Efsane Bir 'Barbaros' Romanı

8,3/10  (462 Oy) · 
1.532 okunma  · 
394 beğeni  · 
5.967 gösterim
Efsaneler bazen denizden,
Bazen aşktan ve ateşten gelirler.
Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler,
Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar
Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir.
Bir çağı haritalarda bulamazsınız.
Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir.
Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir.

Bu kitapta;

İstanbul, Gırnata, Madrid, Roma ve Akdeniz; aşk diliyle kuşatıldı.
Akdeniz, aşk kaleminin haritasıyla yeniden çizildi. 

Kılıç kılıca, cevher çeliğe çarptı, varlık da yokluğa.

Ve hep bir yol vardı kalplerden denizlere.

Derin denizler, büyük aşklar için atlas olup dokundu.

İskender Pala, bir çağı ve o çağın efsanelerini dile döktü.

Barbaros Hayreddin Paşa'yı...

Sonra, bir gül sepeti getirdi.

Isırılmış üç elmayı anlattı.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    392
  • ISBN:
    9786054683772
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
DERYA... 
06 Ağu 18:19 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Kulağından gireni kalbinde saklayan kişi makbul kişidir"...

Uçsuz bucaksız masmavi deniz...Bazen çoşup dalgalanan,bazen hüzünlenip durulan...
Uğrunda savaşlar verilen,kanlar dökülen,çoğuna mezar çoğuna hayat olan,bayraklar dalgalanan,tekbirler getirilen,gözyaşlarıyla karışmış bir dünya,bir Derya...
Kiminin gurbeti,kiminin sılası,vatanı...Bir aşktır Deniz...Bazısının dilinde,bazısının yüreğinde...
Mezarım onun bağrı olsun diyenleri kucağında saklayan,dilini bilmeyene tek bir sözünü bağışlamayan,anlamasını bilene gönlünü açan bir umman...
Haydi o zaman vira bismillah...

Efsane...Bir efsaneyi,bir ölümsüz kahramanı,Barbaros Hayrettin Paşayı anlatan Efsane...
Akdeniz'i Türk gölü haline getiren,dilinde Allah,gönlünde deniz vuslatı,bayrağımızı dalgalandıran büyük Türk denizci...
Kaptan-ı Derya öyle bir aşkla harmanlanarak anlatılmış ki...Eğer bir şeyi tamamlamak nedir deseler budur derim...Hızır Reis,Seyyid Muradi olmuş,Seyyid Muradi Billure olmuş...Öyle iç içe öyle tamamlamışlar ki birbirlerini...Biri olmasa öbürü eksik olacaktı nazarımda...
Aradığım her şeyi fazlasıyla bulduğum bu kitabı çok ama çok sevdim...

Sevgili İskender Pala'nın kaleminde öyle büyük bir güç var ki etkilenmemek,hayran olmamak elde değil...Bu gücün inanç olduğuna,hissederek yazdığına inanıyorum...
İnançla yapılan her şey ne kadar da güzel oluyor...Kalemine sağlık,varlığın daim olsun İskender Pala...

insan_okur 
03 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Merhaba 1000Kitap sakinleri….

İki Dirhem Bir Çekirdek adlı eserinden sonra okuduğumu ilk İskender Pala romanı oldu. İlk eseri deyimlerin nereden geldiğini açıklayan bir kitaptı. Bu kitabı ise sitemizde öyle yorumları yapılırken dikkatimi çekmesi sonucu okumaya başladım.
Yazarın dili çok akıcı ve sürükleyiciydi. Yazarın üslubu hayal dünyanızı geliştirecek tarzda. Çünkü romanın içinde hissedeceksiniz kendinizi. Edebi açıdan bu kitaba bakarsak çok başarılı buldum.

Kitabın içeriğine gelirsek; roman tadında bir tarih kitabı sizi bekliyor. Bir Barbaros romanı denilse de Hızır Hayreddin Paşa ( Barbaros ) aşk hikayesi içinde azıcık da olsa sönük kalmış ama bu demek olmuyor ki roman kötü veyahut olmamış. Ben şahsen romanı okuduktan sonra Barbaros ile ilgili bilmediğim çok şeyi öğrendim. İlk başlarında denizcilik terimleriyle boğulabilirsiniz sakın pes etmeyin.

İçinde aşk, denizcilik ve Barbaros var sanmayın. Bir çok olaylara şahit olacaksınız. Gırnata Emirliği’nin kurulamaması, Osmanlı’nın denizlerdeki gücü, korsanlıktan Kaptan-ı Derya’lığa yükselişi, Endülüs de Müslüman ve Yahudilere yapılan zulmü de anlatıyor. Savaşları hiç ama hiç içine katmıyorum. Bizzat son Preveze Deniz Savaş’ının içinde hissedeceksiniz. Gözünüzün önünde canlanıyor.

Okunup saygı duyulması bir karakter Barbaros. Maddi güce değil maneviyata önem verip kazanılan bir kişilik, bir savaş… Tarih içinde aşk kurgusu ile Barbaros’u tanımak çok güzeldi. Beni şahsen o zamanlara götürdü. Sizlere de tavsiye elbette ki ediyorum. Çok büyük beklenti yaratmayı sevmiyorum ama şahsım beğenmiştir efendim. Yine bir alıntıyla bitireyim cümlelerimi…

“İnsan, büyük bir iyilik için bile olsa küçük bir suç işlememelidir. Sense küçük iyilikler için büyük suçlar işliyorsun.”

İyi okumalar 1000Kitap…

Eylem Okur 
18 Eyl 14:12 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir yaşam ve yaşanmışlığın en güzel hali..
Acılar,fırtınalar delice çarpıçan yürekler...
Yüreklerde özlem , beklenenin, beklemenin demini almış hali...
Yazılmaktan çok yaşanmaya değer bir kitap, kimi zaman suların uçsuz bucaksız maviliğin içinde kayboluş , kimi zaman aşkın hasretinde ki yakarış...
Hele öyle bir aşk var ki deniz bile bu aşkın hasretinden sularını çeker derinliklerden...
Barbaros Hayreddin Paşa ve denizlerdeki en iyi savaş mücadelesi...
Anlatılacak o kadar şey kaldı ki dilimde üç noktalara sığamadı kalemimin ucundaki haykırışlar...
ve son bir söz...
"Yakından görmeye dayanamayabilirdim. İnsan güneşe ne bakabilir ne de onu kucaklayabilir, gözü kamaşır ve bedeni yanar çünkü..."
Sırf bu söz ile yüreğinin çarpışması için bile okunmaya değer...

Oktay Dinç 
 12 Şub 13:49 · Kitabı okudu · 29 günde · 10/10 puan

İskender Pala, olayları ayrı ayrı anlatıp kitabın sonunda öyle güzel bir ustalıkla birleştiriyor ki sadece "helal olsun" demek kalıyor insana. En sevdiğim özelliği de bu galiba. Kitabın ilk bölümleri gemide geçtiği için haliyle denizcilik terimlerine biraz fazla yer verilmiş, bu terimlere aşina olanlar pek sıkıntı yaşamayacaktır ama olmayanlar biraz zorlanabilirler.

Kitapta denizciliğe korsan olarak başlayıp, Osmanlı Devleti'nde kaptan-ı derya olarak imparatorluğun ilk kaptan paşası olan Barbaros Hayreddin Paşa'yı anlatılıyor. Hayreddin Paşa'nın asıl adı Hızır'dır. (Hayreddin adını Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman tarafından verilmiştir) Babası çocuklarını denizden uzak tutmak ister ama Hızır hep denizlere açılmak ve ticaret yapmak ister. Ağabeyi Oruç Reis, babasını dinlemez ve denize açılır. Oruç Reis'e kızıla çalan sakallarından dolayı, Kızıl Sakal anlamına gelen Barbarossa lakabı takılmıştır. Oruç Reis, yaşadığı bazı olayların ardından korsan olmaya karar verir ve ailesinin yanına geri döner. Ağabeyinin korsan olmasından çok etkilenen Hızır "ağam beni de yanına al" der ve ağabeyine katılır. Oruç Reis'in öldürülmesiyle Hızır'a ağabeyinin lakabı olan Barbarossa denilmeye başlanır. Barbaros, (ebedi düşmanı olacak) Portekizli Kaptan Doria'yı ilk kez mağlubiyete uğratır ve Sidi Alkala'yı (Seyyid Muradi) esir alır. Bunun neticesinde romandaki iki ana karakterimiz buluşmuş olur...

Gerçekten harika bir roman, kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum :)

Ismail Salma 
 27 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Ve bitti. İskender Pala'nın okuduğum ikinci kitabı. Barbaros Hayrettin Paşa'nın denizlere hükmedişini anlatıyor. Bide hikayenin içine Sidi ile Billure'nin aşk hikayesi karışmış Barbarosa biraz arka planda kalsa da gayet güzel bir tarihi roman oldu benim için.

Kitapta Barbaros Hayraddin Paşa'nın hayatından söz ederken içerisindeki aşk hikayesi sizi kitaba sıkı sıkıya bağlıyor, İskender Pala'nın okuduğum en iyi kitaplarından biri şimdiye kadar kötü kitabına rastlamadım herkese tavsiye ediyorum.

Esma Tezgi 
07 Haz 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Barbaros'un hayatını güzel bir kurguyla okuyacağımı düşündüğüm için merak ederek başladığım bir kitaptı. Genel olarak güzeldi ancak Barbaros, Sidi ve Billure'nin çok geri planında kalmıştı. İskender Pala'nın tarihi güzel bir kurgu ve aşkla harmanlayıp sunması başarılı ve güzeldi fakat aşk kitapta o kadar yer kaplıyordu ki bazı bölümlerde Barbaros figüran gibi kalıyordu. Özellikle kitabın sonlarına doğru Billure ve Sidi'nin aşkı gına getirdi.
İskender Pala'nın kurgu için tarihi ve karakterleri fazla çarpıtmasını da gereksiz buldum açıkçası.
Yine de Barbaros Hayreddin Paşa'nın hayatını okumak, o zamanın ruhunu hissetmek çok güzeldi.

Kağan Özkaya 
 28 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kitap isminden geri kalmıyor...Barbarossa(yani kızıl sakal) muhteşem bir tasvirle anlatılıyor.Spoiler vermek istemem ama,İskender Pala'nın alışılagelmiş üslubu muazzam bir aşk çerçevesinde şekilleniyor...

Merve 
 26 Mar 15:33 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

İskender Pala'nın okuduğum ikinci kitabıydı. Ben yazarın dilini çok seviyorum, aradığım edebi tadı buluyorum kitaplarında. Tarihi öğeleri barındıran kitapları da zaten severim. İskender Pala okuyanlar bilirler, bir kurgu karakterimiz vardır bize hikayeyi nakleden. Tarihi kişilikler daha geri planda kalırlar, yan karakterleri olurlar kitabın adeta. Kurgu hikayemizi okurken; tarihi mekanlardan geçer, tarihi olayların içinde bulunuruz.

Öncelikle kitabın başları birden gemicilik terimleriyle dolu bir şekilde açılışı yapıyor. Ama bir süre sonra azalıyor ve zaten biz de alışıyoruz. Sidi ve Billure'nin ilk olarak karşımıza çıktığı kısımlar da oldukça akıcı ve merak uyandırıcı. Her ne kadar yer yer Billure'ye kızsam ve yeter artık desem de zevkle okudum. Dolu dolu Barbaros hakkında okumayacağınızı bilerek başlarsanız aldığınız zevk ve tatmin olma duygusu da artacaktır. Tavsiye ederim. İyi okumalar...

Seda Nur Kaçan 
04 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir ıskender pala romanı daha bitti ya da okumaktan keyif aldığım bir roman daha bitti. Barbaros Hızır hayrettin paşa ,biyografisini tarih derslerinden az çok bilirdim. Ama hayatının zorlu, başarı dolu hikayelerini ıskender pala'nın kaleminden okumak beni daha çok mutlu etti.

Kitaptan 152 Alıntı

Aysel 
21 Eki 2014 · Kitabı okuyor

Yüce tanrım! Ya ona azacık merhamet ver,ya bana çokça dayanma gücü. Ya bendeki sevginin birazını ona ver; ya ondaki vurdumduymazlığın birazını bana. Tanrım! Ya onu bana ver, ya beni ona...

Efsane, İskender PalaEfsane, İskender Pala
Ismail Salma 
27 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Yattım Allahım kaldır beni, nur içine daldır beni; can bedenden çıkmayınca, imanla uyandır beni."

Efsane, İskender Pala (Sayfa 227 - kapı yayınları)Efsane, İskender Pala (Sayfa 227 - kapı yayınları)
Ismail Salma 
25 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Bağladığınız zincirin anahtarını ele geçiremiyorsanız zinciri suçlamaktan vazgeçin!"

Efsane, İskender Pala (Sayfa 47 - kapı yayınları)Efsane, İskender Pala (Sayfa 47 - kapı yayınları)
Ismail Salma 
25 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Büyüklük, gittiğin yere güneş gibi doğabilmektir.

Efsane, İskender Pala (Sayfa 57 - kapı yayınları)Efsane, İskender Pala (Sayfa 57 - kapı yayınları)
Ismail Salma 
27 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Çünkü sevgilinin gelişini beklemenin lezzeti bütün ömrümü doldurmuştu. Gelişini beklemek güzeldi de ya giderse korkusu içimi kemirip duruyordu.

Efsane, İskender Pala (Sayfa 222 - kapı yayınları)Efsane, İskender Pala (Sayfa 222 - kapı yayınları)

Ben demek yakışmaz burada sen var iken; düşer mi söz söylemek, sevgili söylerken?(Billure)

Sevgiliye vuslat yaşarken vedalaşmak da nedir ya Rabbi!.. Gülmek gereken zamanda ağlaşmak da nedir ya Rabbi? (Alkala)

Beni evvel öldürmüştün şimdi geri dönüp geldin. Maktülüne ciğeri mi yandı katilin? Özlemek usanmaktan iyi değil mi? Hasret de vuslattan? Eğer kıymet bilirsen.(Billure)

Efsane, İskender PalaEfsane, İskender Pala
DERYA... 
06 Ağu 15:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Renkleri göz alan bir kuştun da kurduğum tuzaklara doğru hiç uçmadın...Gönül gemisini bela fırtınalarıyla dolu Deryalara saldım da bir kerecik yolculuk yapmadın...

Efsane, İskender Pala (Sayfa 273)Efsane, İskender Pala (Sayfa 273)
Ismail Salma 
25 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Devlet mal ile değil hüner iledir; büyüklük yaş ile değil akıl iledir."

Efsane, İskender Pala (Sayfa 97 - kapı yayınları)Efsane, İskender Pala (Sayfa 97 - kapı yayınları)
16 /