Şah ve Sultan

İskender Pala
Tasarımcı:
Utku Lomlu

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·390 syf.··
2025 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 20:14
Şah ve Sultan , Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail’in aynı coğrafyanın iki kutbu hâline geldiği, kişisel ihtiraslarla mezhep ayrılıklarının iç içe geçtiği bir dönemi anlatıyor. Her iki lider de cihangir olma arzusuyla hareket ediyor ve her biri kendi varlığını ötekinin yokluğu üzerine inşa etmeye başlıyor. Roman, siyasetin giderek inanç diliyle konuşmaya başladığı, Sünnilik ve Kızılbaşlık (Alevilik) gibi kavramların halk arasında siyasi aidiyet biçiminde kullanıldığı bir kırılma noktasını merkeze alıyor. İskender Pala , bu tarihsel gerilimi aktarırken anlatıyı iki ikiz kardeşin gözünden kuruyor; biri Şah İsmail’in, diğeri Yavuz Sultan Selim’in yanında yer alıyor. İkizler yer değiştirdikçe karşı cephedeki figürlere duyulan öfke, zamanla empatiye dönüşüyor ve bu değişim, okura olaylara farklı açılardan bakabilme imkânı sunuyor. Bu anlamda yazar, güçlü bir metafor yaratıyor. Ancak roman boyunca bu ikizler aracılığıyla yazarın kendi fikir ve düşüncelerini fazlaca aktardığı da dikkat çekiyor; kurmaca ile mesaj verme arzusu zaman zaman iç içe geçiyor. Bu objektif yaklaşımın oldukça uzağında kalıyor! “Ben sevginin ne olduğunu hiç durmadan anlamaya çalışıyorum." (S:241-ePub) Yazar, roman boyunca sevginin ne olduğunu hiç durmadan sorguluyor; bazen bir kadının kıskançlığında, bazen bir hükümdarın yalnızlığında, bazen de ihanete karşı duyulan sadakatte arıyor cevabı. Her olay, her diyalog, her içsel çözülme “sevgi neydi?” sorusunu yeniden ve yeniden düşündürüyor. Sevgi, bu romanda sabit bir tanım değil; değişen yüzleriyle, kırılganlıkla yoğrulmuş bir arayış olarak anlatılıyor. Adeta romanın asıl meselesi tarih değil, sevginin halleri oluyor. Alevilik-Sünnilik gibi son derece hassas bir konuda yazılmış bu romanda, yazarın birçok detaya ekstra özen göstermesi gerekirken bunu yapmadığını
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Şah ve Sultan - İ. PALA, Sevgi neydi? /Muazzam bir eser!
9/10
·390 syf.··
2023 89. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 16:32
Bir tarafta Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim Han. Namı diğer Selîmî, diğer tarafta Safevi Devleti kurucusu, İran tarihinin en önemli hükümdarlarından Şah İsmail Hatayi Birinin yanında Hüseyin diğerinin Hasan. Kimin hikayesi bu? Yavuz'un mu İsmail'in mi? Hüseyin'in mi Hasan'ın mı? Taçlı Hatun'un mu Kamber Can'ın mı? Başkahraman kim? Kimin acısı daha büyük? Haklı kim bu savaşta? Kazananı kim kaybedeni kim? Ya da durun, buralara gelmeden! "Sevgi neydi?" (s. 110) Hemen arkadan Selvi Boylum Al Yazmalım fon müziği çalmaya başlamasın! Bambaşka bir hikaye bu! Sahi, neydi sevgi? Kimdi gerçek seven? Cihana hükmedip kalbe hükmedememek mümkün müydü? Bir kalpte kaç kişiye sevgi bulunurdu? Bunların kaçı aşktı? Peki ya insan sevdiğine kıyar mıydı? "Ya benimsin ya kara toprağın," gibi arabesk sözlere Şahların hayatında yer var mıydı? "Kızılbaş" kavramını duymuşsunuzdur. Alevilik için, aleviler için kullanılan bir kavram. Hatta büyük oranda alevileri aşağılamak için kullanılan kavram. Çocukluğumda