Kashna Felsefesi (Bana Işık Lazımsa Ben Güneşi İsterim)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.629
Gösterim
Adı:
Kashna Felsefesi
Alt başlık:
Bana Işık Lazımsa Ben Güneşi İsterim
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
278
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197486
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Herkes yalnız doğar ve yalnız ölür ama kimsenin yalnız yaşamaya cesareti yoktur. Oysa en zor ve en büyük işler hep yalnız başarılmıştır. Öyleyse cesur ol! "Ben tek başıma ne yapabilirim ki?" deme ve bil ki dünyayı her zaman ve hep bir kişi değiştirmiştir.

Mesela parayı Lidyalılar buldu, bu doğru ama asla yüz bin Lidyalı bir araya gelip koro halinde bulmadı parayı, öyle değil mi?
(Kitabın İçinden)
Kişisel gelişim kitabı olan "Kashna Felsefesi" özgüven eksikliği olan
kişilere bir cesaret aşılama çabasıdır.

Yazar sıradanlaşmış düşüncelerin farklı bakış açısıyla
yeniden değerlendirerek doğruları sorgulamanın peşine düşer. Bazen acaba olabilir mi,
bazen de saçmalama yahu çıkmıyorsa zorlamanın anlamı yok dedirten
analizlerine şahitlik edebilirsiniz.

Kashna Eğitim Danışmanlık Merkezi'ni kuran yazar kitapta da yer yer
Kashna Felsefesine değinir. Kashna Felsefesini sitesinde şöyle
açıklamıştır;

"Kashna bilmektir. Kendini tanımaktır. Bir mükemmellik tutkusudur.
En iyiyi yakalama çabasıdır. Kashna, oksijene saygı duymaktır nefes alırken,
zirveleri zorlamaktır.Değerini bilmektir ormanda duran bodur bir ağacın.
Kashna kaygısızca koşmaktır en çetin yollarda… İmkansıza aşık olmaktır Kashna.
Önyargılardan arınmaktır. Haddini bilmektir. Mazeret üretmeden yaşamaktır.
Kashna, dik durmaktır en güç zamanlarda.
Vazgeçmemektir, göğsünü germektir fırtınalara, geleceğe dokunmaktır kaygısızca,
meydan okumaktır, en olmaktır, bağırmaktır avaz avaz, haykırmaktır karanlığa.
Kashna, abartısız yaşamaktır. Kibrit kutusuna dünyayı sığdırmaktır,
gemilere rağmen başarmaktır Kashna.
Güneşe dokunmaktır, yıldız toplamaktır Kaf Dağı’nın Arkası’ndan…
Yıldızlarla misket oynayan bir adam vardı ya hani?
Geçen karşılaştık, yine yıldızlar vardı avuçlarında, yine geceydi,
yine yıldız dağıtıyordu adam ve güneş ağlıyordu ay gülerken.."


Kitapta değişik konulara değinmiştir ancak oltama takılan bazı görüşleri kendi cümlelerimle
şöyle açıklayabilirim;

-Her erkeğin arkasında bir kadın var demek, kadınlara hakarettir. Bu durum
kadınları pasif hale sokar kimse kimsenin arkasında değildir

-Bilim adamı başkadır bilim adam adamı başkadır. Eğer bir icadınız varsa siz
bilim adamısınız eğer falan bilim adamı böyle böyle yapmış diyerek bir
derleme ortaya çıkarıyorsanız o zaman siz bilim adam adamı oluyorsunuz

-Belki insanın ömrünü kısaltan şeyleri yapıyoruz,
dikdörtgen evler -Enerjinin devinimini yok ederler, oysa peri bacaları gibi olabilirdi evler-
pişirilmiş yemekler -hücrelerimizin yaşlanmasına sebep oluyor, oysa ki hayvanlarda
bu durumlara pek rastlanmıyor çünkü onlar besinleri çiğ tüketirler-

-Kazaların önemli sebeplerinden biri de vitesli arabalardır. Vites değiştirme sırasında
kazalar olur. Onun için otomatik arabalar
teşvik edilerek kazaların sayısı azaltılabilir

-Allah'a aşık olunmaz çünkü aşkın zıttı nefrettir. Eğer Allah'a aşık olunuyorsa
Allah'tan nefrette edilir oysa ki Allah'ın varlığını kabul eden birinin Allah'tan
nefret etmesi mümkün değildir

-Emek bağlılığı oluşturur ve bu tutkuya dönüşür

-Mükemmel demode olmayan şey demektir.

-Yeryüzünde dolaşan toplam bir enerji var insan uyku durumunda bundan en düşük
seviyede yararlanır
dolayısıyla herkes uyurken siz uyumayıp bir şeyle uğraştığınızda enerjinin fazlası size
gelir ve birçok şeyi daha iyi kavrarsınız

-Bir ülkede hem ithalat var hem de işsizlik varsa o ülkede ciddi bir geri zekalılık
söz konusudur

-Başarı yetenekle gelmez çalışmakla gelir. Birine sen yeteneklisin demek çalışmalarını
yok saymaktır. İnsanın içinde her şeye ait alt yapı vardır hangisiyle uğraşırsan
o gelişir

-Mutlu olmak sahip olmak değil, sahip olmayı hayal etmektir ve bunun için çalışmaktır.
Dünyada her şey senin olsaydı senden mutsuz insan olmazdı

-Savaşlarla övünmek utanç verici bir durumdur. 15 Mart 2030 yılında uluslararası
sonsuz dünya barışı için bir toplantı düzenleyeceğim

-İnsan kendisinden başka hiçbir şeye aşık olmaz, söylenen bütün diğer aşklar birer yalandan
ibarettir


Tenkit:
Yazar, gerçekten bazen saçmaladığını gözler önüne seriyor ve oluşmaya başlayan değerini de yok ediyor.
Burada iki şeye değineceğim ama öncelikle şunu söylemem gerekir Sayın Erdal Demirkıran
bana çok itici geldi bu durumu da şöyle izah edeyim; sanki uçmaya çalışırken her defasında yere çakılan ama buna rağmen
uçtuğunu zannedip yerden zafer naraları atan bir kişiyi canlandırıyor zihnimde.

Şimdi o iki duruma geçeyim birincisi olasık hesabı yazara göre eşit olasık dışında herhangi bir olasıklıktan
bahsedilemez bu olasık da yüzde ellidir bir şey ya olur ya da olmaz. Buna da torbadaki farklı renkte olan topların
çekilme yüzdesi üzerinden gider örneğin bir torbada farklı renkte 10 top varsa ve bu toplardan 2 tanesi mavi ise
rastgele bir top çekildiğinde, çekilen topun mavi olma olasılığı %20 değil (2/10) %50'dir. Çünkü o top ya mavidir
ya da değildir. Bu tam bir zırvalıktır. Sayın Demirkıran eğer bu dediklerinizde ciddiyseniz size şunu teklif ediyorum
gel bir torbanın içine 100 top koyalım 1 tanesi siyah 99 tanesi mavi olsun siyah top çıkarsa 100bin tl'yi ben size
vereyim eğer mavi çıkarsa siz bana aynı parayı verin ve bunu istediğiniz kadar tekrarlayalım.

ikinci durum kitabın bir kısmında insanlar bir şeyler yapamıyorsa çamur atarlar der sonra kitabın sonuna doğru
felsefenin babaları sayılan Sokrates ve Aritoteles'e çamur atar örneğin Sokrat için sadece bir laf cambazı
olduğunu söyler tek faydalı şeyinin de Platon'un yazdığı Sokrates'in Savunmasına konu olmasıdır der. Platon'a değer veriyorsan
onun ilham meleği, bilgi kaynağı, yol göstericisi hocasına nasıl laf cambazı diyorsun. Umarım çok geçmeden bu zırvalıklarından
vazgeçersin. Yarım doktor candan ediyordu ya, çeyrek filozof da felsefeden eder.
Erdal Demirkıran'ı ciddiye alan kadar almayanda var belki de daha fazla... Biraz araştırdım neler neler yazmışlar. Neyse pek de önemli değil açıkçası. Zaten yazar da diyor önce inanmak gerekir. Ben hiç kötü bir şey yazdığını görmedim. Aksine problemleri düzeltmek amacı özellikle savaşları durdurmak... Kişinin içindeki gücü keşfetmesini istiyor... Anlık gaz diyorlar. Senin için öyleyse yapacak bir şey yok... Ama ciddiye alanlar için muazzam bir eser...
Bir kitabı bitirdiğinizde kitaba başladığınızdan farklı hissediyorsanız kitabı o kitap tamamdır. Bakış açınızı yeniden gözden geçirmenizi ve hayatı yeniden yorumlamanızı sağlayacak bir kitap. Kashna Felsefesi ile ilgili diğer kitaplarında da yer alan kısımlar var ama tek kitapta birleştirmiş olması genel mantığı kavramak adına güzel. Demirkıran'ın farklı üslubu okumayı daha da renklendirmiş. Kitaplarındaki sayfa düzenlemeleri okuyucunun dikkatini düşürmeden okumasını kolaylaştıracak şekilde hazırlanmış. Meraklısının beğenisini kazanacak bir kitap.
Erdal demirkıran’ın anlatma tarzı bana çok doğal geliyor o yüzden her kitabını okumaya çalışıyorum lakin bu kitabını biraz sıkıcı buldum çünkü diğer okuduğum kitaplarından bazı olayları, alıntıları ve örneklerinden derlemiş bu yüzden pek fazla sevemedim ama ilk defa tanışanlar için özgüven eksikliğini ve kişinin kendisini tanımasını bahsediş şeklini sevebilirler çünkü olayları kendi doğal anlatımına göre anlatıyor sanki karşısında sen varmışsın da soru soruyorsun o da sana cevap veriyor gibi geliyor insana :)
Eğer Erdal Demirkıran'ın bu kitaptan önceki kitaplarını okumuşsanız bu kitapta canınız sıkılacaktır çünkü eski kitaptalarının derlemesi gibi duran bir kitap.
"Neden bunun hakkında daha önce hiç düşünmemişim ki!!" dediğim bir çok şeyden bahsediyor yazar. Gerçekten bu kadar gözü kapalı yaşayıp klişeleşmiş yanlışlarla hayatımı devam ettirdiğim için de utanç duydum okurken. Ama hiçbir şey için geç değildir diyerek sıvadım kollarımı ve artık her şeye daha da dikkat eder oldum. Darısı diğerlerinin başına artık.
Katıldığım ve katılmadığım konular var. Örneğin sevdiğimiz biri ölünce neden ağlarız kısmı çok saçma geldi bana. Bunun için bir sebep aramaya gerek olduğunu da düşünmüyorum zaten fakat kitap genellikle güzeldi. Meraklısının kütüphanesinde bulundurması gereken bir kitap.
-Ayağında uğur böceği var baba
+Hani kızım
-Seni dandırdım baba
Erdal Demirkıran
Sayfa 238 - Kitlesel dönüşüm, 27. baskı
''Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgar sert esti. Üç tüy düştü şeytandan dünyaya. Biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki de ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı...''
insan hayatı iki kavramdan ibarettir: Bildikleri ve bilmedikleri...
Erdal Demirkıran
Sayfa 237 - Kitlesel dönüşüm, 27. baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kashna Felsefesi
Alt başlık:
Bana Işık Lazımsa Ben Güneşi İsterim
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
278
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197486
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Herkes yalnız doğar ve yalnız ölür ama kimsenin yalnız yaşamaya cesareti yoktur. Oysa en zor ve en büyük işler hep yalnız başarılmıştır. Öyleyse cesur ol! "Ben tek başıma ne yapabilirim ki?" deme ve bil ki dünyayı her zaman ve hep bir kişi değiştirmiştir.

Mesela parayı Lidyalılar buldu, bu doğru ama asla yüz bin Lidyalı bir araya gelip koro halinde bulmadı parayı, öyle değil mi?
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 237 okur

  • Sezgin Maytalman
  • Gökhan
  • Buket Öztürk
  • fatma ronahi kubad
  • Handan Maytalman
  • Sümeyye arzakçı
  • Mansur Yüksel
  • Taybet Öztunç
  • Muhayyile
  • Merve Çatli

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2
14-17 Yaş
%12.2
18-24 Yaş
%38.8
25-34 Yaş
%18.4
35-44 Yaş
%22.4
45-54 Yaş
%4.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47
Erkek
%53

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.2 (19)
9
%16.9 (10)
8
%20.3 (12)
7
%11.9 (7)
6
%10.2 (6)
5
%3.4 (2)
4
%3.4 (2)
3
%1.7 (1)
2
%0
1
%0