Bir Yunus Romanı

Od

İskender Pala

Puan

8.610 üzerinden
9,8bin kişi
《 O D 》♡《 YUNUS EMRE 》
8/10
·361 syf.··
Beğendi
·
2025 78. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 06:21
Bu kitap, Anadolu'muzun mayası, önemli değerlerinden biri, Yunus Emre'nin hayatını anlatan bir romandır. Bu eser, Yunus Emre'nin hayatına ışık tutan biyografik bir eser olmanın ötesinde, bireyin manevi yolculuğu ve olgunlaşmasını da anlatır. Sayfa 142'de bulunan şu cümleler, okura kitabın ismi hakkında ipucu veriyor; " Dağdan odun getiriyordum. Herkes ona odun diyordu: iki heceyle, od-un işte, ateş veren şey... Ama ben onun ilk hecesiyle ilgilendim, ateş olan kısmına, gönüllerde aşkı tutuşturan alevli kısmına, 'OD'a talip oldum. Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben OD için gidiyordum. Gidiyor ve od üzerine kendimle konuşuyor, kendime konuşuyor, içimde onun alevini hissediyor, gönlümü onunla tutuşturuyordum. Kitabın iklimine değinildiği bu cümlelerle birlikte; aşk'a âşık olan Yunus Emre'nin, beşeri aşktan ilahi aşka doğru giden yolculuğuna şahit oluyoruz. Kitapta bahsedilen bu yolculuk öncelikle beşeri aşkla başlıyor. Yazarın kitapta, beşeri aşkın dönüştüğü gerçek sevgiyi işleyişini çok beğendim. Dünyaya gelirken,asıl menbaımız Rabbim'izin ruhundan esintilerle dünyaya geliyoruz. Hayatta, bize verilen bu esintileri çoğaltmak da,çürütmek de irademize bağlı olarak ilerliyor. Kimi, asıl kaynaktan aldığı aşkın özünü; aldatarak, yalanlarla çürütüp çöpe dönüştürürken; kimi de Yunus Emre misali, o aşkı od eyleyip harlayarak, pişirerek gerçek sevgiye dönüştürüyor. Kitapta Yunus Emre'nin aşkını harlayan, sağlamlaştıran güçlü duyguları okuyoruz. Yunus Emre'nin eşi Sitare'ye sevdası çınar ağacı gibidir. Yıllansa da yıpranmayan, her zaman canlı ve güçlü bir çınar ağacı.... Bu çınar ağacını besleyen; güven, sadakat gibi kıymetli duygulardır. Güven, ne yalan ne de şüphenin kırıntısının olmadığı bir durulukla var olur ikisinin arasında.. Onlar
Edebiyat & Roman
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,8bin okunma
10/10
·361 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 00:00
Allah bazen kederi kalplere bir sır diye koyar Yunus'um, kalplerin en karanlık köşesine... İnsanın omuzundaki en ağır yük cahillikti.. Her zamanki gibi, İskender Pala yine harika bir romanıyla karşımızda. Bu eserinde Yunus'un kendisiyle yabancı olduğu bir noktadan başlayarak çıktığı derinlikli yolculuğa, biz okuyucular olarak kendi ruhumuzla eşlik ediyoruz. Yazar, bu yolculukta bize acıları anlamayı, aşkı hissetmeyi, hasretin derinliğini kavramayı ve ilimle yoğrulmayı etkileyici bir şekilde anlatıyor. OD'cu olmanın anlamını, saka olma yolunu, konuşmadan anlaşabilmenin sırlarını ve olgunlaşmanın inceliklerini anlatırken, satır aralarında kendi ruhumuzun da biçimlendiğini, yoğrulduğunu hissettiriyor. Yunus, bize ne kadar uzak görünse de aslında bir o kadar içimizde, benliğimizde kök salmış bir değer olduğunu fark ediyoruz. Her kelimesinde başka bir ayrıntıya dalacağınız muhteşem bir eser. Keyifli okumalar, kitapla kalın...
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,8bin okunma
Reklam
8/10
·405 syf.·
2016 47. kitabı
İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı. Bu kadar geç tanışmamın nedeni dilinin çok ağır ve anlaşılmasının güç olduğunu söyleyen arkadaşlarımın yorumlarıyla oluşan önyargımdı. Od kitabında böyle bir zorlukla karşılaşmadım ve anlatım tarzını da çok beğendim. Yunus Emre'nin eşi Sitare'yi kaybedişinden duyduğu acısı ve oğlunun Yunus Emre'yi arayışını kelime kelime içime işledi yazar. O dönemdeki tarihi olaylardan da bahsetmeyi unutmamış. İskender Pala'nın kaleminden "Bizim Yunus"u okumak keyifliydi, tavsiye ederim. Bu arada yazarlarımıza yaşarken de gereken değeri verelim!
Tarih
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,8bin okunma
Puan vermedi·361 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
"Od" insanın kendi hakikatine ulaşma çabasını anlatan derinlikli bir tasavvuf anlatısıdır. İskender Pala eserinde, Anadolu’nun siyasi ve sosyal kırılmalarla sarsıldığı bir dönemi merkeze alırken, anlatının ruhunu bütünüyle insanın içsel yolculuğu üzerine kuruyor. Romanın olay örgüsü, Yunus Emre’nin hakikati arayış süreci etrafında şekilleniyor. Kıtlık, savaş, Moğol baskısı ve halkın yaşadığı yoksulluk arasında Yunus’un dünyaya bakışı giderek değişir; maddi olanın geçiciliğini fark ettikçe, manevi olana yönelir. Eser, Yunus’un coğrafi yolculuğundan çok, nefisten arınmaya dayanan metafizik bir yolculuktur. Tapduk Emre Dergâhına uzanan süreç, “ben” duygusundan sıyrılarak ilahi aşka teslim oluşunun simgesidir. Olaylar klasik bir tarihî roman çizgisinde ilerlemek yerine, içsel dönüşüm eksenli, bu nedenle romandaki asıl çatışma insan ile dünya arasında değil, insanın kendi nefsiyle olan mücadelesinde ortaya çıkarıyor. Yunus Emre, başlangıçta daha dünyevi kaygılar taşıyan, öfke ve çaresizlik arasında sıkışmış bir insan iken, zamanla sabrı, teslimiyeti ve sevgiyi öğrenen bir dervişe dönüşüyor. Acılar, kayıplar ve sorgulamalar üzerinden ilerleyen psikolojik bir olgunlaşmanın sonucudur. Yunus’un iç çatışmaları, romanın psikolojik derinliğini oluşturan temel unsurdur. Tapduk Emre ise hakikatin sembolik temsilidir; sessizliği, bilgeliği ve insanı terbiye eden yaklaşımı tasavvuf öğretisinin merkezindeki “nefsi öldürme” düşüncesini somutlaştırıyor. Romanın diğer karakterleri de yalnızca bireysel kimlikleriyle değil, temsil ettikleri düşüncelerle önem kazanıyor. Anadolu halkı korkunun ve çaresizliğin sembolüyken; dervişler maneviyatın, savaşçılar ise dünyanın geçici ihtiraslarının temsilcisidir. Roman, bireysel karakterlerden çok kolektif bir ruh hâlini anlatıyor. Eserin tasavvufî
1000Kitap
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,8bin okunma
Gerçekten iyi ki okudum dedirten bir eser..
10/10
·361 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 15:02
İskender Pala’nın kaleme aldığı "OD", Türk edebiyatının ve tasavvuf dünyasının en önemli figürlerinden biri olan Yunus Emre’nin hayatını duygusal bir dille anlatan biyografik bir romandır. Roman, 13. yüzyılda Anadolu’nun Moğol istilalarıyla sarsıldığı, kıtlığın ve kargaşanın hüküm sürdüğü bir dönemde başlar. Yunus, ailesini kaybeden, toprağı kurumuş bir köylüdür. Hayatta kalan tek varlığı olan oğlunu ve köylülerini doyurabilmek için yollara düşer. Bu yolculuk, aslında onun içsel yolculuğunun ilk adımıdır. Yunus Emre, buğday istemek için gittiği Hacı Bektaş-ı Veli tarafından Tapduk Emre’ye yönlendirilir. Dergaha girdiğinde ona verilen ilk görev odun taşımaktır. Yunus, tam 40 yıl boyunca bu dergaha "eğri odun" sokmaz; çünkü dergaha ancak doğru olanların girebileceğine inanır. Bu süreç, onun nefis terbiyesiyle hamlıktan pişmeye doğru ilerlediği evredir... Romanın en can alıcı noktalarından biri Yunus’un eşi Sitare (Elif) ile olan bağıdır. Dünyevi bir aşkla başlayan bu bağ, zamanla Allah aşkına dönüşür. Yunus, yaşadığı acılar, ayrılıklar ve hasretle yoğrularak "Ben"liğinden vazgeçer ve "Biz"e ulaşır. Yunus Emre, dergahta yaşadığı bir iç çatışma ve yetersizlik hissiyle bir dönem oradan ayrılır. Ancak yolda rastladığı olaylar ve insanlar, ona aslında aradığı her şeyin kendi içinde ve hocasının rahmetinde olduğunu gösterir. Geri döndüğünde artık o eski Yunus değildir; şiirleriyle, ilahileriyle Anadolu’yu sevgiyle birleştiren "Bizim Yunus"tur.
Alıntı
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,8bin okunma
Reklam
Reklam