masal anlatır uyutur, bazıları da insanın zihnine suç mahalli kurar, iz bırakır. Her ayrıntı farklı, gizem ve meraktır. Gerilimi yüksek, heyecanı zirvede yaşatır. İşte bu şekilde nitelikli, polisiye edebiyatın nabzını gerçekten tutabilen, nadir kalemlerden biri olan Yazar Çağatay Yaşmut’un külliyatını okumaya devam ediyorum.
1000Kitap
İttihatçı
Büyük Harpte herhangi bir kimse için: İttihatçıdır! Hükmü doğru ve pek de yerinde olmazdı. İttihatçı demek partinin anonim ve silik unsuru demektir. O zamanlar insanın üzerine yapışan damga "adam" sözü idi. Cemal Paşa'nın adamı, Enver Paşa'nın adamı, Talât Paşa'nın adamı... Kendi kendinin adamı kimdi bilmiyorum. Her adamın da kendi adamı vardı. Gruplar büyüdüğü zaman artık Enver Paşa takımı, Talât Paşa takımı, Cemal Pasa takımı demek doğru olurdu.
Sayfa 42 - Pozitif Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Çıplak İsa, Nâsıra'da marangoz çırağı idi; Zeytindağının üstünden geçtiği zaman, altında, kendi malı bir eşeği vardı. Biz Kudüs'te kirada oturuyoruz. Halep'ten bu tarafa geçmeyen şey, yalnız Türk kâğıdı değil, ne Türkçe ne de Türk geçiyor.
Sayfa 43 - Pozitif Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir disiplin kadrosu içinde anonim kalmak Türk gençlerinin hoşuna gitmez. Meşrutiyet gençliği gibi Cumhuriyet gençliğinin de başlıca eksiği budur
Sayfa 38 - Pozitif Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Eğer İngiltere olmasa, Almanya'nın Rusya ve Fransa'yı birkaç hamlede dağıtacağından kimsenin şüphesi yoktu. Harbi bir çıkmazlığa mahkûm eden İngiltere, bizi açık onların cephesine yaklaştırmayan da Rusya idi.
Sayfa 37 - Pozitif Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı