·
Okunma
·
Beğeni
·
100,9bin
Gösterim
Adı:
Od
Alt başlık:
Bir Yunus Romanı
Baskı tarihi:
19 Eylül 2020
Sayfa sayısı:
361
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322848
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Od
Od: Bir Yunus Romanı
Od
Od
Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı 'OD' ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD'un ana kahramanı. İskender Pala'nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre'nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus'un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.

Biliyorum,"Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun," demişti… Yine Biliyorum, "Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun." Demişti… Ve Sevgili'ye gittiği o geceden sonra adının dilden dile, Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum… Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus… Derviş Yunus…Varsın onu da desinler. Ve Türk yurtlarında, onu en çok "Bizim Yunus" diye çağırırlar.

Biliyorum… 
320 syf.
·5 günde·Beğendi
Ben normalde kitap okurken ağlayan bir insanım. Kitaplara ağlamamın sebebi ya içinde ki hüzünlü bir olaydır ya da karakterin başına gelen üzücü şeylerdir. Çok az kitapta ise Allah sevgisiyle ağlamışımdır. Bu kitap beni ağlattı ama çok şükürki gözyaşlarım imanımdan aktı, Allah için aktı. Gözyaşlarım yanaklarımı değil gönlümü ıslattı. Gözün yaşı bazen gönlü ıslar yanakları değil.

Kitapta "Bizim Yunus" olarak tabir edilen Yunus Emre'nin hayatı anlatılıyor. Çok sevdiği eşi Sitare ve büyük oğlu İbrahim'i kaybettikten sonra bir de küçük oğlu İsmail'inden ayrı düşüyor. Uzun yıllar onu arıyor.

Kitapta âşk anlatılıyor. Lakin bu âşk ne dudaklardan dökülen ne de kitaplarda yazan âşktır. Bu âşk sevgilinin âşkıdır. Bu âşk Allah âşkıdır. Bu âşk Nebi'nin âşkıdır.

Bu kitaptan önce dünya klasiklerini okuyup edebiyat için kitaplarda kullanılan âşk terimini görmenizi isterim. Klasiklerdeki âşk bir kadının bir erkeğe ya da bir erkeğin bir kadına karşı beslediği sevgiden ibarettir. Yani bir faninin başka bir faniye duyduğu iltifattır. Sonra gelin ve bu kitabı okuyun. Gerçek âşkı görün. Allah âşkını...

Bizim Yunus çok sevdiği Sitare'sine beslediği sevgisinin de Allah'tan geldiğini fark edince gönlü meşke eriyor âşk ummanının en dibine sevgisini gömüp yalancı dünyadan varaste bıraktığı nefsiyle hûb'un en güzeline kavuşuyor. Yani sevgiliye... Allah hepimize bunu nasip etsin.

Yaratılanın güzel olmasının sebebinin yaratanın güzellerin en güzeli olmasından kaynaklandığını anlayan Bizim Yunus Sitare'sini, İbrahim'ini, İsmail'ini, Tapduk Sultan'ını yaratandan ötürü seviyor. Ve dahasını...

Her yerde ve her şeyde nimetini ve güzelliğini bizlere tecelli eden Rabb'imizi sevmek ona âşk beslemek gerek her şeyden önce. Bizler yaratılanı seviyoruz yaratandan ötürü.

Sizler de inşallah bu güzel eseri okursunuz. Keyifli okumalar...
405 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı. Bu kadar geç tanışmamın nedeni dilinin çok ağır ve anlaşılmasının güç olduğunu söyleyen arkadaşlarımın yorumlarıyla oluşan önyargımdı. Od kitabında böyle bir zorlukla karşılaşmadım ve anlatım tarzını da çok beğendim.
Yunus Emre'nin eşi Sitare'yi kaybedişinden duyduğu acısı ve oğlunun Yunus Emre'yi arayışını kelime kelime içime işledi yazar. O dönemdeki tarihi olaylardan da bahsetmeyi unutmamış. İskender Pala'nın kaleminden "Bizim Yunus"u okumak keyifliydi, tavsiye ederim. Bu arada yazarlarımıza yaşarken de gereken değeri verelim!
  • Şah ve Sultan
    8.5/10 (5bin Oy)5,1bin beğeni21,8bin okunma12,3bin alıntı70,1bin gösterim
  • Semerkant
    8.6/10 (10,5bin Oy)10,7bin beğeni37,6bin okunma44,7bin alıntı191,7bin gösterim
  • Beyaz Gemi
    8.4/10 (9,6bin Oy)9bin beğeni38,2bin okunma28,3bin alıntı143,9bin gösterim
  • Bab-ı Esrar
    8.1/10 (5bin Oy)5bin beğeni23,2bin okunma10,5bin alıntı72,1bin gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (11bin Oy)11,7bin beğeni50,8bin okunma16,3bin alıntı165,4bin gösterim
  • Empati
    8.4/10 (5,6bin Oy)5,5bin beğeni23,6bin okunma6,9bin alıntı90bin gösterim
  • Melekler ve Şeytanlar
    8.8/10 (5,8bin Oy)5,9bin beğeni25bin okunma5,9bin alıntı80,7bin gösterim
  • Da Vinci Şifresi
    8.7/10 (7,7bin Oy)7,9bin beğeni32,1bin okunma5,3bin alıntı97,1bin gösterim
  • Beyaz Diş
    8.6/10 (10bin Oy)9,6bin beğeni40,3bin okunma17,7bin alıntı298,3bin gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    9.0/10 (16,4bin Oy)18,1bin beğeni63,5bin okunma33bin alıntı209,6bin gösterim
359 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
"Ben beni bıraktığım zaman sen beni bırakma ya Rab!" diyen biridir Yunus Emre. Yaşadığı çağı aşan Yunus, çağını etkilemekle kalmamış, bugünü de etkilemiştir, yarını da etkileyecektir. Dönemimizin en iyi edebiyatçılarından biri olan İskender Pala, çağları aşan Yunus'un hikâyesini anlatıyor bize, bizim Yunus'un hikâyesini. Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmaya başladığı, Moğolların Anadolu'ya akınlar düzenlediği yıllardan, Osmanlı'nın temellerinin atıldığı yıllara varan süreçte yaşayan Yunus'un hikâyesini.

Allah için, Yaradan için seven; eşinde, gördüğü duyduğu her varlıkta Allah sevgisini yaşayan Yunus Emre ve oğlu İsmail'in hayatlarından kesitlerin anlatıldığı Od, okuduğum ikinci İskender Pala kitabı. Od Yunus Emre biyografisi değil, gerçeklerin kurgu ile harmanlandığı, anlatıldığı dönemde yaşayan siyasi olaylar, adı geçen kişilerin gerçek olduğu bir roman. Sade, halkın anlayabileceği bir dili tercih eden Yunus Emre'yi, İskender Pala'nın sade ve akıcı bir dil kullandığı Od ile okuyor ve bir nebze de olsa anlayabiliyoruz.

Od'da aşkın, sevginin her türlü halini görüyoruz. Maddi halini, manevi halini, dünya aşkını, ilahi aşkı... Yunus'un nasıl Yunus olduğunu, Hacı Bektaş-i Veli ile tanışmasının ardından bizzat Hacı Bektaş-i Veli tarafından gönderildiği ve hamken piştiği Taptuk Emre Dergahı'nda yaşadıklarını İskender Pala'nın usta anlatımıyla okuyoruz. Çoğunluğun maddeye ağırlık verdiği, mananın arka plana atıldığı bir dönemde, madde ile mana arasındaki dengenin sağlanmasının gerekliliğinin önemi, kitabın her sayfasında kendini hissettiriyor. Yunus Emre'nin olaylar karşısında yaşadığı iç çekişme,  Sevgili özlemi, kişinin kendini bilmesinin önemi ve ancak bilmeyerek bilinebileceği... Od, okuru bu noktalar da dahil birçok nokta üstünde düşündürüyor.

Yunus Emre denildiğinde akla direkt insan sevgisi gelir; duyduğu ilahi aşk, birkaç önemli eseri... Yunus Emre ile ilgili bilgilerimiz genel itibariyle bunlarla sınırlıdır. Od ile birlikte daha farklı bir bakış açısıyla bakabiliyorsunuz Bizim Yunus'a. Yaşadıkları, yaşattıkları bizlerin de içine bir Od düşürüyor. Yazarımız İskender Pala'nın anlatımı ve tarih bilgisi birleşiyor ve ortaya bir "Od" çıkıyor. İlk sayfadan son sayfaya derin manalı cümleler okuru âdeta içine hapsediyor. Düşündürüyor, önceliklerini sorgulatıyor ve belki maneviyatını güçlendiriyor.  Tabii, isteyenin.

