Netoçka NezvanovaDostoyevski

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.950
Gösterim
Adı:
Netoçka Nezvanova
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
219
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750516337
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Неточка Незванова
Çeviri:
Ergin Altay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Netoçka Nezvanova Dostoyevski’nin yarım kalan ilk büyük roman denemesidir.

Edebiyat sahnesinde belirdikten çok kısa süre sonra genç Dostoyevski ağabeyine yazdığı 1846 tarihli bir mektupta “büyük bir roman” yazmak istediğini belirtiyordu ve bu niyetle Netoçka Nezvanova üzerinde çalışmaya başladı. 1849 yılında tutuklanıp Sibirya’ya gönderilmesiyle roman yarım kaldı ve Dostoyevski bir daha bu romana geri dönmedi.

Netoçka Nezvanova, fakir bir evde çilekeş annesi ve başarısız bir müzisyen olan babasıyla yaşayan Netoçka’nın acıklı çocukluk hikâyesiyle başlar, ilk gençlik ve gençlik anlatılarıyla devam eder.
Yarım kalan bir romanın parçaları olan bu üç hikâyedeki temalar, Dostoyevski’nin sonraki yıllarda vereceği büyük eserlerin habercisi gibidir.


“Netoçka Nezvanova, Dostoyevski’nin büyük romanlarındaki ideolojinin ve tekniklerin geliştirildiği bir laboratuvardır.”

KONSTANTIN MOCHULSKY
Netoçka Nezvanova, Dostoyevski’nin tutuklanması nedeniyle yarım kalmış eseri olsa da olay örgüsüne takılmayan bir okur olarak bu durum beni rahatsız etmedi. Kötü giden maddi durumu ve kitaplarının anlaşılmayışının verdiği karamsarlıktan kurtulmak için Dostoyevski, büyük bir roman yazmak amacıyla Netoçka Nezvanova'yı yazmaya başlar ancak tamamlayamaz.

Dostoyevski, bu kitapta da karakter oluşturmada ve oluşturduğu bu karakterleri psikolojik ve fiziksel açıdan okuyucunun gözünün önüne getirmede gayet başarılı. Bence psikolojik tahliller hikâyenin çok önüne geçmişti. Freud’un Dostoyevski’den oldukça etkilendiğini düşündürdü kitap bana. Çocuklarda cinsellik olur mu, cinsel kimlik nasıl oluşur, eşcinsellik nasıl ve neden olur, sorularının cevabını kurguya yedirerek vermiş yazar.

Netoçka, annesinden alamadığı sevgiden dolayı önce babasına daha sonra da bir müddet evlerinde yaşadığı Katya’ya kendisinin ifadesiyle “aşk”la bağlanıyor. Yazarın Netoçka’nın duygusal gelişimini verirken başvurduğu hikâyeyi okumak beni zorladı biraz. Zira çocuk ve aşk kelimelerinin, cinselliğin de katılarak kullanıldığı cümleleri okumak (hastalık da olsa) kolay değildi. Kitap bu yönüyle psiklojiyle ilgilenenler için bu konularda örnek verilmesi açısından ders kitabı olarak bile okunabilir sanırım.

Kitapta yaşanan dram olsa da bu kitabı okurken eğlendim. Kitabı yarılayıncaya kadar sorun yoktu pek. Dostoyevski, araya girip sık sık ‘’anlatayım ‘’ deyip anıları sıralıyor, ben de üzülerek okuyordum. Ancak bir yerden sonra zaten hiçbirinin psikoljisi normal olmayan karakterlerin jet hızıyla değişen duygu durumlarına yetişemez oldum. Sürekli ağlamak istiyorlar, ağlıyorlar, gülüyorlar, sinir krizi geçiriyorlar sonra sakinleşiyorlar, arada bayılıp ayılıyorlardı. Bu satırları okurken ben artık kitabın duygusal havasından ayrılmış ve gözümün önünden hızlı bir film şeridi gibi geçen, siyah-beyaz filmi izlemeye koyulmuştum. Dostoyevski kahramanlarını okurun kafasında canlandırmada o kadar başarılı ki; film değil odada gezindiklerini bile düşünebiliyor insan.

