Şah ve Sultan

8,5/10  (579 Oy) · 
2.261 okunma  · 
482 beğeni  · 
11.690 gösterim
Tutku... Güzellik... Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş.
Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim'i de Şah İsmail'i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş.

Çaldıran... Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride.
Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi? Kızılbaşlık!
Sünnilik! İktidar hırsı. Aşkın bir çökelti gibi dondurduğu zaman!
Korku? Ya o? Yazar biraz da korkuların üstüne gidendir.
Tarih ileriye doğru çözüldükçe ağacın kökleri de görülecektir.
Alevi de Sünni de bağlıdır o köke. Birdir o toprakta.
Gölgeler büyümüşse ışığı değil korkuyu yenmek gerekir.
Karanlık ve kör ışığın egemenliği boğmasın artık nesilleri.
Ve işte bir kez daha aşk!

Şiir kadar iktidar atında rüzgâra ve ateşe doğru yol alan iki hükümdar. Şah ve Sultan... Dünya incisi zarif ve asil kadınlar. Yeminlerine bağlı erkekler. Masal kadar gerçek. Büyüleyici olduğu kadar umut verici. Şah&Sultan her cümlesi aşkla okunacak bir kitap.
İskender Pala'dan...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2010
  • Sayfa Sayısı:
    390
  • ISBN:
    9786054322374
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Damla Köseoğlu 
 12 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yavuz Sultan Selim Han; sadece padişah değil, sanatkâr, şair aynı zamanda asker. Birçok yerde okuduğumuz gibi 8 yıllık hükümdarlık hayatına 80 yılı sığdırmış olan Yavuz... Kısa iktidarını zaferler, fetihler, şiirlerle dolduran bir padişah. 8 yılda Osmanlı topraklarını yaklaşık 3 kat genişletmiş, II. Bayezid ve Gülbahar Hatun'un oğlu Yavuz... Memleketim Amasya'da doğan, Trabzon'da valilik yapan ardından iradesi Osmanlı topraklarından taşan Yavuz...

İncelememe başlarken öncelikle şu konu üzerinde durmak istiyorum. İskender Pala'nın bu eseri için objektif değil, fazla taraflı gibi yorumlar okudum ve şunu belirtmek isterim ki, bu okullarda öğrenimini gördüğümüz bir tarih kitabı değil, tarihi bir roman. Dolayısıyla tarihi olaylar ve şahıslar aktarılırken yazarın dünya görüşünü yansıtmasını ya da dini veya milli çeşitli değerleri doğrultusunda olaylara yaklaşımını abes bulmuyorum. Zaten bana göre romanda aşırı bir taraflılık yok var olanı da yazarın değerlerine bağlıyorum. İskender Pala kimi yerde Yavuz'u kimi yerde Şah İsmail'i belirli derecelerde eleştiriyor.

Şah ve Sultan tarihi olayların edebi bir dille anlatıldığı, kimi zaman gururlandıran, kimi zaman öfkelendiren, kimi zaman hüzünlendiren bir kitap. Edebi söz sanatlarına bolca yer verilen eserde sevgi, aşk, çekişmeler, pişmanlıklar hepsi mevcut. İskender Pala doktorasını Divan Edebiyatı alanında yaptığı için bazı kitaplarında kullanılan dilin zor anlaşılabildiği ile ilgili cümleler okumuştum. Bu kitap özelinde (içinde geçen beyitler haricinde) böyle bir durumun söz konusu olmadığını, dilin anlaşılabilir olduğunu söyleyebilirim. Şah ve Sultan okuru alıp Çaldıran Ovası'nın orta yerine bırakan, tarihi olayları romantizmle bir araya getiren, okunan her sayfasıyla tarihin içine biraz daha girmenizi sağlayan bir eser.

Gelelim Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail'e. Tarihi olayları içinde bulunulan döneme ve o dönemin koşullarına göre değerlendirmek gerekir. Dolayısıyla 1500'lü yılların henüz başında yaşanan bazı olayları günümüzün demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi kavramlarıyla açıklamaya çalışmak son derece mantıksız. Yavuz Sultan Selim'i de isyanları bastırma ya da girilecek bir savaş öncesi çeşitli önlemler alması konularında ezbere eleştirmek yerine yapılacak çok daha yararlı işler var. Yavuz ve Şah İsmail'in artıları, eksileri tabii ki olmuştur ancak bu bana göre birini yerin dibine geçirmek için bize fırsat vermemeli. Tarihçiler bile bu olaylarla ilgili fikir birliğine varamamışken 5 asır sonra bile isyan bastırılmış mı, nasıl bastırılmış tarzındaki soruların bilinçsizce tartışılması yanlış diye düşünüyorum.