Od öyle bir kitap ki daha ilk sayfadan bir cümlenin altını çiziyorsunuz. Çok geçmiyor, bir sayfa okuyor diğerine geçiyor ve bir  cümlenin daha altını çiziyorsunuz. İskender Pala cümlelerinde kelimeleri tabiri caizse ahenkle dans ettiriyor. Altı çizilesi onlarca cümle ve sevginin en saf hallerini okuyor, okuyor, hayran kalıyor ve "Daha ne olabilir ki, bir romanda ilahi aşk başka ne şekillerde anlatılabilir ki" diye soruyorsunuz kendinize. Bu kadar övgünün üstüne kırdığım puanın nedenini ise -çok az da olsa- bazen karşılaştığımız abartılı anlatım olarak açıklamak isterim.

Bizim Yunus'un dervişliğe giden yolunu, Sevgilisi'ne kavuşma isteğini, ışığıyla çevresindekileri aydınlatmaya başlamadan önce yaşadıklarını bir de Prof. Dr. İskender Pala'dan okuyun derim.
361 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Od uzun zamandır okumayı düşündüğüm bir kitaptı. 8 ay kadar kitaplığımda okunmayı bekledi. Derviş Yunus’u senelerce bekleten Allah, benim içsel muhasebemi yapabilmem için de beni 8 ay bekletti sanırım. Kitaptan kendi adıma çıkardığım ders; BU DÜNYA İMTİHAN DÜNYASI. Biz bu dünyaya sınanmaya geldik en çok da en sevdiklerimizle sınanmaya.. Sabreden derviş muradına ermiş. Duygu yoğunluğundan da oldukça etkilendim. Yazarımızın kalemi daim olsun.
Günümüz insanları da “Bilmem” zikri çekse dünyamız nasıl olurdu acaba? Her şey hakkında bilse de bilmese de fikri olan insanlardan arınır mıydık?
Yine günümüz insanının sadakatsizliği içinde, ömrü boyunca kolunun altında gezdirdiği Sitaresinin işlediği torbaya sadık kalan bir Yunus’a kim hayran olmaz ki?
İsmail’in baba özlemini, Yunus’un arayışlarını okumakta geç kaldığınızı düşünmeyin. Belki sizin de zamanınız gelmemiştir.
361 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
İlk defa kitap inceliyorum, çok heyecanlıyım, kusurum varsa affola. :)
Kitap incelemek için kendimi yeterli görmüyordum fakat bu kitabın hakkını vermek istedim. Dilinin ağır olmasından korktuğum için okumayı sürekli ertlemiştim fakat bir süre sonra kitabın diline alıştım ve yazarın üslubu çok hoşuma gitti. Kitapta Yunus Emre’nin hayatı anlatılıyor ama öyle biyografi yazar gibi dümdüz değil, cümleler nakış gibi işlenmiş. Bizim Yunus’un anlayamadığım dünyasını daha yakından tanıdım ve şiirlerine olan bakış açım değişti. Okumak isteyip sürekli erteleyenler varsa hemen okumalarını tavsiye ediyorum.
320 syf.
-İskender Pala okumaya korktuğum yazarlardan biriydi. Neden bilmiyorum ama hep dilinin çok ağır olduğunu düşündüğümden hiç okumadığım bir yazardı. Okuyanlar bu kitap için diğer kitaplarına göre daha basit bir dille yazılmış olduğunu söylemişler. O yüzden yazarın diline alışmak için iyi bir başlangıç yapmış olduğumu düşünüyorum. Yinede bana biraz ağır gelen bir kitap oldu. Anlamını bilmediğim çok fazla kelime vardı ve kitabı okurken sürekli araştırma yaptım. Bana her anlamda çok şey katan bir kitap oldu. Yunus Emre'nin şiirlerini herkes bilir. Severek okuduğumuz halk şairlerimizden. Ama kaçımız bu büyük şairin hayatını araştırdık ve öğrendik? Çok güzel bir kurgu ile Yunus Emre'nin hayatını bizlere anlatmış yazar. Ben biyografi ve tarih kitaplarını kurgu olmadan okumayı sevmiyorum. Bu kitapta benim sevdiğim gibi kurguyla harmanlanmış olduğu için severek okudum. Ama ara ara sıkıldığım yerler olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Bu yüzden kitabı okuma sürem uzadı. Samuel'in olduğu bölümleri çok büyük bir keyifle okudum. Samuel'in bölümleri diğer bölümlere kıyasla daha akıcıydı bana göre. Mevlana, Hacı Bektaş Veli, Tapduk Emre gibi önemli isimlerde kitabın içinde sık sık geçiyor. Bunların yanı sıra o dönemin tarihinde gelişen önemli olaylarıda anlatmış İskender Pala. Olaylar biraz ağır ilerlesede benim severek okuduğum bir kitap oldu.