Beni duygudan duyguya sürükleyen bu kitabı ayrı bir keyifle okumama sebep olan Sevgili Kübra’ya tekrar teşekkür ederim. Kitap dostlarımız eksik olmasın dileğiyle iyi okumalar.
"İşte biz de öyleyiz Netoçka; bir tel fazla gerilirse kopar... Sesi ne kadar acıydı, değil mi?"
Öğrendiğime göre, Netoçka Nezvanova Dostoyevski'nin ilk roman denemesiymiş. Bu romanın kaderi ise, yarım kalmakmış.
1849'da tutuklanıp Sibirya'ya sürgüne gönderilmesiyle roman yarım kalmış ve Dostoyevski hiçbir zaman Netoçka Nezvanova'ya geri dönmemiş.
Ben ,tamamlanmamış haline rağmen, bu kitabı çok sevdim.
Netoçka'nın dram yüklü hayatının, bu hayattaki çilekeş annesinin ve başarısız bir müzisyen olan babasının hikayesi beni derinden etkiledi.
Derinlemesine işlenen acı, aşağılanma,pişmanlık karakterler üzerinden bu kadar iyi anlatılamazdı!
Yazar kitaba devam edebilseydi acaba nasıl bir son bizi beklerdi merak ettim doğrusu.
Friedrich Nietzsche ;"Dostoyevski kendisinden birşeyler öğrendiğim tek psikologtu." demiş. Bence haklı, ben insanı bu kadar iyi anlatan bir Zweig tanırım bir de Dosto...
Aslında okudumu değil de yarım bıraktımı işaretlemeliydim çünkü kitap zaten yarım ve size zihninizde yahut kağıtta tamamlama olanağı bırakıyor ve bu bir okur için büyük bir fırsat
Kitap, Dostoyevski’nin bitiremediği romanıdır.Kitap yarım kalmıştır çünkü Dostoyevski devrimci eylemlere katıldığı için tutuklanıp Sibirya’ya götürülür.Geldikten sonra da devam etmez.Kitap hakkında bilgi vereceğim kitabı okumayanlar okumasın buraları, Netoçka, üvey babası ve annesiyle birlikte yaşamaktadır.Yegor Yefimov Bedbaht ve bir o kadar da boş bir adamdır.Netoçka’nın annesiyle de parası olduğu için evlenmiştir.Netoçka annesini sevmemektedir.Babasını sevmektedir ve annesinin ölmesini istemektedir çünkü babası onu annesi ölünce feraha kavuşacakları yalanıyla kandırmıştır.Ve sonunda annesiyle hastalıktan ölür, babası Yegor Yefimov’da Netoçka’yı bırakıp kaçar.Netoçka zengin bir aile tarafından evlatlık alınır.Bu evlatlık ailenin kızını çok sever ,ayrılamaz olurlar.Fakat çocuğu ailesi ayırır.O da ablasıyla yaşamaya başlar.8 yıl böyle sürer.Ve artık Katya(Zengin ailenin kızı)’nın ablası bir anne olmuştur Netoçka için.Fakat tam burada, hikaye Netoçka ve Katya bir araya gelmeden biter, ve asla devamı gelmez.Yorumum ise şu şekilde mükemmel bir ustalıkla yazılmış kitap, herkesin okumasını tavsiye ediyorum.Yegor Yefimov’u hiç sevmeyeceksiniz.Annesine ise acıyacaksınız.
1 ay boyunca Natenka ile gezdim yanımdan ayırmadım tabi bu benim yavaş okumamdan kaynaklıydı. Ama hikayeyi o kadar uzatarak okumama baktığımda Natenkayı hiç biryere ait hissetmedim ve benim açımdan bu kitap için çok gerçekçi bir yaklaşım oldu.
Dosto amca'nın bana ve okuyucularına bitirmemesi ile okuyucularına attığı en büyük kazık bence bu kitap. Dün kitabın etkisinden ve bitmemiş olmasından dolayı kitap okuyacak enerjiyi bulamadım. Öbür tarafta ilk karşılaşmamız da(Bu konuda da yaratan ile huri pazarlığıyla birlikte zihin sarayımdaki kişilerle tanışasaya kadar dilekçelerle bunaltmayı düşünüyorum. :D Bir şekilde zihin sarayımdaki kişilerle buluşasıya kadar ısrarımdan vazgeçmeyeceğim. :D) bu konuda sitem edeceğim. Ondan sonra kitap hakkında düşünceleri öğrenesiye kadar darlayacağım ve o tarafta kitap yazma imkanı varsa ve hala bu kitabı tamamlamamış ise tamamlayasıya kadar başının etini yiyeceğim. :D Gelelim kitabın genel hatlarına, dil konusunda dosto amca'nın en üst kitaplarından biri, kurgu hakkında tamamlanmamış olmasından dolayı çok sisli ve bulanık. Hayal gücüne o kadar çok yer var ki sırf karakteri sevdiğim için kitabı kendimce yeniden tasarlama arzusu doğuruyor bende. Konu olarak ana karakterin ilk kısımda açlık sınırında çok yakın yaşayan bir aile ve düşünce olarak çok değişik ve garip bir babanın ile azim ile aileyi bir arada tutmaya çalışan ama siniri çok gergin olmasında dolayı yanlış anlaşılan melek gibi bir annem. İkinci kısımda ise şaşanın en üst olduğu bir ailede başlayan bir yaşam ve ilginç bir arkadaşlık ve değişik bir bir şekilde gelişen olaylardan oluşuyor. Ana karakteri rasnovnikov karakterden çok daha ilginç bulduğumu ve eğer kitap tamamlanmış olsa bence suç ve cezadan daha ünlü olacağını düşünüyorum. En azından en iyi 3 kitabı içerisine kesinlikle girerdi. Bence kesinlikle ana karakter ile bir kez olsun tanışmanızı öneririm.
Kitap bir kişinin üzerinden anlatılıyor. Btittiğini anlamıyorsunuz ve bir sona bağlanmıyor. Bitirseniz de olur bitirmeseniz de :D Yazarın başka kitaplarını okuduysanız bu kitabın ona ait olmadığını düşünürsünüz. Aslında bitmemiş yani tamamlanmamış bu eser okurun hayal dünyasının kapılarını açmasına teşvik ediyor.
Dostoveyski'nin büyük bir kitap yazma isteği sonucu yazmaya başladığı ve 1849 yılında tutuklanması sebebiyle yarım bıraktığı kitabıdır. Dostoyevski'nin diğer kitaplarını okuduktan sonra bu kitaba başlayan birisi muhtemelen kitabın konu, üslup vb. şeyler bakımından çok eksik olduğunu düşünecektir. Fakat eğer Dostoyevski'nin kitaplarını kronolojik sırayla okursanız bu kitabın Dosto'nun daha sonra yazacağı büyük eserlerin bir nevi habercisi olduğunu görürsünüz. Dostoyevski daha sonra kullanacağı pek çok tekniği bu kitapta geliştirmiştir. Eğer kitap yarım kalmamış olsaydı Suç ve Ceza ya da Karamazov Kardeşler'den daha büyük olur muydu bilemem ama gerçekten büyük bir kitap olacağı kesindir.
Sen ne güzel bir kitaptın Netoçka Nezvanova... Hayatı kederle üzüntüyle geçmiş küçük bir kızın öyküsü. Kitabın dördüncü bölümünü nasıl yazardı acaba Dostoyevski? Netoçka’ ya nasıl bir yol çizerdi? Çünkü kitap yarım kalmıştır. Dostoyevski siyasi olaylardan dolayı tutuklanmış, cezaevinden çıktıktan sonra da bu kitaba devam etmemiştir. Öyle duyguyu öyle güzel; kederlere rağmen insanın ruhunu saracak, ısıtacak bir roman olmuş. En çok Netoçka’nın acılı, çocukluk hikayesinde etkilendiğimi söylemeliyim. Babalığı Yefimov, kimi zaman güldürdü beni kimi zaman herkesi güldürüp, içi kan ağlayan bir palyoçaya benzettim onu. (Spoliere) Evden kaçtıktan sonra Netoçka’yı kandırıp onu orada öylece bırakması hele... Netoçka’nın arkasından koşması... Çok etkiliydi. Dostoyevski gene uzun uzun kişileri tasvir etmiş. Tabii yazar Dostoyevski olunca insan kitabın sonunun hüzünlü biteceğini tahmin ediyor - kitaplarında neredeyse hiç mutlu son yok -. Kitap yarım kalsa da Dostoyevski’nin daha sonra unutulamaz eserler vereceği bu kitaptan belliymiş resmen. Netoçka Nezvanova... Kibritçi Kız gibi üzdün beni. Peki kitabı siz yazıyor olsaydınız nasıl bitirirdiniz? Bu dünyadan bir Dostoyevski geçti...
Yalnızca Dostoyevski karakterlerinin başına gelebilecek talihsizlikler yaşayan küçük bir kızın hüzünlü hikayesi.
Həyat insana bir şans verdi... İnsan o şansı itirdi... Həyat ikinci şansı verdi... İnsan ikinci şansı da itirdi... İnsan itirməyə davam edəcəkdi... Bəs həyat? Şans verməyə davam edəcəkdimi..?
cok beğendiğimi söyleyemem . konu bütünlüğü ve akıcılık yok . bitirmek için uzun süre uğraşmam gerekti. Yazarın diğer kitaplarına öncelik verin.
Hemen hemen her kitapta, yaşadığım, hissettiğim bir şeyle karşılaşıyordum.
Bazan,okuduklarımı kendi hayatımla karıştırdığım olurdu.
Dostoyevski
Sayfa 107 - Varlık
Kendimi bundan böyle tümden okumaya verdim. Kitaplar bütün varlığımı sardı, hayatımı doldurdu.
Dostoyevski
Sayfa 107 - Varlık
Kitap okurken,kitapta geçen olaylardaki kişiler bizmişiz gibiydik, okumuyor yaşıyorduk sanki. Kitapta yazılı olanlardan çok, satırlar aralarındaki saklı anlamları çıkarmaya , onları hayalimizle bütünlemeye çalışırdık.
Dostoyevski
Sayfa 105 - Varlık
"Amacına ulaşamayacağını bilsen bile devam et. Sonuç ne olursa olsun kaybetmezsin, kazancınsa büyük olur."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Netoçka Nezvanova
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
219
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750516337
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Неточка Незванова
Çeviri:
Ergin Altay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Netoçka Nezvanova Dostoyevski’nin yarım kalan ilk büyük roman denemesidir.

Edebiyat sahnesinde belirdikten çok kısa süre sonra genç Dostoyevski ağabeyine yazdığı 1846 tarihli bir mektupta “büyük bir roman” yazmak istediğini belirtiyordu ve bu niyetle Netoçka Nezvanova üzerinde çalışmaya başladı. 1849 yılında tutuklanıp Sibirya’ya gönderilmesiyle roman yarım kaldı ve Dostoyevski bir daha bu romana geri dönmedi.

Netoçka Nezvanova, fakir bir evde çilekeş annesi ve başarısız bir müzisyen olan babasıyla yaşayan Netoçka’nın acıklı çocukluk hikâyesiyle başlar, ilk gençlik ve gençlik anlatılarıyla devam eder.
Yarım kalan bir romanın parçaları olan bu üç hikâyedeki temalar, Dostoyevski’nin sonraki yıllarda vereceği büyük eserlerin habercisi gibidir.


“Netoçka Nezvanova, Dostoyevski’nin büyük romanlarındaki ideolojinin ve tekniklerin geliştirildiği bir laboratuvardır.”

KONSTANTIN MOCHULSKY

Kitabı okuyanlar 218 okur

  • B. Bulut Sağlam
  • Burak Can Pamuk
  • fındık kokarcası olan Tralleis
  • Kaan Aslantaş
  • eminegksy
  • Mustafa Pektaş
  • Fyodor Amcaaaa
  • Odessa
  • Fıskiyesi 1K Kırdı
  • Sena

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.2
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%23.2
25-34 Yaş
%33.7
35-44 Yaş
%23.2
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%3.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.5
Erkek
%50.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.2 (17)
9
%24.6 (16)
8
%35.4 (23)
7
%6.2 (4)
6
%3.1 (2)
5
%1.5 (1)
4
%1.5 (1)
3
%0
2
%1.5 (1)
1
%0