Aşk Hikâyesi

İskender Pala
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
Nisan 2024
Yayınevi:
Kapı Yayınları
ISBN:
9786258096910
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İddia ediyorum: Ne okudunuz ne yaşadınız aşkın böylesini!
10/10
·272 syf.··
2025 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 13:11
Bitmesin diye cümle cümle okuduğum kitabın son sayfasını çevirdim şimdi. Hafızamdan silinse de yeniden okusam, deriz kimi kitaplar için. Bu kitap için öyle bir dilekte bulunamıyorum. Çünkü biliyorum, “Hafızam silinse bu kitap silinmeyecek.” Yaşadığım müddetçe Bahşi’nin Kaknusia’ya sevdası gibi yaşayıp gidecek içimde. Sulamasam da kurumayacak, dönüp bakmasam da ardıma, gelecek peşimden Gunala’nın yüreğindeki Bahşi aşkı gibi… “Sence aşk nedir?” Sanki yüzyıllar önce bu kitap için tanımlamış Eşrefoğlu Rumi: “Cihânı hiçe satmaktır adı aşk Döküp varlığı gitmektir adı aşk.” İnsan kadar tanımı vardır belki de değil mi? Selvi Boylum Al Yazmalım düşer hemen aklımıza: Sevgi emekti. youtube.com/watch?v=YxocmY8... Aşk bir uçurum, der Sezai Karakoç, Shakespeare acımasız bu konuda: “Enayiliğin dik alası.” Zarifçe anlatır Cahit Zarifoğlu “Aşk bir yorulmadır.” “Bir yokuştur aşk,” der İlhan Berk, Oscar Wilde yine bildiğimiz gibi: “Aşk bir yanılsama.” “Dünyanın en büyük yanılsaması,” diyerek hak verir ona Ahmet Ümit, Teslim olmaktır Orhan Pamuk’a göre. Spinoza’nın tanımıyla: “Dış bir neden tasarımının eşlik ettiği bir ürpertici uyarımdır.” Daha binlercesi sayılabilir. Sahi, sence aşk nedir? “Hayat devam eder, zaman geçer, insanlar gider, bazen geri gelmezler, hatıralar kalır.” Sultanahmet Camii’yi bilir misiniz? 1609 yılında Sultan Ahmet tarafından yaptırılmaya başlanan camii. Tam da orada başlıyor eser. Tam da orada yüreğine bir bıçak saplanıyor Bahşi’nin. Yıllar önce kaybettiğini bulduğunu sanmıştır. Heyhat! Sanmak da bir yanılmadır bulmayla yitirme arasında. Biraz geçmişe gidelim mi? Çok değil yirmi yıl önce başlayan bir sevdaya. Müslüman Bahşi, Hıristiyan Papaz kızı Kaknusia… Kimlikler engel midir sevmeye? Bütün dünya gelse ferman olamaz bazen birbirini seven iki
Edebiyat
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
“AŞK HİKÂYESİ…”
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 00:00
“O benim her sabahki uyanma sebebimdir. Uyumadan önce son şeyim, uyandığım zamanki ilk şeyim. Eğer yaşıyorsam, onu bulma arzusudur beni hayatta tutan..” (alıntı). İskender Pala’nın son kitabı, ve yazardan okuduğum 8. kitap. 20 Yıl önce başlayan Müslüman Dülger Bahşı ve Hristiyan papazın kızı Kaknusia’nın aşk öyküsü. Olaylar Osmanlı dönem padişahı I. Ahmet’in zamanında geçmekte. Onun inşaa ettirdiği ihtişamlı Sultan Ahmet Camiisi de kurguya dahil olmuş. Hikâye oldukça sürükleyici. Farklı kültür, inanç ve ırka sahip olmalarından dolayı evliliklerine izin verilmemesinden sonra çareyi kaçmakta bulan 2 genç. Peşlerinde ise papazın kızını bulup getirmesi için saldığı eşkiyalar. Bir süre sonra kızı bulurlar, ancak babasına teslim etmek yerine esir toplayıcılara satarlar. Esirlerin istikâmeti bellidir, Osmanlı’nın başkenti İstanbul. Sonra ise Kaknusia’yı bir gemide esirler arasında buluyoruz. Gemi seyir halindeyken fırtınaya yakalanır ve içindeki esirlerle birlikte batar. Kaknusia ise kayıp olur. O arada Bahşı, kızı araya araya İstanbul’a varır. Aradan 20 yıl geçmiştir ve Osmanlı Devleti’nin payitahtında Ayasofya’nın karşısında Sultan I. Ahmet kendi adına görkemli bir camii yaptırmak ister. Camii için ilk kazık vurulacağı gün, Bahşı’ya önemli bir görev verilir. Altın kazmayı padişaha hazine odasından alıp Bahşı sunacaktır. Bütün Osmanlı ahalisi o gün At Meydanında iken, Bahşı orada kendisine uzaklardan bakan bir çift göz görür. Bu gözler 20 yıl önce kaybettiği Kaknusia’ya aittir. Ancak ikisi de bu süre içerisinde değişmiştir. Aradaki zamanda neler olmuştu? Aşkları aynı kalmış mıydı? Yıllar sonra kavuşurlar mı? Merak ediyorsanız, okumanızı tavsiye ederim. 1001 Gece Masalı tadında bir hikâye, severek okudum…
Roman-Edebiyat
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
"Ama şu güzellik!.Aşık olunacak kadar muhteşem!"
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 21:00
Aşk Hikayesi... İskender Pala 'dan okuduğum on ikinci kitap, inci gibi bir kitap... Öyle pırıl pırıl, öyle temiz bir aşk hikayesi... Bu yüzden yazarın okuduğum kitapları içinde benim için en güzeli. Aşık olunacak kadar muhteşem bir güzellik... Unutamayacağım, unutmak istemeyeceğim, etkisinden çıkamayacağım bir güzellik... Öyle bir güzellik ki, satırlarını tekrar tekrar okuduğum, bitmesin istediğim çok oldu, aynı zamanda bu aşk hikayesinin sonunun nereye varacağının merakıyla soluksuz okumak istediğim de oldu. Duygu karmaşaları, duygu yoğunluğu içinde okudum, kitabın bitmesinin üzerinden saatler geçti ama bu satırları yazarken hâlâ gözlerim doluyor...Hâlâ gönlümde saklı gözyaşları var... Aşk Hikâyesi , öyle bir kitap ki bu kitaptan sonra hayatınızdaki aşk dediğiniz hisleri adlandırırken bir daha düşüneceksiniz, hatta Ümit Yaşar Oğuzcan 'ın Aşkmıydı O kitabındaki gibi soracaksınız kendinize, "Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi?" diye. Bana göre zaten günümüzde yaşanan şeylerin çoğu aşk değil, aşkımsı şeyler; eğer Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Romeo ve Juliet, Kaknusia ve Bahşı gibi aşıklar değilseniz ya da karşılıksız da olsa aşık olduğunuz kişi için en büyük fedakarlıkları yapabilecek Notre Dame'ın Kamburu'daki Quasimodo, İki Şehrin Hikâyesi' ndeki Carton değilseniz, ben onu aşk olarak adlandıramıyorum artık... Kitabın kötü yönü çıtayı fazla yükseltmesi olabilir. Aşk neydi?Kaç yıl beklerdiniz sevdiğinizi? Kaç yıl tutunurdunuz bir hayale? Kaç yıl arardınız kaybettiğinizi? Neler yapardınız onun için ölür müydünüz ya da birini öldürebilir miydiniz, O'nun için O'ndan vazgeçebilir miydiniz? Yıllarınızı, ömrünüzü yoluna serer miydiniz? O'nsuz olduğunuz için susabilir miydiniz başkalarına Kaknusia gibi? Gözlerinizi yumabilir miydiniz başka güzellere Bahşı gibi? "Aşk sevdiğine bakar, gerisini
Edebiyat
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 60. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:46
Zamanı kaybettim... İskender Pala, nın daha önce de aşk kitaplarını okudum lakin bu kitap diğerlerinin önüne geçti diyebilirim. Ya da okuduğum dönemdeki ruh halim beni bu düşünceye sevk etti. Pala kalemini kor gibi yakarak, hasretin derin, acı yanıklarını dökmüş sayfalarına. İki gönlün kavuşmak için yandığı, ama kaderin acımasız elleriyle ayırdığı, çeyrek asrı aşkın süren bir hicran destanı. Boğazınıza bir yumru oturtan bir kitap.. 1589’un buğday kokulu Bahçesaray ovalarında başlıyor yangın. Fakir bir ırgatın oğlu Bahşı Yunus, dutarıyla gönlünün tellerini titretirken, papaz Çakır Yorgi’nin kızı Kaknusia’ya vuruluyor. Kaknusia da berrak bakışıyla Bahşı’nın ruhuna kök salıyor. Dinleri ayrı, dünyaları zıt, ama kalpleri bir tek ateşte yanıyor. Ve kaçıyorlar. Kısa bir vuslatın ardından ayrılıkların en zalimi geliyor: Kaknusia esir düşüyor, köle pazarlarına sürükleniyor, ve adı Lâlin oluyor. Bahşı ise İstanbul’un sokaklarında dülgerlik yaparak, Sultanahmet Camii’nin inşasında alın teri dökerken bile sevgilisinin hayalini yaşıyor yaşatıyor. Yirmi yılı aşkın bir süre, bir an olsun aklından çıkarmadan arıyor onu.! Hangimiz aradı bir gideni, kaybolanı.. Ve ne kadar süre..Kıyas dahi götürmez.. Hasret adeta ete kemiğe bürünüyor. Bahşı’nın Kaknusia diye inleyen iç çığlıkları, Kaknusia’nın suskunluğu, konuşmama yemini, sessiz içe akıtılan gözyaşları… Her ayrılık bir parça daha yakıyor, her umut kırıntısı bir parça daha öldürüyor. Gunala’nın karanlık tutkusu, İshak’ın derin bağlılığı aşkın kavuşmaktan ziyade olmadığını, bazen beklemekte, bazen susmakta, bazen de yanıp kül olmakta derinleştiğini gösteriyor. Bahşı diyar diyar dolaşırken, Kaknusia yanı başında olduğu halde onu göremez. Aşk bu kadar kör, bu kadar zalim, bu kadar yakıcı ve bazen de bu kadar çaresiz olabilir mi? Belki
1000Kitap
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
Trajikomik son :)))) dikkat spoiler içerir.. :))
10/10
·272 syf.·
2025 221. kitabı
Aşk Hikâyesi Kıymetli Okur arkadaşım Hilâl☾ ‘in tavsiyesi üzerine kitap gurubu arkadaşlarımla okuduğum kitap beni mest etti.. Kitap olası mümkün olmayan bir aşkı ayrıca Osmanlı tarihinin incisi olarak adlandırılan cami yapımının güzellikleri ile süslenmiş.Kitapda ne kadar Bahşi Yunus bey ve Kaknusiya’nın aşkı anlatılsada,Gunala ve Evrenik karakterleri de baş köşede yerlerini almış.Bu dört karakterin esrarengiz olaylar içerisinde sürdürdükleri aşk çıkmazı Kaknusiya’nın ölümü le son bulur.. Kitap için harika duygular içinde göz yaşları dökerken trajikomik bulduğum son beni hüsrana uğrattı doğrusu.. Kaknusiya’nın mezarı başında diğer üçünün hesaplaşması sonunda hepsinin birbirini boğazından sıkarak öldürmesi çok ama çok komik geldi bana :)))) Yani bu mantık olarak da mümkün olmayacak durum karşısında kahkaha attım diyebilirim.Düşünün üç kişi aynı anda birbirinin boğazını sıkarak ölüyorlar.Bu mümkün olabilir mi hiç sevgili yazarım İskender Pala :))) Son sayfası hariç kesinlikle okunacaklar listenize alınacak bu kitabı mutlaka okuyun kuzucuklarım :) Daima sevgiyle kalın…
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
《 A Ş K H İ K Â Y E S İ 》
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 81. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 07:20
İskender Pala bu eseri ile, tarih ikliminde tasavvufî aşkı anlatıyor. Bu kitap sadece kurgu değil, aşkın derinliğini gösteren bir serüvendir. Yazar bu kitapta, modern zamanda kullandığımız aşk kelimesinin 'gerçek' tanımını yapıyor okurlara.. Tarihin arka dekor olarak kullanıldığı bu serüvende, beşerî aşkın karakterlerin gönlünde adım adım nasıl tasavvufî aşka dönüştüğünü okuyoruz.. Sultan Ahmet Camii’nin yapım aşamaları ve o tarihî dekoru hissederken, aynı zamanda 4 aşığın "hakikî âşk" yolculuğuna şahit oluyoruz. Ama dikkatinizi çekmek isterim; bu bir yolculuk.. Bu yolun sonuna ulaşmak öyle kolay değil.. "Kimler oraya ulaştı?" sorusunun cevabını ise, okuyacak olanlara bırakıyorum .. Kitapta, kurguya öncülük eden Kaknusia, Bahşı, İshak, Gunala isimli dört karakterimiz vardır. Yazar bu dört karakter üzerinden aşkın dört halini işliyor. Yazarın aşk dediği, modern zamanda bahsedildiği gibi hemen yanıp sönen köksüz bir duygu değil.. Aksine bu kitapta aşk; edeple kökleri sağlamlaşan, fedakarlıkla diriliğini koruyan, aşkın eyleme dökülmüş hâli.. Hem de her zerresiyle.. Günümüzde kullanılan ve yaşanılan bazı aşklarda, edep dışı istekler önden gidiyor. Ruhu tanıma ve anlama isteği olmadan, cismani duyguları hayvani duygulara indirgeyerek, adına aşk diyorlar.. Hâlbuki kitaptaki serüvende, cismani duygular edeple kökleşiyor, derinleşiyor ve terbiye oluyor. Aşk gönüllerinde öyle bir ateşe dönüşüyorki; çeyrek asır geçse bile, ve hatta ömürlerinin son anına kadar yüreklerinden sönmüyor. Dersin hakkını verdiğimiz sürece aşk da bir ilimdir.. Her ilmin bir edebi vardır. Yunus Emre ne güzel söyler; ​"Gezdim Halep ile Şam'ı, eyledim ilmi talep, meğer ilim bir hiç imiş illa edep illa edep." Bu bağlamda aşk; gönül haritasında sınır bilmenin en yüce ve zarif hâline dönüşüyor.
Edebiyat & Roman
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
Narkozsuz kalp ameliyatına hoşgeldiniz
9/10
·272 syf.·
Beğendi
·
2025 100. kitabı
Aşk Hikâyesi Kokladım kokladım kokladım... Bazı kitapların filhakika abartısız söylüyorum (bilen bilir zaten:) kurgusunun güçlü olmasından mıdır? Yoksa karakterlerin elzem olmasından mıdır? Bir şeyi var ki ilk bakışta aha buldum! tarzında bir şey değil o, kendinden efsunlu giz. Biz gelelim şu nice ihtişamlı yorumlara sebebiyet veren aşk hikayemize. Papaz Yorgi’nin kızı Kaknusia ile Yunus Bahşı’nın Bahçesaray’da başlayan ve Âsitâne’ye uzanan yarım asırlık bir aşk hikâyesini konu edinen dillere destan bir roman. Bahşı’nın aşkı için mücadelesi, aşkından vazgeçmeyişi hatta aşkı uğruna nice zorluklara göğüs germesinin yanında Kaknusia’nın aşkını saklı bir mabed gibi gizlemesi.. Sonra Evrennik İshak ve Gunala… Ve hatta Kaligra Sultan tekkesindeki Hayran Abdal… Her biri için aslına bakacak olursak kitap içinde kitap yazılması gerektiriyor. İskender Pala konuşulmasından çok daha fazlasını hak ediyormuş sahiden de. Bir kalemi böylesine ustalıkla çarpıştırabilmek alkışa şayan. Kitabı okuyanın içinde bine bin katan duygular, hazmedemezlikler, yana yakılırcasına sitemler, bu böyle uzayıp gider. Bahşı'nın böylesine rengi karalığı da aşmış bir sevdayla hiç durmadan zamanı bilmeksizin bütün aklında fikrinde Kaknusia'yı arayıp durmasının ona ve okura yansıttığı onca his.. eridim eridim tekrar eridim Bahşı. Böyle sevda da herkese nasip olmaz (evet kurgu olsa bile:)) Kitap reenkarnasyon yaşattırdı sanki. Kitabı bırakıyorum elimden ama nâmümkün ki enfüste orda olmayayım. Demek ki sayın İskender Pala'nın bu kadar kavî bir kalem gücü varmış. İyi ki tattık ve bir kez daha iyi ki kitaplar ve iyi ki böylesine yazarlar var dedirten bir yazar daha çıktı karşıma. Ne mutlu okurlara.. Bahşı'mm, mücadeleci âsi ruhum.. kendisini bu sevdanın içine o kadar hapsetmişti ki Kaknusia'nın her bir
İnceleme
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
İskender Pala — Kalemle Dokunan Bir Ruh :)
Puan vermedi·272 syf.·
2025 46. kitabı
Ahhhhh İskender Pala :) Aşk Hikâyesi İskender Pala İlk defa bir İskender Pala kitabı okudum… ve içimden sadece şu geçti “Bu kadar geç tanıştığıma inanamıyorum.” Bazı yazarlar kelimeleriyle değil, kalemlerinin sessizliğiyle konuşur, işte o tam olarak öyle biri. Okurken bir yandan da aklıma Engin Noyan’ın “Aşk Düşünce Yollara” serisi geldi. Aşk Düşünce Yollara II – Hikâye-i Râbîa Aşk Düşünce Yollara I Münib Engin Noyan O kitapların bende yeri hep ayrı olmuştur ama İskender Pala…Kelimeleriyle bambaşka bir kapı açtı içimde.Sanki kelimelerinden zarafet, cümlelerinden sabır, duygularından incelik sızıyor .... Kitap boyunca 4 insan, 4 aşk, 4 kavuşamayan hayal dolaşıyor zihnimde… Ve her biri kendi eksikliğiyle tamamlanıyor sanki.Ahh dedim içimden, okeye 4’lü olduk yine! Ama işte, o kavuşamayan hikayelerin büyüsü de orada. Bazı yazarlar karakterlerine son anda bir darbe indirir ya… işte ben buna yazar narsistliği diyorum O son hamleyle okurun kalbini kırarlar ama gariptir, o kırıklık bile yakışır bazı kalemlere. Çünkü o kırıklığın içinde gerçek bir his vardır. Ben bu kitabı PDF’den okudum ama bu kitap orada kalmayacak. Mutlaka basılı halini alıp kitaplığımın en güzide yerine koyacağım Çünkü bazı kitaplar sadece okunmaz, bakışında bile insanın yüreğini ısıtan bir hatıraya dönüşür. Ve en güzeli… bu kitabı canım 1K grubumla birlikte okumaktı @__Mutena Aynı alıntılarda buluşmak, aynı sayfalarda farklı kalplerin aynı duyguda birleştiğini görmek… bana bir kez daha “iyiki 1K” dedirtti. Ve tabii ki canım Hilal… Hilâl☾ bizi bu yazarla tanıştırdığın için sana gönülden teşekkür ederim canım benim Bazı insanlar seni kitapla değil, kalemle buluşturur ve sen tam olarak onlardansın
Sayfa Arası Yıldızlar
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
Umutlarımm
Puan vermedi·272 syf.··
2025 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 11:15
İskender Pala’nın Aşk Hikayesi kitabını okurken kendimi hem bir romanın içinde hem de kendi kalbimin derinliklerinde buldum.Kitap sadece bir aşkı anlatmıyor aslında. Bazen bir ayrılığın sessizliğini, bazen kavuşmanın umudunu, bazen de aşkın insana kattığı olgunluğu anlatıyor. İskender Pala’nın dili o kadar güzel ki, sanki kelimeleri kalemle değil, kalbiyle yazmış. Cümleler şiir gibi, bazı yerlerde durup tekrar okumak istedim. Aşkı anlatırken bile ağırlaşmıyor, aksine içten ve derin anlatıyor. Ve kitabın sonunda… işte orada kalbim en çok sızladı. Çünkü beklediğim bir kavuşma yerine, bir kabulleniş vardı. O son sayfalarda anladım ki bazı aşk hikâyeleri mutlu bitmez ama yine de güzeldir. Çünkü sevgi, bazen ulaşamadan da insana çok şey öğretir. Kitabı bitirdiğimde gözlerim doldu ama içimde huzur vardı. Çünkü bu hikâye, sadece iki kişinin değil, her insanın kendi kalbiyle olan hikayesiydi. İskender Pala yine kelimeleriyle kalbe dokunmuş. Bu kitabı Hilâl☾ ablam önerdi iyikide önermiş çok güzel bir kitap sonu hüzünle bitmesine rağmen @__Mutena olarak çok beğendik
1000Kitap
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
9/10
·272 syf.··
2025 82. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 08:51
İskender Pala – Aşk Hikayesi İskender Pala’nın Aşk Hikayesi kitabı, sadece bir anlatı değil; kalbin suskunluğunu dile getiren bir fısıltıdır. Her sayfası bir yara kadar gerçek, bir dua kadar derindir. Pala, aşkı anlatırken kelimeleri değil, kalbi konuşturur. Bu hikâyede aşk; bir vuslat değil, bir arayıştır. İnsan sevdikçe yanar, yandıkça olgunlaşır. Her karakter, aşkın başka bir yüzünü taşır — kimi sabrı, kimi özlemi, kimi de sessiz teslimiyetiyle. Yazarın dili zarif, cümleleri sanki bir dervişin nefesinden süzülür gibidir. Okur, hikâyenin içinde kendi geçmişini, kendi kaybolmuş duygularını bulur. Çünkü bu kitap, aslında herkesin içinde saklı bir “aşk hikayesi”dir. Ve ben... Okurken yanmayı öğrendim. Her harf Şems’in ateşi gibiydi; dokundukça yakmadı, arındırdı. Aşkın ne olduğunu değil, kimde benliğini bulduğunu hatırlattı bana. Bu güzel hikayeden bizlerinde haberi olsun isteyen biricigim Hilâl☾ e çok çok teşekkür ederim ve prenses grubum sizlerle okumak büyük bir zevkti yeni hikayelerde buluşmak dileğimle sizleri çok seviyorum Aşk Hikâyesi İskender Pala