-Tek tek köyleri basan Moğollar Yunus Emre'nin de köyünü basıp her yeri yıkıp dökmüş, kan akıtıp, masumların canını almışlardır. Bu saldırıda Yunus Emre gözünün nuru, canının canı olan Sitaresini kaybetmiştir. Oğlu İsmail ise esir düşüp izini kaybettirmiştir. Her yerde oğlunu arayan Yunus Emre aradan yıllar geçsede umudunu kaybetmeden oğlunu aramaya devam eder. Bir yandan da Yunus Emre'nin dervişlik yolundaki gelişmelerini, Yunus'un nasıl Yunus olduğunu okuyoruz.
361 syf.
kitap; okuru, iç anadolu'da o dönem en parlak dönemini yaşayan tasavvuf'un büyülü, efsunlu, huzur verici dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor, yunus emre'den, mevlana'ya, hacı bektaşı veli'ye, geyikli baba'ya, zahir baba'ya, bir çok allah dostu'na can veriyor. tüm bunların yanında kitapta dönemin siyasi ve sosyal yapısından, selçuklulardan, moğollardan, alamut fedailerinden, anadolu beyliklerinden de bahsediliyor. mutlaka ama mutlaka okuyun derim.
361 syf.
·Puan vermedi
Kitabı 3 sene kadar önce okumuştum. Tasavvufla ilgili bir şeyler okumak ve sıkılmadan öğrenmek isterseniz işe bu romanla başlamayı düşünebilirsiniz. Bu noktada tarihsel gerçeklerinin aktarılması bir yana karakterler arası olan diyaloglar da gerçekmiş hissi uyandırıyor. Aklıma takılan bir soru ise mağara içerisinde yaşanan mucizevi olay gerçekten yaşanmış mı?
405 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Yunus Emre nin hayatını çarpıcı bir şekilde ele almış güzel bir roman. Yunus Emre nin bilmediğim birçok hikayesini bu romanda öğrendim diyebilirim Yunus Emre nin ölen eşi ve kaybolan oğlu ile imtihanını zorluklarını anlatırken bir yandan da nefsi ile mücadelesini konu alıyor
410 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Sitare; göz ağrı, nefesi, herşeyi. Lakin yıldızı söndü, karanlıklara daldı, yolunu kaybetti, her an keder, her an sesine yüzüne kokusuna hasret.

Evladı; Biri öldü diğeri hayal oldu ne oldu ne yapti aradı durdu. Buldu bulmasına amma nasıl buldu.

Evlad ise anası toprak, babasi ise hayal oldu. Yıllar yılı babasının gelmesini hasretiyle yandı amma zaman ona kötü davrandı. O da babasına karşı nasıl his besliyor ve görse nasıl tepki verecek meçhul...

Baba derviş girdi kapıya yıldızı asıl yıldiza katmaya. Katmayı öğrendi amma nasıl öğrendi, ne şekil öğrendi, neler neler çekti bu yoldaki muamma...

Roman ama aşklı bir roman, aşık bir roman, aşkın kendisi olan hakkında bir öz roman. Belkide en sevdiğim roman. Okumaniz dileğiyle..
Yunus Emre'nin hayatının kendi ağzından anlatılması kitapta merak unsurunun uyandırılmasına sebep olmuş.Özellikle Yunus Emre'nin eşine karşı olan naifliği beni çok etkiledi.Bu kitabı okuduktan sonra insan istemsizce kendini sorguluyor.
359 syf.
·1 günde·9/10 puan
Divan edebiyatı konusunda usta olan İskender Pala, tasavvuf konusunda da kendisinden beklenen güzellikte bir eserle karşımızda.
Yunus Emre'nin tasavvuf yolunda hamlığını üstünden atıp, nasıl piştiğine şahit olacaksınız. Sizinle beraber Molla Kasım, Tapduk Emre, Mevlânâ, Hacı Bektaş Veli de Yunus'un bu yoldaki şahitleri olacak.
Yunus'u bu yola sevk eden ne oldu peki? Köyünü basan Moğollar taş üstünde taş bırakmamış ve Yunus orada en kıymetlisini kaybetmiştir. Sitare... Yunus'a aşkı öğreten kadın. Öyle bir aşk tasviri vardır ki Sitare'nin, bunu Yunus şöyle dile getirir:
..."'Yunus!' dedi, parmağını kalbimin üzerinde gezdirerek, "Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin Cananı buradadır. O nokta yoğun bir kandan ibarettir. Adına 'süveyda' yahut 'sevda' derler. Çünkü sevda, Kara talih içinde, o kara kan damlasında büyür. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk fırtınaları, işte o bir damla kanda dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa, parçaları bütün vücuda dağılır. Aşk işte bu dağılmanın adıdır ve o dağılırsa aşık artık ne yaptığını bilmez olur..."