da birçok kez canlı canlı şahit olmuş ama anlamını kavrayamamıştım. Biri yanlış bir şey yaptığında "Kızılbaş mısın sen," diyorlardı. Ne garip değil mi? Aynı dine inanan, aynı milletten olan insanların birbirlerini Alevi ve Sünni diye ayırmaları ve Alevinin Sünni'ye Sünni'nin Alevi'ye düşman olması? Eserde bu ayrımı en derinine kadar görüyor ve bu ayrımdan dolayı canı yanan nice insan görüyoruz. Kardeş kavgası Hasan ile Hüseyin'e özgü değildi yalnızca... Bu bir cihan hakimiyeti mücadelesi. Bu bir Şah ile Sultanın mücadelesi. Alevilik ile Sünniliğin mücadelesi. Türkün Türkle, Müslümanın Müslümanla mücadelesi. Kardeşin kardeşle, aşığın maşukla, insanın kaderle, büyük bir coğrafyanın kanla mücadelesi. "Çocuk ruhuma tesir eden bir manzaraydı ve haşlanmış cesetlerin üst üste yığıldığı dehşetli bir harmanı daha
Edebiyat & Roman
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
9/10
·
Beğendi
Taçlı’m. Ebedi aşkım! Ben sensiz kaldığım geceler boyunca hep kan ağladım da sen bir gece olsun sensiz kalmadığın için aşkımı anlamadın... Eski bir kitapta yazılıdır; Mecnun’un kabilesi bir araya gelmiş ve Leyla’nın obasına bir haber göndermişler: ” Bu delikanlı aşktan helak olacak; azıcık merhamet gösterseniz de bir kere olsun Leyla’yı görmesine izin verseniz ne ziyanı olur?” Leyla’nın obasından cevap gelmiş: "Onun Leyla’yı görmesini engellememiz Leyla için değil, onun içindir. Zira o Leyla’yı görmeye dayanamaz diye korkuyoruz.” Bunun üzerine Mecnun’u getirmişler. Daha Leyla’nın kapısını araladıkları vakit Mecnun, Leyla’nın gölgesini görmüş ve yere yığılıvermiş... . Şah ve Sultan Sultan Selim ile Şah İsmail arasındaki rekabeti, savaşları ve aralarındaki çekişmeleri ustalıkla anlatan; aynı zamanda ikisinin de çok sevdiği bir kadını paylaşamamalarını konu alan bu eser, her satırı aşk dolu ve sürükleyici bir roman. Tarihle aşkın bu kadar güzel bir şekilde harmanlanmasına hayran kaldım. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim, kitaplarla kalın...
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
10/10
·390 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2024 21:26
Okuldayken ders gözüyle baktığımız ve 1-2 sayfayla geçilen Yavuz'la Şah İsmail'in savaşı bu kadar mı zevkle okunur... Tarihi olayların müthiş bir sekilde kurgulanması ve Pala'nın o edebi diliyle... Çaldıran savaşı ve ona götüren sebepler hem Yavuz'un hem de Şah Îsmail'in tarafından son derece tarafsız bir gözle anlatılmış. Bu savaşın bir kardeş savaşı olduğu da güçlü bir şekilde vurgulanarak. Biri Sultan'ın yanında diğeri Şah'ın yanın da birbirinden ayrı düşmüş Hasan ve Hüseyin adlı ikizler de bu kardeş kavgasının en yalın simgesiydi âdeta. Her iki tarafın birbiriyle olan mücadelesi; satranç oyunuyla başlayıp mektuplarla devam etmiş , şiirlerle güç kazanmış, savaş meydanında kozlar paylaşılmış ve taçlı hatunla son bulmuş bir serüven. Kitap bir savaş romanı havasında ama okuyupta içine girdiğiniz de, o derin duygu karmaşası ve aşkın en içten yaşanmış yakıcı halleriyle karşılaşıyorsunuz. Kitabın sonu da son derece sürprizli ve hüzün dolu bir şekilde son buluyor. Elinize aldığınız andan itibaren bırakamıyacağınız bu eserin kesinlikle kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum.
