Allah'a Borç Veren Adam (Kur'an-ı Kerim'in Romanı - 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2790
Gösterim
Adı:
Allah'a Borç Veren Adam
Alt başlık:
Kur'an-ı Kerim'in Romanı - 2
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197431
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
"Allah'a saygısızlık, peygamberlere haksızlık ediliyordu; susamazdım."

İslam'ın değişmeyen tek kaynağı Kur'an'ın, Erdal Demirkıran tarafından kaleme alındığı, 'Kur'an-ı Kerim'in Romanı' serisinin ilk kitabı 'Azrail'in Secde Ettiği Adam'ın devamı olan 'Allah'a Borç Veren Adam' isimli eser okuyucusuyla buluşuyor.

İslam'ın zor sorularına, Yaratıcı'nın kelamıyla cevap vermeyi hedefleyen 'Allah'a Borç Veren Adam' bir nevi noter kitap olma özelliği de taşımaktadır. Zira dünyanın en akıllı insanı 'akıl dini' olan İslam'ı, akıl süzgecinden geçirince bütün taşların yerine oturduğunu ispat ediyor. Referansı salt Kur'an olan bu eser;

Irklar nasıl oluştu?
Adem'in çocukları evlendi mi?
Alınyazısı değiştirilemiyorsa bu sınavın anlamı nedir?
İslam erkekten yana mı?
Kur'an neden Arapça indi?
Uydurma hadis nasıl anlaşılır?
Allah 'Kimse bilemez!' dediği halde, kıyamet alametleri bilinebilir mi?
Miraç'la Kadir Gecesi aynı mı?
Kur'an'dan başka değişmeyen kaynak var mı?
Mehdi ve Mesih gelecek mi?
Mucizeler gerçekten de mucize mi?
sorularının da içinde bulunduğu binlerce cesur soruya Allah'ın ayetleriyle cevap vermektedir. Kısacası bu kitap yüksek dozda Kur'an içermektedir.
528 syf.
·Beğendi·10/10
Din konusundaki doğru bildiğimiz yanlışlarımızı, hiç çekinmeden anlatan süper bir kitap. Gerçekten bu anlatılanlar doğru mu diye tereddüt de kalsamda ve o tereddütler hala olsa da bir çok bilgi sahibi oldum. Bu kitaptaki bilgileri etrafımdaki insanlara anlatınca biraz ters tepki gördüm. Şimdiden uyarayım. :-) Okumanızı içtenlikle tavsiye ediyorum. :-) :-)
528 syf.
·6 günde·5/10
Bu eseri ikinci kez elime aldım. İlkinde 90 sayfa okuyup bırakmıştım. O zamanlar aynı düşünce yapısına sahip olduğum ve aynı cevapları verebileceğim için yarım bırakmıştım.

İkinci kez elime aldığımda ise o zamanki düşüncelerimin büyük çoğunluğu değişmiş ve her türlü fikre karşı ön yargılarımı biraz daha törpülemiştim. Dolayısı ile uzun süreli ilahiyat eğitimimin üzerine farklı bir fikir olması için eseri bir kez daha elime aldım.

Erdal DEMİRKIRAN uzun süredir takip ettiğim, kısmende tanıdığım bir isim. Özellikle kişisel gelişim alanındaki çalışmaları, gençlere vizyon ve özgüven aşılayan çalışmaları ile fazlaca saygıyı ve evvelde fazlaca sevgiyi hak eden bir isim.

Bahse alacağımız esere gelince; eser, baştan sona bir roman havasında geleneksel islam inancına bir alternatif ve muhalefet amaçlı kaleme alınmış. Özellikle hurafeler ve irtica olarak temellendirilmiş, kral tanrı imajıyla aktarılıp, dönem teknolojisi ile değerlendirilip adeta Allah kadar hakikat kabul edilen tabulara karşı savaşan müthiş bir eser.

Lakin, Erdal hoca, maalesef ki kişisel gelişim alanındaki uzmanlığının diğer alanlarda da geçerli olduğunu ya da düşünsel anlamdaki fikirlerinin her alanda dolu ve etkili olduğunu fazlaca düşünmüş ki eserdeki fikirlerini sebebi nüzulü ile alakasız örnek ayetler ile desteklemiş. Üstelik yorumunu arapça üzerinden yapmaya çalışırken bir türk gibi düşünerek algı yanlışlarına mağlup olmuş.

