Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
248
Basım Tarihi:
Ocak 2019
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789752448773
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir Vicdan Muhasebesi;
10/10
·248 syf.··
2025 6. kitabı
İtiraf, elime aldığım andan itibaren beni içine çeken bir roman oldu. Daha ilk sayfalarda dönemin havasını hissetmeye başladım. Fatih Sultan Mehmet dönemi zaten ilgimi çekerdi ama bu kitapla beraber sarayın perde arkasındaki entrikaları, ilim çevresindeki kıskançlıkları ve o dönemin insan ilişkilerini çok daha derin görme fırsatı buldum. Kitabın ana karakteri Molla Lütfi. Gerçekten etkileyici bir figür. Hem bilgili hem de farklı düşünebilen biri. Ama ne yazık ki bu farklılık, onun sonunu hazırlıyor. Kitabı okurken sık sık düşündüm: Gerçekten sapkın mıydı bu adam, yoksa kendi çağının çok ötesinde bir akla mı sahipti? Her bölümde bu sorunun cevabını aradım diyebilirim. En çok da adalet meselesi çarptı beni. Kimin neye göre suçlu ilan edildiği, insanların kendi çıkarları uğruna neler yapabildiği. O kadar tanıdık geldi ki. Dönem değişse de insan zaaflarının çok değişmediğini fark ettim. İskender Pala, tarihî bir olayı sadece anlatmakla kalmamış; onu duygu yüklü bir hale getirip okurun vicdanına bırakmış. Kitabın sonunda yargıyı aslında biz veriyoruz. Ve ben son sayfayı kapattığımda biraz sarsıldım açıkçası. Tarihle edebiyatın bu kadar güzel harmanlandığı bir kitap okumayalı uzun zaman olmuştu. Merakla, sindire sindire, zaman zaman öfkelenerek ama hep düşünerek okudum.
1000Kitap
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
9/10
·248 syf.··
2023 51. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 11:48
Tüm kitapsever dostlarıma kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum Sizler de benim gbi tarihî roman okumayı ve özellikle de İskender Pala okumayı severlerden misiniz? Yazarın çok sayıda kitabını okudum ve okumaya da devam edeceğim, kalemi daim olsun, yazmaya devam etsin inşallah. Onun kitaplarını okunayan da ben okuyorum demesin. Kitabı beğendim ve tavsiye ederim. Eğip bükmeden, peşin peşin peşin söyleyim Eğribozlu yetim Ornio, şeytanın veliahtı! Henüz dokuz yaşındayken din görevlisi babasını ve annesini Büyük Kartal 'ın (Fatih Sultan Mehmet) yaptığı bir sefer neticesinde kaybeden, dünyada yapayalnız kalan, Osmanlı'ya getirlip, devşiriken , dahi zekâya sahip Ornio. O henüz çocuk yaşta bir intikam yemini ediyor, kendisini yalnız bırakan tanrıyı inkâr ediyor. Büyük Kartal ve Tanrı 'dan intikamını almak için. Kendisini kötülük yapmaya adıyor. Onun yaptıklarını okurken bir yaradılmış bu kadar kötü olabilir, bile isteye bu kadarını yapabilir mi diye düşündüm. Ornio genç yaşında Molla Lütfullah ile tanışır. Onun hararetli bir Musa ile Hızır hikayesi anlatımı sırasında olur bu karşılaşma. O an kararını verir. Öldürülecek bir çocuk (Büyük Kartal), delinecek bir gemi (Osmanlı Devleti) ve onarılacak bir duvar (Molla Lütfi) var. Bunları kötülükle yapacak ve çocukken ettiği intikam andını yerine getirecek. Kurgu Fatih döneminde başlayıp Yavuz Sultan Selim döneminde bitiyor. Ornio yaşadıklarını ve yaşattıklarını, Molla Lütfi'nin idamı ile Osmanlı'nın torunlarına miras bıraktığı üç utancı, yemininde başarıya ulaştığı hâlde "Ne zamana kadar" pusulası ile aydınlanması, yşadığı vicdan muhasebesini 16 gün boyunca Yavuz Sultan Selim 'e anlatıyor. Kendisini anlatırken aslında Molla Lütfullah ile devletin ve padişahların ilim, fen, din ve sanata verdikleri değeri de anlatıyor. Bize de
Roman-Edebiyat
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2025 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 00:12
İskender Pala’nın İtirafı, Osmanlı’nın ihtişamlı perdesi ardında saklı bir yüzleşmenin hikâyesi. Bir alim: Molla Lütfi. Bir talebe: Akbaba. Ve bir ihanet: kıskançlığın, ihtirasın, suskun vicdanların kurban ettiği bir hayat. Bu roman, yalnızca 15. yüzyılın İstanbul’unu, medreselerini, ilim ve sanat dünyasını anlatmaz; aynı zamanda insanın kendi karanlığıyla yaptığı muhasebeyi de gözler önüne serer. Her sayfasında şu sorular yankılanır: Adalet nedir? Vicdanın sustuğu yerde hak yerini bulabilir mi? İtiraf, tarihten süzülen bir hesaplaşma; geçmişi anlatırken bugünün insanına ayna tutan güçlü bir roman.