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
10/10
·390 syf.··
2023 174. kitabı
Yazar biraz da korkuların üstüne gidendir. Tarih ileriye doğru çözüldükçe ağacın kökleri de görülecektir. Alevi de Sünni de bağlıdır o köke. Birdir o toprakta. Gölgeler büyümüşse ışığı değil korkuyu yenmek gerekir. Karanlık ve kör ışığın egemenliği boğmasın artık nesilleri. Ve işte bir kez daha aşk! Şiir kadar iktidar atında rüzgâra ve ateşe doğru yol alan iki hükümdar. Şah ve Sultan... Dünya incisi zarif ve asil kadınlar. Yeminlerine bağlı erkekler. Masal kadar gerçek. Büyüleyici olduğu kadar umut verici. Şah&Sultan her cümlesi aşkla okunacak bir kitap. İskender Pala bu eserinde Yavuz Sultan Selim ve Safevi Devleti şahı Şah İsmail’in arasındaki mücadeleyi ele almaktadır. Kitabın anlatıcısı iki farklı kişidir. Anlatıcıların biri Şah İsmail’in safında olan Kamber Can diğer ise Yavuz’un yanında olan Can Hasan’dır. Yazar, eserde biri Şah İsmail’e diğeri Yavuz’a candan bağlanan iki kardeş seçerek oldukça manidar bir mesaj vermektedir. İki rakip siyasi ve mezhep mücadelesine girmiş olan iki öz kardeştir. Kısaca özet gibi geçicem … Yavuz Sultan Selim şehzadeliği zamanında önünde engel tanımayıp devletin durağanlığına son vermek ister. Bu sebeple babası II. Beyazıt'ı saf dışı bırakıp bedduasını alan Sultan olan Selim ile Şeyhlikten Şahlığa geçip Selime meydan okuyan Şah İsmail arasında hâkimiyet savaşı kitapta anlatılmaktadır. Aslında bir de aşk hikâyesi daha doğrusu bir aşığın maşukunu uzaktan sevmesinin hikâyesidir. Bu ikili arasında ki savaşa sadece meydan savaşı demek yanlış olur. Çünkü Sultan ve Şah her konuda birbirlerine savaş açmışlardır. Özellikle şairlik konusunda birbirlerine ne kadar üstün olduklarını göstermenin de savaşı olmuştur. Kitapta birbirlerine gönderdikleri mektuplar yer almaktadır. Hatta bu ikili arasındaki mektuplar edep sınırından çıkıp hakaret
Kültürel doku
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Şah & Sultan
9/10
·390 syf.··
2020 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2020 12:34
İskender Pala’nın kalemiyle ilk kez tanıştığımda, daha ilk sayfalardan bir şey hissetmiştim: Bu adam tarihle hikâyeyi aynı kazan içinde kaynatıp, ortaya insanın içini yakan bir şey çıkarıyor. Ve Şah ve Sultan tam olarak böyle bir kitap oldu benim için. Bu romanı okurken kendimi sadece tarihin sayfalarında gezinen bir okuyucu gibi değil, sanki o dönemin sokaklarında dolaşan, aralarındaki o büyük çatışmayı iliklerime kadar hisseden biri gibi gördüm. Bir tarafta Yavuz Sultan Selim, diğer tarafta Şah İsmail… İkisi de güçlü, kararlı, inançlarına tutkuyla bağlı, fakat aynı zamanda derin yaralar taşıyan iki büyük lider. Roman, bu iki hükümdarın sadece savaş meydanlarını değil, ruhlarının içindeki fırtınaları da anlatıyor. İskender Pala’nın en sevdiğim yanı işte burada ortaya çıkıyor: O, hükümdarları tahtların üzerinde oturan birer dev gibi göstermiyor… Onları insan yapıyor. Okurken özellikle şu duyguyu çok yaşadım: Sanki “düşman” diye bildiğim iki lider, aslında içten içe aynı yalnızlıkları, aynı sorumluluk yükünü, aynı korkuyu taşıyorlardı. Her kararın içinde kan, kader ve gözyaşı vardı. Ve ben romanı okudukça şöyle düşündüm: “Güçlü olmak ne kadar ağır bir şeymiş…” Yavuz’un sertliği, Şah İsmail’in şiirsel tarafıyla birleşince, hikâyede bir savaşın soğukluğu değil, iki yüreğin çatışması ön plana çıkıyor. Bazen Yavuz’a kızdım, bazen İsmail’e içim yandı… Ama en çok şunu hissettim: Bu iki adam, bir imparatorluğun kaderiyle birlikte kendi yazgılarını da taşımışlar. Roman, Çaldıran’a doğru giden o kaçınılmaz yürüyüşü anlatırken bile sadece bir tarih dersi vermiyor. Bir toplumun, bir inancın, bir milletin parçalanma korkusunu ilmek ilmek işliyor. Ben en çok, insanların bu büyük savaşın ortasında nasıl ezildiğini, nasıl bir kimlik arayışına sürüklendiğini hissederken etkilenmiştim. Ve kitabı
Tarihi Roman
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
9/10
·390 syf.··
2025 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2025 10:58
İskender Pala’nın kalemiyle tarih sadece anlatılmaz, adeta yaşanır. Şah ve Sultan, Osmanlı ile Safevi Devleti arasında geçen, Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail'in ideolojik, politik ve hatta kişisel çatışmalarını bir edebiyat şöleniyle sunuyor. Fakat bu eser, yalnızca iki hükümdarın mücadelesi değil; aynı zamanda mezhep ayrılıklarının, halk üzerindeki yıkıcı etkisinin nelere yol açabileceğinin de çarpıcı bir aynası. Roman boyunca karşı karşıya gelen sadece iki ordu değil; iki farklı inanç, iki farklı devlet anlayışı ve iki farklı insan tipi. İskender Pala, tarihi olayları belgeler ışığında verirken, aralara yerleştirdiği güçlü kurgu ve karakter derinliğiyle okuyucuyu satır aralarına hapsediyor. Yazar, kurgusal karakterlerin duygularını, gerçek şahısların kaderleriyle ustaca harmanlayarak romanı yalnızca tarih meraklılarına değil, insan ruhunu anlamaya çalışan herkese seslenen bir yapıya kavuşturuyor. Kitaptaki anlatım dili, hem şiirsel hem de döneme uygun; okuyucuyu yormayan ama düşündüren cinsten. Dönemin karmaşasını ve mezhepsel çatışmaları aktarırken tarafsız kalmaya çalışan dili, okuyucuya kendi düşünce alanını bırakıyor. Tarih ve tarih üzerine düşünmeyi seven okurların okuması gereken bir eser. “Ey yolcu, sevgiye yürü, ta ki hakikate eresin!”
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
sevgi neydi ..:
Puan vermedi·390 syf.··
2023 48. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2023 00:00
“Okuduğum kitaplardan birinde “İnsan sevgiye hükmeder; ama aşk insana hükmeder!” diye yazılıydı.” Şah ve Sultan - İskender Pala “Bu bab, Erdebil yakınlarında bir yerlerde yıldız toplayan çocuğun sevgiyle tanışması beyanındadır.” diye başlıyor bütün hikaye… Bakmayın adının Şah ve Sultan olduğuna; baştan sona bir sevgi arayışı, baştan sona bir sevgi değerlendirmesi aslında olan biten… Zaten hemen ilerde bir nasihat karşılıyor bizi, “Ey yolcu, sevgiye yürü, ta ki hakikate eresin!” diye. Tıpkı bundan bin yıllar öncesinde Platon (Eflatun) ’un “Bilgisizlik ile bilgililiğin arasındaki yolda didinen, bilgelik sevdalısı biridir” cümlesine gönderme yaparcasına… Bir tarafta Şah İsmail, bir zamanların Hıtaî, bir zamanların Hataî’si(hata yapanı); bir yanda Sultan Selim, Yavuz hükümdar; birisine yoldaş Aka Hasan, diğerinin yoldaşı Can Hüseyin… İkiz kardeşlerin kaderi bambaşka coğrafyalarda iki büyük hükümdarın yanında şekilleniveriyor. Tarih iki büyükten birini bir basamak daha yükseltiyor görünürken diğerinin ayağından ikbal basamağını çekiveriyor gibi… Hikaye bu iki hükümdar arasındaki çekişmeyi farklı bir üslup ile ele almış ve gerginliği kâh coşturup kâh durgun kılarak ilerlemiş görünse de arka planda gelişenler başka aslında: bu hikayede figüranlar başrolde. Hep bir elden sevginin arayışındalar, gerçek sevginin… Neden? Çünkü: ‘Akıllı insan kendisine zarar verecek sevgiyi istemez.’ Kitabın kurgusunda bolca soslanmış yerler göze çarpıyor ilk bakışta. Yazar her ne kadar kitapta kaynakça paylaşmış olsa da ben tarih romanından ziyade güzel bir kurgu okuduğumu itiraf etmeliyim. Kitabın satır aralarını süsleyen şiirler ise gerçekten harikaydı demeden geçemeyeceğim. Pusatları kadar kelimeleri de güçlüydü iki hükümdarın. Kitabın serim, düğüm ve çözüm kısımları güzel aktarılmış,
Edebiyat
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Severek başladığım kitabı ,söverek bitirdim!!
