1000Kitap Logosu
Amok Koşucusu

Amok Koşucusu

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

64 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 1 sa. 49 dk.
Adı
Amok Koşucusu
Orijinal adı
Der Amokläufer
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 9 Şubat 2019 · Karton kapak · 9786053329053
Diğer baskılar
Amok Koşucusu doktor olarak yardıma ihtiyaç duyan bir insana el uzatmanın vicdani yükümlülüğüyle kendi karmaşık duyguları arasında sıkışıp kalan bir adamın hikâyesidir. Hollanda Doğu Hint Adaları’nda görev yapan bir doktor, dara düşüp kendisine başvuran çok zengin bir kadının “yardım” talebini geri çevirir. Zira kadının mağrur ve hesapçı tavrı karşısında büyük bir öfkeye kapılmış, gururuna yenik düşmüştür. Ancak söz konusu olan insan hayatıdır. Kısa süre içinde pişmanlığın pençesine düşer. Kadına yardım etmeyi saplantı haline getiren doktor, Malezya halkında rastlanan bir nevi öldürücü delilik olan hummanın, amokun etkisi altına girer. Stefan Zweig (1881-1942): Roman, şiir, öykü, deneme ve oyun gibi farklı türlerde yetkin ürünler veren yazar, Viyana’da doğdu. Yaşamı boyunca Avrupa’nın hızlı değişimine tanıklık etti. 1913’te Salzburg’a yerleşti. 1934’te Nazilerin baskısı yüzünden bu kentten ayrıldı. Önce İngiltere’ye, 1940’ta da Brezilya’ya göç etti. 1942’de karısıyla birlikte intihar etti. Önemli denemeleri arasında Balzac, Dickens ve Dostoyevski’yi konu aldığı Drei Meister (1920; Üç Büyük Usta); Hölderlin, Kleist ve Nietzsche’yi incelediği Der Kampf mit dem Dämon (1925; Kendileriyle Savaşanlar) ile Casanova, Stendhal ve Tolstoy’la ilgili Drei Dichter ihres Lebens (1928; Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar) sayılabilir. Yazara ün kazandıran bir başka yapıtı Sternstunden der Menschheit’tır (1928; Yıldızın Parladığı Anlar). Zweig ayrıca Joseph Fouché, Marie Antoinette ve Mary Stuart’ın nesnelikten çok sezgiye dayanan biyografilerini yazmıştır. Çok sayıda yapıtı arasında Verwirrung der Gefühle (1925; Karmaşık Duygular) adlı bir öykü kitabıyla Ungeduld des Herzens (1938; Sabırsız Yürek) adlı bir psikolojik romanı da mevcuttur.
Fiyatlar

Okurlar

Kadın
% 73.6
Erkek
% 26.4
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
7.9
10 üzerinden
40,4bin Puan · 5341 İnceleme
64 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
“Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum… Neden bu kadar çok Zweig kitabı okumaya başladım, bilmiyorum...” Stefan Zweig okuyanlar bilir, Zweig'in bir kitabını okuyan kişi artık iflah olmaz ve bütün kitaplarını okumaya başlar. Adeta bir Amok Koşucusu gibi... Peki Amok koşucusu nedir? Hemen cevaplayayım, bir tür çıldırma durumudur. Bu tabir, bugün dünyanın her yerinde benzer cinnet olaylarında faili tanımlamak için kullanılır. Kökeni bir çeşit intihar saldırısı geleneğine dayanır. Amok koşucusu sonuna kadar savaşır sonunda savaştığı şey uğruna ölür. Hem ülkemizde, hem de dünyanın pek çok yerinde, bir dizi insanı öldürüp ardından kendisini öldüren insanların haberlerini sürekli duyuyoruz/okuyoruz. İşte bunların hepsi birer amok koşucusu. Bu durumun aktörlerinden, şayet hayatta kalanlar varsa, ifadeleri de genelde şöyledir; “Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum…” İşte amok koşucusu da böyledir. Bir çıldırma haliyle harekete geçer. Kendisinin gücü kalmayacak ve artık düşüp ölecek hale gelene kadar karşısına çıkan her şeyi yok etme eğilimindedir. Esasen yazarımız Stefan Zweig da bir amok koşucusudur. Yaşamına intihar ederek son verdiğini düşünürsek, kısmen de olsa yazarın da bir amok koşucusu olduğunu söyleyebiliriz.
Amok Koşucusu
7.9/10 · 160,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
64 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
Çokça inceleme vardır bu kitap hakkında eminim, çokça okunması bu kitabın, ne güzel. Bense bir anda başladım ve bir anda bitti Amok Koşucusu. Bitti ama ilk okuduğumuz satırlar olan " 1912 yılının Mart ayında Napoli limanında, gazetelerin hakkında oldukça kapsamlı , ama hayali unsurlarla süslenmiş haberler yayımladıkları tuhaf bir kaza meydana geldi." cümlesinin altında yatan o hikaye ve hikayeyi biliyor olmanın verdiği duygu bambaşka bir kalıcıkta. Çünkü bu kitabın okuyucuları olarak biz; o pek de konforlu olmayan kamarada yolculuk eden , yolculuktan çok sonra tuhaf bir kaza hakkında geçiştirilmiş satırları okur okumaz, gazete sayfasının arkasından ay beyazlığında bir yüzün, parlak gözlüğüyle bir hayalet gibi bize baktığını hisseden o beyefendiyiz. Artık bizde kitaptaki sırrın bir parçasıyız ve merak ediyorum, acaba bu sırrı doktorumuz gibi saklayabilecek miyiz?
Amok Koşucusu
7.9/10 · 160,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
80 syf.
·
4 günde
·
8/10 puan
Amok koşucusu..
Stefan Zweig’ın yine bir çırpıda okunan eserlerinden bir tanesi. Karakterimizin kapısını ansızın çalan bir kadının gururlu ve kibirli tavrı sebebiyle kendisinden istenilen yardımı yerine getirmemesinin pişmanlığıyla yaşadığı psikolojik buhranını anlatıyor temel olarak. Buradaki psikolojik buhranlar ve cinnet hali Amok Koşucusu olarak adlandırılıyor.Kitapta kadın karakterin ne kadar zor durumda olursa olsun gururundan ödün vermeyişi en sevdiğim kısımlardan biri oldu. Bu kısımda doktorun, sırf kendinden emin ve gururlu olmasından ötürü kadının yardım isteğini geri çevirmesi de o dönemde alışılagelmiş kadın varlığının güçsüzlüğü ve acizliği tasvir ettiğini gösteriyor bizlere. Kitapta öyle bir anlatım var ki doktorun kadına duyduğu aşk mı, anlamsız bir tutku mu yoksa kapısına gelen aciz birine yardım etme hırsı mı karar veremedim. Belki de hayatın anlamsız ve çelişkili olduğunu böyle göstermeye çalışmıştır. Ben kitabı okurken çok eğlendim okumak isteyenlere de tavsiye ederim.. Keyifli okumalar dilerimm
Amok Koşucusu
7.9/10 · 160,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
64 syf.
·
6/10 puan
Oldukça popüler olmasına rağmen beklentimi karşılamayan bir kitap okudum bugün... En baştan şunu söylemeliyim, konusu kötü değil. Bir saplantının sebep olduğu trajediyi ele alan güzel bir konusu var. Fakat sanırım ben beklentiyi yüksek tuttuğumdan biraz hayal kırıklığına uğradım. Kitapta hayatını insanları iyileştirmeye adayan bir doktorun, mesleği ve insani dürtüleri arasında yaşadığı ikilemden doğan dramatik olayları okuyoruz. Bir gün mesleğinde oldukça başarılı olan doktorumuzun kapısını oldukça zeki ve mağrur kadın çalar. Yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyen bu kadına vereceği cevapla doktorun hayatı tümden değişecektir. Peki kitabın adında geçen Amok Koşucusu ne anlama geliyor? Bir tür çılgınlık hali. Öyle bir hal ki, cinnet geçiren insanları tanımlamak için de kullanılır.Bir şeyi saplantı haline getirip sonuna dek onun peşinden giden, sonunda o uğurda canını bile kaybedebilecek olan kişidir de diyebiliriz Zweig'in pesimist kaleminden umutsuzluk, saplantı ve trajedi içeren bir hikaye. Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız, beklentiyi çok yüksek tutmazsanız, önerebilirim. İşte sizler için bu kitaptan seçtiğim birkaç alıntı : "Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim." "Söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz." "Güvenin şartı samimiyettir, kayıtsız şartsız samimiyet."
Amok Koşucusu
7.9/10 · 160,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
96 syf.
·
Puan vermedi
Doktor'a tavsiye :)
Hekimlerin kesinlikle okuması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biri. Bir doktorun duyguları ve profesyonelliği arasındaki git-gelleri anlatıyor. Hissettiği aşk kıvılcımından dolayı mesleğini gözardı ediyor. Her ne kadar mesleğini gözden çıkarsa da kriz anında metanetini koruyuşu ve yine profesyonelliğe ani geçişini çok güzel anlatmış. Hekimliğe dair güzel dokunuşlar bulmak hoşuma gitti. Gerçi mevcut durumda hekimler mesleği bırakmak için aşk kıvılcımı da dahil her hangi bir ateşleme bekliyorlar. Kesinlikle yatırım tavsiyesidir.
Amok Koşucusu
7.9/10 · 160,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.