Mesela, ayetin ayeti tefsiri meselesinde, hurufu mukattaada ki harflerin başka bir süre adını işaret ettiğini böylece işaret edilen süre ile hurufu mukattaanın geçtiği süre arasında bir bağlantı olduğunu söylüyor. Maalesef ki hoca, elindeki kuranda bulunan süre isimlerinin, Allah kelamı oladığını dolayısı ile çok sonra sürelere konduğundan habersiz.

Hocanın eserde ki kurgusu gayet üst seviye iken dini konulardaki bilgisi bir o kadar alt seviye. Ve çeliştiğini bilemeyecek kadar da islam sistematiğe yabancı.

Yine mesela: bir yerde كان fiilimsi’sini idi ve oldu anlamlarına geldiğini söylemiş. Bu doğru bir bilgi fakat hoca bu anlamların verilmesi için cümledeki işlevine göre anlam kazandığından habersiz.

Daha bir çok gramer eksikliğinden kaynaklı çarpık yorumlarının yanında, mitoloji ile kuranı yorumlamaya karşı olmasına rağmen, azraile can verip dile getirmiş ve bir insan gibi kuranı özellikle ademin ilk insan olmaması gerektiğini kanıtlamaya çalışmış. Bazen de yer yer gözümle gördüm diyerek ironi karıştırmış. Fakat en çelişik kısmı ise hoca mecazi olarak kurandan şifreler başlığı altında ömer çalakıla pas veriyor. Ve maalesef elindeki kuranın tevatür rivayet olduğundan ve Ali KÖSE’nin ifadesi ile elindeki kuranın Türk kuranı olduğundan da habersiz.

Hoca, fundamentalist usulle başladığı yorumlamalara, batını yorumlarla son vermiş. Üstelik bunu her iki usulü de eleştirerek yapmış.

Müşahhas bir tanrıyı reddederken müşahhas batini varlıklar yaratmış. Üstelik literal okumanın yanına spiritüel yaklaşımlar katarak, leveli geçmek için neredeyse her tuşa basmış.

Yine hoca eserinde, İslam dininin ulumundan olan siyer, hadis usulü, hadis, fıkıh usulü, fıkıh, tefsir usulü, tefsir, kelam hatta tasavvuf ve ahlak felsefesi alanlarına da el atmasına rağmen bir çoğundan habersiz olarak, maalesef isabetsiz yorumlar yapmış.

Bu durum kendi ifadesiyle “Bir tarih öğretmeninin ameliyata girmesi” gibi yersiz ve hakikatsiz bir sonuç doğurmuş. Dolayısı ile istemeyerekte olsa bizleri kitaba 5 puan vermek mecburiyetinde bırakmış.

Bir kısım arkadaşlar acımasızca eleştirdiğimizi düşünebilirler, bu da onların hassasiyetinden ve samimiyetinden kaynaklı bir doğallıktır. Lakin malum eseri sonuna kadar okuyup, hocanın sözünü bölmeyerek tüm nezaketimi gösterdiğimi de hatırlatmak isterim.

Değerlendirmeye son verirken tekrar etmekte fayda var; Eserde hurafelere karşı taktir edilesi müthiş bir çaba var fakat bu has denge ayarlanamayıp, literal, batini, zahiri, modernist ve fundamentalist olmak üzere kozmopolit bir hal almış. Yine belirtmeliyim ki Erdal Hoca çok çok değerli bir isim fakat din alanına yabancı. Bu sebeple kendisine saygım sonsuz fakat kendi alanında kalması gerektiğini düşünüyorum.

Saygı, sevgi ve muhabbetle...
528 syf.
·Puan vermedi
Bu kitap sanıldığı gibi dinden çıkarmaya yönelik değil. Aksine daha da bilgilendirici.
Mesela Adem (a.s) ilk insan değilmiş. Onu öğrendim...
Daha bir sürü gerekli bilgi...
528 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap "Azrail'in Secde Ettiğ Adam" adlı eserin devamı ...
Kur'an ayetlerini anlatan, esas kaynak dururken insanın öğrenmekten ziyade, ister gerçek ister hurafe olsun söylenenleri kabul edişini ve hadislerin ayetlerin önüne geçmesini, bir çok konuyu ders niteliğinde açıklayan, neden sorgulanmadan kabul edildiğini soran ve ayetlerle cevap veren ölüm meleği Azrail ile Golgota arasında geçen bilgilendirici bir eser olmuş...

