İki Dirhem Bir Çekirdek

7,7/10  (190 Oy) · 
924 okunma  · 
135 beğeni  · 
5.465 gösterim
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler… Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir.
Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar, ve. Deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar. Bu bakımdan deyimlerin kaynaklarını arayıp bulmak, oldukça meşakkatli bir iştir. Bazen rastgele bir sayfada, bazen bir dipnotta, bazen de hiç ummadığınız bir el yazması sayfasında bir deyimin ortaya çıkış hikâyesiyle karşılaşmak mümkündür.
Deyimlerimizin ortaya çıkış hikâyelerini bilmenin, dilimizin kültüre yansıyan yüzüne bir renk katacağı kesindir. Umarız, bu konuda daha geniş araştırma yapacaklar için bu küçük kitap bir başlangıç olur.
(Tanıtım Bülteninden)
Murat Sezgin 
 14 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Iskender Pala, Divan Edebiyatının derinlemesine araştırma-incelemesini yapan sayılı kişilerden birisi. Bu kitabında da divanın etkisini görmekteyiz.

Eser, 99 tane deyimin kısaca nasıl oluştuğunu, ne manada kullanıldığını, hangisinin bugün doğru ya da yanlış şekilde telaffuz edildiğinden bahsediyor.

Bazı deyimlerin hikayeleri oldukça tebessüm ettirici.(Cemaziyülevvelini bilmek, Ölür müsün; Öldürür müsün?, Tası tarağı toplatmak, Yok devenin başı vb.)

Deyimlerin yanında, birçok genel kültür bilgisini içermesi açışından bana göre önem teşkil ediyor.

Keyifli, bilgili okumalar.

KeMâL 
 29 Ara 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Merhaba 1000 Kitap sakinleri.

İskender Pala’dan okuduğum ilk eser. Yazarın dilini, üslubunu çok sevdim, gayet akıcı. Yazarın büyük eserlerini duyduğum için bu eserinde beklentiyi düşük tutmuştum. Ama bir hayli şaşırdım ve beğendim.

Kitap 98 ayrı deyim ve yine aynı şekilde bunları açıklayan hikâyelerden oluşuyor. Gayet kısa 212 sayfa. Çok ilginç ve duymadığınız deyimleri duyacağınıza garanti veriyorum. Hele gülme garantisi kesinlikle. Ben son hikayeleri kahkahalarla bitirdim. Deyimlerin ortaya çıkış hikayeleri çok güzel. Dilimizin ne kadar zengin olduğunu göreceksiniz. Yanlış bildiğiniz deyimlerin doğrusunu göreceksiniz. Hem bilgilendiriyor, hem ders veriyor, hem de tarihi öğretiyor.

Her yaştan insanın okuması gerektiğine inanıyorum. Bir roman olmadığı için devamlı okuyup bir anda bitirmenize gerek yok. Araya serpiştirerek eğlenmek amaçlı bu şekilde de okunabilir çerez niyetine. Dilimizin geçmişini öğrenmek çok güzel. Eğlenceli ve kısacık olan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Sıkılacağınızı hiç düşünmüyorum. Aksine ders alıp, tebessümle bitireceğinizi düşünüyorum.

İyi Okumalar....

Aysel 
13 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Türkçe`de günlük hayatta kullanılan bir çok değimin nereden gelmiş olduğu araştırılmış hikayelerle bize sunulmuş. Çok faydalı eser. Hikayelerin bazıları çok komik bazıları çok ibretlik.

Okumanın yanında bilgi de edinebileceğiniz kitap " İki Dirhem Bir Çekirdek ".

Keyifli okumalar *_*

Serdar Poirot 
11 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Oldukça güzel bir edebi eser. Yazar bir kısmı unutulan bir kısmı da sıklıkla kullanılmasına rağmen anlamı bilinmeyen pek çok deyimin kökeninin nereden geldiğini anlatıyor bu kitapta. Her ne kadar bazı deyimlerin hikayelerini biliyor olsam da pek çok bilmediğim şey öğrendim. Bu kitabı okuyunca insan Türkçe'nin ne kadar zengin ve kullanışlı bir dil olduğunu anlıyor. Mutlaka okunması gerekenlerden.

Esma Tezgi 
10 May 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Günlük hayatta sık sık kullandığımız deyimlerin, kalıplaşmış sözlerin nereden geldiğini inceleyen ve bizlere sunan güzel bir eser. Hem eğlenceli hem ilgi çekici güzel bir eser olmuş.

Yavuz Gencay 
18 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Günümüzde ironik, hatta toplum yaşantısında kullanılmaktan sakınılan birçok deyimin aslında ne kadar derin manalar içerdiğini gösteren, hem ciddi hem de bir o kadar muzipçe üslubuyla, yüzde tebessüm bırakan bir eser..

Faruk Kırmızı 
12 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Benim için geç okunmuş bir kitap oldu, yıllar önce okumalıydım. Giriş kısmında deyim sayısını 99 olarak zikrediyor tam olarak saymadım ama galiba 98 tanesinin açıklaması var o dikkatimi çekti. Hızlıca okunabiliyor.

Gözde Uysal 
31 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Konuşma dilimizde sıkça kullandığımız kalıplaşmış kelime gruplarının hikayelerini anlatmış İskender Pala bize bu kitabında. Okuduktan sonra bazı atasözleri,deyimler anlam kazanmaya başlıyor gözünüzde. Alın, kütüphanenize koyun,ara ara açıp okuyun derim.

Penbegül Yılmaz 
24 Ara 2016 · Kitabı okudu · 38 günde · Beğendi · 9/10 puan

Birbirinden farklı neredeyse unutulmaya yüz tutmuş deyimlerin günümüze ulaşan manaları ve hikayeleri yer almakta bu kitapta.
Divan edebiyatının hakim olduğu bir kitap olabilir.
Açıklamalarla anlatılmaya çalışılan bir deyim açıklayan kitaptır.

SIK KULLANILAN ATASÖZLERİNİ GERÇEK ANLAMLARIYLA ÖĞRENMEK İSTEYENE TAVSİYE EDİLİR BİR KİTAP

5 /

Kitaptan 59 Alıntı

Aysel 
12 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Aslına huuu... Nesline huuu!..

Bizce bu sözün manası "Aslını da Allah'a havale ettim, neslini de!" olmalıdır. Böyle bir temenni iyiler için dua; kötüler için beddua makamında olacaktır.

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Palaİki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala
Murat Sezgin 
12 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ehl-i irfân arasında aradım taleb
Her hüner makbûl imiş illa edeb illa edeb.

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala (Sayfa 74 - Kapı Yayınları)İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala (Sayfa 74 - Kapı Yayınları)
Aysel 
12 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Afyonu Patlamak;

Eski tiryakiler, ramazanda afyonu macun haline getirir ve mercimek büyüklüğünde toplar yapıp her sahurda iki üç tane yutarlarmış. Ancak her bir macunu sırasıyla bir, iki, üç kat kâğıtlara sarmayı da ihmal etmezlermiş. Böylece kâğıt, mide öz suyunda eriyince macun midede dağılır ve birkaç saatliğine keyif devam edermiş. Tabiî iki kat kâğıda sarılan macun, birkaç saat sonra, üç kat kâğıda sarılı macun da onu takiben kana karışınca tiryaki iftara kadar rahat etmiş oluverir. Ancak bu planın yolunda gitmediği, afyonun kâğıdının zor parelendiği yahut kana karışması geciktiği durumlarda tiryaki krizlere girer ve dış dünyadan âdeta kopar. Afyonu patlayıp kana karışasıya kadar farklı tepkiler verir.
Konuşulan veya yapılan şeye uygun karşılık verilmeyen, anlama ve algılamada geciken durumlarda "Daha afyonu patlamadı galiba!" gibi cümleler söylenmesi bundandır.

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Palaİki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala
Aysel 
15 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İpsiz Sapsız;

Şimdi olduğu gibi eskiden de Anadolu'dan İstanbul'a çalışmak üzere adamlar gelir, bunların çoğu da herhangi bir mesleğe sahip olmadıklarından ya hamallıkla yahut kazma kürekle çalışarak işe başlarlarmış. Bunların içinde öyleleri olurmuş ki hamallık yapmak için ne bir ipleri, amelelik yapmak için de ne bir kazma veya kürekleri bulunurmuş. Bir ip veya tutacak bir sap sahibi olmayan bu kişiler için söylenen ipsiz sapsız deyimi de meslek sahibi olmamakla birlikte, bir işe güce de yaramayan adamlar hakkında tahkir anlamında kullanılmıştır. Hâlen haylazlık eden, herhangi bir geçim vasıtası peşinde olmayan sorumsuz insanlar için bu deyimi kullanırız. Hatta daha ileri giderek "İpe sapa gelmez herifin biri!" dediğimiz de olur.

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Palaİki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala
Aysel 
12 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bağdat Gibi Diyar Olmaz;

Dilimizdeki "Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyar olmaz." sözünün aslı muhtemelen "Ane gibi yar; Bağdat gibi diyar olmaz." şeklindedir. Çünkü sözün aslındaki Ane kelimesi, Bağdat yakınlarındaki sarp bir uçurumun kuşattığı dik bir geçidin adıdır. Bağdat gibi (güzel) şehir, Ane gibi de (sarp, ama manzaralı) yar (uçurum) olmaz, demeye gelir. Ancak siz Bağdat'ın Osmanlı Türk'ü için önemine bakınız ki oradaki Ane'yi anne yapıvermiş. Tıpkı "Yanlış hesap Bağdat'tan döner." sözüyle Bağdat'ın eskiden beri bir ilim merkezi olduğunun altının çizilmesi gibi.

