Gülünç Bir Adamın Düşü

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Saat:18:00
10/10
·132 syf.·
2022 19. kitabı
Dostoyevski’nin ölmeden evvel yazdığı son öyküsü. 1877’de bu öyküyü kaleme alıyor ve 1881’de de aramızdan ayrılıyor. Gülünç Bir Adamın Düşü yazdığı tüm öykü ve romanlar içerisinde hayata iyimser
Edebiyat
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Yazarı Dostoyevski olan bir kitap 1-0 öndedir. Üç ayrı hikaye, üç ayrı hayat dersi. Ne kadar Iyi olursanız olun karşı tarafın algısı neyse sizde onun için öylesiniz. Aslında bazen hayat bir komedi sahnesi. .Kesinlikle okunmalı.
Felsefe
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
Düş dediğin de nedir? Hayatımız da zaten düş değil mi?
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 21:44
Bu kitaba başlarken her zamanki gibi karamsar bir
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
okuyacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Başlarken karamsar ve nihilist bir giriş yapsa da bitirirken mutluluğu tasvir eden umut dolu bir Dostoyevski görüyorsunuz. Hiçbir şeyin yaşamaya değer olmadığına karar verip intihar etmeye karar veren, revolverle kafasına sıkmayı netleştirmiş, hayata karşı müthiş derecede kayıtsız bir adamın, küçük bir kızla tanışmasıyla başlayan içsel yolculuğunu anlatır. Son bölümde gördüğü düşü anlatır. Bu düş aslında hayal ettiği hayatı tasvir eder. “Tüm bunlar bir düş olmayabilirdi de çünkü burda öylesine bir hakikat işlenmişti ki bunun sadece bir düşten ibaret olduğunu söylemeye dilim varmıyor.” Çok kısa olmasına rağmen düşündüren, oldukça keyifli bir kitap.
1K
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
9/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2017 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2017 12:05
Çok beğendigim bu kitaba uzun tutmadan bir değerlendirme yapmak istiyorum. Öncelikle kitap 3 bölümden oluşuyor. 1. Bölüm Tatsız Bir Hikaye'de ast ve üst iliskilerinde sertlikten değil hümanizmadan yana olan Ivan Ilyiç'in basina gelenleri akıcı bir dille işliyor. Bizi içine alan hikaye boyunca bu 2 zit görüşün çatışmasını görüyoruz. 2. hikaye ise 'Timsah'. Yaşı ve dış görünüşüyle saygı uyandıran, kültürlü bir beyefendinin bir timsah tarafından diri diri yutulmasını ve bundan sonra gelişen olağanüstü olayları geride burukluk bırakarak anlatıyor. Yer yer hikayedeki karakterlerin bencilliklerine kızdığınız, bir umutsuzluk hikayesi. 3.hikaye, kitaba da ismini veren Gülünç Bir Adamın Düşü. Ismini bilmediğimiz kahramanımızın gerçekleştirmek istediği intihar eylemini ve bunun öncesinde gördüğü rüyayı,rüyada ise insanların iyilikten nasıl kötülüğe geçtiğini aşamalı bir şekilde ve muazzam bir anlatımla dile getiriyor. Bütün hikayelerin ortak özelliği ise okurken düşündürmesi. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim.
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
Şubatın son gecesini, Dostoyevski’nin yazdığı son öyküsüyle bitirdim • Kısacık 1 saatte biten, düşündüren ve yine Dostoyevski’ce önce hayatı sorgulayıp yine umutsuz bir ruh haline dönüşen harika bir öyküydü. Ve Mehmet Altay’ın o muhteşem sesi. • Galiba hiçbir zaman Çarlık yönetimindeki İdamdan kurtulduğu o son anı unutamamış. hikayeleri/romanları hep bu piskoloji çevresinde işlemeye ve buhranlı bir şekilde kaleme almaya devam etmiş.. Ben sesli kitap olarak dinlememe rağmen gecenin bir vaktinde sıcacık yatağımı bırakıp koşarcasına masama oturdum. Yine satırların altını çizercesine kaydı durdurup beni en çok etkileyen kısımları hemen not aldım. Birkaç tanesini de sizinle paylaşmak isterim. Mutlaka okuyun dediklerimden yine. • (Gülünç Bir Adamın Düşü) • Önce hastalığı, ardından tedavisini buldular. Önce düşmanlığı yarattılar, ardından kardeşliğin ve insani değerlerin iyi birer savunucusu oldular. • Dağılmaya ve kutuplaşmaya başladılar. Kutuplaşma karşılıklı itiraflari ve suçlamaları doğurdu. Utanma duygusunu tatlılar. Utanmayı iffet saydılar. Şanı ve şöhreti keşfettiler. Her toplum kendini bir diğerinden üstün kılan ve onu ayrıştıran simgeler buldu. .....