Yazar tüm insanlara kaynağın adresini tekrar hatırlatmak istemiş bu eserinde...

Kitabın ismine gelince; Kur'an-ı Kerim'de ki ayetlerden almış ...
Hadid 18, Teğabün 17, Müzemmil 20, Bakara 245, Hadid 11...
Sıkılmadan merak ve keyif ile okudum...
Üçüncü kez okuyacağım inşallah. Bildiğiniz tüm her şeyi unutun. Yeni bir sayfa açın. Yeniden inanın. Bizler taklidi iman yapmışız demekki şuana kadar diyeceğiniz bir kitap.
528 syf.
·Beğendi
Kitap muazzam bi kitap kuran-i kerimi nasıl incelenmesini en iyi şekilde bu kitapta ve azrailin secde ettiği adam kitabında anladım. Kitapları bitirdikten sonra şunu anladım ben aslında indirilene değilde babamın dinine inanmışım. Bence önyargıya girmeden okunulması gereken kitaptır
528 syf.
·Beğendi·8/10
Erdal Demirkıran ın okunması gereken bir kitabı. Baştan sona kadar bildiğiniz doğrularınızı kenara bırakın ve kendinizi kitaba teslim edin . Ben güvenerek okudum . Çünkü yaptığı açıklamaları kanıtlayarak tescilliyor . Farkındalık yaratıyor . Okumak şart . En azıdan bir şans verip bakmanızı tavsiye ederim ...
528 syf.
·Puan vermedi
Katılmadığım birkaç görüşü olsa da zaten yazar kendisi de kitabın başında yazılanların kendi görüşü olduğunu ve herkesin kendi doğrusunun olacağını dile getirdiği için bunu eleştirme hakkımız ortadan kalkıyor. Ancak objektif bir bakış açısıyla okunursa genel itibariyle pek çok doğruyu içinde barındıran bir kitap.
528 syf.
·32 günde·Puan vermedi
Okuduklarınız sizi Derinden sarsabilir. Böyle olabilir mi sorusunu her satırda sorabilirsiniz.
Tabularınız yıkılabilir. Birkaç kere okunup üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken satır başları mevcut.
528 syf.
·6/10
Kuranı kerimden ayetlerle çok güzel bir üslupla roman yazmış yazarın yorumuna karşı görüşteyim ama cuma namazı ve tatilini, zekati ve islamin kadına verdigi değeri anlatan Can alan Azraille can veren yazara bir kısım tesekurediyorum.
528 syf.
·5 günde·3/10
Yazar eserinde çeşitli dini sorular ve olaylara ayetler kullanarak alışılmışın dışında cevaplar veriyor ve okuyucuyu şaşırtıyor. Bir dini kitabı yine bir roman şeklinde kitap haline getiriyor. Sürükleyici bir roman. Ancak yanlışları da bulunmakta.
528 syf.
·Beğendi·10/10
#sadeceaptallar8saatuyur adli #kitap ile tanistim #erdaldemirkıran ile; #erdalhoca mükemmel bir ögretmen benim gözümde, cünkü bir çocugun anlayabilecegi sekilde hikayelerle veriyor #kişiselgelişim -i. Yillarca din hakkinda kaleminden cikacak birkac söz beklerken #azrailinsecdeettigiadam adli kitabi cikti. #kashnakitapağacı ailesiyle birlikte öyle seyler yazmislardi ki; #kuranikerim hakkinda dusundugumuz ama söylemeye korktuklarimiz buradaydi ve yazdiklari sayesinde KORKMAYI BIRAKIP, OGRENMEYE VE SEVMEYE BASLADIK. #kuranikeriminromani üst basligiyla cikan ikinci eser olan #allahaborcverenadam ; yine mükemmel bir tasarima sahip. Takip edenler bilir; Erdal Bey'in her kitabinda ayri bir süpriz vardir. Bu seferde öyle bir tasarim yapmiski; gördügünüz an #dinieser oldugunu anliyorsunuz. #kitapmuhabbeti #okumayadavet #kitaparkadasim Din hakkinda yorumlar duymayi sevmeyen bir toplum olsakta; eminim okuyan herkesin begenecegi epey kisima sahip. Sevmedigimiz halde; bize o kadar hitap eden bolumleri cikiyor. #keyifli okumalar..
İnsanlar Kur'an okuduktan sonra ' Sadakallahülazim' der ancak bunun 'Azim olan Allah doğru söyledi.' anlamına geldiğini bilen insan sayısı neredeyse yok denecek kadar azdır.
Mesela kabak yemeğini sever insan ama tutup da kabakla yatmaz, oturur efendi efendi yer onu! Mesela birini sever insan ama ona aşık olmaz, sadece tutulur! Mesela kendini sever insan ama oturup kendine tapmaz, sadece aşık olur! Ancak Allah'ı severse insan, O'na ne aşık olur ne tutulur ne de onunla sevgili olur; O'na sadece tapar.
Bak delikanlı, diyelim ki sakat doğdun; bacakların, kolların, kulakların ya da gözlerin yok! Bu 'olmayanlar'ın kime kıyasla eksiklerindir? Elbette ki diğerlerine ... O halde çoğunluğun ne yaptığı ile değil senin neler yapabileceğin ile ilgilen. Diğerlerine benzemek zorunda değilsin. Sen işini yap! Mevcut kumaşla ilgilen. Ne kadar eksik doğarsan doğ, nefes aldığın sürece tamsın demektir.
Azrail beklenmedik bir şey sordu:
-Sence Peygamber (as) şu anda hayatta olsaydı cami duvarlarındaki adının, ALLAH lafzıyla yan yana ve aynı seviyede olmasına izin verir miydi Golgota?
Ve Allah kendini anlatırken hiçbir kitabında, hiçbir kökten gelmeyen, ilk defa Kur'an'da zikredilen, türememiş, kendisinden de hiçbir kelime türetilmemiş olan 'Allah' lafzına dair ' Sen ALLAH nedir, bilir misin ?' diye de sormuyor çünkü bizim O'nun ne demek olduğunu kavrama becerimiz yok! Allah'ı bilemeyiz ancak özelliklerinden hareket ederek O'nun yaptıklarını hayal edebiliriz .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Allah'a Borç Veren Adam
Alt başlık:
Kur'an-ı Kerim'in Romanı - 2
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197431
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
"Allah'a saygısızlık, peygamberlere haksızlık ediliyordu; susamazdım."