Sayfa Arası Yıldızlar
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma

Yazar Hakkında

İskender PalaYazar · 103 kitap
İskender Pala, 8 Haziran 1958 tarihinde Uşak‘ta Kayaağılı köyünde doğmuştur. Uşak Cumhuriyet ilkokulunda okudu. Kütahya Lisesi’nden mezun oldu. 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Lisans tez çalışması Câmiu’n-Nezâir’dir. Yine İstanbul Üniversitesi’nde “Aşkî, Hayatı, Edebî Şahsiyeti ve Divânı” konusunda Doktora çalışması yaptı. 1983 yılında Doktorasını tamamladı. 1983 yılında Divan edebiyatı dalında doktor, 1993 yılında İstanbul Üniversitesi‘nde doçent ve 1998 yılında Kültür Üniversitesi‘nde profesör oldu. Ortaokul ve liseler için Türkçe ve Edebiyat ders kitapları yazdı. Denemeler, hikayeler, fıkralar ve edebiyat araştırmacısı olarak çeşitli ansiklopedi ve dergilerde bilimsel ve edebi makaleler yayımladı. Düzenlediği Divan Edebiyatı seminerleri ve konferansları geniş kitleler tarafından takip edildi. 1979-1982 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji seminer kütüphane memurluğu yaptı. Hayatının ilerleyen dönemlerinde çeşitli sebeplerden dolayı askerlik mesleğini tercih eden İskender Pala, öğretmen subay olarak 1982 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına girdi. 14 yıl 7 ay görev yaptıktan sonra 1996 yılında TSK‘dan ihraç edildi. 1982-1984 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Lisesi Komutanlığı’nda teğmen, 1984-1986 yılları arasında Üsteğmen olarak görev yaptı. 1986-1987 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde part-time Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi olarak çalıştı. 1987-1994 yılları arasında Yüzbaşı olarak, Dz.K.K.lığı Tarihi Deniz Arşivi kuruluş ve faaliyetleri görevinde çalıştı. 1994-1996 yılları arasında Tarihi Deniz Arşiv Araştırmaları ve Dz.K.K.lığı yayın faaliyetlerinin yürütülmesi görevinde çalıştı. 1996-1997 yılları arasında Öğretim yılı, MSÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Eski Türk Edebiyatı öğretim üyesi ve İSAM redakte kurulu üyeliği yaptı. 1997 Öğretim yılı İstanbul Kültür Üniversitesi 2004 İBB Kültür Daire Başkanlığı 2004-2010 İBB Kültür Danışmanlığı 2006-2012 Şehir Tiyatroları Repertuar Kurulu Üyeliği 2008-2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Yönetim Kurulu Üyeliği 2009-2012 Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi 2013-2017 Devlet Tiyatroları Edebi Kurul Üyeliği 2013-2017 Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 24 Temmuz 2025'te Türk Telekom'un Bağımsız Yönetim Kurulu üyeliğine atandı. İskender Pala, 1980 yılında F. Hülya Avcı ile evlendi. Hilye Banu, Elif Dilasa adında iki kızı, Alperen Ahmet adında bir oğlu vardır. Ödülleri : 1989 – Türkiye Yazarlar Birliği dil ödülü, (Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü) 1990 – AKDTYK Türk Dil Kurumu ödülü, (Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü) 1996 – Türkiye Yazarlar Birliği inceleme ödülü, (Şairlerin Dilinden) 2001 – Aydınlar Ocağı Kayseri Şb. Yılın Edebiyat Adamı ödülü, 2001 – YTB Uşak Halk Kahramanı ödülü, 2003 – “Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk” Yılın Romanı Ödülü 2013 – Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, Türk Patent Enstitüsü Marka Ödülü