Kashna Felsefesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
6,4bin
Gösterim
Adı:
Kashna Felsefesi
Baskı tarihi:
12 Nisan 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197486
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Baskılar:
Kashna Felsefesi
Kashna Felsefesi
Yazar Erdal Demirkıran, 11. kitabı olarak kaleme aldığı “KASHNA FELSEFESİ” isimli eseriyle bütün felsefeleri alt üst eden bir kitabı okuyucusuyla buluşturuyor. KASHNA FELSEFESİ, yazarın 1995 yılından beri biriktirdiği ve bugüne getirdiği ‘BANA IŞIK LAZIMSA BEN GÜNEŞİ İSTERİM’ ifadesiyle özetlenebilen fikirlerinin toplamını içermektedir.
280 syf.
Kişisel gelişim kitabı olan "Kashna Felsefesi" özgüven eksikliği olan
kişilere bir cesaret aşılama çabasıdır.

Yazar sıradanlaşmış düşüncelerin farklı bakış açısıyla
yeniden değerlendirerek doğruları sorgulamanın peşine düşer. Bazen acaba olabilir mi,
bazen de saçmalama yahu çıkmıyorsa zorlamanın anlamı yok dedirten
analizlerine şahitlik edebilirsiniz.

Kashna Eğitim Danışmanlık Merkezi'ni kuran yazar kitapta da yer yer
Kashna Felsefesine değinir. Kashna Felsefesini sitesinde şöyle
açıklamıştır;

"Kashna bilmektir. Kendini tanımaktır. Bir mükemmellik tutkusudur.
En iyiyi yakalama çabasıdır. Kashna, oksijene saygı duymaktır nefes alırken,
zirveleri zorlamaktır.Değerini bilmektir ormanda duran bodur bir ağacın.
Kashna kaygısızca koşmaktır en çetin yollarda… İmkansıza aşık olmaktır Kashna.
Önyargılardan arınmaktır. Haddini bilmektir. Mazeret üretmeden yaşamaktır.
Kashna, dik durmaktır en güç zamanlarda.
Vazgeçmemektir, göğsünü germektir fırtınalara, geleceğe dokunmaktır kaygısızca,
meydan okumaktır, en olmaktır, bağırmaktır avaz avaz, haykırmaktır karanlığa.
Kashna, abartısız yaşamaktır. Kibrit kutusuna dünyayı sığdırmaktır,
gemilere rağmen başarmaktır Kashna.
Güneşe dokunmaktır, yıldız toplamaktır Kaf Dağı’nın Arkası’ndan…
Yıldızlarla misket oynayan bir adam vardı ya hani?
Geçen karşılaştık, yine yıldızlar vardı avuçlarında, yine geceydi,
yine yıldız dağıtıyordu adam ve güneş ağlıyordu ay gülerken.."


Kitapta değişik konulara değinmiştir ancak oltama takılan bazı görüşleri kendi cümlelerimle
şöyle açıklayabilirim;

-Her erkeğin arkasında bir kadın var demek, kadınlara hakarettir. Bu durum
kadınları pasif hale sokar kimse kimsenin arkasında değildir

-Bilim adamı başkadır bilim adam adamı başkadır. Eğer bir icadınız varsa siz
bilim adamısınız eğer falan bilim adamı böyle böyle yapmış diyerek bir
derleme ortaya çıkarıyorsanız o zaman siz bilim adam adamı oluyorsunuz

-Belki insanın ömrünü kısaltan şeyleri yapıyoruz,
dikdörtgen evler -Enerjinin devinimini yok ederler, oysa peri bacaları gibi olabilirdi evler-
pişirilmiş yemekler -hücrelerimizin yaşlanmasına sebep oluyor, oysaki hayvanlarda
bu durumlara pek rastlanmıyor çünkü onlar besinleri çiğ tüketirler-

-Kazaların önemli sebeplerinden biri de vitesli arabalardır. Vites değiştirme sırasında
kazalar olur. Onun için otomatik arabalar
teşvik edilerek kazaların sayısı azaltılabilir

-Allah'a aşık olunmaz çünkü aşkın zıttı nefrettir. Eğer Allah'a aşık olunuyorsa
Allah'tan nefret de edilir oysaki Allah'ın varlığını kabul eden birinin Allah'tan
nefret etmesi mümkün değildir

-Emek bağlılığı oluşturur ve bu tutkuya dönüşür

-Mükemmel demode olmayan şey demektir.

-Yeryüzünde dolaşan toplam bir enerji var insan uyku durumunda bundan en düşük
seviyede yararlanır
dolayısıyla herkes uyurken siz uyumayıp bir şeyle uğraştığınızda enerjinin fazlası size
gelir ve birçok şeyi daha iyi kavrarsınız

-Bir ülkede hem ithalat var hem de işsizlik varsa o ülkede ciddi bir geri zekalılık
söz konusudur

-Başarı yetenekle gelmez çalışmakla gelir. Birine sen yeteneklisin demek çalışmalarını
yok saymaktır. İnsanın içinde her şeye ait alt yapı vardır hangisiyle uğraşırsan
o gelişir

-Mutlu olmak sahip olmak değil, sahip olmayı hayal etmektir ve bunun için çalışmaktır.
Dünyada her şey senin olsaydı senden mutsuz insan olmazdı

-Savaşlarla övünmek utanç verici bir durumdur. 15 Mart 2030 yılında uluslararası
sonsuz dünya barışı için bir toplantı düzenleyeceğim

-İnsan kendisinden başka hiçbir şeye aşık olmaz, söylenen bütün diğer aşklar birer yalandan
ibarettir


Tenkit:
Yazar, gerçekten bazen saçmaladığını gözler önüne seriyor ve oluşmaya başlayan değerini de yok ediyor.
Burada iki şeye değineceğim ama öncelikle şunu söylemem gerekir Sayın Erdal Demirkıran
bana çok itici geldi bu durumu da şöyle izah edeyim; sanki uçmaya çalışırken her defasında yere çakılan ama buna rağmen
uçtuğunu zannedip yerden zafer naraları atan bir kişiyi canlandırıyor zihnimde.

Şimdi o iki duruma geçeyim birincisi olasılık hesabı yazara göre eşit olasılık dışında herhangi bir olasılıktan
bahsedilemez bu olasılık da yüzde ellidir bir şey ya olur ya da olmaz. Buna da torbadaki farklı renkte olan topların
çekilme yüzdesi üzerinden gider örneğin bir torbada farklı renkte 10 top varsa ve bu toplardan 2 tanesi mavi ise
rastgele bir top çekildiğinde, çekilen topun mavi olma olasılığı %20 değil (2/10) %50'dir. Çünkü o top ya mavidir
ya da değildir. Bu tam bir zırvalıktır. Sayın Demirkıran eğer bu dediklerinizde ciddiyseniz size şunu teklif ediyorum
gel bir torbanın içine 100 top koyalım 1 tanesi siyah 99 tanesi mavi olsun siyah top çıkarsa 100bin tl'yi ben size
vereyim eğer mavi çıkarsa siz bana aynı parayı verin ve bunu istediğiniz kadar tekrarlayalım.

ikinci durum kitabın bir kısmında insanlar bir şeyler yapamıyorsa çamur atarlar der sonra kitabın sonuna doğru
felsefenin babaları sayılan Sokrates ve Aritoteles'e çamur atar örneğin Sokrat için sadece bir laf cambazı
olduğunu söyler tek faydalı şeyinin de Platon'un yazdığı Sokrates'in Savunmasına konu olmasıdır der. Platon'a değer veriyorsan
onun ilham meleği, bilgi kaynağı, yol göstericisi hocasına nasıl laf cambazı diyorsun. Umarım çok geçmeden bu zırvalıklarından
vazgeçersin. Yarım doktor candan ediyordu ya, çeyrek filozof da felsefeden eder.
278 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
Erdal Demirkıran'ı ciddiye alan kadar almayanda var belki de daha fazla... Biraz araştırdım neler neler yazmışlar. Neyse pek de önemli değil açıkçası. Zaten yazar da diyor önce inanmak gerekir. Ben hiç kötü bir şey yazdığını görmedim. Aksine problemleri düzeltmek amacı özellikle savaşları durdurmak... Kişinin içindeki gücü keşfetmesini istiyor... Anlık gaz diyorlar. Senin için öyleyse yapacak bir şey yok... Ama ciddiye alanlar için muazzam bir eser...
İnsanların tavsiyesi üzerine ödünç aldığım bir kitaptı bu. Asla bana hitap etmedi! İlk sayfadan itibaren bir araya getirilmiş cümleler, o aralıkta beni kitabı yarım bırakmam konusunda adeta zorladı. Onun haricinde yazarın egoist tavrı ve altı doldurulamayacak vaatleri beni hem güldürdü hem irite etti. Bir de bu takındığı tavır, yer yer ortaya konan iyi düşünceyi de acımadan katletti. Şahsi görüşümdür ki hâli hazırda herkesin bildiği şeyleri en basit cümlelerle aktarmış kağıda. Eğer düşünemeyen ve diğer nefeslilerin direktifi olmadan barınamayan bir sınav öğrencisi iseniz, okuyun. Aksi hâlde başlamayın derim, renkli günler!
288 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İlk başta çok karmaşık gelse de bir kaç sayfa sonra kendini sorgulamaya başlıyor insan.Acaba öyle mi aaa bu da böyle olabilir mi diyorsun farketmeden.Şimdi ben de diyorum neden olmasın ??
278 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Erdal demirkıran’ın anlatma tarzı bana çok doğal geliyor o yüzden her kitabını okumaya çalışıyorum lakin bu kitabını biraz sıkıcı buldum çünkü diğer okuduğum kitaplarından bazı olayları, alıntıları ve örneklerinden derlemiş bu yüzden pek fazla sevemedim ama ilk defa tanışanlar için özgüven eksikliğini ve kişinin kendisini tanımasını bahsediş şeklini sevebilirler çünkü olayları kendi doğal anlatımına göre anlatıyor sanki karşısında sen varmışsın da soru soruyorsun o da sana cevap veriyor gibi geliyor insana :)
278 syf.
·6/10 puan
Eğer Erdal Demirkıran'ın bu kitaptan önceki kitaplarını okumuşsanız bu kitapta canınız sıkılacaktır çünkü eski kitaptalarının derlemesi gibi duran bir kitap.
278 syf.
·24 günde·9/10 puan
"Neden bunun hakkında daha önce hiç düşünmemişim ki!!" dediğim bir çok şeyden bahsediyor yazar. Gerçekten bu kadar gözü kapalı yaşayıp klişeleşmiş yanlışlarla hayatımı devam ettirdiğim için de utanç duydum okurken. Ama hiçbir şey için geç değildir diyerek sıvadım kollarımı ve artık her şeye daha da dikkat eder oldum. Darısı diğerlerinin başına artık.
288 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Benliğimizdeki gücü farketmemize yardımcı olan yazarımızın değişik bir anlatım tarzı var. Kimine göre beğenilen kimine göre abes bulunan bu tarz, tartışmaya açık bir konu. Ama genel olarak bakıldığında başarılı bir 'kitlesel dönüşüm' ve felsefe kitabı diyebiliriz.
288 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Öz gelişim üzerine yazılmış, fakat amacını aşarak yazarın ütopik düşünceleriyle doldurduğu kendi egosunu tatmin etmek için yazdığı kitaptır. Kitap içerik olarak güncel sorunların basit çözümlerini akıcı bir üslupla anlatıyor. Ütopik olan kısmı ise bir örnekle: 2030 yılında dünya barış konferansı düzenleme hayali.. Bu örneğe yine yazarın bir vecizesiyle cevaplayayım " Hiç bir şeyin gerçeği hayalinden daha güzel olamaz." Keyifli okumalar..
288 syf.
·4/10 puan
İnsanların imkansızı bulma, ulaşılmazlara ulaşma inancı özünde yanlış bir inanç değildir. Bu bir sistem bilincidir. Her şeyden önce kaderi ve yaratıcıyı da görmezden gelmez. Yani insan inanırsa her şeyi kesin yapabilir gibi bir inanç Kashna Felsefesinin tam olarak savunduğu bir görüş değildir. İnsan her şeyi yapacağına inanmış olsa bile bazı şeyleri yapmaya muvaffak olamayabilir ancak her şeyi yapabilme inancı başarının ön şartıdır. İnsan her halükarda denemelidir.
Bir devletin, alelade bir ilinin, sıradan bir ilçesinin, herhangi bir mahallesinde, seçilen en dar sokağın kuytusunda, hepsi birbirine benzeyen dikdörtgen gri betona sığınmayı özgürlük kabul ediyordu insanlar.
Sosyal baskı insana her şeyi yaptırabilir, her şeyi. Gün gelir herkes gidiyor diye, 70'inde sen de gidersin ölüme...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kashna Felsefesi
Baskı tarihi:
12 Nisan 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197486
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Baskılar:
Kashna Felsefesi
Kashna Felsefesi
Yazar Erdal Demirkıran, 11. kitabı olarak kaleme aldığı “KASHNA FELSEFESİ” isimli eseriyle bütün felsefeleri alt üst eden bir kitabı okuyucusuyla buluşturuyor. KASHNA FELSEFESİ, yazarın 1995 yılından beri biriktirdiği ve bugüne getirdiği ‘BANA IŞIK LAZIMSA BEN GÜNEŞİ İSTERİM’ ifadesiyle özetlenebilen fikirlerinin toplamını içermektedir.

Kitabı okuyanlar 501 okur

  • ibrahim kaya
  • Gamze Yeşiltaş
  • unforeseen
  • ESMA
  • Dilber Öter
  • Sema demir
  • Şura gökmen
  • aslı
  • Yeşim Alişan
  • KARDii

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2
13-17 Yaş
%12.2
18-24 Yaş
%38.8
25-34 Yaş
%18.4
35-44 Yaş
%22.4
45-54 Yaş
%4.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47
Erkek
%53

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.4 (35)
9
%15.1 (18)
8
%13.4 (16)
7
%14.3 (17)
6
%5 (6)
5
%4.2 (5)
4
%3.4 (4)
3
%2.5 (3)
2
%0.8 (1)
1
%3.4 (4)