İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.422
Gösterim
Adı:
İki Dirhem Bir Çekirdek
Baskı tarihi:
Eylül 2004
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758950379
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler… Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir.
Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar, ve. Deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar. Bu bakımdan deyimlerin kaynaklarını arayıp bulmak, oldukça meşakkatli bir iştir. Bazen rastgele bir sayfada, bazen bir dipnotta, bazen de hiç ummadığınız bir el yazması sayfasında bir deyimin ortaya çıkış hikâyesiyle karşılaşmak mümkündür.
Deyimlerimizin ortaya çıkış hikâyelerini bilmenin, dilimizin kültüre yansıyan yüzüne bir renk katacağı kesindir. Umarız, bu konuda daha geniş araştırma yapacaklar için bu küçük kitap bir başlangıç olur.
(Tanıtım Bülteninden)
Iskender Pala, Divan Edebiyatının derinlemesine araştırma-incelemesini yapan sayılı kişilerden birisi. Bu kitabında da divanın etkisini görmekteyiz.

Eser, 99 tane deyimin kısaca nasıl oluştuğunu, ne manada kullanıldığını, hangisinin bugün doğru ya da yanlış şekilde telaffuz edildiğinden bahsediyor.

Bazı deyimlerin hikayeleri oldukça tebessüm ettirici.(Cemaziyülevvelini bilmek, Ölür müsün; Öldürür müsün?, Tası tarağı toplatmak, Yok devenin başı vb.)

Deyimlerin yanında, birçok genel kültür bilgisini içermesi açışından bana göre önem teşkil ediyor.

Keyifli, bilgili okumalar.
Merhaba 1000 Kitap sakinleri.

İskender Pala’dan okuduğum ilk eser. Yazarın dilini, üslubunu çok sevdim, gayet akıcı. Yazarın büyük eserlerini duyduğum için bu eserinde beklentiyi düşük tutmuştum. Ama bir hayli şaşırdım ve beğendim.

Kitap 98 ayrı deyim ve yine aynı şekilde bunları açıklayan hikâyelerden oluşuyor. Gayet kısa 212 sayfa. Çok ilginç ve duymadığınız deyimleri duyacağınıza garanti veriyorum. Hele gülme garantisi kesinlikle. Ben son hikayeleri kahkahalarla bitirdim. Deyimlerin ortaya çıkış hikayeleri çok güzel. Dilimizin ne kadar zengin olduğunu göreceksiniz. Yanlış bildiğiniz deyimlerin doğrusunu göreceksiniz. Hem bilgilendiriyor, hem ders veriyor, hem de tarihi öğretiyor.

Her yaştan insanın okuması gerektiğine inanıyorum. Bir roman olmadığı için devamlı okuyup bir anda bitirmenize gerek yok. Araya serpiştirerek eğlenmek amaçlı bu şekilde de okunabilir çerez niyetine. Dilimizin geçmişini öğrenmek çok güzel. Eğlenceli ve kısacık olan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Sıkılacağınızı hiç düşünmüyorum. Aksine ders alıp, tebessümle bitireceğinizi düşünüyorum.

İyi Okumalar....
  • Lâ: Sonsuzluk Hecesi
    8.5/10 (631 Oy)608 beğeni2.179 okunma628 alıntı15.164 gösterim
  • Yusuf ile Zuleyha
    8.6/10 (589 Oy)631 beğeni2.207 okunma464 alıntı10.427 gösterim
  • Çile
    9.1/10 (858 Oy)894 beğeni2.846 okunma866 alıntı20.754 gösterim
  • Uzun Hikaye
    8.5/10 (648 Oy)654 beğeni2.415 okunma177 alıntı17.838 gösterim
  • Osmancık
    8.4/10 (591 Oy)537 beğeni2.357 okunma265 alıntı11.528 gösterim
  • Bu Ülke
    9.0/10 (755 Oy)862 beğeni2.222 okunma1.153 alıntı22.273 gösterim
  • Kiralık Konak
    7.8/10 (463 Oy)366 beğeni2.502 okunma183 alıntı8.905 gösterim
  • Nar Ağacı
    8.7/10 (1.170 Oy)1.229 beğeni3.394 okunma1.205 alıntı28.304 gösterim
  • Mai ve Siyah
    7.9/10 (538 Oy)514 beğeni2.549 okunma229 alıntı13.191 gösterim
  • Kendini Arayan Adam
    7.4/10 (373 Oy)299 beğeni2.135 okunma93 alıntı6.145 gösterim
Günlük hayatimda kullandığim bazi deyimlerin hikayelerini öğrenmek çok hoş bir deneyimdi. Yararli bir kitap oldugunu düşünüyorum. Mesela zırvanın uydurma bi tatli olduğuni öğrendim. Genel kültüre çok guzel katki sagliyor. Cemaziyülevvelini bilmek, yolunacak kaz ve yok devenin basi favori deyim hikayelerim oldu.
Türkçe`de günlük hayatta kullanılan bir çok değimin nereden gelmiş olduğu araştırılmış hikayelerle bize sunulmuş. Çok faydalı eser. Hikayelerin bazıları çok komik bazıları çok ibretlik.

Okumanın yanında bilgi de edinebileceğiniz kitap " İki Dirhem Bir Çekirdek ".

Keyifli okumalar *_*
Eskilere göre 'tabirler' bize göre 'deyimler'...Deyim denilince aklımıza neler geliyor? Bu sorunun cevabını almak için hemen öğrenci arkadaşlara danıştım.Pek çoğu kalıplaşmış sözler,iki ya da daha fazla kelimeden meydana gelmiş sözler,kendi anlamını yitirmiş sözler vb... tanımlar yaptılar.Özünde doğru da bildiler..O vakit pek çoğumuz deyim nedir ? sorusuna birkaç kelime ile yanıt verebiliyoruz ama deyimlerin ortaya çıkış hikayelerini bilen var mıdır ? Bu sorunun yanıtına ise işte bu eser koşuyor...Bu eserle 99 adet deyimin hikayesini öğrenmeye ne dersiniz?
Kültürümüzün bize sunduğu renklerden,deyişlerden bir tat almak ve de bunları akıcı bir dil,duru bir üslup ile öğrenmek tadı damakta bırakacak türden..
İskender Pala yıllardır topladığı deyim hikayelerini bu küçük fakat hacimli eserde toplayarak ne güzel bir iş ne güzel bir araştırma yapmış.
Her mürekkep yalamış insanın kütüphanesini zenginleştirecek özel bir eser,zaman zaman geri dönüp okumalar yapar,bilgilerimi güçlendiririm.Severek okuduğum,öğrencilerime okuttuğum bir eser..Daha ne olsun? Bu sorunun da cevabını buraya serpiştireyim dahası şu;öyle deyim hikayelerinden oluşması akademik değerini düşürdüğünü sanmayın..Şu an bile Edebiyat Fakültesi,Türk Dili ve Edebiyatı öğrencilerinin faydalandığı kaynak kitaplardan olur kendileri...Ne diyelim;araştıran,kitap haline getiren sağ olsun....
Günlük hayatta sık sık kullandığımız deyimlerin, kalıplaşmış sözlerin nereden geldiğini inceleyen ve bizlere sunan güzel bir eser. Hem eğlenceli hem ilgi çekici güzel bir eser olmuş.
Oldukça güzel bir edebi eser. Yazar bir kısmı unutulan bir kısmı da sıklıkla kullanılmasına rağmen anlamı bilinmeyen pek çok deyimin kökeninin nereden geldiğini anlatıyor bu kitapta. Her ne kadar bazı deyimlerin hikayelerini biliyor olsam da pek çok bilmediğim şey öğrendim. Bu kitabı okuyunca insan Türkçe'nin ne kadar zengin ve kullanışlı bir dil olduğunu anlıyor. Mutlaka okunması gerekenlerden.
Okuduğumda bana birşeyler katan kitaplardan biri daha
Deyimlerin nerden geldiğini
Olay akışını
Hangi olayla ortaya çıktığını anlatan bir kitap
Kesinlikle okumalısınız
Günlük hayatta bir çok kalıp, deyim, atasözü vb kullanıyoruz. Anlamını bilmeyen de çıkış noktasını bilmeyen deolabilir bu sözlerin. İskender Pala bu sözler üzerine güzel bir çalışma yapıp neden bu sözler kullanılır, çıkış yeri neresidir, nasıl kullanılır sorularına cevap verecek güzel bir çalışma yapmış. İnsanlarla anlaşmayı ve aynı dilden konuşmayı da kolaylaştırabilir;)
Hem eğitici hem de eğlendirici bir kitap olmuş. Kesinlikle atasözleri ve deyimlerin yerli yerinde kullanılması açısından lise öğrencilerine uygun bir kitap... Okuyacaklara tavsiye edebilirim.
Deyimleri ve ortaya çıkış hikayelerinin konu alındığı kitabın gayet akıcı ve sürükleyici bir dili var. Kitabı okuduktan sonra günlük hayatta herhangi bir deyimi kullandığım vakitte aklıma ilk olarak kitaptaki hikayesi geldiği için deyimleri daha iyi anladığımı düşünüyorum. Zaten İskender Pala'dan da akıcı bir kitap beklerdim. Ve kesinlikle beklentilerimi boşa çıkarmadı diyebilirim.
İlk defa bir sözlük okudum.. Şaşırdığım oldu.. Şimdi gerçek anlamıyla kullansam kimse anlamaz o derece bilinçsizce kullanıyormuşuz deyimleri.. Herkesin okuması gerek diyorum..
Aslına huuu... Nesline huuu!..

