Çağatay Yaşmut
Polisiye yazmak, sandalyeye yaslanıp iki cinayet sahnesi karalamaktan ibaret değil; zihin mühendisliği ister. Çünkü iyi polisiye, okurun aklıyla satranç oynar, kötüsü ise mahalle arasında kör ebe. Hele iddialı polisiye yazmak; çoluk çocuğun kumda çelik çomak çevirmesine benzemez. Bazı polisiyeler masal anlatır uyutur, bazıları da insanın zihnine suç mahalli kurar, iz bırakır. Her ayrıntı farklı, gizem ve meraktır. Gerilimi yüksek, heyecanı zirvede yaşatır. İşte bu şekilde nitelikli, polisiye edebiyatın nabzını gerçekten tutabilen, nadir kalemlerden biri olan Yazar Çağatay Yaşmut’un külliyatını okumaya devam ediyorum.