Kör Baykuş

Sadık Hidayet
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kör Baykuş - Sadık Hidayet
8/10
·95 syf.··
2021 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 15:44
Bazı kitaplar vardır, neresinden başladığın çok önemlidir. Kendi adıma kitaba yanlış yerden başladığımı itiraf edebilirim. Eserin başında Sadık Hidayet ile ilgili genel bir bilgilendirme yapılmış ancak kitabı daha iyi anlamak için eserin sonunda yer alan yazarla ilgili önemli bilgileri okuyarak esere başlamanız kitabı daha iyi anlamanıza vesile olacaktır. "Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de." Eserde kahramanın farklı bir psikolojiye sahip olduğu görülüyor. Olaylar da psikozlu ruh haliyle anlatılıyor. Bu nedenle mekanlar ve zaman arasında geçişler oldukça belirsiz ve gerçek ile hayal ürünü arasında da aynı belirsizlik devam ediyor. Sadık Hidayet bir intihar ile son veriyor yaşamına. Eserde de ölüm kelimesine sıklıkla rastlanıyor. Ancak yine de eserdeki kahraman ile yazarın hayata bakışını özdeşleştirmek doğru olmayacaktır. Zira kahraman eserde bir cinayet işleyebilen nitelikte gerçekte ise karıncayı dahi incitmeyen bir karakterdedir. İran Edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olarak tanınmaya değer bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. Farklı bir dili ve üslubu var. Kendisinde Ömer Hayyam'ın etkisini de görmek mümkün. Eserde kullanılan birçok kelimenin açıklaması da dipnotlar ile verilmiş. Kısa olmasına rağmen yorucu bir o kadar da değerli bir eser. Eserden başladığım incelememi yine eserde yazarın hayatı bölümünde yer alan bir alıntıyla bitirmek istiyorum: "Ölümünden az önce bir hikâye taslağı
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
“KÖR BAYKUŞ…”
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 18:07
Çok bilinen, hakkında fazlasıyla yazılan bir eser. Okumakta biraz geç kaldığımın farkındayım, ama başyapıt diye bir şey varsa o da Kör Baykuş’tur. Modern İran Edebiyatından farklı bir kitap. Sadık Hidayet ile tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Biyografisinden ve kitaptan anladığım üzere, yazar hayatı boyunca kendini bir yere ait hissetmemiş. Hayatı sıkıntı, baskı ve bunalımlarla geçmiş. Yaşadıkları ve okudukları yazarı din karşıtlığına ve Ömer Hayyam hayranlığına sevketmiş. Üç ülkeye bölünmüş, İran’da doğmuş, Fransa’da eğitim almış, Batı ve Doğu kültürüne karışmış ama yine de kendini bir yere koyamamış. Kör Baykuş’ta da dediği gibi: ‘Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam; gönlüm başka yerde, aklım başka yerde ve ayıplıyorum kendimi. Dağılan, çözülen bir kitleyim ben, böyle de kalacağım. Acayip, biçimsiz bir karışımım,’ diyor. Ölüm temasının yoğun olduğu, karamsar bir insan ve karanlık bir hikâyesi var.. Hikâye, alkol ve afyon bağımlısı ruh hastasının hayatı anlamlandırmaya çalışması, güzellik ve dürüstlüğü aradığı yolda yenik düşerek, kendini şeytana teslim edişini anlatıyor. Kitaptaki kahramanımızın işi kalemdanlar* üzerine resim yapmak, bunları boyamak. (*Kalemdan: Ar. eskilerde kalem konulan kutu). Yaptığı resimlerde hep bir servi çiziyor. Dibinde kambur ihtiyar bir adam, bağdaş kurmuş oturuyor, Hint fakirine benziyor. Karşısında siyah entarili bir genç kız, ona eğilmiş bir gündüz sefası uzatıyor, aralarında bir dere. Bu resmettiği güzel ile evinin penceresinde rast geliyor. Bir bakıyor aynı manzara. Sonrasında gelişen olaylar bir sanrı mı yoksa gerçek mi, işte orası size kalmış.. Kör Baykuş romanının ilk yayını Hindistan’da yapılmış, çünkü yazarın memleketi İran’da satışı yasaklanmış. O dönemin politik havasında çeşitli içsel buhranlar (alkol ve
Roman-Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Kör mü baykuş?
9/10
·95 syf.·
2025 9. kitabı
Kitap hakkındaki fikrimi yazmadan önce Sadık Hidayet hakkında kitabın başında ve sonunda verilen kısa bilgilere değinmek istiyorum. Yazarın ölümünden birkaç yıl önce kendinden şöyle bahsettiğini naklediyor arkadaşı Bozorg Alevi: "Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de." “Ölümünden az önce bir hikâye taslağı kaleme almıştı, şuydu konu: Annesi, ‘Salgı salamaz ol!’ diye beddua eder yavru örümceğe. Küçük örümcek ağ yapamayınca ölüme kurban gider. — Hidâyet’in hayat hikâyesi miydi bu?" Daha sonra Paris'teki bir evde intihar etmiş bulunur.. Sadık Hidayet in hikayesi acaba bu muydu, bu kadar mıydı?.. Kitabın sonunda yer alan biyografiyle okumaya başlarsanız, düğüm düğüm çözülür yazarın iç dünyası. Ama benim gibi bilmeden sonunu sonra okursanız, kitap bitince "şimdi daha iyi anlıyorum" hissine kapılırsınız. Okumaya başladığınız anda yapbozun ilk parçasını yerleştirmekle başlıyorsunuz hikayenin inşasına. Adım adım işlenen bir hikaye ve kitap bitmeden başını anlamanız pek de mümkün değil. Hikaye tüyler ürpertici bir şekilde başlıyor. Bir kadının okurken dehşete düşmemesi pek mümkün değil. Zira hikayenin başında tasvir edilen olayın çok benzerine daha birkaç ay önce şahit olduk ülkecek.. Ben sanırım izlediğim, okuduğum her şeyi yaşamımızda tartma gibi bir hataya ya da zaafa düşüyorum. Kitabı okudukça kahramanın haleti ruhiyesini anlamak mümkün oluyor. Her sayfada bir acaba mı yaşıyorsunuz ama tam olarak ne, adını
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Puan vermedi·95 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Sadık Hidayet’in Kör Baykuş kitabı, okurken beni en çok zorlayan ama aynı zamanda en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Açıkçası başta ne okuduğumu tam anlayamadım. Hikâye çok net ilerlemiyor, olaylar bazen karışıyor, gerçek ile hayal birbirine giriyor. Ama biraz sabredince kitabın asıl gücünün burada olduğunu fark ettim. Kitapta anlatıcı sürekli bir iç hesaplaşma halinde. Yalnızlık, karamsarlık ve hayata karşı bir yabancılaşma hissi çok yoğun. Okurken sanki birinin zihninin içine girip onun en karanlık düşüncelerini dinliyormuşum gibi hissettim. Bu da kitabı hem ilginç hem de biraz rahatsız edici yapıyor. En çok hoşuma giden şey, kitabın atmosferi oldu. Sürekli bir sıkıntı, bir huzursuzluk var. Ama bu bilinçli yapılmış gibi. Yazar, okuru rahat ettirmek istemiyor zaten. Tam tersine, o karanlık duyguyu hissettirmek istiyor. Bence bunu çok iyi başarmış. Kör Baykuş klasik bir roman gibi değil. Başı, ortası, sonu net olan bir hikâye bekleyenler için zorlayıcı olabilir. Ama daha çok insanın iç dünyasına odaklanan, duygular üzerinden ilerleyen bir kitap. Bu yüzden herkesin seveceği bir kitap olmayabilir ama farklı bir şey okumak isteyenler için kesinlikle değerli. Sonuç olarak, Kör Baykuş anlaşılması kolay bir kitap değil ama hissettirdikleri çok güçlü. Okuduktan sonra aklımda net bir hikâyeden çok bir duygu kaldı: karanlık ve yalnızlık. Bu yönüyle bence unutulmayacak bir kitap. Kör Baykuş
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Puan vermedi·95 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 17:39