Puan vermedi·390 syf.··
2021 153. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2021 01:26
Isgender Pala....Sah ve sultan....... Malesef kii severek basladigim kitabi soverek bitirdim...Isgender Pala her ne kadar da tarafsiz yazdigini iddia etsede kitap oyle demiyor.sultan'a kendini daha yakın hissettiren ve şah'ı gaddar biri gibi gösteren (ki annesini öldürdüğünü iddia ediyor)..... Sah Ismail'in, Uzun Hasan'ın kızı olması nedeniyle, sünni olan öz annesi Alemşah Begüm'ü,şii olmayı kabul etmediği için öldürttüğünü iddia eden bir kitapp!Keske kitap yazmadan once Azerbaycan Tarihini okusaydin...... Yazar bu kitap için prof.dr.Abdülkadir Ozcan ve doç.dr.Erhan Afyoncu'dan yararlandığını kitabın önsözünde dile getirmiş.... içerik içler acısı, her sayfada kardeş kavgası, kardeş gibi sözcükler geçmesine rağmen samimi olmadığı kurduğu cümleler dikkkatle okunduğunda gayet net anlaşılıyor.. ayrıca Iskender Pala kitabında tarihi olarak doğrulanmamış ya da kanıtlanmamış birçok şey...... kitap, baştan sona yalan, komplo, iftira… alevilerle ilgili kinini, Ismail’i bahane ederek kitaba öyle bir kusmuş ki! kitabın hangi bölümden sonra objektif davranacak, düzelecek, doğruları yazacak?” diyerek kitabı baştan sona okudum. "Cahil cesareti” bu olsa gerek, hiç bilmediği bir konuda kitap yazmakk!! Anadolu türkmenleri hain, Ismail, anasını boğduran bir katil, şan- şöhret düşkünü, Yavuz ise sureti haktan bir türk kahramanı. sadece para kazanmak için ve doğru düzgün araştırma yapılmayan kopyala yapıştır tarzı yazılmış binlerce kitaptan biri Şah ve Sultan...
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Bir yaradır Çaldıran
8/10
·390 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 00:34
" Yarın şu sahrada dökülecek kanın rengi de akışı da birbirinden farklı olmayacak. Yarın burada bir bedenin, bir bünyenin kendisiyle savaşı çıkacak. Sağ kol ile sol kolun , bir ayak ile ötekinin birbirine acımasızca saldırdığı görülecek. Şah olmuş yahut Sultan; sıfatların ne önemi var. Önemli olan isimdir. Hasan mı Hüseyin mi ? Selim mi İsmail mi ? " Kitabın ana temeli tam da bu sözlere dayanıyor. Bize iletmek istenilen mesajın bu olduğu görüşündeyim. Çaldıran savaşını tarih derslerinde çok kere görümüşümdür, görmüşüzdür. Fakat konunun hassasiyetine bu kitap kadar denk gelindiğini görmedim ben. Çaldıran Savaşı iki kardeşin birbiriyle savaştığı, Müslümanların birbirini katlettiği bir savaş olarak gözüme gelecek bu kitaptan sonra. Peki böyle bir gereklillik var mıydı derseniz? Muhakkak ki sınırlarını genişletmek isteyen savaşçı bir topluluk olan Türkler sınırlarının güvenliğini sağlamadan batıya yönelmeyi uygun olarak görmediler. İki büyük adam var kitapta ikisi de hem Türk hem Müslüman olarak geçiyor ama ikisi de birbirini tehdit olarak görüyorlar ne yazık ki. Eğer tehdit olarak görmeseler de dostluk olarak ilerleselerdi Müslümanların şu anda dünyaya hakimiyet kurmuş olabileceğini düşünmekten kendimi alamıyorum. Ne yazık ki bu savaş olmuş ve bu savaşta kardeş kardeşi vurmuş. Hatta ve hatta müslüman bir topluluk hristiyan askerleriyle müslümanları katletmiş. Bu savaşa üzülmekten başka bir yol bulamıyorum. İskender Pala 'da kitapta bu ana temayı o kadar güzel işlemiş ki her yönüyle hayran oldum. Şah İsmail'in de Yavuz Sultan Selim'in de iyi ve kötü yönlerine değinmiş. Olayların temelinde gerçeklik yatsa da kurgulanmış kısımları da çokça mevcut. Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim ikisi de kendi tebaasında bir o kadar kuvvetli ve heybetli yaptıklarıyla adından çokça söz
Edebiyat
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

İskender PalaYazar · 103 kitap
İskender Pala, 8 Haziran 1958 tarihinde Uşak‘ta Kayaağılı köyünde doğmuştur. Uşak Cumhuriyet ilkokulunda okudu. Kütahya Lisesi’nden mezun oldu. 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Lisans tez çalışması Câmiu’n-Nezâir’dir. Yine İstanbul Üniversitesi’nde “Aşkî, Hayatı, Edebî Şahsiyeti ve Divânı” konusunda Doktora çalışması yaptı. 1983 yılında Doktorasını tamamladı. 1983 yılında Divan edebiyatı dalında doktor, 1993 yılında İstanbul Üniversitesi‘nde doçent ve 1998 yılında Kültür Üniversitesi‘nde profesör oldu. Ortaokul ve liseler için Türkçe ve Edebiyat ders kitapları yazdı. Denemeler, hikayeler, fıkralar ve edebiyat araştırmacısı olarak çeşitli ansiklopedi ve dergilerde bilimsel ve edebi makaleler yayımladı. Düzenlediği Divan Edebiyatı seminerleri ve konferansları geniş kitleler tarafından takip edildi. 1979-1982 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji seminer kütüphane memurluğu yaptı. Hayatının ilerleyen dönemlerinde çeşitli sebeplerden dolayı askerlik mesleğini tercih eden İskender Pala, öğretmen subay olarak 1982 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına girdi. 14 yıl 7 ay görev yaptıktan sonra 1996 yılında TSK‘dan ihraç edildi. 1982-1984 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Lisesi Komutanlığı’nda teğmen, 1984-1986 yılları arasında Üsteğmen olarak görev yaptı. 1986-1987 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde part-time Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi olarak çalıştı. 1987-1994 yılları arasında Yüzbaşı olarak, Dz.K.K.lığı Tarihi Deniz Arşivi kuruluş ve faaliyetleri görevinde çalıştı. 1994-1996 yılları arasında Tarihi Deniz Arşiv Araştırmaları ve Dz.K.K.lığı yayın faaliyetlerinin yürütülmesi görevinde çalıştı. 1996-1997 yılları arasında Öğretim yılı, MSÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Eski Türk Edebiyatı öğretim üyesi ve İSAM redakte kurulu üyeliği yaptı. 1997 Öğretim yılı İstanbul Kültür Üniversitesi 2004 İBB Kültür Daire Başkanlığı 2004-2010 İBB Kültür Danışmanlığı 2006-2012 Şehir Tiyatroları Repertuar Kurulu Üyeliği 2008-2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Yönetim Kurulu Üyeliği 2009-2012 Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi 2013-2017 Devlet Tiyatroları Edebi Kurul Üyeliği 2013-2017 Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 24 Temmuz 2025'te Türk Telekom'un Bağımsız Yönetim Kurulu üyeliğine atandı. İskender Pala, 1980 yılında F. Hülya Avcı ile evlendi. Hilye Banu, Elif Dilasa adında iki kızı, Alperen Ahmet adında bir oğlu vardır. Ödülleri : 1989 – Türkiye Yazarlar Birliği dil ödülü, (Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü) 1990 – AKDTYK Türk Dil Kurumu ödülü, (Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü) 1996 – Türkiye Yazarlar Birliği inceleme ödülü, (Şairlerin Dilinden) 2001 – Aydınlar Ocağı Kayseri Şb. Yılın Edebiyat Adamı ödülü, 2001 – YTB Uşak Halk Kahramanı ödülü, 2003 – “Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk” Yılın Romanı Ödülü 2013 – Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, Türk Patent Enstitüsü Marka Ödülü