İki Dirhem Bir Çekirdek

·
Okunma
·
Beğeni
·
28,5bin
Gösterim
Adı:
İki Dirhem Bir Çekirdek
Baskı tarihi:
23 Ekim 2020
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758950379
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
İki Dirhem Bir Çekirdek
İki Dirhem Bir Çekirdek
İki Dirhem Bir Çekirdek
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler… Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir.
Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar, ve. Deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar. Bu bakımdan deyimlerin kaynaklarını arayıp bulmak, oldukça meşakkatli bir iştir. Bazen rastgele bir sayfada, bazen bir dipnotta, bazen de hiç ummadığınız bir el yazması sayfasında bir deyimin ortaya çıkış hikâyesiyle karşılaşmak mümkündür. 
Deyimlerimizin ortaya çıkış hikâyelerini bilmenin, dilimizin kültüre yansıyan yüzüne bir renk katacağı kesindir. Umarız, bu konuda daha geniş araştırma yapacaklar için bu küçük kitap bir başlangıç olur.
(Tanıtım Bülteninden)
212 syf.
·20 günde·Puan vermedi
Evet arkadaşlar, eğer ‘’afyonunuz patladıysa’’ ‘’Çıkarıyorum ağızımdaki baklayı’’. ‘’Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derlermiş’’ bendeniz keçi. Amma ve lakin sizler ‘’Ahfeş’in keçisi’’ olmayınız!! Zira sizler ‘’mürekkep yalamış’’ insanlarsınız. Aman ha beni ‘’ali kıran baş kesen ’’ zannetmeyin bu ‘’laf-ü Güzaf’’larıma bakarak. Söylediklerim ‘’zerdeyle zırva’’ dan başka bir şey değil. Ama ‘’maval okuyorum’’ da zannetmeyin, biraz ‘’molla kasım’’ lık yapıyorum diyebiliriz. Hepsi bu!!

Aslında bu işin ‘’püf noktası’’ ‘’rahmet okutmak’’tır. Tabi aramızda ‘’kös dinleyenler’’ de oldukça fazla olduğundan bu çaba beyhude de olabilir.
Aranızda ‘’diş bileyenler’’ olduğunu sezinliyorum. Hatta içinizden; şuna da bak ‘’Münasebetsiz Mehmet Efendi’’ yi aratmıyor, dediğinizi de duyar gibiyim. Ama ne yapalım ‘’kırk yıllık kani olur mu yani’’. Yanlış anlamayın beyler sizinle ‘’matrak geçmiyorum’’ veya ‘’goygoyculuk’’ da yapmıyorum. ‘’hacı mandalın mührü’’ gibi doldurdukça dolduruyorum. Umarım siz okuyucuların ‘’eşref saatine’’ denk gelmişimdir, yoksa ‘’kaş yaparken göz çıkarmış’’ olabilirim.

Neyse arkadaşlar ‘’lafla peynir gemisi yürümüyor’’ ‘’hoşafın yağı kesilmeden’’ ‘’kabak tadı vermeden’’ ‘’ipin ucunu’’ kaçırmadan sözlerimi sonlandırsam iyi olacak. E, siz de ‘’sabır taşı’’ değilsiniz en nihayetinde.


Tırnak içerisinde yazdıklarım deyimlerden oluşmaktadır. Ve bu eserde bu deyimler ve daha fazlasının tarihçesini bulacaksınız. :) ufak bir harmanla cümle içinde kullanarak sunmaya çalıştım ‘’Altı kaval üstü şeşhane’’ olmuş gibi dursa da ‘’turnayı gözünden vurduğumu’’ düşünüyorum. :)

Deyim: Anlatımı güzelleştirmek için, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kılmak üzere kullanılan kalıplaşmış sözlerdir.

iyi okumalar :))

Kültür ve kültürün birikimleri bizi yüceltir. Manevi anlamda...
ben buna inanıyorum...
212 syf.
·Puan vermedi
- Vallahi komşu, vermeye gönlüm olmayınca ipe un serilsede yeridir.

Bir Nasrettin Hoca klasiği...

Acaba Nasrettin Hoca bunu söylediğinde  nesilden nesile aktarılacağını biliyormuydu.?
Tabikide hayır...

Ama nesiller boyunca aktarılan kültürel bir hizmete öncülük yapmıştı...