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Palaİki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala
Aysel 
12 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Eli Kulağında;

Eskiden birisi yanındakine,
— Ezan okundu mu, dediğinde, eğer vakit çok yakın ise,
— Okunmadı ama (müezzinin) eli kulağında; dermiş.
Gerçekleşmesi pek yakın olan işler hakkında "(Henüz olmadı ama) eli kulağında!" deriz. Bu deyimin kaynağı Asr-ı Saadet'e, Bilal-i Habeşî'ye kadar uzanır. İslâmiyet yayılmaya başlayıp da Müslümanların sayısı artınca, namaz için onları bir araya toplamak üzere ezan okunması kararlaştırılmış ve sesi güzel olduğu için de Habeşistanlı eski köle Hz. Bilal, bu vazifeye seçilmişti. Ne var ki Medine'deki müşrikler ve diğer dinlere mensup olanlardan bazı tahammülsüz insanlar, ezan okunurken sesi duyulmasın diye gürültü yapmaya, çocukları toplayıp Bilal-i Habeşî ile alay ettirmeye başlamışlardı. Bunun üzerine Hz. Bilal, ellerini kulaklarına tıkayarak ezan okumaya başladı. Bilâhare müezzinler, ellerini kulaklarına tıkamayı bir tür Bilal-i Habeşî sünneti gibi gördüler ve ezanı öyle okudular.

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Palaİki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala
Aysel 
15 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İki Dirhem Bir Çekirdek;

Giyim kuşamına özen göstermiş, şık ve süslü kıyafetleriyle dikkat çeken insanlar hakkında sık sık "iki dirhem bir çekirdek" sözü kullanılır.
Bu yakıştırma, ağırlık ölçüsü olarak okkanın kullanıldığı eski devirlerden kalmadır. Belki biliyorsunuz, bir okka bugünkü ölçülerle 1283 gram tutar. Okkanın dört yüzde birine, dirhem adı verilirdi. Şimdiki gram ile aynı birim olduğunu sanarak gram diyecek yerde dirhem denilmesi hatalıdır.) Dirhem, daha ziyade hassas teraziler için kullanılan bir ölçüdür. Ancak sarraflar, dirhemden daha hassas ölçümler için bir ağırlık birimi daha kullanırlar. Buna çekirdek denir ki toplam, 5 santigram karşılığıdır.
Eski devirlerin en kıymetli parası olan bir Osmanlı altını, toplam iki dirhem ve bir çekirdek ağırlığa sahiptir. Bu durumda süslenmiş kimselere, iki dirhem bir çekirdek yakıştırmasında bulunanlar, mecaz yoluyla onlara altın demiş olurlar ki bizce pek zarif bir nüktedir.

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Palaİki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala
Murat Sezgin 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Derviş Yûnus bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sıygaya çeker bir Molla Kasım* gelir.

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala (Sayfa 160)İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala (Sayfa 160)
Aysel 
15 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İpe Un Serrmek;

Kendisinden bir hizmet beklenen veya verilen görevi yerine getirmesi umulan kişilerin, çeşitli bahaneler öne sürerek yavaş davranmaları yahut işin yapılmasına engel olmaları hâlinde söylenen bu deyim, Nasrettin Hoca'ya atfedilen bir hikâyeden kaynaklanır.
Rivayete göre, Hoca merhumun bir komşusu varmış. Ödünç aldığı eşya yahut araç gereci geri getirmekte ihmalkâr davranır, unutturabilirse hiç geri getirmez yahut o kadar hoyrat kullanırmış ki, ne alırsa bozuk, kırık, delik, kopuk, sakat olarak iade edermiş. Hoca bu komşusuna, önceleri hatırını sayarak bir şey söyleyememişse de içten içe öfkelenip artık ödünç bir eşya vermemeye ahdetmiş.
Ertesi gün, komşusunu kapıda görünce, "Tamam, demiş içinden, bu sefer ne istese vermeyeceğim."
Adam her zamanki pişkinlikle,
— Hocam, demiş, urgan lâzım oldu, sizinkini ödünç alabilir miyim?
Hoca, derhâl bir mazeret uydurmak için zihnini kurcalamışsa da aklına bir çare gelmemiş. O sırada hanımının un elemekte olduğunu görüp,
— Kusura bakma komşu, bizim hanım urgana un serecek.
— Aman hocam, hiç ipe un serilir mi?
— Vallahi komşu, vermeye gönlüm olmayınca ipe un da serilse yeridir!

İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Palaİki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala