Yazar
Tahsin Yücel

Tahsin Yücel

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.1
11,2bin Kişi
40,4bin
Okunma
329
Beğeni
15bin
Gösterim
Unvan
Türk Öykü ve Roman Yazarı, Denemeci, Eleştirmen ve Çevirmen
Doğum
Elbistan, Kahramanmaraş, Türkiye, 17 Şubat 1933
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 22 Ocak 2016
Yaşamı
Hayatı Kunduracı olan Ahment Yücel'le Nuriye Münevver Hanım'ın oğludur. İlköğrenimini Elbistan Gazi Paşa İlkokulu'nda tamamladıktan sonra 1945'te İstanbul'a gelmiştir. 1953'te Galatasaray Lisesi'ni, 1960'da da İÜEF Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Fakülteyi bitirdikten sonra, İstanbul'da kalmayı tercih etti ve 1969'da doktorluk, 1972'de doçentlik, 1978'de de profesörlük ünvanlarını aldı. 2000 yılında emekliliğe ayrıldı. Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı. İlk öyküsü olan ¨Dert Çok, Hemdert Yok!¨, bir derlemede (Yeni Hikâyeler 1950) yayımlandı. Daha sonraları Varlık, Seçilmiş Hikâyeler, Yeryüzü, Beraber ve Mavi gibi dergilerde öyküleri yayımlanmaya devam etti. Bu dönemlerde; kullandığı yalın dil, kullandığı modern sözcükler, Anadolu insanına yaklaşımındaki tutarlılık ve anlatımındaki ustalık dikkat çekti. Behçet Necatigil gibi isimlerden yorumlar aldı. Uçan Daireler, Haney Yaşamalı ve Düşlerin Ölümü adlı öykü kitaplarını yayımlayarak kariyerine devam eden Yücel, bu kitaplarda kendi geçmişinden bazı öğeler kullandı. Bunları ele alırken oldukça karamsardı; ancak daha sonraları bunu dönemin akımlarından etkilenerek yaptığını belirtmiştir. Bu kitaplarla daha çok tanınmaya başladı. 1970'li yıllara gelindiğinde, öncelikle "Yaşadıktan Sonra" ve "Dönüşüm" kitaplarıyla, daha sonra da "Vatandaş ve Ben" ve "Öteki" kitaplarıyla tarzında bir değişiklik gözlemlendi; daha derin kişilikler yaratıp, ¨çevreyle¨ daha az ilgilenmeye başladı. Bu kitaplarıyla karışık yorumlar alan Yücel, kariyerine Komşular adlı kitabıyla devam etti. Bu kitabın konusu, diğerlerinden farklı olarak, insanların politika hakkındaki görüşlerinin eleştirisiydi Fethi Naci, bu kitabındaki bir öyküsünü bir başyapıt olarak değerlendirdi. Tahsin Yücel aynı zamanda bir romancıdır. Romanları (Peygamberin Son Beş Günü, Mutfak Çıkmazı, Bıyık Söylencesi) genel anlamda, halka karşı ironik eleştiriler barındırır. Bunlardan Peygamberin Son Beş Günü fazla solcu bulunduğundan dolayı politik anlamda da eleştiriler almıştır. Öykü ve roman dışındaki eserlerine bakıldığında, Yazın, Gene Yazın ve Tartışmalar adlarında iki deneme kitabı görülür. Bunlardan ilki, genellikle kendi hayatından alıntılar içerirken, ikincisi, dilsel konuları alan polemikleri konu alır. Aynı zamanda, Türkiye'ye göstergebilimi tanıttığı çalışmaları da vardır. Yurtiçi ve yurtdışında ses getiren yazınsal incelemelerinin yanı sıra, hatrı sayılır çevirileri de vardır. Öykülerinden bazıları, İsveççe ve Fransızca'ya çevrilmiştir.
Hangimizokur
Kumru ile Kumru'yu inceledi.
308 syf.
