Adı:
Tatsız Bir Olay
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705830
Orijinal adı:
Skverniy anektod
Çeviri:
Nihal Yalaza Taluy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Tatsız Bir Olay
Tatsız Bir Olay
Tatsız Bir Olay
Tatsız Bir Olay
Dostoyevski'den unutulmaz bir uzun öykü: 'Tatsız Bir
Olay'

Petersburglu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet etmekte, bir yandan da şampanyalarını yudumlamaktadırlar. Dostoyevski'nin deyişiyle: 'güzel ülkemizin değerli çocuklarının' kalkınma hareketlerine giriştikleri yıllardır. Rusya'da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu yıllar. İşte bu davette generallerden biri, bu kısa romanın kahramanı olan İvan İlyiç, aşağı dereceden memurlara karşı iyi davranışları savunmaya başlar. Ona göre önlerinde açılan yeni dönemin özelliği bu olacaktır: insanseverlik. Ama general önce arkadaşları arasında alay konusu, sonra da içkinin etkisiyle çıkıp dışarıda tatsız bir olaya neden olur. Tatsız Bir Olay, Dostoyevski'nin erken uzun öykülerinden biri. Ama son derece çağdaş bir yazınsal ve düşünsel başyapıt.
(Tanıtım Yazısı)
95 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Dostoyevski'den uzun öykü şeklinde yazılmış, harika bir kitap. Gayet akıcı ve sürükleyici bir şekilde yazıldığından kesinlikle sıkılmadan okunuyor.

Kitapta yazar, Çarlık Rusyasın'da, kendini beğenmiş bir generalin ,davet edilmemesine rağmen, maiyetinde çalışan yoksul bir elemanının düğününe biraz da deyim yerindeyse pohpohlanmak amacıyla gitmesi sonucunda ortaya çıkan olaylar anlatılmaktadır. Tabii ki ortaya çıkan durum hem kendini hem de düğündekileri etkileyecektir.

Dostoyevski bu kitabıyla, kendini erişilmez derecede yüksek gören insanlara adeta güzel ve acı bir ders vermektedir.

Büyük beğeniyle ve keyifle okuduğum bu kitabın, okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum.
80 syf.
·2 günde·8/10
Aman Ali Rıza Bey tadımız kaçmasın!
Üzgünüm Hayriye Hanım tadımız epey kaçtı ve bunun tüm sorumlusu İvan İlyiç Pralinskiy!!!
Tutuklayın densizi, diyeceğim ancak kendisi general ve suçu da maalesef ahlaki bir suç bunun hukukta bir karşılığı yok..

Ah şu memurlar! Ya da Rusya’nın soğuğundan nasibini almış memurlar mı demeliyim(!)? Burada elbette sözü geçen memur amcaları bilmiş olmalısınız. Hani şu rütbesi yüksek olup alt rütbelerdeki memurlara ya da insan kardeşlere cama bir dergiyle çarpılıp ezilmesi gereken sinekmiş gibi bakan memurlar.( Of o nasıl tanım oldu öyle:/)
Aslında kamu spotunu şu noktada vermek istiyorum: mevkisi yüksek olanın düşük olanı ezmesi hadisesinin Rusya’sı, İngiltere’si şu şehri bu şehri yok yani bir yere özgü değil her yerde mevcut bir şey olması. En küçük çalışma alanından en geniş ve büyük yerlere ulaşmış olan iş yerine kadar her yerde aynı… Otorite her zaman olacak bu çok ayrı bir şey ancak şu küçük görüp ezme işi ahlaki bir boyut. Kişilik meselesi. Mevkiinin ve paranın sizi yüksek bir yere ve beraberinde saygı getirmesiyle( buradaki saygı azucuk tartışılır) kişinin mütevaziliğini kaybetmesi ve burnunun biraz gökyüzüne ulaşması hadisesidir bu. Ah ne kadar da üzücü bir şey aslında bu şekilde değişen insanların mutasyonuna birebir tanık olmak…

Olay tatsız bir olay. Evet biliyorum, bunun hangi kitabın incelemesi olduğunu en başta okudunuz. Bir daha söylemekten bir şey çıkmaz diye düşündüm. Olay tatsız bir olay (yine)!!!
Hele ki bir general için feci tatsız bir olay. Benim gibi sıradan bir okur için bile tatsızsa siz düşünün bir general için nasıl tatsız bir olay. (Özür dilerim, çok abarttım.)