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
9/10
·248 syf.··
2025 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 13:04
Kitap başlarda beni içine çekmedi, ama sonradan devam ettikçe konusu güzelleşti. Bir kafir Akbaba' nın koskoca Alim ulemasına yapmadığı kalmadı. Molla Lütfi' nin felsefe ile dini konuları bir arada götürme çabası o dönem için yanlış kabul ediliyordu, bu sebeple düşünceleri ile sonunu hazırladı gibi bir şey oldu. Sonu beklediğimden farklı bitti ve bu farklı oluşu beğendim.
1000Kitap
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
kurt ile yiyip çoban ile ağladı:
9/10
·248 syf.··
2020 92. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2020 20:19
"Şeytan ile mekteb-i şer içre okurduk" - Ornio Gelin size bir mesel anlatayım. Kahramanımız şeytanın sınıf arkadaşı Karga lakaplı Ornio. Musa peygamberin hz. Hızır ile olan yolculuğunun menkıbesi Karga'nın zihninde bambaşka bir boyut kazanır ve onun Osmanlı Devleti'ne karşı küçüklüğünden beri beslediği intikam ateşini körükler. Saray ulemasından Molla Lütfi aracılığıyla yapmadığını bırakmaz ve alim sınıfını birbirine katarak devleti zaafa uğratmak ister. Böylece devlet gemisini delecek ve dahi devletin başındaki Avrupa'nın Büyük Kartal dediği sultanı öldürmek gayesine ulaşmaya çalışacak. Çevirdiği türlü entrikalar, Molla Lütfi'nın arkasından yaptığı sayısız fenalıklar acaba onu amaca ulaştıracak mı? Ustasından öğrendiği yüz boyama sanatı ssyesinde çeşitli suretletde gördüğümüz Karga, Sultan Mehmet döneminden II. Beyazıt zamanına kadar gayretkeş bir şekilde emelleri peşinde koştu durdu ve en sonunda bir gün Yavuz Selim'in karşısına çıkıp "işte bunlar kurt ile yiyip çoban ile ağlaştığımın itiraflarıdır" diye 15 gün ikindiyle akşam arasında padişahın huzurunda anlattı ha anlattı. İskender Pala'nın kaleminden İtiraf: şeytanın yeryüzündeki halifesi Ornio'nun hatıralarından...
Edebiyat
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
intikam ve hırs
10/10
·248 syf.··
2022 1. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2022 15:13
Yavuz Sultan Selim’in hocası Kemalpaşazâde’ye bir gün öylesine sorduğu bir soru bizi dedesi Fatih zamanına götürüyor. Eğribozlu Ornio nam-ı diğer Akbaba’nın Konstantinopolis’i fetheden Büyük Kartaldan (Fatih Sultan Mehmet) intikam almak için yaptığı kötülükleri yine Yavuz Sultan Selim’e itiraf edişini okuyoruz. Hızır-Musa kıssasından “delinecek bir gemi, tamir edilecek bir duvar ve öldürülecek bir çocuk vardı” sonucunu çıkarıp bu ilkeyle Fatih dönemindeki ilim adamlarının arasına fitne-fesat sokmak suretiyle devleti karıştırmak, düzeni bozmak, her fırsatta sokaklarda dine karşı söylentiler yayarak da Tanrıyı inkârı sağlamaya çalışmak, onlarca da cinayet var itiraflarda. Kısaca Ornio akbabayken nasıl kör kargaya dönüştüğünü samimi şekilde, etkileyici bir hikayeyle, tarihsel gerçeklerle de uyumlu bir şekilde anlatmış. Öğrenciyken İskender Pala’nın Üsküdar’daki söyleşilerine çok katılmışımdır. Konuşmalarını ne kadar naif ve akıcı buluyorsam kalemini de o kadar beğeniyorum. Zaten edebiyatın yanında tarihe de bu denli hakim olması takdir edilesi. Tarih ile edebiyatı müthiş harmanlayışı bu kitapta da beni kendisine ekstra hayran bıraktı. Okuyun, okutturun.
1000k
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
8/10
·248 syf.··
2025 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 13:27
"Delinecek bir gemi, tamir edilecek bir duvar ve öldürülecek bir çocuk vardı." İntikam ve hırs... İyilik veya kötülük... Siyah ile beyaz.. Kitap, Yavuz Sultan Selim'in hocası Kemalpaşazade' ye babası 2.Beyazit döneminde idam edilmiş alim Molla Lütfi efendinin ölümünün arkasındaki nedenleri sormasıyla başlar. Kemalpaşazade zindandaki bir mahkumun Molla'nın ölümüyle ilgili hakikatleri bildiğini hünkâra söyler. Hünkârın karşısına çıkarılan mahkum Ornio ya da diğer adıyla Akbaba , Molla Lüfi ' nin idamının arkasındaki nedenleri bir bir sıralar ve idamın arkasındaki sır perdesi kalkar. İtiraf, sadece Osmanlı'nın karanlık bir dönemindeki trajediyi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda tarih boyunca geçerliliğini koruyan vicdan, adalet ve hırs gibi evrensel kavramları Molla Lütfi'nin ibretlik hikayesi üzerinden okuyucuya sunuyor. Kurgusu ve konusu çok güzel olan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
Allah'a düşmanlıkla çıkılan yolda,kul olarak kalmak
Puan vermedi·248 syf.··
2025 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 00:38
Bir insan ne kadar yaratıcıya düşman olmak isterse istesin, hayatında ona ihtiyaç duymadığı tek bir an yoktur.Bu anları farkedelim etmeyelim... Şeytanla iş birliği kurmak istese de insanoğlu, yine şeytan onu alt eder ve kendini kötülüğün umarsız boşluğunda bulur.İnsan ne kadar kötülük yapmış olursa olsun, kötülüğün sonucunda yüreği onu sorgular.Yüreğimizin bu kadar değerli oluşu boşuna değildir.Duyguları bile ele geçirip bertaraf edebilir.Ve pişmanlığın sisi sarınca bedene, ilk rastlanılan durak yine yürektir. Allah'a düşman olmak için çıktığı yolun sonunda kendinin kul olduğunu hatırlayan bir karakterin başından geçenlerin anlatıldığı bir roman.Bu gerçeğe ulaşmasında, eline üstadının yüzüğünde bulduğu çarpıcı notla ve üstadını kendi elleriyle attığı iftira oyununa pişman oluşuyla ulaşır.Pişmanlığın sonucunda da geri kalan hayatını iyiliğe adar. Okuyanı fazlasıyla etkileyen ve kendine ders çıkarmasını sağlayan bir romandı.Tarihi karakterler üzerinden işlenmesi de merak uyandıran unsurlardandı.Okumak için bekleyenlere önerebileceğim bir kitap. Kitapla kalın... :)
Edebiyat
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
8/10
·248 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 19:33
Herkese selamlar İskender Palaİskender Pala ’nın kaleminden; " İtirafİtiraf " romanı, ilk bakışta bir “itiraf hikâyesi” gibi dursa da, aslında vicdan, hakikat ve insanın kendisiyle yüzleşmesi üzerine kurulu katmanlı bir hikaye. Pala bu romanda tarihsel anlatılara alışkın okurunu daha içe dönük, daha sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Kahramanın yaptığı itiraf, tek bir suçu ya da anı açıklamaktan çok, insanın kendi iç karanlığıyla hesaplaşması anlamına geliyor. Okur da bu hesaplaşmanın sessiz tanığı hâline geliyor. Dil oldukça sade ama yüklü. İskender Pala’nın klasik edebiyatla yoğrulmuş üslubu burada daha kontrollü; süslü anlatımdan çok, anlamın ağırlığı ön planda. Cümleler kısa olsa bile bıraktığı etki uzun sürüyor. Roman ilerledikçe şunu hissettiriyor:Asıl itiraf, söylenen değil; söylenemeyen şeylerde saklıdır. Romanın en güçlü tarafı, iyi-kötü, suç-masumiyet ayrımını keskin çizgilerle vermemesi. İskender Pala, ince ince dokuyup ilmek ilmek işlemiş; ayrıntıları titizlikle araştırarak tarihî bir hakikati zarafetle romanlaştırmış. Bir kez daha kaleminin kudretine ve üslubunun inceliğine hayran kaldım. Özetle İtiraf, olaydan çok ruh hâline, sonuçtan çok sürece odaklanan bir roman. Hızlı bir kurgu arayanlar için ağır gelebilir; fakat insanın iç dünyasına, vicdana ve hakikat kavramına ilgi duyanlar için düşündüren ve iz bırakan bir okuma olacağına inanıyorum. Kitapla kalın...