İslam'ın değişmeyen tek kaynağı Kur'an'ın, Erdal Demirkıran tarafından kaleme alındığı, 'Kur'an-ı Kerim'in Romanı' serisinin ilk kitabı 'Azrail'in Secde Ettiği Adam'ın devamı olan 'Allah'a Borç Veren Adam' isimli eser okuyucusuyla buluşuyor.

İslam'ın zor sorularına, Yaratıcı'nın kelamıyla cevap vermeyi hedefleyen 'Allah'a Borç Veren Adam' bir nevi noter kitap olma özelliği de taşımaktadır. Zira dünyanın en akıllı insanı 'akıl dini' olan İslam'ı, akıl süzgecinden geçirince bütün taşların yerine oturduğunu ispat ediyor. Referansı salt Kur'an olan bu eser;

Irklar nasıl oluştu?
Adem'in çocukları evlendi mi?
Alınyazısı değiştirilemiyorsa bu sınavın anlamı nedir?
İslam erkekten yana mı?
Kur'an neden Arapça indi?
Uydurma hadis nasıl anlaşılır?
Allah 'Kimse bilemez!' dediği halde, kıyamet alametleri bilinebilir mi?
Miraç'la Kadir Gecesi aynı mı?
Kur'an'dan başka değişmeyen kaynak var mı?
Mehdi ve Mesih gelecek mi?
Mucizeler gerçekten de mucize mi?
sorularının da içinde bulunduğu binlerce cesur soruya Allah'ın ayetleriyle cevap vermektedir. Kısacası bu kitap yüksek dozda Kur'an içermektedir.

Kitabı okuyanlar 174 okur

  • Tanınmamış Yazar
  • Serhat fidan
  • Yavuz
  • İsmail hakkı korkmaz
  • Seyfullah YAZLA
  • Fırat özdemir
  • Busracim
  • Mürekkepli Zıkkım
  • Fırat Çadırcı
  • Batuhan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%10.5
18-24 Yaş
%31.6
25-34 Yaş
%5.3
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%21.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.1
Erkek
%58.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.3 (22)
9
%16.1 (9)
8
%7.1 (4)
7
%8.9 (5)
6
%8.9 (5)
5
%3.6 (2)
4
%0
3
%3.6 (2)
2
%3.6 (2)
1
%8.9 (5)