Gece yarısı sessizlikte bir inilti,
Üst kattan gelir, dikiş makinası sesi.
Huzur arar herkes uykusunda
Senin işin mi bu, gecede sabah aramakta?
İğne şarkı söyler, kumaşlar dile gelir,
Ama komşu, sabrımız sende tükenir
Gece vakti olmaz bu işin yeri,
Bırak artık dikişi ver herkesin huzurunu geri
Yorgan dikerken, üstümüzde uyku kaçar,
Sessizlik istiyoruz, sabrımız taşar.
Dikişini sabaha sakla, komşu kadın,
Geceye biraz olsun huzur bırak, olmaz mı yarın?
......... ben ilerleyen yaşlarımda sadece futbol alanında değil yaşamın her köşesinde, her bucağında, her alanında ve de hemen her fırsatta, herkesin birbirine "gol" atmak için canını dişine taktığını; bazılarının göstere göstere, çoğu kez ise kimseye çaktırmadan arkadan çelmeleyerek "gol"ü önlediğini görecek, duyacak ve öğrenecektim.
Herkes uyuduktan sonra başlıyor gökyüzünün sessiz feryadı. Bugün dolunay, sanki gecenin bağrına saplanmış altın bir hançer. Işığında sanki teselli değil hesaplaşma var. İnsan, her şeyin bu kadar parlak olduğu bir gecede anlıyor kendi içindeki karanlığın derinliğini...
Zamanın unutkan bağrına, tarihin kırılmaz kalemiyle yazdığımız bir yemin var bizim: Türk’ün hürriyet yemini.
Bugün 28 Mayıs. Bugün; doğunun ufkunda ilk kez parıldayan demokratik ve laik bir