Adı:
Şah ve Sultan
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
390
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322374
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Tutku... Güzellik... Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş.
Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim'i de Şah İsmail'i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş.

Çaldıran... Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride.
Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi? Kızılbaşlık!
Sünnilik! İktidar hırsı. Aşkın bir çökelti gibi dondurduğu zaman!
Korku? Ya o? Yazar biraz da korkuların üstüne gidendir.
Tarih ileriye doğru çözüldükçe ağacın kökleri de görülecektir.
Alevi de Sünni de bağlıdır o köke. Birdir o toprakta.
Gölgeler büyümüşse ışığı değil korkuyu yenmek gerekir.
Karanlık ve kör ışığın egemenliği boğmasın artık nesilleri.
Ve işte bir kez daha aşk!

Şiir kadar iktidar atında rüzgâra ve ateşe doğru yol alan iki hükümdar. Şah ve Sultan... Dünya incisi zarif ve asil kadınlar. Yeminlerine bağlı erkekler. Masal kadar gerçek. Büyüleyici olduğu kadar umut verici. Şah&Sultan her cümlesi aşkla okunacak bir kitap.
İskender Pala'dan...
(Tanıtım Bülteninden)
Yavuz Sultan Selim Han; sadece padişah değil, sanatkâr, şair aynı zamanda asker. Birçok yerde okuduğumuz gibi 8 yıllık hükümdarlık hayatına 80 yılı sığdırmış olan Yavuz... Kısa iktidarını zaferler, fetihler, şiirlerle dolduran bir padişah. 8 yılda Osmanlı topraklarını yaklaşık 3 kat genişletmiş, II. Bayezid ve Gülbahar Hatun'un oğlu Yavuz... Memleketim Amasya'da doğan, Trabzon'da valilik yapan ardından iradesi Osmanlı topraklarından taşan Yavuz...

İncelememe başlarken öncelikle şu konu üzerinde durmak istiyorum. İskender Pala'nın bu eseri için objektif değil, fazla taraflı gibi yorumlar okudum ve şunu belirtmek isterim ki, bu okullarda öğrenimini gördüğümüz bir tarih kitabı değil, tarihi bir roman. Dolayısıyla tarihi olaylar ve şahıslar aktarılırken yazarın dünya görüşünü yansıtmasını ya da dini veya milli çeşitli değerleri doğrultusunda olaylara yaklaşımını abes bulmuyorum. Zaten bana göre romanda aşırı bir taraflılık yok var olanı da yazarın değerlerine bağlıyorum. İskender Pala kimi yerde Yavuz'u kimi yerde Şah İsmail'i belirli derecelerde eleştiriyor.

Şah ve Sultan tarihi olayların edebi bir dille anlatıldığı, kimi zaman gururlandıran, kimi zaman öfkelendiren, kimi zaman hüzünlendiren bir kitap. Edebi söz sanatlarına bolca yer verilen eserde sevgi, aşk, çekişmeler, pişmanlıklar hepsi mevcut. İskender Pala doktorasını Divan Edebiyatı alanında yaptığı için bazı kitaplarında kullanılan dilin zor anlaşılabildiği ile ilgili cümleler okumuştum. Bu kitap özelinde (içinde geçen beyitler haricinde) böyle bir durumun söz konusu olmadığını, dilin anlaşılabilir olduğunu söyleyebilirim. Şah ve Sultan okuru alıp Çaldıran Ovası'nın orta yerine bırakan, tarihi olayları romantizmle bir araya getiren, okunan her sayfasıyla tarihin içine biraz daha girmenizi sağlayan bir eser.

Gelelim Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail'e. Tarihi olayları içinde bulunulan döneme ve o dönemin koşullarına göre değerlendirmek gerekir. Dolayısıyla 1500'lü yılların henüz başında yaşanan bazı olayları günümüzün demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi kavramlarıyla açıklamaya çalışmak son derece mantıksız. Yavuz Sultan Selim'i de isyanları bastırma ya da girilecek bir savaş öncesi çeşitli önlemler alması konularında ezbere eleştirmek yerine yapılacak çok daha yararlı işler var. Yavuz ve Şah İsmail'in artıları, eksileri tabii ki olmuştur ancak bu bana göre birini yerin dibine geçirmek için bize fırsat vermemeli. Tarihçiler bile bu olaylarla ilgili fikir birliğine varamamışken 5 asır sonra bile isyan bastırılmış mı, nasıl bastırılmış tarzındaki soruların bilinçsizce tartışılması yanlış diye düşünüyorum.

Yavuz Sultan Selim başarılı bir devlet adamı, İslam Halifesi, iyi bir askerdir. Özellikle bu kitabın yayınlanmasının ardından başlatılan karalama kampanyasına kesinlikle katılmıyorum. Ve son olarak, der ki Arif Nihat Asya:

"Ağlasın taşlara kapanıp tarih,
Selimler gelir de Yavuzlar gelmez."
Bir tarafta 3 kıtada 623 yıl hüküm süren, 36 Padişah, 219 Sadrazam ve 129 Şeyhülislamıyla birbirinden farklı dil, din ve kültürdeki milletleri birbirleriyle kaynaştırıp asırlar boyu hoşgörüyle idare etmeyi başaran bir devletin 9. Padişahı, ilk Türk İslam halifesi, Hâdim'ul-Harameyn'uş- Şerifeyn Yavuz Sultan Selim, bir tarafta da Safevi Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarı Şah İsmail. Zekâlarını, bilgilerini, eğitimlerini, şanlarını hem devletlerinin bekası için kullanan, hem de şiire yön vermede kullanan Selimi ve Hatai. Çaldıran Ovası’nda karşı karşıya gelen dönemin iki büyük padişahı Sultan Selim ve Şah İsmail’in hikâyesi. Tarihi roman tarzında yazılmış bu roman büyük bir başarıdır bana göre. Yazar kesinlikle bir tarafı yüceltip bir tarafı eleştirmiyor. Her iki kesimin savunduğu şeyleri kendi ağızlarından konuşturarak her iki kesimin de kendilerine göre haklı taraflarını vurguluyor. Bunun için tarihi roman olmasına aldanıp yazara ya da bahsi geçen taraflara dil uzatmak yerine, iki Padişah’ın şairliklerini, sevginin, aşkın, gururun, onurun ön plana çıkarılması fikrini dikkate almanız en büyük temennim.

Romanda olay akışı iki koldan, iki padişahın hükümdar olmalarından başlayıp, Çaldıran Savaşı’nın öncesi, sırası ve sonrasında yaşanan olaylarla devam ediyor. İncelemenin başında da dediğim gibi iki tarafında kendilerini haklı bulduğu konular var. İskender Pala, Sultan Selim Şah İsmail’in İslam’ın usulüne göre hareket etmediği, Orta Asya’daki Sünnilere zulüm ettiği, haklarını hiçe saydığını düşündüğü için; Şah İsmail de tam tersini Yavuz Sultan Selim Han’ın Anadolu’daki Kızılbaşlara zulüm ettiğini ve haklarının yendiğini düşündüğü için meydana gelen olayları kendine has üslubuyla bizlere aktarıyor. Kitap tarihi yanlış aktarıyor eleştirisi yüzünden kitabın estetik açıdan okuyana zevk vermesi, divan şiirinden örnekleri günümüz karşılıklarıyla bize sunması, sevgiyi her anlamda açıklaması gölgede kalıyor.

Çalışmalarıyla Divan Edebiyatını günümüze tam anlamıyla aktaran, detaycılığıyla eskinin derin anlamlı sözlerini her açıdan yansıtan eserleriyle edebiyatımıza renk katan İskender Pala mutlaka okunması bir yazar. Bu eserinde de saydıklarımın çoğunu bulacaksınız. Sözü daha fazla uzatmayarak sitede Türkçeyi katleden inceleme ve alıntı paylaşanları uyaranlara ‘hoşgörülü olmanız gerekir’ diyenleri, karşıt görüşlü kişi, yazar ve kitaplara yaptığı yorumlarında söyledikleriyle yaptıklarında tezatlığa düşmemeye davet ediyorum. İyi okumalar.
  • Od
    8.5/10 (2.088 Oy)2.078 beğeni8.088 okunma1.389 alıntı33.316 gösterim
  • Bab-ı Esrar
    8.1/10 (1.830 Oy)1.683 beğeni7.234 okunma711 alıntı24.731 gösterim
  • Semerkant
    8.6/10 (2.495 Oy)2.371 beğeni7.922 okunma1.103 alıntı42.406 gösterim
  • İstanbul Hatırası
    8.6/10 (1.875 Oy)1.770 beğeni6.578 okunma465 alıntı24.153 gösterim
  • Fedailerin Kalesi Alamut
    8.9/10 (2.280 Oy)2.234 beğeni6.346 okunma899 alıntı32.662 gösterim
  • Katre-i Matem
    8.3/10 (1.161 Oy)1.174 beğeni4.939 okunma466 alıntı19.644 gösterim
  • Gün Olur Asra Bedel
    8.6/10 (1.654 Oy)1.689 beğeni5.952 okunma1.012 alıntı29.209 gösterim
  • Beyaz Gemi
    8.3/10 (2.031 Oy)1.865 beğeni7.217 okunma823 alıntı29.799 gösterim
  • Melekler ve Şeytanlar
    8.7/10 (2.215 Oy)2.175 beğeni8.823 okunma291 alıntı34.698 gösterim
  • Fatih Harbiye
    7.8/10 (1.325 Oy)1.145 beğeni6.811 okunma441 alıntı19.769 gösterim
Osmanlı padişahlarından en çok Yavuz'u sevdiğim için mi hep onun hayatını okuyorum yoksa hep Yavuz'un hayatını okuduğum için mi en çok onu seviyorum bilmem ancak her okuyuşumda o kadar sinirli ve sert olarak bilinen birisinin bu kadar ince ruhlu olması beni hayran bırakıyor.
Kitaba gelirsek tek kelimeyle muhteşemdi.Olayları birden fazla kişinin (Selim'in ve Şah'ın yakınındaki insanlar) gözünden bu kadar akıcı anlatması ve olaylara bakış açısı çok güzeldi. Genelde okuduğumuz tarih kitaplarındaki taraflılığın aksine olayları her iki pencereden de anlatması diğer kitaplardan ayıran en güzel özelliği olmuş.
Kitabın asıl güzelliğini Yavuz ve Şah'a bağlamak aptalca olur. Bunların yanında Hasan, Hüseyin, Kamber Can ve Taçlı'nın da hayat hikayeleri gerçekten müthişti. Hele Hüseyin 'in ikiz kardeşi Hasan'ı öldürmesi(okuyacak olanlardan özür diliyorum söylediğim için :) ) ve hikayenin devamını gerçekten çok beğendim. Açıkcası her kitap okumamda ne kadar güzel olursa olsun eleştirilecek noktaları ararım fakat bu kitapta hikayeye öyle takılı kaldım ki hiçbir şeye dikkat edemedim. Kısacası okuyun :))
Ay ay ay! Uzun ve yorucu birkaç gün oldu :(
Kitabı gece yarısı bitirdim ama incelemesini yeni yapabiliyorum. böyle güzel bir kitaba da inceleme yapmazsak ayıp olurdu :D

Öncelikle benim bu güzel kitapla tanışmama vesile olan ve bana bu güzel kitabı hediye eden Uğur Beye (Uğur Ukut) içtenlikle teşekkür ederim. Kitabını ölene dek kitaplığımda saklayacağım :)

Eveeet gelelim kitabın konusuna; Her zamanki gibi İskender Pala ikili anlatımıyla karşımıza çıkıyor. Bu seferki de Şah ve Sultan...
Bir tarafta bir Şah var. Henüz genç ya da çocuk denilebilecek yaşta. Karşıda ise Sultan.
Tabi burada birisi Şah İsmail diğeri de Yavuz Sultan Selim...

Peki bu ikilinin arasında geçenler neden bu kadar güzel ve mükemmel anlatılmış.
İki karşı insan gibi gözükseler de aslında aynılar. İşte kitap burada mükemmel oluyor. Bir yanda kendinizi Şahın yerinde buluyorsunuz onunla yaşıyorsunuz. Evet diyorsunuz Şah haklı.
Sonra da Sultanla yaşamaya başlıyorsunuz ve bu seferde Sultana gönül veriyorsunuz.
Ve tabiki de bu ikilemlerin arasında AŞK...

Kitap gerçekten çok güzeldi hele son 100 sayfa mükemmeeeeeldi!
Ama neden 9 puan verdin derseniz, 10 puan verdiğim kitaplarda bu mükemmellik tüm sayfalarda sürer. Şah ve Sultanda ise son 100 sayfada sürdü :)
9 bence iyi bir puan :D

Neyse beni bilen bilir fazla anlatmam kitapta olanları, kendi duygularımı anlatırım :D Burada da öyle yaptım ama artık aldığım bi' kararı da sizinle paylaşmak istiyorum.
Yıllarca farklı kitaplar,filmler, diziler ve düşünceler eşliğinde geliştirmeye devam ettiğim bir fikir olarak ki burada Stefan Zweig'ın katkısı çok fazladır. Kendimi artık milliyetçi birisi olarak görmüyorum.
Ben bir ülkeye ait değilim ya da bir yere. TÜM DÜNYA BENİM !

Bu düşünceye de tam anlamda karar vermeme neden olan şey de bu kitap oldu :D Şah ve Sultan birbirleriyle savaşırken bana o kadar anlamsız geldi ki yaptıkları. Hani neden savaşmayı seçer insanlar ya da neden bir insan bir diğerini öldürür. Soruyorum Şah nerede şimdi Sultan nerede?

Bu yüzden artık savaş karşıtı ve dünya vatandaşı bir insanım :)

Neyse diyeceklerim bu kadardı ama son bir şey daha söylemek istiyorum. İskender Pala son sayfalarda nasıl hava atmış öyle ya. Bir sürü kitap ismi yazmış bunları kullandım kaynak olarak diye :D

Yani diyorki yüzlerce kitabı bir kitaba sığdırdım( Hayran olma emojisi)
Bu kadar da havalı olma bence( Kıskandı...)

Neyse :D
Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
Tarih kitaplarını seviyorum, Yavuz Sultan Selim' i de ayrıca severdim Sultanlar içinde. Ama bu kitapta aşık oldum Sultan Selim' e! Asaletine, adaletine, bilgisine, görgüsüne, hatipliğine, şairliğine, zekâsına, en çok da cesur duruşuna, dirayetine! ...Şah'la Sultan arasındaki hicivli mektuplaşmalarsa ayrıca hoşuma gidenlerden. Mesela: Şah, mektubun yanında at pisligi gönderir birinde Yavuz'a . Sultan Selim, cevaben : " bana at pisligi göndermişsin, ben sana bal gönderiyorum. Ne de olsa insan yediğini ikram eder karşısındakine! " der. :)
Yavuz ve Şah İsmail hakkında birçok kitap okudum fakat bitirmek istemediğim tek kitap buydu. Tek kelime ile harikaydı. Şiddetle tavsiye ederim.
Yazarın, çok kıymetli bir araştırma sonunda ortaya çıkardığı mutlaka okunması gereken bir eser. Ben bu tür yapıtların özü bozulmadan senaryoya uyarlanmasından yanayım. Zira sanat içeren filimler izlemek istiyoruz artık.
Bayıldım !! Tarih kitaplarını çok sevmem aslında ama bu kadar sürükleyici bir kitap daha yok desem çok abartmış olmam sanırım. Kızılbaşlık hakkında hiç birşey bilmediğimi öğrendim. Sevgi neydi ? dedim sürekli kendime. İskender Pala kalemine aşık etti beni kesinlikle tavsiye ederim.
Yine soluksuz okunacak bir kitap...Kitabın anlatıldığı dönem Osmanlı Devleti'nin en güçlü dönemi.Yavuz Sultan Selim Han'ın vurduğunu indirdiği,sözleriyle şahları ağlattığı bir dönem.Ama Sultan aşka karşı o kadar güçlü değil...
Kitabın başında, "Bu kitaptaki kişiler ve olaylar hayal ürünüdür" denseydi tamamını okuyabilirdim. İskender Pala' yı ilk denememdi, ama olmadı :)
Tarihi sevenler için bir çırpıda okunacak bir tarihi roman. Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da başlayan şehzadelik hayatı ile Osmanlı Devleti hükümdarı olmaya getiren süreci ve nedenlerini de öğrenirken Şah İsmail’ i de tanıma fırsatını elde ediyorsunuz.
Bu yaptığım ilk inceleme olacak sürç-i lisan edersem affola :)


Kitabı anlatmaya kelimelerim kifayetsiz kalıyor.
Nerden başlasam bilemiyorum.
Okuduğum kitaplarda en sevilenler listesine girmeyi başardı. Bastan sona severek okudum.

Romanda tarih hakkında bilgi edinirken, adeta "AŞK"ın içinde de kayboluyorsunuz.
Ve size işte "gerçek AŞK bu" dedirtiyor.
İnsanın okurken aşık olası geliyor.
Hatta öyle bir anlatıyor ki yazar Bihrûze Sultana neredeyse aşık olacaktım :)

Ve kahramanlarımız; Sultan Selim, Şah İsmail, Ömer, Kamber Can, Gülizar Begüm, Taçlı Hatun, Hasan, Hüseyin, Babaydar...
Her birinin ayrı ayrı hikayelerini bulacaksınız.

Yavuz Sultan Selim Han'a olan saygım ve sevgim bu kitapla bir kat daha arttı.
Yavuz Sultan Selim mektuplarından birinde Şah İsmail'e şu cevabı yazdı.
"Mektubunla birlikte bize bir tas içinde at pisliği göndermişsin. Buna karşılık sana bir kavanoz bal gönderdim. Ne de olsa herkes karşısındakine kendi yediğinden ikram eder!"
Bu ve buna benzer daha bir çok hayran kalınacak olay bulacaksınız!

Taçlı Hatun kıskanılacak derecede aşkın içinde kaybolmuş biri olarak benim en çok sevdiğim insanlardan biri oldu.
Ve tabi ki aşk en çok Sultan Selim ile ona yakıştı.
Gözyaşlarıyla okudum diyebileceğim bu hikayede sevenlerin kavuşamamasına çok ama çok üzüldüm.

Sözü, Kamber Can'ın Taçlı Hatun'a sorduğu soru ve aldığı cevapla bitirelim.

-Taçlı Sultan en çok kimi sevmiştin?
Ömer'i mi İsmail'i mi Selim'i mi Cafer'i mi?'
Aldığım cevap boğazımı tıkadı, oracıkta can vereyazdım.

"Seni sevdim Kamber Can en çok seni sevdim..."

Kısaca: Konusu, anlatımı ve duygusal dili ile mutlaka okunacaklar listesine alınacak bir kitap.
Çoğunuz kitabı bitirmeden bırakamayacaksınız...
Herkese iyi okumalar.
İnsanlar birbirlerine gülüyorlarsa aralarında nefret, birbirleriyle gülüyorsa aralarında sevgi çoğalıyormuş.
Nerede olursanız olun, ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile.
İskender Pala
Sayfa 257 - Kapı Yayınları(cep boy)
Her şafak, elinde fenerle gelen bir hırsız gibidir, ömürleri çalıp götürür.
İskender Pala
Sayfa 310 - Kapı Yayınları(cep boy)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şah ve Sultan
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
390
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322374
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Tutku... Güzellik... Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş.
Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim'i de Şah İsmail'i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş.

Çaldıran... Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride.
Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi? Kızılbaşlık!
Sünnilik! İktidar hırsı. Aşkın bir çökelti gibi dondurduğu zaman!
Korku? Ya o? Yazar biraz da korkuların üstüne gidendir.
Tarih ileriye doğru çözüldükçe ağacın kökleri de görülecektir.
Alevi de Sünni de bağlıdır o köke. Birdir o toprakta.
Gölgeler büyümüşse ışığı değil korkuyu yenmek gerekir.
Karanlık ve kör ışığın egemenliği boğmasın artık nesilleri.
Ve işte bir kez daha aşk!

Şiir kadar iktidar atında rüzgâra ve ateşe doğru yol alan iki hükümdar. Şah ve Sultan... Dünya incisi zarif ve asil kadınlar. Yeminlerine bağlı erkekler. Masal kadar gerçek. Büyüleyici olduğu kadar umut verici. Şah&Sultan her cümlesi aşkla okunacak bir kitap.
İskender Pala'dan...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6.727 okur

  • Arzu Şen
  • Muhlis yiğit yıldız
  • Kudret Özkan
  • Yalçın Koç
  • Nesime Yıldırım
  • Merve Enez
  • Salih Avci
  • Berrin Uğurlu
  • Hüsne ARTIKARSLAN
  • JeeunDo

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%14.2
14-17 Yaş
%7
18-24 Yaş
%23.8
25-34 Yaş
%25.2
35-44 Yaş
%20.6
45-54 Yaş
%7
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.3
Erkek
%37.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32 (571)
9
%26.4 (470)
8
%20.4 (364)
7
%11.7 (209)
6
%4.3 (77)
5
%2.5 (45)
4
%0.6 (11)
3
%0.8 (15)
2
%0.3 (6)
1
%0.8 (14)

Kitabın sıralamaları