KÖR BAYKUŞ-SÂDIK HİDÂYET,86 sayfa Yine canım ,tatlım,yol arkadaşım,sevgidaşım Sevilay ‘ımla okuduk,irdeledik,baş başa verdik ,bu zor okumanın da üstesinden geldik çok şükür. Sadık Hidayet zor okunan bir yazar ve ilk kez Kör Baykuş kitabı ile tanıştım. Daha sayfaların başında ben ne okumaya başladım dedim.Kitabın bir önsözü var çevirmen Behçet Necatigil tarafından yazılan, bir de son sözü…Onu da yine İran’ın en önemli yazarlarından Bozorg Alevi yazmış.Küçük bir ipucu ;bu sefer kitabı okurken önsözden değil son sözü okuyarak başlayın…Bozorg Alevi’nin yazdıklarını okuyunca yazarın nasıl bir kişilik ve ruh halinde olduğunu da anlıyorsunuz. “ Hayat hikayemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı…Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de.” Bu sözler yazar Sadık Hidayet ‘e ait. Ölümünden birkaç yıl önce söylemiş.Paris’te bir apartman dairesinde hava gazı ile intihar eden yazarın hayatını okuduğumuzda ki sıradan bir kişi olmadığını görüyoruz.İran’ın saygın ailelerinden( eniştesi Başbakan),Tahran’da bir Fransız Koleji’nde okumuş, Paris’te öğrenimine devam etmiş,döndüğünde ailesinin nüfuzundan yararlanmadan hayatını sürdürmüş,katiplik yapmış,yazmış.Ana dili gibi Fransızca bilen yazar kitabını Farsça yazmış. Kör Baykuş kitabının ilk yayını Hindistan’da yapılmış.İran’da satışı yasaklanmış.İran’ın modern Yani Şah dönemi bile yasaklar ile geçmiş yazarlar için…O döneme göre yazdıkları çok modern ve ileri uçta olması o dönem Şah döneminde bile yadırganmış. ”Yaralar vardır
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
8/10
·95 syf.··
2025 191. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 18:29
“Kör Baykuş” bana bir bilincin kendi kendisini kemirmesi gibi gelir. Yazarın anlatıcısı, dış dünyayla bağını tamamen yitirmiş, kendi iç karanlığında boğulan bir zihnin yankısı gibidir. Kitabı okurken bir hikâye takip etmekten çok, bir zihnin dağılmasını izleriz. Sanki rüyayla uyanıklık arasında sıkışmış bir insanın son sözleri, son çırpınışlarıdır. Roman bana göre “anlamın çöktüğü bir dünya”yı anlatır. Anlatıcı sürekli “bir kadın”dan, “bir gölge”den, “bir göz”den bahseder ama bunlar somut kişiler değildir bilinçteki yaralar, suçluluklar, arzulardır. Bu da metni hem büyüleyici hem de rahatsız edici yapar. Her sayfada biraz daha deliliğe, biraz daha yalnızlığa gömülürsün. Bana kalırsa “Kör Baykuş”, depresyonun veya varoluşsal yalnızlığın bir romanı değil, bunların içinden yazılmış bir metindir. Hidâyet, bu karanlığın dışına çıkamamıştır ve kitabın kendisi de o kapanın içinde kalır. Okurken insan, “Ben de aynı aynaya bakıyor muyum?” diye ürperir. “Kör Baykuş” bana göre bir roman değil, bir ruh günlüğü. Okunmaz, içine düşülür. Bitirdiğinde elinde bir hikâye kalmaz ama içinde bir boşluk kalır ve belki de yazarın istediği tam olarak budur.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Efrasiyab’ın kulakları çınlasın
10/10
·96 syf.··
2023 5. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 00:50
Modern İran Edebiyatının kurucularından olan Sadık Hidayet ve kendisinin kült eseri Kör Baykuş uzun zamandır okumak istediğim kitaplar arasındaydı. Dünya edebiyatından değişik tarzda kitaplar okumak sanki o ülkeleri ve insanlarını biraz daha yakından tanımak gibi bir his uyandırıyor insanda. Hüzünlü bir hayat hikayesi olan yazar tarzı ve eseriyle çokça Puslu Kıtalar Atlası nı ve sevgili Efrasiyab’ı hatırlattı bana. Bu dünyanın normal insan gibi düşünerek çok da çekilir bir yer olmadığına dair günlük hayatımızda da bir çok sözler ve tanımlar fazlasıyla mevcut olduğu gibi kitapta bunun canlı bir örneği diyebilirim. Okumak isteyen herkese şimdiden iyi okumalar.