*
Deyimler ve atasözleri bir toplumun silüetidir.
Dilimizin zenginliğinin ölçüsüdür.
Kültürel aktarımın unsurlarıdır.
*
Okuduğumuz kitap, unutulmaya yüz tutmuş, günlük hayatta anlamını bilerek veya bilmeyerek kullandığımız, kültürel mirasımız olan deyimlerden bir kısmının, akıcı bir şekilde ele alındığı ve okuyucuyla buluşturulduğu güzel bir eser.
*
Sizde kültürümüzü canlı tutmak istiyorsanız, işte bu eser tam size göre....

Keyifli okumalar dilerim.
  • Yusuf ile Züleyha
    8.5/10 (2.198 Oy)2.415 beğeni9,8bin okunma11,1bin alıntı37bin gösterim
  • Lâ: Sonsuzluk Hecesi
    8.5/10 (1.958 Oy)2.099 beğeni8,3bin okunma11,2bin alıntı41,8bin gösterim
  • Çile
    9.2/10 (3.235 Oy)4.136 beğeni12,5bin okunma49,4bin alıntı73,8bin gösterim
  • Osmancık
    8.4/10 (2.253 Oy)2.200 beğeni10,1bin okunma5bin alıntı36,2bin gösterim
  • Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
    8.0/10 (2.648 Oy)2.834 beğeni13,4bin okunma10,7bin alıntı53,5bin gösterim
  • Bu Ülke
    9.0/10 (3.434 Oy)4.247 beğeni12,5bin okunma52,4bin alıntı105,1bin gösterim
  • Uzun Hikâye
    8.5/10 (4.784 Oy)4.703 beğeni19,4bin okunma13,6bin alıntı100,3bin gösterim
  • Kiralık Konak
    7.9/10 (1.934 Oy)1.635 beğeni10,3bin okunma5bin alıntı39,7bin gösterim
  • Katre-i Matem
    8.4/10 (3.096 Oy)3.371 beğeni15,2bin okunma8,3bin alıntı52,8bin gösterim
  • Araba Sevdası
    7.1/10 (2.478 Oy)2.044 beğeni14,5bin okunma3.019 alıntı63,2bin gösterim
212 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Deyimler... Deyimler; hayatımızın çoğu yerinde kullandığımız, bir şeyi uzunca anlatmak yerine, deyimleri kullanarak kısa yoldan anlatmaya yarayan, atalarımızın söylediği fakat söyleyen kişinin kim olduğu bilinmeyen anonim söz grupları. Dilimizin zenginliğini gösterir deyimler. Bu kitapta da birçok deyimimizin açıklaması; geçmişte yaşanan hangi olaylardan sonra söylendiğini eğlenceli, kimi zaman şaşırtan bir yolla, yeni kelimeler de öğreterek açıklıyor. Kitabın ismi de zaten 'İki Dirhem Bir Çekirdek' deyimimizden oluşuyor.
İskender Pala'dan okuduğum ilk kitaptı. Bu kitapta yazarın kültürünün ne kadar çok gelişmiş, ne kadar güzel bir dili olduğunu fark ettim.
Eğer deyimleri kullanırken içinizden 'Acaba bu sözler nereden gelmiş?' diye düşünüyorsanız okumanız gereken, kısa sürede bitirilebilecek güzel bir kitap.
212 syf.
·10/10 puan
Günlük hayatımızda deyimlerin birçoğunu kullanırız. Peki, bunların çıkış hikayelerini hiç merak ettik mi?
Çoğumuz duyduktan sonra araştırırız bu deyim veya atasözü nerelerde kullanılır, ne anlama gelir merak ederiz.Merak edenler için harika bir kitap.
Kitabın içeriğinde anlamını bildiğimiz, bilmediğimiz tam 99 tane deyimin hikayesini bulunduruyor bu şaheser...
Eğlenerek okuduğum bir kitaptı.
En çok beğendiğim deyim: "Ane gibi yâr, Bağdat gibi diyar olmaz."deyimiydi. Hepimizin bildiği "Ana gibi yâr ,Bağdat gibi diyar olmaz."ama aslında bu deyimin hikayesi şöyle: Sözün aslındaki Ane kelimesi, Bağdat yakınlarındaki sarp bir uçurumun kuşattığı dik bir geçidin adıdır. Bağdat gibi (güzel) şehir, Ane gibi de (sarp, ama manzaralı)yar (uçurum) olmaz,demeye gelir. Ancak siz Bağdat'ın Osmanlı Türkü için önemine bakınız ki oradaki Ane'yi anne yapıvermiş. Tıpkı "Yanlış hesap Bağdat'tan döner. " sözüyle Bağdat'ın eskiden beri bir ilim merkezi olduğunun altını çizilmesi gibi.

Hayatın her kademesinde edepli olmaya dikkat çeken; yeme içmede, giyim kuşamda, siyaset hatta ölümde bile her şeye edep yükleyen atalarımızın ''Edep Yahu,'' deyimiyle ders verici öyküleri de bulunmakta.

İskender Pala bizler için; araştırmış, bir arada toplamış ve bir kaynak kitap oluşturmuş. Hem kelime hem deyim dağarcığımızı geliştirmek için okunası bir kitap haline getirmiş. Hayatımızın her yerinde kullandığımız ama anlamını nereden geldiğini bilmediğimiz deyimleri artık anlamını bilerek kullanabiliriz.
Keyifli okumalar...
212 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Farklı atasözleri ve deyimlerin hikayelerini öğrenirim diye merak ederek almıştım. Güzeldi. Dili çok sade. Ancak "artık ne olur bitsin" diyerek zar zor bitirdiğim bir kitap.
212 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şimdiye kadar okuduğum en değişik kitap olabilir!

Kitap, geçmişten günümüze gelen "deyimleri" açıklamış ve hepsinin bir bir hikayelerini anlatmış. Meğer hepsinin enteresan başlangıç hikayeleri varmış. Bazı deyimler günümüze gelene kadar şekil değiştirmiş. Mesela "Kırkından sonra azanı teneşir paklar" deriz ya meğer o "Kırkından sonra saz çalanı teneşir paklar"mış :)) 'Saz' kelimesini 'azmak' kelimesiyle değiştiren ilk insanı merak etmedim desem yalan olur :))

Ben okurken çok keyif aldım. Özellikle çocuklarıma da okutacağım ki dilimizi de ,deyimlerimizi de doğru kullansınlar.

Kitabı ikinci el bulup almıştım sanırım okuyan kişi  proje ödevi alan bir öğrenciydi çünkü kitapta çizilmemiş satır ve not alınmamış boşluk yoktu :)) Edebiyat dersinden proje ödevi alıp Ahmet Ümit'in "İstanbul Hatırası" Kitabını okuyan kızımdan biliyorum :)) Okuması için verdiğim son kitabım olabilir! Zira kitaplığımın önüne kırmızı şerit çekip mühür basmayı düşünüyorum! :))