Yavuz Sultan Selim başarılı bir devlet adamı, İslam Halifesi, iyi bir askerdir. Özellikle bu kitabın yayınlanmasının ardından başlatılan karalama kampanyasına kesinlikle katılmıyorum. Ve son olarak, der ki Arif Nihat Asya:

"Ağlasın taşlara kapanıp tarih,
Selimler gelir de Yavuzlar gelmez."

Murat Sezgin 
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir tarafta 3 kıtada 623 yıl hüküm süren, 36 Padişah, 219 Sadrazam ve 129 Şeyhülislamıyla birbirinden farklı dil, din ve kültürdeki milletleri birbirleriyle kaynaştırıp asırlar boyu hoşgörüyle idare etmeyi başaran bir devletin 9. Padişahı, ilk Türk İslam halifesi, Hâdim'ul-Harameyn'uş- Şerifeyn Yavuz Sultan Selim, bir tarafta da Safevi Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarı Şah İsmail. Zekâlarını, bilgilerini, eğitimlerini, şanlarını hem devletlerinin bekası için kullanan, hem de şiire yön vermede kullanan Selimi ve Hatai. Çaldıran Ovası’nda karşı karşıya gelen dönemin iki büyük padişahı Sultan Selim ve Şah İsmail’in hikâyesi. Tarihi roman tarzında yazılmış bu roman büyük bir başarıdır bana göre. Yazar kesinlikle bir tarafı yüceltip bir tarafı eleştirmiyor. Her iki kesimin savunduğu şeyleri kendi ağızlarından konuşturarak her iki kesimin de kendilerine göre haklı taraflarını vurguluyor. Bunun için tarihi roman olmasına aldanıp yazara ya da bahsi geçen taraflara dil uzatmak yerine, iki Padişah’ın şairliklerini, sevginin, aşkın, gururun, onurun ön plana çıkarılması fikrini dikkate almanız en büyük temennim.

Romanda olay akışı iki koldan, iki padişahın hükümdar olmalarından başlayıp, Çaldıran Savaşı’nın öncesi, sırası ve sonrasında yaşanan olaylarla devam ediyor. İncelemenin başında da dediğim gibi iki tarafında kendilerini haklı bulduğu konular var. İskender Pala, Sultan Selim Şah İsmail’in İslam’ın usulüne göre hareket etmediği, Orta Asya’daki Sünnilere zulüm ettiği, haklarını hiçe saydığını düşündüğü için; Şah İsmail de tam tersini Yavuz Sultan Selim Han’ın Anadolu’daki Kızılbaşlara zulüm ettiğini ve haklarının yendiğini düşündüğü için meydana gelen olayları kendine has üslubuyla bizlere aktarıyor. Kitap tarihi yanlış aktarıyor eleştirisi yüzünden kitabın estetik açıdan okuyana zevk vermesi, divan şiirinden örnekleri günümüz karşılıklarıyla bize sunması, sevgiyi her anlamda açıklaması gölgede kalıyor.

Çalışmalarıyla Divan Edebiyatını günümüze tam anlamıyla aktaran, detaycılığıyla eskinin derin anlamlı sözlerini her açıdan yansıtan eserleriyle edebiyatımıza renk katan İskender Pala mutlaka okunması bir yazar. Bu eserinde de saydıklarımın çoğunu bulacaksınız. Sözü daha fazla uzatmayarak sitede Türkçeyi katleden inceleme ve alıntı paylaşanları uyaranlara ‘hoşgörülü olmanız gerekir’ diyenleri, karşıt görüşlü kişi, yazar ve kitaplara yaptığı yorumlarında söyledikleriyle yaptıklarında tezatlığa düşmemeye davet ediyorum. İyi okumalar.

Bayan Okur 
01 Oca 12:15 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Kitabı bitirmek değil başlamak zaman aldı. Bir sene önce almıştım anca sıra geldi. Kitabı okurken çok farklı şeyler hissettim böyle ilk önce okuyamadım sanırım kitapların başı bana hep farklı geliyor ama 50. sayfadan sonrası iki gün sürdü. Çünkü otursan o hevesle bir günde bitirebileceğin bir kitap. İskender Pala kitaplarını daha da fazla merak etmemi sağladı. En etkilendiğim bölüme gelirsek de Yavuz'un öldüğü bölümdü. Bayağı duygulandım. Kitapların sonu genelde hayal ettiğimiz gibi olmaz ama yakın şeyler biliriz yani bu sefer öyle olmadı acaba nasıl bitecek diye merakla okudum. TAVSİYEMDİR. Tarih seven okumalı.

M.Burak SOLAK 
02 Eki 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Osmanlı padişahlarından en çok Yavuz'u sevdiğim için mi hep onun hayatını okuyorum yoksa hep Yavuz'un hayatını okuduğum için mi en çok onu seviyorum bilmem ancak her okuyuşumda o kadar sinirli ve sert olarak bilinen birisinin bu kadar ince ruhlu olması beni hayran bırakıyor.
Kitaba gelirsek tek kelimeyle muhteşemdi.Olayları birden fazla kişinin (Selim'in ve Şah'ın yakınındaki insanlar) gözünden bu kadar akıcı anlatması ve olaylara bakış açısı çok güzeldi. Genelde okuduğumuz tarih kitaplarındaki taraflılığın aksine olayları her iki pencereden de anlatması diğer kitaplardan ayıran en güzel özelliği olmuş.
Kitabın asıl güzelliğini Yavuz ve Şah'a bağlamak aptalca olur. Bunların yanında Hasan, Hüseyin, Kamber Can ve Taçlı'nın da hayat hikayeleri gerçekten müthişti. Hele Hüseyin 'in ikiz kardeşi Hasan'ı öldürmesi(okuyacak olanlardan özür diliyorum söylediğim için :) ) ve hikayenin devamını gerçekten çok beğendim. Açıkcası her kitap okumamda ne kadar güzel olursa olsun eleştirilecek noktaları ararım fakat bu kitapta hikayeye öyle takılı kaldım ki hiçbir şeye dikkat edemedim. Kısacası okuyun :))

Eren Erkil 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yavuz ve Şah İsmail hakkında birçok kitap okudum fakat bitirmek istemediğim tek kitap buydu. Tek kelime ile harikaydı. Şiddetle tavsiye ederim.

Ayten Ernaz Tiryaki 
20 Mar 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tarih kitaplarını seviyorum, Yavuz Sultan Selim' i de ayrıca severdim Sultanlar içinde. Ama bu kitapta aşık oldum Sultan Selim' e! Asaletine, adaletine, bilgisine, görgüsüne, hatipliğine, şairliğine, zekâsına, en çok da cesur duruşuna, dirayetine! ...Şah'la Sultan arasındaki hicivli mektuplaşmalarsa ayrıca hoşuma gidenlerden. Mesela: Şah, mektubun yanında at pisligi gönderir birinde Yavuz'a . Sultan Selim, cevaben : " bana at pisligi göndermişsin, ben sana bal gönderiyorum. Ne de olsa insan yediğini ikram eder karşısındakine! " der. :)

Kubra Cangul 
20 Mar 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bayıldım !! Tarih kitaplarını çok sevmem aslında ama bu kadar sürükleyici bir kitap daha yok desem çok abartmış olmam sanırım. Kızılbaşlık hakkında hiç birşey bilmediğimi öğrendim. Sevgi neydi ? dedim sürekli kendime. İskender Pala kalemine aşık etti beni kesinlikle tavsiye ederim.

Kağan Özkaya 
28 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yine soluksuz okunacak bir kitap...Kitabın anlatıldığı dönem Osmanlı Devleti'nin en güçlü dönemi.Yavuz Sultan Selim Han'ın vurduğunu indirdiği,sözleriyle şahları ağlattığı bir dönem.Ama Sultan aşka karşı o kadar güçlü değil...