Bu acıya ek oğlu İsmail'in de esir düşüp kaybolması, Yunus'u arayışlar içerisine sürükler. Daha önce de kapısına gittiği Hacı Bektaş'ın yanında oduncu olarak nefsiyle bir savaşa girer. Öyle ki bir tane bile eğri odun getirmez ve der ki: "Burası öyle bir Hak ve doğruluk kapısı ki, değil eğri adam, eğri odun bile giremez." Dervişlik için geçirdiği bu süre içinde kendisi ilerleme kaydedemediğini düşünerek oradan ayrılır. Oğlunu aramak da bu yollardaki bir diğer amacı olmuştur.

Kayıp geçirdiği sürelerde kendini ve inancını da kaybeden İsmail ise en sonunda babasını bulur. Bu buluşma da Yunus'un bir duasının daha tecellisine şahit olacaksınız. Dünya gözüyle görmeyi istediği tek yüz oğlu olsun istemişti ve Rabbi ona bu dileğini lütfetti. Sonrası mı? Sonrası karanlık. Karanlıkta daha da harlanan, daha da parlayan içindeki aydınlık olacaktır. Herkese şifa dağıtan Yunus, kendi gözleri için hiçbir şey yapmaz çünkü biricik Peygamberimiz'in vefat ettiği yaşı düşünerek, daha fazla dünyayı görmek benim neyime der ve maddeden mana alemindeki yolculuğunu tamamlar.

Bu yolculukta sayısız şiirle içindeki ateşi ortaya koyar, öyle ki günümüze kadar ulaşır bu yangın. Çünkü o bir şiir demiş olmak için şiir demiyordu; o bir kalbe girmek için şiir diyordu. Onun şiiri sanatı için değil imanı içindi. Onun şiiri insan için, sevgi için, hoşgörü için, insanlık içindi. Yunus'un en büyük mirası da hem bu şiirler hem de şiire yüklediği anlamlar olmuştur. Hakettiği değeri verebilmek dileğiyle...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Od
Alt başlık:
Bir Yunus Romanı
Baskı tarihi:
19 Eylül 2020
Sayfa sayısı:
361
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322848
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Od
Od: Bir Yunus Romanı
Od
Od
Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı 'OD' ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD'un ana kahramanı. İskender Pala'nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre'nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus'un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.

Biliyorum,"Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun," demişti… Yine Biliyorum, "Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun." Demişti… Ve Sevgili'ye gittiği o geceden sonra adının dilden dile, Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum… Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus… Derviş Yunus…Varsın onu da desinler. Ve Türk yurtlarında, onu en çok "Bizim Yunus" diye çağırırlar.

Biliyorum… 

Kitabı okuyanlar 28bin okur

  • Seyhan şar
  • Ece
  • Aybike İnan
  • Divanebiri
  • Feyza Cansu Söğüt
  • Ahmet Yaşar Özkul
  • beyza nur akoğlu
  • Melike Balkarlı
  • Kübrâ Nur Esenoğlu
  • Meltem Sa

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%19.8
13-17 Yaş
%11.5
18-24 Yaş
%22.5
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%15.8
45-54 Yaş
%5.9
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.3
Erkek
%31.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29 (1.844)
9
%18.2 (1.157)
8
%17.8 (1.132)
7
%9.3 (594)
6
%3.8 (243)
5
%1.7 (110)
4
%0.8 (48)
3
%0.6 (38)
2
%0.4 (23)
1
%0.4 (28)

Kitabın sıralamaları