Keyifli okumalar dilerim.
212 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Günlük hayatta kullandığımız deyimlerin anlamlarını nasıl ortaya çıktığını ve hikayelerini hiç merak ettiniz mi ? Yanlış kullandığımız deyimler , anlamlarını bilmediğimiz deyimler , unutmaya yüz tuttuğumuz ve unuttuğumuz binlerce deyim arasından bir kısmının çok güzel olan hikayeleri ve tarihçesiyle bilgilendirmesi gayet güzeldi çok akıcı bir üslup ve anlatış tarzıyla okunması gereken kitaplar arasında olmalı hatta böyle kitaplar çoğaltılmalı .
212 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Deyimlerin nereden ortaya çıktığını anlatan gayet güzel bir kitap.Deyimlerin çok ilginç hikayeleri var, dilde gayet güzel ve akıcı. İskender Pala'nın kitapların tamamının okunmasını tavsiye ederim
212 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Emek verilmiş çok güzel bir kitap. İsmini duyupta anlamını bilmediğimiz o kadar çok deyim varki ! Bazılarının anlamını bile yanlış anlamış olabiliriz. Mesela "Ane gibi yar;bağdat gibi diyar olmaz." deyimi. Ane kelimesinin anlamını Anne değil! Sarp, ama manzaralı anlamındadır. Kısacası bu deyimin anlamı:Bağdat gibi (güzel) şehir, Ane gibi de(sarp, ama manzaralı ) yar (uçurum) olmaz, demeye gelir.
212 syf.
·Puan vermedi
İki Dirhem Bir Çekirdek unutulmaya yüz tutmuş birbirinden güzel ve anlamlı deyimlerimizin nasıl ortaya çıktığını yani söylenme sebeplerini gözler önüne seren bir eser. Aynı zamanda sıklıkla kullandığımız deyimlerimizin söylenme hikayelerini bu kitapta bulabilirsiniz. Kitap bazen size "vay be" dedirten cinsten. Özellike bazı deyimlerimizin çıkış hikayeleri gerçekten çok ilginç. Hadi ben size tüyo vermeyeyim süpriz olsun...
212 syf.
·13 günde·10/10 puan
Uzun zamanda okumuşum gibi görünse de diger okuduğum kitapların yanında atıştırmalık çerez gibi bir kitaptı:)...5 dk.lık boşlukta iki deyim öğreneyim modunda okunacak bir kitap çünkü.
Anlamını yanlış bildiğimiz ne çok deyim varmış şaşırdım doğrusu...
212 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Günlük hayatta kullandığımız deyimlerin çıkış hikayelerini anlatan, okuması keyifli, kah güldüren kah şaşırtan bir kitap. Aslında bazı deyimleri yanlış kullandığımızı veya çıkış amacına uygun kullanmadığımızı öğrenmiş oldum. Genel kültürümüze katkı sağlayacağını düşünüyorum. Yer yer dili ağır olsa da akıcı ve merak uyandıran bir yanı var. Okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim.
SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA
Önce, Barış Manço'ya rahmetle şu mısraları okuyalım:
Yaz dostum! Yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum! Garipleri giydir ipek şal ile
Yaz dostum! Öksüz görsen sar kanadın, kolunu
Yaz dostum! Kimse göçmez bu dünyadan mal ile
Yaz tahtaya bir daha Tut defteri kitabı
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa/Bir gün öder hesabı
Evet! Hesabı öde(me)yen Sarı Çizmeli'nin hikâyesi şöyle:
Sarı çizmenin moda olduğu bir zamanda, İzmir eşrafından birisi, uşağını çağırıp tembih etmiş:
— Bak a efendi! Aydın'dan Mehmet Ağa isminde birisi gelecek. Harman zamanında sarı çizme alması için on dört akçe vermiştim. Borcunun vadesi geldi, bugün defterden borcunu sildim. Şimdi faytona bin, doğru istasyona! Uzun boylu, orta yaşlı, efe bıyıklı biridir, hemen tanırsın.
Uşak istasyona varmış. Tren boşalmaya başlamış. Bir müddet, tarife uygun adam aramışsa da nafile. Bari çizmesinden tanıyayım diye bu sefer ayakları tarassuda başlamış. Ne var ki sarı çizmelerden giyen giyene. Nihayet çaresizlik içinde en benzettiği kişiye seslenmiş:
— Mehmet Ağa! Bizim bey seni konakta bekliyor.
Tesadüf bu ya, sarı çizmeli adamın adı Mehmet olup Aydın'da kendisini ağa diye çağırırlarmış. Beraberce konağa varmışlar.
Bey bakmış ki gelen sarı çizmeli ile onun borçlusu Mehmet Ağa arasında bir benzerlik yok. Elindeki defterin alacak hanesine bir yandan Mehmet Ağa'nın adını yeniden yazarken, diğer yandan uşağı paylamaya başlamış. Nihayet uşak:
— Bey, demiş, burası koca bir şehir, sarı çizmeli de çoktu;
Mehmet Ağa da. Seninkini yaz deftere bir daha!
Bu hikâye halk arasında yayıldıktan sonra, kim olduğu, ne olduğu belli olmayan birisinden bahsedilirken "Sarı çizmeli Mehmet Ağa" deyimi kullanılmaya başlanmıştır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Dirhem Bir Çekirdek
Baskı tarihi:
23 Ekim 2020
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758950379
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
İki Dirhem Bir Çekirdek
İki Dirhem Bir Çekirdek
İki Dirhem Bir Çekirdek
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler… Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir.
Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar, ve. Deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar. Bu bakımdan deyimlerin kaynaklarını arayıp bulmak, oldukça meşakkatli bir iştir. Bazen rastgele bir sayfada, bazen bir dipnotta, bazen de hiç ummadığınız bir el yazması sayfasında bir deyimin ortaya çıkış hikâyesiyle karşılaşmak mümkündür. 
Deyimlerimizin ortaya çıkış hikâyelerini bilmenin, dilimizin kültüre yansıyan yüzüne bir renk katacağı kesindir. Umarız, bu konuda daha geniş araştırma yapacaklar için bu küçük kitap bir başlangıç olur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9,4bin okur

  • Hilal
  • elif
  • nohu
  • Merve
  • Ayşe Rana Tırtar
  • Ramazan GÜRBÜZER
  • Seyhan Reyyan YOLCU
  • Edosch
  • Ramazan ÇELİK
  • Aleyna COŞKUN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%8.3
13-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%29.2
25-34 Yaş
%32.9
35-44 Yaş
%16
45-54 Yaş
%3.2
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.7
Erkek
%33.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.1 (458)
9
%18.2 (333)
8
%26.6 (485)
7
%15.5 (283)
6
%7.2 (131)
5
%3.2 (59)
4
%1.5 (27)
3
%0.4 (7)
2
%0.4 (8)
1
%0.6 (11)

Kitabın sıralamaları