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
8/10
·248 syf.··
2023 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2023 17:21
İskender palanın yine çok beğendiğim bir kitabı oldu tarih intikam hırs hepsi birleşmiş ortaya bu eser çıkmış beni en çok mutlu eden kısmı akbabanın sonunda pişman olmuş olması oldu kesinlikle okunmaya değer bir kitap... "Delinecek bir gemi, Tamir edilecek bir duvar Ve öldürülecek bir çocuk vardı."
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma

Yazar Hakkında

İskender PalaYazar · 103 kitap
İskender Pala, 8 Haziran 1958 tarihinde Uşak‘ta Kayaağılı köyünde doğmuştur. Uşak Cumhuriyet ilkokulunda okudu. Kütahya Lisesi’nden mezun oldu. 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Lisans tez çalışması Câmiu’n-Nezâir’dir. Yine İstanbul Üniversitesi’nde “Aşkî, Hayatı, Edebî Şahsiyeti ve Divânı” konusunda Doktora çalışması yaptı. 1983 yılında Doktorasını tamamladı. 1983 yılında Divan edebiyatı dalında doktor, 1993 yılında İstanbul Üniversitesi‘nde doçent ve 1998 yılında Kültür Üniversitesi‘nde profesör oldu. Ortaokul ve liseler için Türkçe ve Edebiyat ders kitapları yazdı. Denemeler, hikayeler, fıkralar ve edebiyat araştırmacısı olarak çeşitli ansiklopedi ve dergilerde bilimsel ve edebi makaleler yayımladı. Düzenlediği Divan Edebiyatı seminerleri ve konferansları geniş kitleler tarafından takip edildi. 1979-1982 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji seminer kütüphane memurluğu yaptı. Hayatının ilerleyen dönemlerinde çeşitli sebeplerden dolayı askerlik mesleğini tercih eden İskender Pala, öğretmen subay olarak 1982 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına girdi. 14 yıl 7 ay görev yaptıktan sonra 1996 yılında TSK‘dan ihraç edildi. 1982-1984 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Lisesi Komutanlığı’nda teğmen, 1984-1986 yılları arasında Üsteğmen olarak görev yaptı. 1986-1987 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde part-time Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi olarak çalıştı. 1987-1994 yılları arasında Yüzbaşı olarak, Dz.K.K.lığı Tarihi Deniz Arşivi kuruluş ve faaliyetleri görevinde çalıştı. 1994-1996 yılları arasında Tarihi Deniz Arşiv Araştırmaları ve Dz.K.K.lığı yayın faaliyetlerinin yürütülmesi görevinde çalıştı. 1996-1997 yılları arasında Öğretim yılı, MSÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Eski Türk Edebiyatı öğretim üyesi ve İSAM redakte kurulu üyeliği yaptı. 1997 Öğretim yılı İstanbul Kültür Üniversitesi 2004 İBB Kültür Daire Başkanlığı 2004-2010 İBB Kültür Danışmanlığı 2006-2012 Şehir Tiyatroları Repertuar Kurulu Üyeliği 2008-2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Yönetim Kurulu Üyeliği 2009-2012 Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi 2013-2017 Devlet Tiyatroları Edebi Kurul Üyeliği 2013-2017 Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 24 Temmuz 2025'te Türk Telekom'un Bağımsız Yönetim Kurulu üyeliğine atandı. İskender Pala, 1980 yılında F. Hülya Avcı ile evlendi. Hilye Banu, Elif Dilasa adında iki kızı, Alperen Ahmet adında bir oğlu vardır. Ödülleri : 1989 – Türkiye Yazarlar Birliği dil ödülü, (Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü) 1990 – AKDTYK Türk Dil Kurumu ödülü, (Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü) 1996 – Türkiye Yazarlar Birliği inceleme ödülü, (Şairlerin Dilinden) 2001 – Aydınlar Ocağı Kayseri Şb. Yılın Edebiyat Adamı ödülü, 2001 – YTB Uşak Halk Kahramanı ödülü, 2003 – “Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk” Yılın Romanı Ödülü 2013 – Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, Türk Patent Enstitüsü Marka Ödülü