Adı:
Efsane
Alt başlık:
Bir Barbaros Romanı
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
392
ISBN:
9786054683772
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Efsaneler bazen denizden,
Bazen aşktan ve ateşten gelirler.
Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler,
Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar
Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir.
Bir çağı haritalarda bulamazsınız.
Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir.
Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir.

Bu kitapta;

İstanbul, Gırnata, Madrid, Roma ve Akdeniz; aşk diliyle kuşatıldı.
Akdeniz, aşk kaleminin haritasıyla yeniden çizildi. 

Kılıç kılıca, cevher çeliğe çarptı, varlık da yokluğa.

Ve hep bir yol vardı kalplerden denizlere.

Derin denizler, büyük aşklar için atlas olup dokundu.

İskender Pala, bir çağı ve o çağın efsanelerini dile döktü.

Barbaros Hayreddin Paşa'yı...

Sonra, bir gül sepeti getirdi.

Isırılmış üç elmayı anlattı.
(Tanıtım Bülteninden)
Merhaba 1000Kitap sakinleri….

İki Dirhem Bir Çekirdek adlı eserinden sonra okuduğumu ilk İskender Pala romanı oldu. İlk eseri deyimlerin nereden geldiğini açıklayan bir kitaptı. Bu kitabı ise sitemizde öyle yorumları yapılırken dikkatimi çekmesi sonucu okumaya başladım.
Yazarın dili çok akıcı ve sürükleyiciydi. Yazarın üslubu hayal dünyanızı geliştirecek tarzda. Çünkü romanın içinde hissedeceksiniz kendinizi. Edebi açıdan bu kitaba bakarsak çok başarılı buldum.

Kitabın içeriğine gelirsek; roman tadında bir tarih kitabı sizi bekliyor. Bir Barbaros romanı denilse de Hızır Hayreddin Paşa ( Barbaros ) aşk hikayesi içinde azıcık da olsa sönük kalmış ama bu demek olmuyor ki roman kötü veyahut olmamış. Ben şahsen romanı okuduktan sonra Barbaros ile ilgili bilmediğim çok şeyi öğrendim. İlk başlarında denizcilik terimleriyle boğulabilirsiniz sakın pes etmeyin.

İçinde aşk, denizcilik ve Barbaros var sanmayın. Bir çok olaylara şahit olacaksınız. Gırnata Emirliği’nin kurulamaması, Osmanlı’nın denizlerdeki gücü, korsanlıktan Kaptan-ı Derya’lığa yükselişi, Endülüs de Müslüman ve Yahudilere yapılan zulmü de anlatıyor. Savaşları hiç ama hiç içine katmıyorum. Bizzat son Preveze Deniz Savaş’ının içinde hissedeceksiniz. Gözünüzün önünde canlanıyor.

Okunup saygı duyulması bir karakter Barbaros. Maddi güce değil maneviyata önem verip kazanılan bir kişilik, bir savaş… Tarih içinde aşk kurgusu ile Barbaros’u tanımak çok güzeldi. Beni şahsen o zamanlara götürdü. Sizlere de tavsiye elbette ki ediyorum. Çok büyük beklenti yaratmayı sevmiyorum ama şahsım beğenmiştir efendim. Yine bir alıntıyla bitireyim cümlelerimi…

“İnsan, büyük bir iyilik için bile olsa küçük bir suç işlememelidir. Sense küçük iyilikler için büyük suçlar işliyorsun.”

İyi okumalar 1000Kitap…
Bir yaşam ve yaşanmışlığın en güzel hali..
Acılar,fırtınalar delice çarpıçan yürekler...
Yüreklerde özlem , beklenenin, beklemenin demini almış hali...
Yazılmaktan çok yaşanmaya değer bir kitap, kimi zaman suların uçsuz bucaksız maviliğin içinde kayboluş , kimi zaman aşkın hasretinde ki yakarış...
Hele öyle bir aşk var ki deniz bile bu aşkın hasretinden sularını çeker derinliklerden...
Barbaros Hayreddin Paşa ve denizlerdeki en iyi savaş mücadelesi...
Anlatılacak o kadar şey kaldı ki dilimde üç noktalara sığamadı kalemimin ucundaki haykırışlar...
ve son bir söz...
"Yakından görmeye dayanamayabilirdim. İnsan güneşe ne bakabilir ne de onu kucaklayabilir, gözü kamaşır ve bedeni yanar çünkü..."
Sırf bu söz ile yüreğinin çarpışması için bile okunmaya değer...

Benzer kitaplar

İskender Pala, olayları ayrı ayrı anlatıp kitabın sonunda öyle güzel bir ustalıkla birleştiriyor ki sadece "helal olsun" demek kalıyor insana. En sevdiğim özelliği de bu galiba. Kitabın ilk bölümleri gemide geçtiği için haliyle denizcilik terimlerine biraz fazla yer verilmiş, bu terimlere aşina olanlar pek sıkıntı yaşamayacaktır ama olmayanlar biraz zorlanabilirler.

Kitapta denizciliğe korsan olarak başlayıp, Osmanlı Devleti'nde kaptan-ı derya olarak imparatorluğun ilk kaptan paşası olan Barbaros Hayreddin Paşa'yı anlatılıyor. Hayreddin Paşa'nın asıl adı Hızır'dır. (Hayreddin adını Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman tarafından verilmiştir) Babası çocuklarını denizden uzak tutmak ister ama Hızır hep denizlere açılmak ve ticaret yapmak ister. Ağabeyi Oruç Reis, babasını dinlemez ve denize açılır. Oruç Reis'e kızıla çalan sakallarından dolayı, Kızıl Sakal anlamına gelen Barbarossa lakabı takılmıştır. Oruç Reis, yaşadığı bazı olayların ardından korsan olmaya karar verir ve ailesinin yanına geri döner. Ağabeyinin korsan olmasından çok etkilenen Hızır "ağam beni de yanına al" der ve ağabeyine katılır. Oruç Reis'in öldürülmesiyle Hızır'a ağabeyinin lakabı olan Barbarossa denilmeye başlanır. Barbaros, (ebedi düşmanı olacak) Portekizli Kaptan Doria'yı ilk kez mağlubiyete uğratır ve Sidi Alkala'yı (Seyyid Muradi) esir alır. Bunun neticesinde romandaki iki ana karakterimiz buluşmuş olur...

Gerçekten harika bir roman, kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum :)
Ve bitti. İskender Pala'nın okuduğum ikinci kitabı. Barbaros Hayrettin Paşa'nın denizlere hükmedişini anlatıyor. Bide hikayenin içine Sidi ile Billure'nin aşk hikayesi karışmış Barbarosa biraz arka planda kalsa da gayet güzel bir tarihi roman oldu benim için.
Barbaros'un hayatını güzel bir kurguyla okuyacağımı düşündüğüm için merak ederek başladığım bir kitaptı. Genel olarak güzeldi ancak Barbaros, Sidi ve Billure'nin çok geri planında kalmıştı. İskender Pala'nın tarihi güzel bir kurgu ve aşkla harmanlayıp sunması başarılı ve güzeldi fakat aşk kitapta o kadar yer kaplıyordu ki bazı bölümlerde Barbaros figüran gibi kalıyordu. Özellikle kitabın sonlarına doğru Billure ve Sidi'nin aşkı gına getirdi.
İskender Pala'nın kurgu için tarihi ve karakterleri fazla çarpıtmasını da gereksiz buldum açıkçası.
Yine de Barbaros Hayreddin Paşa'nın hayatını okumak, o zamanın ruhunu hissetmek çok güzeldi.
Yine çoook önce okuduğum bi kitaptı. İlk başlarda sıkılsamda sonunda romanın içine dalıp gitmiştim. Kitabı okuduğum zamanı özler oldum. Bi "İskender Pala - Efsanesi" :)
Kitap okuma serüvenine başladığım ilk kitap...
Daha önce de kitap okuyordum ama bu romanla adeta alışkanlık haline getirdim. Adı gibi bir roman desem çok klişe olmaz sanırım. Hem bir solukluk roman hem ağır aksak giderek insanı o denizin hafifliğine bıraktıracak bir kitap. Barbaros Hayrettin Paşam kaptanı derya denizler imparatoru... Tarihte sevdiğim sayılı erkeklerden bir tanesi. Ve bu kadar muhteşem bir kitap ancak İskender Pala gibi bir üstadın elinden gelirdi. Çok sevdiğim değer verdiğim bir yazar. Kalemi ne yazsa okumak isteyeceğim ve kendi hayallerimi, sıkıntılarımı kısacası iç dünyamı kitaplarında bulacağım eşsiz bir yazar...
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kitap isminden geri kalmıyor...Barbarossa(yani kızıl sakal) muhteşem bir tasvirle anlatılıyor.Spoiler vermek istemem ama,İskender Pala'nın alışılagelmiş üslubu muazzam bir aşk çerçevesinde şekilleniyor...
Okuduğum dördüncü İskender Pala kitabı Efsane. Kütüphanede diğer kitapların arasında okunmayı bekliyordu. Okudum ve çok sevdim.

Kitap Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa ve kavuşmaya çalışan iki aşığın hikayesini anlatıyor.
Saint Alkala ve Billure.
İkisi de acılar çekmiş, ikisi de kimliklerini saklayarak hayatta kalmaya çalışıyor.
Yaşadıkları acıların üstüne bir de ayrılık acısı ekleniyor.

Billure ve Alkala'nın kavuşma yolunda yaşadıkları, Barbaros Hayreddin Paşa ile Kaptan Andrea Doria'nın Akdeniz sularındaki çekişmeleri...

Kendisi tavsiye edeceğim kitaplar arasına girmiş bulunmakta. Umarım okur ve seversiniz.
İskender Palanın kaleminden Barbaros Hayrettin Paşa anlatılmış.Roman diliyle olunca araya birde aşk hikayesi katılmış. Preveze deniz zaferinin de anlatıldığı okunmaya değer bir kitap.
İskender Pala'yı bu kitabıyla tanıdım ve kalemine hayran kaldım. Kitabı 20 dakika önce bitirdim. Kitabın son cümleleri bittiğinde, kitabı kapatamadım ve öylece düşüncelere daldım... Bir hikaye bu kadar duru ve samimi olabilirdi. Aşk, bağlılık, sadakat, verilmiş bir yemine olan inanç, kahramanlık ve asalet bir arada ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. Hala etkisinden kurtulamadığım ve hislerimin bu satırlara sığmadığı bir gerçek..
gerçekten çok güzel bir kitaptı.ilk okumaya başladığınızda hemen ısınamıyorsunuz ama sonradan kitap sizi çok ciddi bir şekilde içine çekiyor.
hikaye bir endülüs'lü gencin ağzından anlatılıyor.akdenizin nam salmış üç korsanı oruç reis,ilyas reis,hızır reis,genç bir rahibe billure,endülüs'lü genç alcala,kral karlos,üçüncü selim,kanuni sultan süleyman derken kitap çok heyecanlı yer yer hüzünlü bir solukta ilerliyor.
son bölüm gerçekten muhteşemdi göz yaşlarımı tutamadım.
endülüs'ten yola çıkıyorsunuz bütün akdenizi dolaşıyorsunuz,cezayir'e,ispanyol krallığına en nihayetinde istanbul'a kadar ulaşıyorsunuz.zaman da bir yolculuk efsane.
kaptanı derya barbaros hayrettin paşa namı diğer kızıl sakal'la aynı havayı soluyor,gırnata'da direnişe destek olmak istiyor,müdeccenler ve murabıtların acılarına ortak oluyor,billure ve alkala'nın aşkında sadakati görüyorsunuz.
kitap çok hoş sürprizlerle dolu.her karakterin arkasında bir sır saklı ve kitabın sonuna kadar polisiye roman okur gibi bu sırları çözmeye çalışıyorsunuz.kitabın sonunda bütün düğümler çözülüyor.
ve en nihayetinde göz yaşları eşliğinde kitabı bitiriyorsunuz.
bence muhakkak okunması gereken bir edebiyat eseri efsane.
Yüce tanrım! Ya ona azacık merhamet ver,ya bana çokça dayanma gücü. Ya bendeki sevginin birazını ona ver; ya ondaki vurdumduymazlığın birazını bana. Tanrım! Ya onu bana ver, ya beni ona...
Yattım Allahım kaldır beni, nur içine daldır beni; can bedenden çıkmayınca, imanla uyandır beni."
İskender Pala
Sayfa 227 - kapı yayınları
"Bağladığınız zincirin anahtarını ele geçiremiyorsanız zinciri suçlamaktan vazgeçin!"
İskender Pala
Sayfa 47 - kapı yayınları
"Onurlu erkekler başarısızlıklarını eşlerinin görmesine veya bilmesine tahammül edemezlermiş."
Çünkü sevgilinin gelişini beklemenin lezzeti bütün ömrümü doldurmuştu. Gelişini beklemek güzeldi de ya giderse korkusu içimi kemirip duruyordu.
İskender Pala
Sayfa 222 - kapı yayınları
Devlet mal ile değil hüner iledir; büyüklük yaş ile değil akıl iledir."
İskender Pala
Sayfa 97 - kapı yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Efsane
Alt başlık:
Bir Barbaros Romanı
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
392
ISBN:
9786054683772
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Efsaneler bazen denizden,
Bazen aşktan ve ateşten gelirler.
Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler,
Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar
Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir.
Bir çağı haritalarda bulamazsınız.
Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir.
Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir.

Bu kitapta;

İstanbul, Gırnata, Madrid, Roma ve Akdeniz; aşk diliyle kuşatıldı.
Akdeniz, aşk kaleminin haritasıyla yeniden çizildi. 

Kılıç kılıca, cevher çeliğe çarptı, varlık da yokluğa.

Ve hep bir yol vardı kalplerden denizlere.

Derin denizler, büyük aşklar için atlas olup dokundu.

İskender Pala, bir çağı ve o çağın efsanelerini dile döktü.

Barbaros Hayreddin Paşa'yı...

Sonra, bir gül sepeti getirdi.

Isırılmış üç elmayı anlattı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.516 okur

  • September fourteen
  • Fıskiyesi 1K Kırdı
  • Dr Dayı
  • Aslıhan Marangoz
  • Necat Türe
  • Zeynep
  • Mehmet Zeybek
  • Dementor Dementorski
  • mehpare
  • Hiç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7
14-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%24.9
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%24
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.6
Erkek
%39.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.2 (232)
9
%22.3 (171)
8
%22.8 (175)
7
%12.5 (96)
6
%6.6 (51)
5
%2.6 (20)
4
%1 (8)
3
%0.8 (6)
2
%0.3 (2)
1
%0.8 (6)

Kitabın sıralamaları