Giriş Yap

Sadık Hidayet

Yazar
Çevirmen
8.0
8,6bin Kişi
29,1bin
Okunma
1.724
Beğeni
50,9bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet
Unvan:
Düzyazı ve kısa hikaye yazarı
Doğum:
Tahran, İran, 17 Şubat 1903
Ölüm:
Paris; Fransa, 9 Nisan 1951
Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
95 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kör Baykuş
"Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar." Daha ilk cümleyle ön yargımın kurbanı olduğumu anladım. Kısa diye okumayı tercih ettiğim kitap daha ilk cümleden ruhuma dokunmayı başarmış, kalbimin bam teline basmıştı. İşte hayatın en çok bu yaraları bizi hasta eder. Kanser hücresi gibi yayılır ve biz ne yaparsak yapalım acı yok olmaz hatta hafiflemez. 90 sayfayı okumak benim için işkence; bir o kadar da edebiyatın en leziz diliminden bir parça tatmak gibiydi. Kitapta altını çizemedim hiçbir satırın. Çünkü bu kitap için bütün sayfaları çizmem gerekiyordu. Yapamadım. Keşke bir sihirli değneğim olsa da herkese okutturabilsem. Sadıt Hidayet. İnsanın bedeninin et yiyecek şekilde yaratılmadığını belirten Hidayet, bir cinayetle başlar kitaba. "Hayatım bana çok gayritabii, çok silik ve inanılmaz görünüyor, şu anda kullandığım kalemdânı süsleyen resim gibi." Bu resimdeki güzel kadını öldürmüştür, parçalamıştır, gömmüştür ve yok etmiştir. Çünkü o bir ruh ölümüdür, ıstırap çektiren bir acıdır. Yok etmek; dünya üzerinden o duyguyu o kokuyu silmek ister. Onun bu hayatta tek korkusu vardır ve şöyle der: "Lakin tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan. Kendimi daha iyi tanımak istiyorum. Ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir." Kör bir baykuştur gölgesi. Baykuşuyla tanışmak ve onunla iyi anlaşmak ister. Onun varlığını sadece gaz lambasından duvara yansıyan karaltı olarak düşünür çünkü. Tanıyamaz. Kendine yabancıdır ve kendini kendine tanıtmak ister. Saygılıdır. Nefret ettiği karısından "kahpe" diye ama ona sütannelik yapan "kahpe"nin annesinden daima karımın annesi diye bahseder. Kasabın bahçede hayvan kesmesine dayanamaz. Aldatılır. Hastalanır. "Bir servi çizilmiş, dibinde Hint fakirlerine benzeyen, kambur bir ihtiyar oturuyor, bağdaş kurmuş, bir abaya sarılmış, başında bir sarık ve sol işaret parmağını ağzına götürmüş, bir şaşkınlığı anlatır gibi. İhtiyarın karşısında uzun, siyah entarili bir genç kız raksediyor yadırganan hareketlerle. Kız, bir bayader belki, ihtiyarın karşısında raksediyor. Elinde bir gündüzsefası. İhtiyarla kızın arasında bir dere var." Kambur ihtiyar, siyah entarili kadın, sütanne, kahpe, mezarcı.. Hepsi hayatın bir yapboz parçasıdır. Hem var ama hem yoklardır. Hayatın bir timsalidir. Belki hiçbirini tanımıyoruzdur belki de hepsi aslında bizizdir. Metin her ne kadar kurmaca olsa da Sadık Hidayet bir nevi ölümünün provasını yapmıştır Kör Baykuş’ta yazdıklarıyla. Sadece kendini tanımaya çalışmıştır çünkü. . "Sadık Hidayet’in ölümünü çok yakın arkadaşı şu şekilde anlatır; Paris’te iken günler süren hava gazlı bir ev arayışı oldu. Nihayet aradığı evi bulmuştu. 9 Nisan 1951 tarihinde evine kapandı. Havanın çıkacağı tüm delikleri kapattı ve gaz musluğunu sonuna kadar açtı. Bir gün sonra ziyarete gelen arkadaşı onu mutfakta yerde yatarken buldu. Kafka gibi ölmeden önce eserlerini yakmıştı ve bunlarda kül olmuş şekilde yanı başında duruyordu. Sadık Hidayet bu intiharı için çok güzel giyinmiş ve traş olmuştu. Cebinde de parası vardı." -9 Nisan, Cumartesi
·
5 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14