KeMâL 
12 Tem 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · 10/10 puan

Kitabı 13 günde okuduğum doğru ama Bayram Tatili boyunca elime almadığım için sanırım 4 günde bitirmiş oldum. Bunu özellikle belirttim çünkü kitap çok akıcı ve gayet sade. Bundan önceki okuduğum İskender Pala romanları Od ve Efsane'ye göre bir tık aşağıda bulduğumu itiraf etmeliyim. İskender Pala'nın dili çok ama çok güzel.
Konu olarak biraz açarsak Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail' in savaşı diyerek ön başlık; Sünni ve Kızılbaşlık ( Alevi ) olarak da iç yapı kurgusu var. Aslolan ise bir aşk hikayesi. Taçlı Sultan'ın Ömer'i, Şah'ı ve Sultan'ı. Çaldıran Savaşı ile başlayan macera diğer Yavuz'un savaşları ile devam ediyor. İçerisinde aşkı, sevgiyi, sadakatı anlatan onlarca altı çizilecek cümle bulabilirsiniz. 34 bölümden oluşuyor kitap ve her bölümün başında Yavuz'un ( Selimi ) Şah İsmail ( Hitai, Hatai) nin şiirleri ile başlıyor. Yavuz'un hayatı ve devlet adamı nasıl olmalının timsali gibi. Türk'ün Türk'le savaşmasını çok güzel anlatmış. Osmanlı Hanedanlığının içersindeki kargaşa ve askerinin çektiği çile yükseliş aşamasını çok iyi göreceksiniz. Tebriz'i tanımak ve öğrenmek isteyeceksiniz. Yavuz'un Şah İsmail'le nasıl karşılıklı Satranç oynadığını ve şiirlerle atışmalarını öğrenmek için bu romanı okumalısınız. Yavuz'un büyük bir şair olduğunu ben bu romandan öğrendim. Aleviliğin ne olduğunu ve iç dünyasını bu romandan öğrendim. Mezhep çatışması başlığı altında; aşkı anlatan bu güzel roman benden 10 aldı ama çok zorladım 10 için. Çünkü yine sonu hemen bir çırpıda bitmesi beni sinir ediyor. Son 3 bölümde gözleriniz dolabilir ve aşkın ne olduğunu; şimdiki sevgilerle kıyas bile edilemeyeceğini anlayacaksınız.
Çok şey yazabilirim ama içimden gelenler ve spoiler vermemek adına kısa kesiyorum. Çok güzel bir roman. İskender Pala okumaya devam edeceğim. Sizlere de tavsiye ederim. İyi okumalar....


Sevgi belli ki kendi canından evvel sevilenin canını düşünmek, kendisine bir zarar erişmesinden evvel sevgiliye gelecek zararı bertaraf etmekti.

Ferah 
29 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tarihi sevenler için bir çırpıda okunacak bir tarihi roman. Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da başlayan şehzadelik hayatı ile Osmanlı Devleti hükümdarı olmaya getiren süreci ve nedenlerini de öğrenirken Şah İsmail’ i de tanıma fırsatını elde ediyorsunuz.

Kitaptan 217 Alıntı

dilek 
22 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnsanlar birbirlerine gülüyorlarsa aralarında nefret, birbirleriyle gülüyorsa aralarında sevgi çoğalıyormuş.

Şah ve Sultan, İskender PalaŞah ve Sultan, İskender Pala
Damla Köseoğlu 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Göklerde, yerlerde ve ikisi arasında ne varsa sevgiyle vardır.

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 5 - Kapı Yayınları)Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 5 - Kapı Yayınları)
Damla Köseoğlu 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hak yardımcın, Muhammed Mustafa rehberin ola.

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 40 - Kapı Yayınları)Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 40 - Kapı Yayınları)
Murat Sezgin 
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Nerede olursanız olun, ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile.

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 257 - Kapı Yayınları(cep boy))Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 257 - Kapı Yayınları(cep boy))
Murat Sezgin 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Her şafak, elinde fenerle gelen bir hırsız gibidir, ömürleri çalıp götürür.

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 310 - Kapı Yayınları(cep boy))Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 310 - Kapı Yayınları(cep boy))
Murat Sezgin 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hangisinin özlemi daha baskındı; vatanın mı, atanın mı?

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 30 - Kapı Yayınları(cep boy))Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 30 - Kapı Yayınları(cep boy))
Murat Sezgin 
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yeryüzünde merhametin kaldıramayacağı bir suç, affedilmeyecek bir günah, ihsan ile kapatılamayacak bir ihtiyaç yoktur.

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 64 - Kapı Yayınları(cep boy))Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 64 - Kapı Yayınları(cep boy))
Bayan Okur 
 12 Oca 07:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Sevgisiz yaşayanların ölülerden farkı kalmıyordu çünkü..."

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 44)Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 44)
Bayan Okur 
10 Oca 07:36 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Belki de O sevginin adıydı. Bilemedim. Başımı yasladım, dinledim, dinledim...

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 13)Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 13)
Damla Köseoğlu 
11 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yarın güneşin batışını yeniden görebilecek miyim?

Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 217 - Kapı Yayınları)Şah ve Sultan, İskender Pala (Sayfa 217 - Kapı Yayınları)
22 /