Netoçka Nezvanova

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·219 syf.··
2024 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2024 19:48
"Geçmişi anımsamak, yalnızlığım, zaten dolu olan yüreğimi iyice dolduruyordu." Kitap, Netoçka'nın hayatını şekillendiren, aslında, ona bir şeyler katan veya ondan götüren şeyleri anlatan bir hayat hikâyesi, elbette yine Dostoyevski'nin, kişilik tahlilleri, olayları anlatım biçimi, bakış açısını kitapta görsem de sanki Dostoyevski'nin farklı bir yönünü de gördüğümü hissettim. Kitabın bana düşündürdüğü çok şey var ama birini söylemem gerekirse, bazı insanlar bazı hayatların başına gelmiş en büyük şanssızlıktır karşı taraf için ise; bazı insanlar, bazı insanların başına gelen büyük bir şanstır ama değerlendiremezler ve elbette beğendim, tamamlansın çok isterdim, tamamlansaydı başyapıt olabileceğini düşündüm. Ve şunu söylemek isterim; kitaplar, filmler yarım kalabilir ama sevdiklerimizi yarım bırakmayalım.
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
Yarım Kalan Roman, Petrashevsky ve Edebi Gençliğin Sonu
8/10
·219 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 06:17
Netoçka Nezvanova, 19. yy Rus Edebiyatı devlerinden Dostoyevski’nin yarım kalan ilk roman denemesi. Yarım kaldı evet bunu artık herkes biliyor, ama neden yarım kalmak zorundaydı bu kitap? İzninizle biraz bundan bahsetmek istiyorum. 5 Mayıs 1849’da Dostoyevski bu romanı yazdığı sırada, ‘’Petrashevsky Circle’’ grubunun bir üyesi olarak devrim karşıtı faaliyetleri nedeniyle tutuklandı ve idam cezasına çarptırıldı. Peki bu ‘’Petrashevsky Circle’’ nedir? Petrashevsky Circle (topluluğu), 1840’ların başında St. Petersburg’daki yazarların, öğretmenlerin ve ileri fikirli aydınların katıldığı bir Rus edebi tartışma grubuydu. Bu grup her ‘’cuma’’ toplanıp sohbet ederken, konu en nihayetinde Rus siyasi sisteminin mevcut kusurlarının tartışıldığı bir platforma dönüştü. Bu muhabbetler serfliğin ve köleliğin kaldırılması, mahkemelerin reformu ve basın özgürlüğü gibi düşünceleri kapsıyordu, ve hatta darbeden bile bahsediliyordu. Dostoyevski’nin yanı sıra Tolstoy ve Gonçarov gibi yazarlar da sanatın üstün gücünün Dünya’daki mükemmel düzeni yeniden kurabilecek güç olduğuna inanıyorlardı. Zaten bu yıllarda zor zamanlar geçiren Rus Çarlığı olası köylü hareketleri, işçi ve askeri isyanları önlemek adına içlerinde Dostoyevski’nin de bulunduğu söz konusu grubun 123 üyesini gözaltına alıp 8 ay boyunca bir kalede hapsettikten sonra idam cezasına mahkum etmiştir. Daha sonrasında hafifletici koşullar sayesinde mahkeme tarafından bu cezaları sürgün cezasına çevrilmiştir. Başından bu tarz olaylar geçen yazarımız haliyle bu romanını yarıda bırakmak zorunda kalmış ve artık ‘’ikinci ve yeni’’ hayatında yazacağı eserlerin temelini atmaya başlamıştır. Evet şimdi biraz da eserin içeriğine geçelim… Eser yapı olarak ‘’bildungsroman’’ janrında yazılmış diyebiliriz. (Bildungsroman, Türkçesi ''oluşum
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
O hikaye yarım kalmadı, o hikaye o kadardı
Puan vermedi·219 syf.··
2022 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2022 15:15
Fyodor Dostoyevski der susarım, Edebiyat denildiği zaman akla gelene ilk isimdir büyük üstad, 1846 tarihinde ağabeyine yazdığı mektupta "Büyük bir roman" yazma istediğini belirtir. Yarım kalmış, yarım bırakılmış bir dünya klasiği, yarım kaldığı halde bu denli etkiliyken birde sonu gelmiş ve hikâye tamamlanmış olsaydı kim bilir ne muazzam bir başyapıt olacak, ve okuycusunun, kalbini birkez daha fethedecekti. Neden yarım kalmış bu muazzam eser peki? Sürgüne gönderildiği için yarım kalmış eser, St. Petersburg' da ki evinde göz altına alındıktan sonra, ancak 10 yıl sonra dönebilmiş evine, ve bir daha da eseri tamamlamamış üstad. Yarım kalan bir romanın parçalarından oluşan bir hikaye, her okuyucu kendinden bir parça bulacaktır eserde. Hikayeye gelecek olursak, isminden de anlaşılacağı gibi Nezvanova Netoçka isminde bir kızın hikâyesi, çilekeş, hasta bir anne, eski bir müzisyen üvey baba ile yaşayan Netoçka'nın acıklı hayat hikâyesi, dönemin zorlu yaşam şartları, çaresizlik, kimsesizlik, uğradığı haksızlıklar, gençlik ve gençlik anlatımlarıyla devam ediyor eser. Doğrusu sonunu, her okuycunun merak ettiği gibi benimde ömür boyu merak edeceğim yarım kalmış bir hikaye. "Artık hiçbir şeyi uzun uzadıya düşünmemeye karar verdim." (syf 191) Okuyun kitap dostlarım Kitapla kalın.
Edebiyat
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
9/10
·219 syf.··
Beğendi
·
2019 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2019 19:05
Maalesef yarım kalmış olan bu kitap için o kadar fazla olumlu sözler yazılır ki, eğer bunları yazmaya kalksam sayfalar dolusu yer kaplar. Böyle bir kitabın Dostoyevski'nin tutuklanması nedeniyle yarım kalmasının Dünya Edebiyatı için gerçekten büyük bir kayıp olduğu düşüncesindeyim. Eğer yazar tutuklanmayıp kitabını bitirebilmiş olsaydı kesinlikle en önemli eserlerinden biri olacağı kesindi. Belki de en iyisi olacaktı. Yazar on yıllık mahkumiyet ve sürgünlük döneminden sonra nedense kitabı tamamlamak istememiş ve öyle kalmasını uygun görmüştür. Bence de doğru olanı yapmıştır. Çünkü bir insanın hayatında on yıllık bir dönem ruhunda büyük değişiklikler meydana getirir. Hele hele bu dönem gerçekten zorlu bir mahkumiyet dönemi ise bu değişiklikler kat kat fazla düzeyde olur. Eğer yazar bu dönemde kitabını tamamlamaya kalksa , devamı çok farklı olur ve kitabın başıyla devamı ve sonu arasında uyumsuzluklar olurdu diye düşünüyorum. Kitaba gelince ; şu ana kadar okuduğum Dostoyevski kitapları arasında en akıcı ve en sürükleyici olanıydı diye söylesem doğru bir cümle olur. Gerçekten müthiş bir sürükleyicilik hakim kitapta. Hatta bıçak gibi birden bire kesilen son sayfaya kadar bile bu sürükleyicilik son sürat devam etmektedir. Belliki çok uzun bir roman olarak planlanan bu kitabın konusu ise Netoçka isimli bir kızın hayatının anlatılmasıdır. Netoçka'nın çocukluk, büyüme ve genç kızlık dönemlerine kadar anlatılmış ve orada maalesef kesilmek zorunda kalınmıştır. Devamı yazılabilse kaç sayfa olurdu bilemem ama çok uzun olacağı kesindir. Çünkü konunun ilerleyişi onu göstermektedir. Kitapta işlenen ana tema ise bana göre sevgidir. Daha doğrusu Netoçka'nın yaşama dönemlerine ve yaşadıklarına göre verdiği kişilerle değişen saf ve masum sevgisi. Netoçka 'nın bu dönemlerdeki
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
İyi ki okumuşum dediğim kitap.
10/10
·219 syf.··
2022 102. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2022 23:40
Dostoyevski'nin sürgünden önce kaleme aldığı ve sürgün nedeniyle yarım bırakmak zorunda kalıp, sonrasında da tamamlamadığı bir eser. Beni nasıl etkilediğini tarif etmek çok zor. Satırların arasında hissettiğim, hissettirdikleri, o kadar değişik duygular ki... Betimlemeler, kullanılan kelimeler, cümlelerin dizilişi gerçekten tam anlamıyla etkileyici. Tüm satırları hissettirerek okutturuyor kitap kendini. Baş kahraman olan Netoçka'nın başından geçen, o çocuksu duygularını okuyoruz başlarda. Hayatın tüm acımasızlığıyla savaş veriyor küçük Netoçka. Her şey tam olarak mahvoldu derken yeni bir kapı açılıyor küçük Netoçkamıza, fakat yine mutluluk onu bir türlü bulamıyor. Aradan geçen yıllarda, gençliğe geçiş döneminde başından geçenleri okumaya başlıyoruz ilerleyen sayfalarda. Mutlu olamayan bir kahramanla karşı karşıyayız sürekli. Ve tam zirveye çıkmışken tüm hisler, kitap bir anda bitiyor. Belki de kitap yarım değil, hikaye bu kadardır. Netoçka Nezvanova, bu kitap benim kalbimde yer edindi. Yarım kalmışlığı belki de bu denli etkiledi. Tavsiyede bulunabileceğim kitaplar arasında ön sırada gelecek. Teşekkürler Dostoyevski.
Edebiyat
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
Netoçka Nezvanova
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2024 00:17
Çok güzel bir kitaptı. Kitabı okumama vesile olan Zeynep B. ye ayrıca teşekkür ediyorum. Ana karakterimiz Netoçka'nın iç dünyasını ve yaşadığı çatışmaları ele alır. Dostoyevski'nin diğer eserlerinde olduğu gibi, bu romanda da insan psikolojisi, ahlaki konular ve toplumsal sorunlar ön plandadır. Karakterlerin derinlikli tasvirleri ve yazarın edebi üslubuyla, okuyuculara insan doğasının karmaşıklığını ve içsel çatışmaları keşfetme fırsatı sunar. Ben bazen Netoçka’nın üvey babasını genellikle narsist ama bazen de şizofren olarak nitelendirdim. Okursanız fikirlerinizi merak ediyorum. Son bir şey daha söyleyeyim kitap Dostoyevski’nin tamamlayamadığı bir kitap iken bu kadar güzel ise tamamlanmış olsaydı ne kadar mükemmel olurdu.
1000k
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
9/10
·219 syf.··
2020 20. kitabı
Netoçka Nezvanova kitabı, Dostoyevski’nin gelişimini incelemek açısından oldukça yararlı bir eserdir. Yarım kalan bir eser olmasına rağmen (Burada yarım kalma anlamını hızlı bir şekilde bitirme anlamında kullandım. Bu eser aslında Dostoyevski için; yazmış olacağı ilk kalın, büyük kitap olma özelliğini taşıyacaktı lakin şartlar gereğince hızlı bir sonla bitirdi. Benim kanımca[Dostoyevski’nin hayatını araştırdığım ve bildiğim kadarıyla] kitabın teslim tarihine az kalmış olabileceğinden böyle bir bitirişi tercih ettiğini düşünüyorum.) İletişim yayınlarından okuduğum bu kitap, Joseph Frank’in ön sözüyle, kitap hakkında, Dostoyevski’nin kitabı yazarkenki ve genel olarak bu romanda yarattığı karakterleri ne düşüncelerle oluşturduğuna dair ön bilgiler yer alıyor. Sonu hızlı bitmiş olmasına rağmen kitabı okurken inanılmaz bir keyif aldım. Romandaki karakterler ile hayatımdaki insanların davranışlarını özdeşleştirdim. Yani her açıdan okunması gereken bir kitaptı bana göre. İyi okumalar dilerim :)
Edebiyat
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
Yarım kalan ilk büyük roman denemesi
9/10
·219 syf.··
2022 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2022 17:59
Netoçka Nezvanova Dostoyevski'nin yarım kalan ilk büyük roman denemesidir. Yarım kalmasının nedeni kitabı yazdığı yılda tutuklanıp Sibirya'ya gönderilip ancak on yılın sonunda Petersburg'a dönebilmesidir. Kitap hakkındaki görüşlerime gelecek olursam oldukça beğendiğim bir kitap oldu. Hatta biraz iddialı olacak ama yazarın en sevdiğim kitabı oldu her ne kadar sadece altı kitabını okumuş olsam da.. Netoçka Nezvanova oldukça fakir bir ailenin kızıdır. Babası o çok küçükken öldüğü için babasını hatırlamaz. Annesi, bir zamanlar müzikte oldukça başarılı olan ama sonrasında kendini içkiye verip müziği boşladığı için yeteneği körelen bir müzisyenle ikinci evliliğini yapar. Netoçka babalığına çok bağlıdır, babalığı da onu öz kızı gibi sever. Öyle ki Netoçka annesinden daha yakın görür onu. Gelecek hayalleri onunla ilgilidir, annesi öldükten sonra onunla birlikte güzel bir hayat yaşayacaklarına inanır. Fakat babalığı annesinin öldüğü gece terk eder onu, bir başına sokakta bırakıp kaçar. Netoçka arkasından ne kadar koşsa da yetişemez babalığına, çok yorulur ve yorgunluğun ve babalığının onu terk etmesinin verdiği hüzünle oracıkta bayılır. Uyandığında kendini temiz, sıcak bir yerde bulur ve asıl hikâyesi burada başlar. Daha fazla konusu hakkında bilgi vermeyeceğim zira okuyacak olanlar rahatsız olabilir. Kitapta Dostoyevski'nin inanılmaz gözlem gücünü ve ruhsal tahlillerini görebiliyoruz. Üstelik bu tahliller sizi sıkmıyor ve okurken keyif alıyorsunuz. Dili de oldukça sade ve anlaşılır. Kitapta tek sevmediğim özellik yarım bitmesi o da yazarla ilgili bir sorun değil zaten. Ama keşke Petersburg'a döndüğünde devam etseymiş romana çünkü yazsa gerçekten büyük bir roman olurmuş. Kitabın arka kapağındaki yazı da romanın değeri hakkında genel bir bilgi sunuyor bize. "Netoçka
Edebiyat
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
Puan vermedi·219 syf.··
2021 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 02:37
Bir kadının hikayesi Genç bir kız yetim olur ve sonuç olarak herkes onu kırmaya hazırdır. Ancak, yaşam yolunda iyi insanlar var. Böyle bir şey çok kısa görünecek. “Netochka Nezvanova”, Dostoyevski'nin çağdaşlarının “işin sonunda kahramanın sadece on altı yaşında olmasına rağmen” bir kadının hikayesi ”olarak adlandırdığı bir hikaye. Bu hikayede pek çok trajik an, birçok karmaşık psikolojik imge sundu. Karakterlerin özellikleri ve hikayede meydana gelen ana olaylar sizi baya bir meraklandırıcak .. Fyodor Dostoyevski
1000Kitap
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma
Puan vermedi·219 syf.··
Beğendi
·
2021 228. kitabı
Dostoyevski’nin yazma serüveninin başlarında kaleme aldığı Netoçka Nezvanova, yarım kalmış bir roman.Romanın sonuna geldiğinizde bunu çok net görüyorsunuz. Annetta yani Netoçka, babasını kaybetmiş, annesi ve onun yeni eşi olan müzisyen Yefimov ile yaşar.Yefimov’a olan büyük tutkusu, annesinin ölümünü dileyecek kadar güçlüdür. Yefimov’un büyük bir yeteneği olmasına karşın, kendini daha ileriye taşıyacak disipline sahip olmaması, ilerleyemeyişinin engel oldukları için etrafındaki insanları suçlamayı seçmesi nedeniyle, bir sanatçı dramını barındıran ilk bölüm benim için ilginçti. Kitapta en çok ilgimi çeken karakter Yefimov’du da diyebilirim. İkinci ve üçüncü bölümü aynı ilgiyle okuyamadım. Ama Yine de büyük bir edebi dahiyi daha yakından tanımak için okunmalı.
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,059 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.