Bir Garip Kişinin Düşü

8,2/10  (6 Oy) · 
13 okunma  · 
7 beğeni  · 
443 gösterim
Ben bir garip kişiyim. Şimdi, bana deli diyorlar. Eskisi kadar "garip" görünmekte devam etseydim, bu benim için aşamalı bir biçim ilerleme olacaktı.
  • Baskı Tarihi:
    1965
  • Sayfa Sayısı:
    48
  • Çeviri:
    Vedat Gülşen Üretürk
  • Yayınevi:
    Kovan Kitabevi
  • Kitabın Türü:
selma 
01 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Dostoyevski’nin ilk romanı «Zavallı insanlar» adını taşır. Sadece bu eser. Onu şöhrete ulaştırmaya yetmişti. Çok geçmeden, Çarlık Rusyası, Dostoyevski’yi ihtilâl kaynağının başında buldu. Ünlü yazar, çarçabuk idam hükmünü giydi. 1849 yılında, kurşuna dizilmek üzere direğe bağlanacağı sırada, hayatını bağışladılar. Ahreti boylamıya hazırlanırken, Sibirya’ya sürüldüğünü gördü.

Rutubetli zindanlar, onun enerjisini köstek-liyememişti. On yıl sonra (1859) geriye döndüğü zaman, koltuğunun altında birçok yeni eser taşıyordu. Eskisinden kat kat güçlü eserler.

Dostoyevski, ölünceye kadar boş durmadı. Ölü Evinin Hatıraları (1863), Cinayetler ve Günahlar (1865), Sersem (1868), Karamazof Kardeşler (1876) gibi eserleriyle, çağdaş romancıların ön sırasında yer aldı.

Romanlarında karamsar ve dengesiz tiplere bolca rastlanır, insan denen yaratığı derinlemesine inceliyen Dostoyevski’nin ruh tahlillerindeki başarısı eşsizdir denebilir.