Bizce bu sözün manası "Aslını da Allah'a havale ettim, neslini de!" olmalıdır. Böyle bir temenni iyiler için dua; kötüler için beddua makamında olacaktır.
Ehl-i irfân arasında aradım taleb
Her hüner makbûl imiş illa edeb illa edeb.
İskender Pala
Sayfa 74 - Kapı Yayınları
Afyonu Patlamak;

Eski tiryakiler, ramazanda afyonu macun haline getirir ve mercimek büyüklüğünde toplar yapıp her sahurda iki üç tane yutarlarmış. Ancak her bir macunu sırasıyla bir, iki, üç kat kâğıtlara sarmayı da ihmal etmezlermiş. Böylece kâğıt, mide öz suyunda eriyince macun midede dağılır ve birkaç saatliğine keyif devam edermiş. Tabiî iki kat kâğıda sarılan macun, birkaç saat sonra, üç kat kâğıda sarılı macun da onu takiben kana karışınca tiryaki iftara kadar rahat etmiş oluverir. Ancak bu planın yolunda gitmediği, afyonun kâğıdının zor parelendiği yahut kana karışması geciktiği durumlarda tiryaki krizlere girer ve dış dünyadan âdeta kopar. Afyonu patlayıp kana karışasıya kadar farklı tepkiler verir.
Konuşulan veya yapılan şeye uygun karşılık verilmeyen, anlama ve algılamada geciken durumlarda "Daha afyonu patlamadı galiba!" gibi cümleler söylenmesi bundandır.
İpsiz Sapsız;

Şimdi olduğu gibi eskiden de Anadolu'dan İstanbul'a çalışmak üzere adamlar gelir, bunların çoğu da herhangi bir mesleğe sahip olmadıklarından ya hamallıkla yahut kazma kürekle çalışarak işe başlarlarmış. Bunların içinde öyleleri olurmuş ki hamallık yapmak için ne bir ipleri, amelelik yapmak için de ne bir kazma veya kürekleri bulunurmuş. Bir ip veya tutacak bir sap sahibi olmayan bu kişiler için söylenen ipsiz sapsız deyimi de meslek sahibi olmamakla birlikte, bir işe güce de yaramayan adamlar hakkında tahkir anlamında kullanılmıştır. Hâlen haylazlık eden, herhangi bir geçim vasıtası peşinde olmayan sorumsuz insanlar için bu deyimi kullanırız. Hatta daha ileri giderek "İpe sapa gelmez herifin biri!" dediğimiz de olur.
Bağdat Gibi Diyar Olmaz;

Dilimizdeki "Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyar olmaz." sözünün aslı muhtemelen "Ane gibi yar; Bağdat gibi diyar olmaz." şeklindedir. Çünkü sözün aslındaki Ane kelimesi, Bağdat yakınlarındaki sarp bir uçurumun kuşattığı dik bir geçidin adıdır. Bağdat gibi (güzel) şehir, Ane gibi de (sarp, ama manzaralı) yar (uçurum) olmaz, demeye gelir. Ancak siz Bağdat'ın Osmanlı Türk'ü için önemine bakınız ki oradaki Ane'yi anne yapıvermiş. Tıpkı "Yanlış hesap Bağdat'tan döner." sözüyle Bağdat'ın eskiden beri bir ilim merkezi olduğunun altının çizilmesi gibi.
İki Dirhem Bir Çekirdek;

Giyim kuşamına özen göstermiş, şık ve süslü kıyafetleriyle dikkat çeken insanlar hakkında sık sık "iki dirhem bir çekirdek" sözü kullanılır.
Bu yakıştırma, ağırlık ölçüsü olarak okkanın kullanıldığı eski devirlerden kalmadır. Belki biliyorsunuz, bir okka bugünkü ölçülerle 1283 gram tutar. Okkanın dört yüzde birine, dirhem adı verilirdi. Şimdiki gram ile aynı birim olduğunu sanarak gram diyecek yerde dirhem denilmesi hatalıdır.) Dirhem, daha ziyade hassas teraziler için kullanılan bir ölçüdür. Ancak sarraflar, dirhemden daha hassas ölçümler için bir ağırlık birimi daha kullanırlar. Buna çekirdek denir ki toplam, 5 santigram karşılığıdır.
Eski devirlerin en kıymetli parası olan bir Osmanlı altını, toplam iki dirhem ve bir çekirdek ağırlığa sahiptir. Bu durumda süslenmiş kimselere, iki dirhem bir çekirdek yakıştırmasında bulunanlar, mecaz yoluyla onlara altın demiş olurlar ki bizce pek zarif bir nüktedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Dirhem Bir Çekirdek
Baskı tarihi:
Eylül 2004
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758950379
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler… Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir.
Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar, ve. Deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar. Bu bakımdan deyimlerin kaynaklarını arayıp bulmak, oldukça meşakkatli bir iştir. Bazen rastgele bir sayfada, bazen bir dipnotta, bazen de hiç ummadığınız bir el yazması sayfasında bir deyimin ortaya çıkış hikâyesiyle karşılaşmak mümkündür.
Deyimlerimizin ortaya çıkış hikâyelerini bilmenin, dilimizin kültüre yansıyan yüzüne bir renk katacağı kesindir. Umarız, bu konuda daha geniş araştırma yapacaklar için bu küçük kitap bir başlangıç olur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.261 okur

  • Dreams
  • Güliz Şimşek
  • Nazende
  • Elif Arzu Sevimli
  • Esra Erdemir
  • Esra Erdemir
  • Servet Tuci
  • Gülsüm KARACA
  • Elif Bilge Yurtsever
  • ~ ANNA ~

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.3
14-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%29.2
25-34 Yaş
%32.9
35-44 Yaş
%16
45-54 Yaş
%3.2
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.7
Erkek
%33.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.1 (126)
9
%16.1 (81)
8
%26.7 (134)
7
%16.5 (83)
6
%7.4 (37)
5
%2.8 (14)
4
%3.4 (17)
3
%0.6 (3)
2
%0.4 (2)
1
%1 (5)

Kitabın sıralamaları