Od Bir "Yunus" Romanı

8,5/10  (1.487 Oy) · 
5.618 okunma  · 
1.441 beğeni  · 
23.093 gösterim
Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı 'OD' ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD'un ana kahramanı. İskender Pala'nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre'nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus'un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.

Biliyorum,"Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun," demişti… Yine Biliyorum, "Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun." Demişti… Ve Sevgili'ye gittiği o geceden sonra adının dilden dile, Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum… Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus… Derviş Yunus…Varsın onu da desinler. Ve Türk yurtlarında, onu en çok "Bizim Yunus" diye çağırırlar.

Biliyorum… 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    359
  • ISBN:
    9786054322848
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Murat Sezgin 
02 Tem 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

-Spoiler-

Sizden istirhamım biraz uzun olsa da sonuna kadar okumanızdır. Yaradandan ötürü yaraladılanı seven Bizim Yunus hakkında kısa yazmak olmazdı.

Kitabın yapısını ve konusunu daha önce yapılmış iki incelemeye sitem ederek anlatmak istiyorum:

#7984107 : Kitapta Yunus Emre'nin Hakk ve insan sevgisi, ahlakı, ilmi, bilgisi, şiirleri ve yaşamından bahsediliyor. Bre adam, Yunus Emre'nin üstünden bir Veli'nin laflarını çarpıtmak, cinsiyetçi söylemlerde bulunmuş demek, yazarı sevmiyorsun diye bu güzel eseri karalamak nedir? Aklım almıyor. Sen anlamak istediğini anlamışsınn o kadar.

#6915646 : Pala'nın eski edebiyatla içli dışlı olması dilini biraz ağırlaştırmış olabilir. Ama bu kitap, birinci ağızdan anlatımıyla bu ağırlığı ortadan kaldırmış. Bu özelliğiyle akıcı değil diyenlere katılmadığı belirtmek istiyorum. Akıcılık, şiirlerle ve tarihle birleşmiş. Yapılan bu iki incelemeyi okuyup, kitabı okumaktan vazgeçmeyin.

Bizim Yunus, Moğol akın ve yağmalarının, iç kavga ve çekişmelerin, siyasî otorite zayıflığın, dahası kıtlık ve kuraklıkların olduğu yıllarda yaşamıştır. Moğol akınlarından birinde Sitare ölür, oğlu İsmail esir düşer.

Yunus, Sitare hakkında şöyle diyor: "Sitare! En uzaktaki en yakın hatıram." "O benim herşeyim. Mahremde sırdaşım, zor günde ayaktaşım, er meydanında yoldaşımdı. Çeyiz olarak verecek bir şeyim yoktu ona gönlümden bir ev yaptım. Bütün duvarlarında onun nakışları olan, bütün pencerelerinden ona bakılan, bütün kapılarından ona varılan bir ev."
Sitarenin ölümü Yunus'u derinden sarsar. Aşkına dalıp unutmuştur her şeyi.
Ben ağlarım yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Sitarenin hasretinden kavrulan Yunus'a Hz. Mevlana şunu söylüyor:
" Yıldızından geç Yunus, artık güneşe bak"

Yıldızlarda güneş gibi hep vardır. Güneş doğunca yıldızlar görünmez o kadar. Mesele yıldızın olmadığı şüphesinden kurtulup güneşe Gerçek Aydınlıga ulaşmaktı. Yunus uzun uzun düşünüp Sitaresini Hakk'a ulaşma fırsatı sayar ve Hakk yoluna düşer.
İşte size kul sevgisini, Hakk sevgisiyle birleştirmiş bir aşk: Gerçek aşk...

*****************************************

Yunus yollara düşer Tabduk Emre'nin dergâhına varır. Erenler yurdunda himmete ulaşmanın ilk şartı teslimiyet ve hizmete talip olmaktır. Bu Yunus için de böyle oldu. Şeyhine "Ne hizmet varsa yaparım."dedi. Tabduk da Yunus'u, Dergâhı'ndaki odunculuğa tayin etti.
Fedakar derviş tam kırk yıl bu hizmette bulundu. Odunu sırtına vurup getirirdi. Ama yaşını ve eğrisini kesmezdi. Bir defasında Tabduk Emre: "Yunus Can, dağda hiç eğri odun yok mu ki hep düzgün odunlar getirirsin" diye sordu. Yunus da "Şeyhim, burası öyle bir Hak ve doğruluk kapısı ki, buraya değil eğri adam, eğri odun bile giremez." dedi.

Tapduk Emre'nin hizmetinde bulunurken, mânevî âleminde bir ilerleme olmadığını zannederek, üzüntüsünden dağlara, kırlara düştü ve iki abdalla karşılaştı. Onların yanında odun çekmenin temel gayesinin "nefsi kırmak" ve manevi rehbere bağlılığı sınamak olduğunu anladı.
Derviş adın edindim
Derviş dondum donandım
Yola baktım utandım
Hep işim yanlış benim

Tabduk Sultan'ın yanına döndü ve hizmetine bir süre daha devam etti ve iyice olgunlaşınca fikirlerini yaymaya başladı.
İşte size bağlılık; sevgiye, işe, doğruya bağlılık..

******************************************

Bizim Yunus'un yaşlandıkça gözleri uzağı seçemez olmuştur. Ögrendiği karışımlardan şifa dağıtan Yunus'a sorarlar: " Herkese şifa dağıtırsında kendi gözlerine neden şifa dağıtmazsın ey Yunus?" şöyle cevap veriyor: " Adı güzel kendi güzel Muhammed'in mübarek gözleri bu dünyayı 63 sene gördü bize de ziyadesi gerekmez."

Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gûmansız
Sana uymayanlar gider imânsız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Dünya gözüyle görmek istediği tek yüz, oğlu İsmail'in yüzüydü. Günler geçip gitti ve bir gün oğlunu buldu. Yüzünü görür görmezde, gözleri kapandı bir daha göremez oldu.
İşte size Peygamber sevgisi, işte size evlat hasreti...

*****************************************

O ki bilgisiyle, ilmiyle bizlere örnek olmuş, örnek olmaya devam etmekte. Okumuş, araştırmış, söylemiş. Hz. Muhammed'in "Kendini bilen Rabb'ini bilir" hadisinden hareketle şunları diyor:

İlim ilim bilmektir
İlim kendini bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır.

Kendini tanımak cehaleti sonlandırır. Allah herşeyi kendi nurundan yarattı. Kendi nurunu bulan Allah'ın nurunu bulur.
İşte size gerçek ilim: Kendini bilmek...

************************************

Bizim Yunus, şiir demiş olmak için şiir demiyordu; o bir kalbe girmek için şiir diyordu. Amaç sanat değil, imandı. Sevgi, hoşgörü, nasihat, insanlık içindi.

Ben gelmedim davi için
Benim işim sevi için
Dost'un evi gönüllerdedir
Gönüller yapmaya geldim

İşte size gerçek sanat: Gönül yapmak...

*****************************************
Bizim Yunus, yüzyılardır şiirleriyle, ilmiyle, ahlakıyla bize yol göstermiş. Ve göstermeye de devam edecek...

Gelin tanışık edelim
İş kolayın tutalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz...

Not: Şiirlerin bazıları kitapta bulunmamaktadır.

Keyifli okumalar.