Edebiyat
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
İntihar,Dolu Bir Silah Ve Küçük Kız
Puan vermedi·132 syf.··
2021 15. kitabı
Kitap üç öyküden oluşuyor. Kitaba ismini veren ve benim en beğendiğim öykü olan "Gülünç Bir Adamın Düşü" Dostoyevski'nin zihnimi okuyormuş gibi hissetmeme neden oldu. Kelimelere yaklaşım biçimi, bakış açısı,yazım tarzı beni hep etkilemiştir. Tavsiye ederim.
Edebiyat
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2019 62. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2019 12:59
Merhaba sevgili 1k, Kitabı inceledigimi zannedip başka kitaba başladım neyse ki erken farkettim, notlarımı kaybetmeden başlıyım incelememe :) Kitaptaki en sevdiğim alıntıyla başlamak istiyorum: "Kedere kapılmamın nedeni onların gerçeği bilmemeleri... oysa ben gerçeği biliyorum. Gerçeği bilen tek kişi olmak ne kadar ağır! Ama onlar anlayamazlar bunu. Hayır, anlayamazlar." Malesef hakikatlere o kadar kör ki kalplerimiz (kalplerimiz diyorum çünkü bazen kalbimizle algılarız bazı şeyleri) bu yüzden Sevgili Dostoyevski'nin dediği gibi anlamıyoruz.. Öncelikle bir kitabı Dostoyevski'nin yazmış olması onu okumamız için bir neden ama tabi ki başka nedenler de var mesela kalemindeki ustalık, seçtiği karekterler, onların mükkemmel ruh analizleri vs vs biçok neden var onu okumamız için. Bu arada
Gülünç Bir Adamın Düşü
Gülünç Bir Adamın Düşü
yazarın son öyküsü belki de bu yüzden çok değerli... Peki kitapta ne anlatılıyor? spoi vermeden çok kısaca anlatmak gerekirse, intiharın eşiğine gelmiş bir adamı ve gördüğü garip bir düşü anlatıyor, olaylar, zaman ve mekan sınırlarını aşarak varoluşun absürtlüğünü az mizahi bir dille anlatıyor Dostoyveski. Bir de hikayenin sonlarına doğru bir cennet tasviri var o kısım da hoştu, sevdim :) kitap çok güzeldi okumanız elbette ki tavsiye edilir. Keyifli okumalar herkese.. hoşçakalın
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
Dostoyevski’nin o okuduğunuzda, kasvetli bir havada intihar etme isteği uyandırdığı kitaplarından biriydi yine başlangıçta. Sonra her zamanki gibi, ana karakterlerinin içindeki merhamet duygusunu da bize yansıttı sokakta gördüğü küçük kızda. İnsan intiharın eşiğindeyken, bir daha dönmeyeceği bir hayat için bile, geride kalanlara üzülüp bir şeyler yapmak istiyormuş. Bu da içimizde, her şeyden vazgeçsek bile, yaşama dair duyduğumuz küçücük umudun hala bir yerlerde var olmasının göstergesi. Dostoyevski okurken, kafamda Marin Marais çalar, arkada hep hüzünlü hüzünlü yağmur falan yağar. O pek olmadı da bu sefer, sanki Dostoyevski de cümleleriyle insan türüne dair o küçük umudunu aktarmış gibi bir yandan. Aslında onun için biraz alışılmışın dışında :) Yine psikolojisini okura çok güzel yansıttığı, ana karakterle okurun bağ kurmasını sağlayan kitaplarından birisi. 10/10
Dostoyevski
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
10/10
·132 syf.··
2020 28. kitabı
Hikaye çok ama çok şey anlatıyor. Berkeley’in varlık algılamaktır, J. J. Rousseau’nun doğal durumda iken insanlar mutlu ve özgürdü ( Toplum Sözleşmesi) ve Yuval Noah Harari’nin Homo Sapiens ve Homo Deus isimli kitaplarının özetini barındırıyor gibiydi. İnsanın doğanın bir parçası olduğunu ve bütün insanların kardeş olduğunu vurgulayan muhteşem bir öykü.
1000Kitap
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma
9/10
·132 syf.··
2020 84. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2020 19:10
Dünyamızda var olan bu hepimizin şikayet ettiği bozuk düzen nasıl oluştu ve bu düzeni ortadan kaldırmak için elimizden bir şey gelir mi? Ne gelir gibi ontolojik soruları o kadar naif ama bir kadar da net bir şekilde açıklıyor üstad gerçekten çok güzel, tatlı bir kitap.
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,928 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.