Genaral Kendini Bir Şey Zanneden İvan İlyiç Pralinskiy, bir gün general saz arkadaşlarının yanından çakırkeyif ayrıldıktan sonra; basit, düşük rütbeli bir memur olan Pseldonimov'un düğünü olduğunu öğreniyor ve davet edilmiş olmamasına rağmen düğüne giriş yapıyor. Tek isteği biraz övgü almak… Bir de sert görünüşlü saygı değer Pralinskiy’nin MÜTEVAZİ bir insan(!) olduğunu gösterip; fakir düğünümüze geldi, diye haberlerin yayılmasını sağlamak…
Ah ne de iyi kalpli bir memur!
Tabii olaylar hiç de kafasında kurduğu gibi olmuyor ve çok rezil oluyor saygıdeğer generalimiz(!)... Hikayenin sonunda general çok güzel bir ders almış oluyor ve Dostoyevski tüm burnu gökyüzünü görmüş çalışan amcalarımıza da ayaklarına bağlamaları ve uçmamaları için ağır bir taş (evet taş, yanlış okumadınız) hediye ediyor:))

Dostoyevski’nin bu kitabında çokça Gogol esintileri gördüm ve bu çok keyif verdi… Gogol ve Dostoyevski yönetimi, memurları ve çalışma hayatını yerme konusunda ne kadar usta olduğunu söylememe gerek yok…( Ama yine de söyledim.)

Çok keyifli bir kitaptı benim için. Tam da bu kitabı okurken mevkiisi yüksek amcalarla ilgili bir olay yaşamam benim okuduğum kitapların içinde geçen olayların hayatımı şekillendirdiğine dair inancımı arttırdı:) Olayı bilenler biliyor zaten:)))

Kesinlikle sizin de yolunuz bu kitaptan geçmeli diyor ve sözü Barış Manço’ya bırakıyorum.
https://youtu.be/0ovxKYAfMVA

Esen kalın efenim...
  • Amcanın Düşü
    7.9/10 (255 Oy)228 beğeni879 okunma896 alıntı8.049 gösterim
  • Müfettiş
    8.6/10 (388 Oy)299 beğeni1.013 okunma374 alıntı6.731 gösterim
  • Uysal Kız
    8.2/10 (426 Oy)353 beğeni1.293 okunma924 alıntı9.327 gösterim
  • Yufka Yürek
    7.8/10 (264 Oy)253 beğeni1.091 okunma1.012 alıntı11.400 gösterim
  • Başkasının Karısı
    6.9/10 (356 Oy)261 beğeni1.401 okunma553 alıntı19.431 gösterim
  • Üç Ölüm
    7.4/10 (257 Oy)216 beğeni917 okunma292 alıntı6.652 gösterim
  • Şeytan
    8.1/10 (238 Oy)217 beğeni933 okunma444 alıntı8.261 gösterim
  • Stepançikovo Köyü
    8.3/10 (256 Oy)255 beğeni756 okunma868 alıntı8.377 gösterim
  • Ebedi Koca
    7.6/10 (232 Oy)216 beğeni985 okunma865 alıntı9.791 gösterim
  • Suçluyorum
    8.5/10 (333 Oy)283 beğeni952 okunma378 alıntı7.249 gösterim
80 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Yenilikçi hareket etmeye çalışan ancak bunu uygulamakta yetersiz bir generalin -Ivan Ilyiç- başarısızlığını anlatıyor. Kısacası general kaş yaparken göz çıkarıyor. Teorik düşüncenin pratikte falso verebileceğini Dostoyevski'nin psikolojik gözlemleriyle okuyorsunuz. Daha ne olsun? Ülkemizde pek popüler olmayan bu eser, Nihal Yalaza Taluy çevirisiyle tek seferde okunabilecek akıcılıkta. Tavsiye ederim, keyifli okumalar.
80 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Okuması oldukça keyifli bir kısa hikaye...

Rusya'da üç üst sınıf generalin sohbetiyle başlar. En gençlerinin toplumun değişmesi için o dönemki sosyal yapıya zıt fikirleri vardır. Hümanizm'den bahseder ve insanın alt sınıflara iyi davranmasından...Ancak kendisiyle dalga geçilir bu düşüncelerinden ötürü...