·
4 günde
·
7/10 puan
Tahsin Yücel~Kumru ile Kumru 308 syf Kitabın ismi Kumru'dn önce doğan ve nüfus cüzdanı alınan ablasının ölümüyle nüfus kağıdını artık ikinci Kumru'nun kullanması ile başlar.. Aslında bu uygulama Anadoluda o kadar yaygın ki aileler ölen kişinin kaydını iptal etmez ve doğan çocukların daha önce alınan nüfus cüzdanını ismi kullanımı devam eder. Kumru çocuk gelin güzelliği dile destan İstanbul'dan Pehlivan lakaplı bir adama başlık parası ile verilmesi. Daracık bir kapı dairesinde Pehlivan ikiz çocukları Sultan ve Hakan ile İstanbul da hayata tutunuşları. Kumru hem çocuk hem anne hem yoksul hem de okuma yazması yok gündeliğe gittiği evler de ve o evlerin hanımlarından öğrendikleriyle yavaş yavaş uyku açılmakda. Köy insanı Kumru kentli yaşam karşısındaki şaşkınlığı ayak uyduruşu bir zaman sonra gündeliğe gittiği ve en sevdiği hanımlarından Tuna hanımın "buzdolabına"sevgisi hayranlığı sırf aynı buzdolabına sahip olmak için kendini hırpalayışı. Kumru ne eder eder buzdolabını alır ufacık kapıcı dairesine koca dolap getirilir ve sonra başka bir dert buzdolabının içi de Tuna hanım gibi doldurulmalıdır aksi mutsuzluk, aksi huzursuz Kumru. Bir buzdolabının içini Tuna hanım gibi varlıklı biri doldurmak da kolay değil. Daha çok gündeliğe gider Kumru buzdolabının içini Tuna hanım gibi "Migros dan doldurur başka bakkallardan da buzdolabının içini doldurmayı teklif eden Pehlivana karşı gelir aynı üründe olsa #Migros dan alınandan başka ürün buzdolabına sokmaz. "Buzdolabı"hevesi geçince "televizyon" derdi başlar Kumru'nun Pehlivan Kumru'yu mutlu etmek yıllar önce yemin verip ayrıldığı işine, karmaşık ve kanunsuz işler yapan İsmail abisinin yanında tekrar işe başlar. Kumrular böylece kapıcılık yaptıkları binada bir üst daireye taşınır İsmail abileri her türlü ihtiyaçlarını alır her eşyaları vardır Kumru artık ne o köy insanı ne o gündelikçidir. Sürekli heves ettiği aklına koyduğunun peşinden koşar koşar da okurken fark ediyorsunuz mutlu değil Kumru mutlu değil. İkizlerdn Sultan Hakan'nın aksine engelli öğrenme güçlüğü var bu karmaşanın içinde Pehlivan ve Kumrunun hatta bazen Hakan'nın dahi yüreğinde ara ara kendini gösteren aynı hızla sona eren sızı. Dupduru Türkçe herkesin kolaylıkla okuyabileceği bir kitap. İyi okumalar
Kumru ile Kumru
8.0/10
· 753 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Hilal
Kumru ile Kumru'yu inceledi.
308 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Merhaba sevgili okur, Kumru ile Kuru,Tahsin Yücel ile tanışma kitabımdı. Severek okudum. Hakkında konuşacak çok şey var ve hangisinden başlayacağımı bilemiyorum. Yazarın, bazen zorlama gibi gelse de, dil kullanımını sevdim. Kitapta yer alan toplumsal ve siyasi göndermeler, eleştiriler gayet dozunda ayarlanmıştı. Kitabın kapak tasarımı içerikle çok uyumluydu. İnsan ilişkilerinin boyutu, duruma göre şekillenmesi oldukça çarpıcıydı. Çok sürükleyiciydi. Güzeldi vesselam. Bitirdiğimde adeta Türk filmi izlemişim hissi yaşadım. Üzerine konuşacak çok şey var efenim. Hayattan beklentilerimiz ve isteklerimizin ne kadarını gerçekten istiyoruz acaba? Yoksa toplumun ve çağın gözümüze soktuklarını istediğimizi mi zannediyoruz? Bir şeye ulaşmak mıdır kıymetli olan yoksa o şeye ulaşmak için kurulan hayaller ve gösterin çaba mı? Hayat zorluklarıyla mı güzel acaba? Kumru’nun bir eşyaya olan bağladığı eleştiriyoruz ama hangimizde yok bu durum? Bazı şeyler yokken daha güzel galiba. Bunca varın ve bunca yokun arasında kısacık bir ömür yaşamaya çalışıyoruz. Meryem ebe haksız mı peki? “Şu gök delinse de bir soluk alsam!” “Var” ımızdan da “yok” umuzdan da sıyrılıp bir nefes alabilsek keşke. Okumayı düşünenler hiç tereddüt etmesin efenim. Çok akıcı bir roman sizi bekliyor.Puanım: 8/10 efenim, herkese tavsiye ederim.
Kumru ile Kumru
8.0/10
· 753 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Gökçe Erdem
Yüz ve Söz'ü inceledi.
228 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Marx'ın devletsiz bir toplum düşüngüsüne tersine bir küreselleşme...
İskoçyalı yazar Lauderdale demiştir ki bireysel zenginliğin başladığı yerde ulusal zenginlik azalır.Bu konu ile birlikte 2000 yıllarında kaleme alınan sanattan siyasete,ekonomiden Avrupa Birliğine girme çabalarımıza,sosyo kültürel çıkmazlarımız ve 80'li yıllarından bugüne Türk toplumunun yaşamış olduğu tüm bu yaşananlara otobiyografik bir bakış açısıyla kendi şahsi fikirlerini paylaşmakta yazarımız;hem günlük bir köşe yazısı okuyor,hemde belleğimi canlandırıyor bu deneme.. Konular çok sık değişip sizi boğmuyor elbette.Çünkü devrin ANAP gibi DSP gibi Necmettin Erbakan'ın hapishane süreçleri gibi birçok ayrıntılı anlatımıyla kendince bakış açısıyla yazar Lauderdale'in dediği gibi kazanmış olduğu zengin bakış açısını taraflı olarak dile getiriyor.
Yüz ve Söz
6.9/10
· 17 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
15