Bugünün Türkiyesinde gençlik, biyolojik bir vakıa olarak hesaba katılan, başka bir özelliğiyle hesaba katılması düşünülmeyen ve kendini hesaba sokma gücünü başaramamış bir insan kümesidir.
Doğudaki ibriğin ağzı ince ve dardır, çünkü oradan su yavaş yavaş akıtılarak kullanılır. Batıdaki ibriğin ağzı geniştir, çünkü oradan su hemen leğene boşaltılır ve insan elini yüzünü leğen içinde birikmiş suyla yıkar.
Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Böyle durumlarda herkes, güçlü bir alışkanlığa, bir tutkuya sığınır: Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli içgüdüsünden medet umar.