Ve sonra da.. Cehenneme giden yolun iyi niyet taşlarıyla örülü olduğunu bir kez daha gösteren tatsız bir olay... Çünkü demir tavında dövülür...
80 syf.
Dostoyevski'nin bir solukta okunan son derece akıcı uzun öyküsü. Dönemin Rusyası'nın kalbur üstü denilen memurlarından birinin davet edilmediği bir düğüne egosunun okşanmasını istediğinden gitmesi ve burada işlerin pek düşündüğü gibi gitmemesi anlatılıyor. Aslında evdeki hesabın bazen çarşıya uymamasını kendine has üslubuyla yorumluyor Dostoyevski. Demem o ki her Dostoyevski kitabı gibi Tatsız Bir Olay'ı da mutlaka okuyun, okutturun.
80 syf.
gerçekten bazen kafamızda bi senaryo olur mantıksal olarak en muhtemel olacakların ince elenip sıkça dokunacağı şekilde işin eylemine geçildiğinde hiç beklenilmedik hayatın bize yaşattığı senaryolar oyunculuğumuzu alabildiğince zorlar. Tam bu tarzda bi kitap oldu benim için. Üstadı okumak çok zevkli yahu :)
95 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yine Dostoyevski’nin dilinden muazzam bir uzun öykü olmuş. Dostoyevski bu kitabında ruh tahlillerine yer vermiş alt mesaj olarak da kapitalizm ve hümanizm’i işlemiş. Kısa süren tekrar tekrar okunabilecek bir eser.
80 syf.
·2 günde·8/10
Dostoyevski’den okuduğum ilk uzun öyküydü bu. Ve o kadar çok seviyorum ki dilini. Kaş yaparken göz çıkaran bir generalin ders verici öyküsünü okuyorsunuz. Aşağı tabakadan insanlara iyi davranmak gerektiğini savunur ama işler istediği gibi gitmez alay konusu olur. Dostoyevski’yle tanışmak için de uygun bir kitap olduğunu düşünüyorum.
75 syf.
·Puan vermedi
Bazen insan bazı şeyleri öfkeyle söylerken işin aslına indiğinde kendisinin hata yaptığını görebiliyor. Önemli olan hatalarımızı görmek ve bu hatalara karşı söyleyebileceklerimiz Ivan ilyiç Hatasının farkına vardı fakat bunları söyleyemedim İçinde bir ukte olarak kaldı. Dostoyevski beni her zaman hayrete düşürmüştür ve yine bu yapıtında hayrete düşürdü. İyiki varsın Dostoyevski.
80 syf.
·Beğendi·10/10
Bu novellasında Dostoyevski, liberalizm rüzgarlarına kapılan soylu bir Rus gencinin bir gecelik talihsiz serüvenini alaycı dille ve derin karakter analizleri ile yine mükemmel şekilde anlatır.

Dönem Rusya'da çarlığın sorgulanmaya başladığı, liberalizm rüzgarlarının estiği dönemdir. Sıradan halk ile soylular arasında yüzyıllar boyu oluşmuş statü farkının ve korkunç uçurumun "insanseverlik" ile aşılabileceğine inanan iyi niyetli ama saf ve tecrübesiz soylu Ivan Ilyic Pralinskiy, kendine inanmayan eski kuşak üstlerine bunu göstermek, aynı zamanda da kendi egosunu tatmin etmek ister. Tesadüfen rastgeldiği memuru Pşeldonimov'un düğününe davetsiz katılacak, gururlu ve kendine güvenli duruşu ile saygılarını kazanacak, onlardan biri olduğunu gösterecek, böylece kuşaklardır devam eden soylu-sıradan halk ayrımını bir kalemde silip atan kahraman olacaktır.
Ama işler istediği gibi gitmez. Sıradan halkı hiç tanımayan Pralinskiy -ortamın basitliği ve insanların cahilliğinden çok şaşırdığı için olacak- istediği kahramanca girişi yapamadığı gibi onun neden orada olduğunu anlayamayan misafirler de kendisine yardımcı olmazlar. Paniğe kapılan Pralinskiy rahatlamak için içtikçe kontrolü iyice elinden kaçırır, kahraman olmayı hedeflerken gecenin maskarası olur.

Pşeldonimov geride kalıyor görünse de bence hikayenin en temel ögesidir. Gogolvari bir kahramandır Pşeldonimov; yoksul, çaresiz, silik bir karakterdir. Tam işleri yoluna koyduğunu düşündüğü dönemde, en güzel gününde Pralinskiy'in saçma kahramanlık denemesi ile hayatında kapanması zor yaralar açılır; yeni eşinin sevgisizliği, parasızlığı, çaresizliği, işinden olma korkusu bir daha gitmezcesine yerleşir yüreğine.

Velhasıl gerçek hayat, romantik liberallerin hayal ettiğinden çok farklıdır. Kaybeden, her düzende, yine garibanlardır.

Hikaye her ne kadar Rusya'da Çarlık döneminde geçse de, evrenseldir, birçok millete uyarlanabilir. Bu güzel romanı okurken aklıma, - o yılları bilmem, ama romanlarda okudum, akrabalarımdan dinledim- 70'li yıllarda köylüler ile birlikte tarlalarda çalışmaya kalkan, böylece köylünün derdinden anlamayı ve onlarla arkadaş-yoldaş olmayı planlayan romantik Türk solcuları geldi. Bamya tarlasının ortasına giren, ama bamya toplamaktan haberi dahi olmayan iyi niyetli, cahil ve romantik gençleri görünce köylüler nasıl "eyvah, yandık" demişlerse Pralinskiy'i düğünde görenler de aynı tepkiyi vermişler.

Eeee, ne demiş atalarımız : Yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır...
95 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Okuyana kadar varlığından haberim olmayan bir kitap.
İnsanları sevmek, alçakgönüllü olmak bir erdemdir.
Bizim yüksek rütbeli arkadaşımız , onun altında çalışan “basit bir memura “ da iylik yapabilecek kadar iyi niyetli olduğunu göstermek amacındadır. Lakin , gözü çıkardı kaş yaparken..

Ağırlıklı İnsan psikolojisini ele alan kitapta , olmadığımız kişi olarak davrandığımızda , ya da uyum sağlamak adına davrandığımızda , olası sonuç ve duyguları okuyabiliyoruz
Karıncaların yuvasını bozarsınız, bir yenisini yaparlar. Tekrar bozarsanız, tekrar yapmaya koyulurlar. Kaç defa bozulursa bozulsun, yılmadan bir yenisini yaparlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tatsız Bir Olay
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705830
Orijinal adı:
Skverniy anektod
Çeviri:
Nihal Yalaza Taluy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Tatsız Bir Olay
Tatsız Bir Olay
Tatsız Bir Olay
Tatsız Bir Olay
Dostoyevski'den unutulmaz bir uzun öykü: 'Tatsız Bir
Olay'

Petersburglu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet etmekte, bir yandan da şampanyalarını yudumlamaktadırlar. Dostoyevski'nin deyişiyle: 'güzel ülkemizin değerli çocuklarının' kalkınma hareketlerine giriştikleri yıllardır. Rusya'da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu yıllar. İşte bu davette generallerden biri, bu kısa romanın kahramanı olan İvan İlyiç, aşağı dereceden memurlara karşı iyi davranışları savunmaya başlar. Ona göre önlerinde açılan yeni dönemin özelliği bu olacaktır: insanseverlik. Ama general önce arkadaşları arasında alay konusu, sonra da içkinin etkisiyle çıkıp dışarıda tatsız bir olaya neden olur. Tatsız Bir Olay, Dostoyevski'nin erken uzun öykülerinden biri. Ama son derece çağdaş bir yazınsal ve düşünsel başyapıt.
(Tanıtım Yazısı)

Kitabı okuyanlar 1.130 okur

  • Kolektifokur
  • Batuhan Ulusoy
  • Kenan
  • be.
  • Onur
  • Orochimaru
  • Hakan Özdemir
  • Berfin Polat
  • Beşir
  • Mine

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%3.2
18-24 Yaş
%24.2
25-34 Yaş
%33.7
35-44 Yaş
%24.2
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%3.2
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.8
Erkek
%59.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.2 (37)
9
%14.3 (52)
8
%25.1 (91)
7
%9.9 (36)
6
%4.7 (17)
5
%1.9 (7)
4
%0.8 (3)
3
%0
2
%0
1
%0.3 (1)