İnsan ve Duygular
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Kör Baykuş
7/10
·95 syf.·
2025 114. kitabı
“Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.” Roman, isimsiz bir anlatıcının karanlık, çürümüş ve tekrarlayan iç dünyasında geçiyor. Anlatıcı, "sevgili" dediği bir kadınla olan takıntılı ilişkisini, ölümle ve yoklukla olan hesaplaşmasını parçalı bir anlatı diliyle aktarmaktadır. Zaman, mekân ve gerçeklik algısı sürekli bükülür; anlatıcı kimi zaman bir nakkaştır, kimi zaman mezar kazıcısı, kimi zamansa sadece ölü bir gölgenin yansıması. Kitap, gerçek ve hayalin iç içe geçtiği, düşsel ve kabusvari bir atmosferde ilerliyor. Keyifli okumalar.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
İçimizdeki karanlığın sesi
Puan vermedi·95 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 19:14
Kıymetli okur dostlarim biraz geç kaldım bu inceleme için ama sonunda ben de yazdım buyurun keyifle okuyun . Kör Baykuş öyle bir kitap ki, hikâye anlatmıyor aslında. Bir ruhun dağılmasını anlatıyor. Sessiz sessiz. İçten içe. Anlatıcı var ya… Uzun zamandır koparmış bütün bağlarını. İnsanlardan, hayattan, belki kendinden bile. Onun gözünde insanlar gerçek değil. Bir avuç gölge sadece. Sanki onunla eğlenmek, ona çatmak için var edilmişler. Bu duygu çok tanıdık geliyor insana. Kalabalıkların içinde bile yalnız kalmak gibi. Sürekli soruyor kendine: Ne hissetsem yalan mı? Ne görsem kuruntu mu? Neye değer versem, hepsi baştan sona bir vehim mi? Gerçekle hayal birbirine karışmış. Sınırlar silinmiş. Mekân bir anda değişiyor. Sahne değişiyor. Zaman kırılıyor. Okurken bazen şaşırıyorsun, “Az önce neredeydik?” diyorsun. Ama işte mesele bu zaten. Zihni dağılmış bir insanın dünyası düzenli olmaz ki. Kadın meselesi var bir de. Sevdiği o kadın. Ama bu sevgi dokunmak değil. Dokunmak istemiyor zaten. “Gövdemin görünmez ışınlarının ona değmesi bana yetiyordu” diyor. Ne tuhaf, ne kırılgan bir cümle. Seviyor ama uzaktan. Temas etmeden. Çünkü gerçek temas ağır geliyor belki. Gerçeklik ağır geliyor. O bir çift gözü gördükten sonra değişiyor her şey. Anlamlar siliniyor. İşler sıradanlaşıyor. Hayatın değeri düşüyor gözünde. Bir bakışla yıkılıyor bütün düzeni. “Ben başka türlüsünü değil, ancak zehirlenmiş bir hayatı yaşayabilirdim” diyor. Bu cümle kitabın özü gibi. Sanki baştan kabullenmiş acıyı. Mutluluk ona göre değilmiş gibi. Hayat zaten zehirliymiş gibi. Baykuş derler ya bilge kuş diye. Ama bu baykuş kör. Görmesi gerekeni görmüyor. Ya da fazla görüyor da dayanamadığı için karanlıkta kalmayı seçiyor. Anlatıcı da öyle. Farkında her şeyin. Ama o farkındalık iyileştirmiyor. Aksine, canını
Alıntı
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
9/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2019 54. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2019 09:31
Sadık Hidayet'in "Kör Baykuş" adlı eseri, Türk edebiyatının önemli eserlerinden biridir ve modern hikayeciliğinin en dikkat çekici örneklerinden sayılır. Kör Baykuş bir ben anlatıcı tarafından yazılmıştır ve çok katmanlı bir anlatım tarzı vardır. Anlatıcı, hem kendi içsel dünyasında bir yolculuğa çıkar hem de çevresinde olan biten olaylarla sürekli bir hesaplaşma içindedir. Romanın ana karakteri, bir zamanlar çok sevdiği ve kaybettiği bir kadına duyduğu derin aşkla, onun anılarını sürekli kafasında tekrar eder. Bu kadının ismi kitap boyunca net bir şekilde açıklanmaz, ancak ona olan bağ ve özlem, romanın en önemli duygusal çekirdeğidir. Sürekli bir yalnızlık ve çaresizlik hissi içindedir. Hikayede, anlatıcının rüyaları ve gerçeklik arasında gidip gelmesi, gerçek ile hayal arasındaki sınırların kaybolmasına yol açar. Kör baykuş, anlatıcının kendi içindeki karanlık tarafı, bilinçaltını ve suçluluk duygularını simgeler. Baykuş, aynı zamanda yalnızlık ve karanlıkla ilişkilendirilen bir sembol olarak ortaya çıkar.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma

Yazar Hakkında

Sadık HidayetYazar · 27 kitap
Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet