Editör:
Faruk Duman
Tasarımcı:
Ayşe Çelem
Tahmini Okuma Süresi:
19 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
672
Basım Tarihi:
Haziran 2019
İlk Yayın Tarihi:
2007
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750701542
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2021 22:37
Öz Türkçemizi mükemmel şekilde kullanan Türk edebiyatı yazarlarımızdan Tahsin Yücel'in, okuduğum dördüncü kitabı oldu Yalan. Açıkçası zorlanacağım bir inceleme olacak benim için; o yüzden şimdiden sürç-i lisan edersem affola diyeyim... Kitaptaki ana karakterimiz Yusuf Aksu, ilk gençlik yıllarındaki tek dostu kekeme bir çocuk olan Yunus Aksu ile ortak ilgi alanlarında buluşur. Her iki çocuk da okumaya, ansiklopedileri karıştırmaya ve öğrendiklerinin üzerinde konuşmaya meraklıdırlar. Ancak Yusuf Aksu bir yerden sonra hayatına tek başına devam etmek zorunda kalır ve Yunus'tan ona üç şey miras kalmıştır; soyadı, bir parça kekemeliği ve dilbilimi üzerine ortaya attığı bir kuram! Yusuf Aksu hayatta yalnız kalınca tamamen toplumdan izole bir hayat yaşamaya başlar, ansiklopedilerine gömülür ve sıradışı bir kişiliğe bürünür. Uzun yıllar böyle yaşadıktan sonra karşısına çıkan birkaç insanla birlikte toplumda yer almaya başlar. Bu yeni girdiği cemiyet, kendisini gözünde öyle büyütür, öyle büyük bir bilim insanı olarak görür ki, biz tam da eserin burasında uzun bir kara mizah okumaya başlarız. Bana tıpkı Kemal Sunal filmlerini anımsattı bu bölümler. :) Tabii sosyalleşmekte güçlük çeken, arkadaşından kalan kuramı halen savunmaya çalışan, topluma ayak uyduramayan karakterimiz zaman zaman bizi hüzünlendirecektir de... Bu kitap bence dünya klasikleri arasında yerini almalı! Edebiyata ve dilbilime dair pek çok eleştirel bakış açısı sunan, kıymetli bir eser; benim nazarımda Dostoyevski eserlerinden farkı yok. Verilmek istenen mesaj daha az sayfa sayısıyla da verilebilirdi düşüncesindeyim ama okumaktan keyif aldım. Kitabın sonu da beklediğim gibi okuru şöyle bir silkeleyen cinstendi. Yüzleşme, farkındalık ve tokat gibi gerçekler... Tahsin Yücel okumaya bu kitapla başlamayın ama
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
Tahsin Yücel, Yalan
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2020 09:02
İyi bir sanat eseri, ortaya çıktığı tarihten bağımsız olmalıdır. Tüketildiği her dönem, onu tüketen bir karşılığını bulmalıdır kendi zamanıyla. Yoksa neden hala Dostoyevski okuyalım? Balzac'ın İnsanlık Komedyası'nı tek tek elimize aldığımızda, hayatımızdan birilerini bulmaz mıyız, hala, hem de iki yüz yılı yakın zaman geçmiş olmasına rağmen. Tahsin Yücel'de de bunu görebiliyoruz. Ben Tahsin Yücel ile yeni tanışıyorum. İlk olarak Aykırı öyküler eserini elime aldım. Her öyküsü, bana, kendi yaşamımdan farklı bir karakterle göz kırptı sanki. Sonrasında tüm kitaplarını da okuma isteğiyle, Peygamberin Son Beş Günü ve Yalan eserlerini okudum hızla. Hepsi güzeldi ama Yalan bana bu yazıyı yazdırıyor. Bir kere yazar çok içli dışlı olduğunu belli eder derecede Fransız edebiyatının -ki bir çok çevirisi de mevcut- ekolünü bizlere hissettiriyor eserlerinde. Bazen Balzac okuyor gibiydim(Balzac'ı Yücel çevirisinden okumamış olmam ile bu kıyaslamayı yapıyorum). Belki de bu yüzdendir, Yalan, içinde barındırdığı karakterleri ile kimi zaman çevremden, kimi zaman haberlerde gördüğümüz kesimden, kimi zaman akademisyenlerden birer parça sunuyor bize. Hiç yadırgamıyoruz bu karakterleri. Hayat hikayeleri bize yabancı gelmiyor. Kabul ediyoruz onların hayatlarını ve onlarla birlikte gerçeklerle yüzleşiyoruz biz de. Yücel hiç çekinmeden vuruyor yüzümüze bazı gerçekleri: "Tüm o herifleri başına getiren bu toplum tüm bunları kendi başına da becerebilir; gerisini bir gecede dikilen evin biçimi ve işlevi belirler; köşeler dönüldükçe çoğalıp yükselen apartmanları, şarkıları, oyunları, politikacıları, olduğu yerde, hiçbir şey düşünmeden, hiçbir şey görmeden, en önemlisi, hiç sıkılmadan, saatlerce oturan yaşlı adamlarıyla. Hiç sıkılmadan! Niye sıkılsın ki? Üstten alıp alttan vermek için düşünmek
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 00:45
Tahsin Yücel ,doğum yeri memleketim olan Elbistan.Öykü,roman,deneme yazarlıgi ,eleştirmen ve çevirmen kimligi ile tanınan,göstergebilim alanında uzmanlık yapmış akademisyendir.Daha önce çevirmenliğini yapmıs oldugu kitapları okumuştum ama 672 sayfalık Yalan adlı kitap,yazarla tanışma kitabım oldu. Beni tanıyanlar bilirler ki ben hacimli kitapları okumayi severim.Kitap konusuyla ve kahramanlarıyla sarıp sarmalar beni.Yalan adlı bu kitabın kahramanı Yusuf Aksu,Cemile,Cazibe Çelebi,Bayram Beyaz da unutulmazlar arasına girdi böylece.Şimdi de size Yalan adlı kitabın iceriginden bahsedeyim. Yazarın önöykü olarak sundugu bölümde Yusuf Aksu'nun ansiklopedilere olan düşkünlügü,okul arkadaşlarıyla ilişkisi anlatılırken kitabın temelini oluşturacak Yusuf Aksu'ya tansık(akıl yoluyla açıklanamayan ve bu yüzden de Tanrısal bir güc tarafından yaratıldıgına inanılan dogaüstü bir olay) gelen Yunus Aksu ile tanışması anlatılır.Yusuf ve Yunus birbirini çok iyi anlayan iki arkadaş olur.Yunus bir gün tarih dersinde dilin ortaya çıkmasından sonra yazının gelistigini anlatan hocasına karşı gelir ve tam tersini söyler.Önce piktogram(bir eşyayı,bir objeyi,resmetme yoluyla temsil eden semboller)denilen yazıya geçildigini yazıdan da zaman içinde eklenimli dile geçildiği kuramını savunur ve ispatlamaya çalışır.Buraya kadar yazdıklarımdan da diyebilirim ki Tahsin Yücel'in göstergebilim alanındaki bilgileri Yalan adlı eserine tamamıyle yansımış.Göstergebilim,yapısalcılık özellikle 20.yy dilbilimciligi ile taninmış Ferdinand de Saussure adlı düşünürün teorileriylede yakından alakadar oldugunu düşünüyorum.Her neyse bunlar ek bilgi olarak kalsın ben kitaptan bahsetmeye devam edeyim.(spoiler verdigimi düşunenler okumasın lütfen çünkü yazmak istiyorum gönlümce) Kitap ikinci bölume
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
Puan vermedi·672 syf.··
2019 14. kitabı
Yusuf Aksu ile Yunus Aksu'nun arkadaşlığı. Yusuf Aksu'nun ansiklopediler arasındaki kayboluşu anlatılır. Bir bakıma Dostoyevski'nin Budala'sındaki Prens Mişkin olur kahramanımız. Sivaslı Cemile ve Maçka'daki apartmanda çarşamba sohbetleri kitabı güzel kılan ögeler.
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
Yalan
Puan vermedi·672 syf.·
2020 97. kitabı
Tahsin Yücel’in “Dünyanın Tüm Sabahları” kitabını 1992 yılında okumasıyla Yalan’ı yazma serüveninin başladığını öğreniyorum. On yıl boyunca Yalan’la uğraştım diyor ve tabi bu on yıl süresinde de birkaç kitap yayımlıyor. Yalan, olay örgüsü bakımından bir önöykü ve üç bölümden oluşuyor. Önce kitapta Yusuf Aksu ve ailesini tanıyoruz. Ardından Yusuf Aksu’ya en iyi arkadaş olacak olan Yunus ile tanışıyoruz. Yusuf ve kekeme Yunus’un dost olması ve sonrasında Yusuf Aksu’nun hayatında başlayan yalan çemberi giderek etrafını sardığında bu koca bir çember halini alıyor. Yusuf’un hayatı ansiklopedilerden oluşurken hayatına giren Yunus’la birlikte biraz daha şekillendiğini görüyoruz. Yusuf’un gerçek hikâyesi Yunus ile birlikte başlıyor diyebiliriz. Kekeme Yunus’un derste ortaya attığı kuram yani insanların konuştuğu dil üzerine ortaya attığı kuramı Yusuf’u da etkiliyor. “Dil yazıdan önce değil, yazı dilden önce doğdu” Lise yıllarında ortaya atılan bu kuramı ansiklopedi okumaları yaparak iki arkadaş ileriye götürmek isterler fakat Yunus burada devreden çıkar. Bu kuram Yunus’un ardından yıllar sonra Yusuf Aksu’ya mal edilir. Yunus’un gidişi önce Yusuf’un gölgesi olur. Sonra zihni, düşünceleri, ortaya attıkları ve dudaklarından dökülen her cümle Yusuf’un bedeninde Yunus şeklini alır. Bir bedenin içinde Yunus mu yatıyor Yusuf mu diye düşündürür. Sayfalar boyu müthiş bir şekilde kimlik çatışması gözler önüne serilir. Yusuf Aksu’nun hayatı da, savunduğu kuram da böylece koca bir Yalan’a dönüşür. Bu bağlamda Yusuf Aksu romanın başından beri silik bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Ansiklopedileri okumasıyla insana muazzam bir bilgi şöleni sunsa da hayatında hiç dalından elma yememiş, çiğ köfte tatmamış ilginç bir karakter. Babasızlığını annesine sorduğunda annesinin onu
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
8/10
·672 syf.··
2020 32. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 14:15
Uzun soluklu bir okumanın ardından karşınızdayım. (uzun soluk 7 gün) Tahsin Yücel kesinlikle okumak istediğim, çok merak ettiğim ve nedense çok sağlam yazdığına inandığım bir yazardı öncelikle neden daha az sayfalı bir kitabını seçmedim de direkt ''Yalan''ı okumayı tercih ettim bilmiyorum ama bu virüs günlerinde evde kapalı kalınca kısa kısa kitaplar bitirmek yerine size günlerce bir kitap eşlik etsin istiyorsunuz sanırım, iyice psikolojimiz bozuldu ülkecek... Spoiler olacağını düşünmediğim zaten kitabın arkasında yazan cümleleri iletmek istiyorum öncelikle. Yusuf'un hayatına şahit oluyoruz çocukluğundan yaşlılığına kadar aslında Yunus'un hayatı mı demeliyim bilemedim. Daha çocuk yaşta yalnız yaşamayı tercih etmişken bir arkadaşınız tüm hayatınız olsa ve onu kaybetseniz yolunuza nasıl devam ederdiniz? Acısını ömür boyu unutmadan hayat bir şekilde devam ediyor mu derdiniz yoksa Yusuf Aksu'nun yaptığını mı yapardınız, hayatınızı ölen arkadaşınızın yerine koyarak mı devam ettirirdiniz? Çok sağlam bir kitap okuduğumu düşünüyorum başlarını bir çırpıda okudum sonra biraz durağanlaştı kitap hatta okurken fark etmedim ama şu an düşünüyorum da aynı şeyleri tekrar etmiş sürekli ama sonrasında yine açıldı ve bir çırpıda bitti. Ne söylesem kafa karıştırırım diye okumayanlar için yorumum bu kadar okuyan insanlarla uzun sohbet etmek istediğim bir kitap olduğunu belirteyim..
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
Puan vermedi
İstanbul’da bu kadar çok,bu kadar değişik kuş bulunduğunu bilmezdim,dedi kendi kendine.Ne bu böyle?Kuşların bayramı mı bugün?Nereden geldiğini bilmediği belki de insanlığın dil öncesindeki arılık dönemlerine bağlanan bir özlemle başı döndü.Aynı anda uçsuz bucaksız ve göz kamaştırıcı bir aydınlıkta kuş seslerinin aydınlığında buldu kendisini.
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
Puan vermedi·672 syf.··
2020 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2020 17:13
Söz konusu 672 sayfalık bir eser olunca haliyle söylenecek de çok fazla şey oluyor. Bu yüzden incelemenin biraz uzun olmasını öngörüyorum. Şimdiden sabrınız için teşekkür ederim. Öncelikle Yalan'ı okurken aklıma gelen daha doğrusu bana çağrıştırdığı iki kitaptan söz etmek isterim. Birincisi Martin Eden, ikincisi Cemi Meriç'in Jurnaller'i. Cemil Meriç Jurnaller'inde bir insanın aslında ne kadar kendisi olabileceğini tartışıyor, zira dünyaya geldiğimiz andan itibaren her zaman başkalarıyla iletişim halindeyiz, dolayısıyla dünya görüşümüz ve düşüncelerimiz ister istemez çevremizden etkilenmektedir. Ama biz sahip olduğumuz düşüncelerin tamamen bizim düşüncelerimiz olduğunu zannederiz. Mesela benim şahsi fikirlerim dediğim şeyler aslında okuduğum kitaplardan, izlediğim filmlerden, çevremdeki insanlardan, yaşadığım ülkeden... bir şekilde edindiğim bilgilerin, duyguların, görüşlerin... bir toplamı ve mezcedilmesi değil midir? Roman boyunca da Tahsin Yücel başkahraman Yusuf Aksu'nun kimlik bunalımını tasvir ediyor. Dışarı çıkmayan, sosyal hayatı olmayan ve sadece ansiklopedi okuyan kahramanımızın tek arkadaşı ve muhattap olduğu kişi Yunus Aksu'dur. Dolayısıyla Yusuf Aksu'yu aslında tamamen arkadaşı Yunus'un iç dünyası ve fikirleri oluşturmaktadır ki kitapta bu durum sıkça vurgulanmaktadır zaten. Kitabın sonlarında Yusuf Aksu yaşlıyken gitgide kendini Yunus'tan ayırt edemez hale gelmektedir. Kendisine şöhret kazandıran ünlü kuramı da aslında Yunus'un kuramıdır ve Yusuf Aksu bu kuramı tekrar etmekten başka bir şey yapmamıştır aslında. Cemil Meriç okuduktan sonra hiç kimsenin tamamen salt kendisi olamayacağı kararına varmıştım. Çevremizdeki he şey bizim üzerimizde az çok etki bırakır. Kahramanımız Yusuf da ömrünün tamamını(en azından bir zamana kadar) evinden çıkmadan
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
Puan vermedi·672 syf.··
Beğendi
·
2020 149. kitabı
"..sen de herkes gibisin: üstesinden geliyorsun da altından kalkamıyorsun, tıpkı benim gibi" #arkaraftakipokumaları ile ağustos ayında bu eseri okuduk. Grup okumasına uygun bir kitap zira üzerine konuş konuş bitmeyecek kadar güzel bir eser. Tahsin Yücel, 2002 tarihinde yayımlanan Yalan adlı bu eserinde ise romanın toplumumuzda hem yaşamda hem de akademide yer edinmiş olan intihal, aşırma, çalma sorununa bir eleştiri getirmiş ve öyle bir kurgu oluşturmuş ki tıpkı fotoğrafta gördüğünüz gibi bir ikilemde ilerliyoruz. Neler mi oluyor? Yunus bir anda Yusuf oluyor, Yusuf son anda Yunus oluyor. Hadi sen de! En sonunda en akıllı karakter bile kendinden bir tane daha görüyor, benzeri de değil aslında tam ama bu bir yalan mı, kandırmaca mı bilinmez... Her şeyin tesadüfi olduğunu düşünmek en kolayı ya her şey kurmacanın içinde bizim kandırmacamızsa? Kalabalık bir roman, ana karakterlerimiz hariç (Yunus karakterinin norm karakter sayılmasını reddediyorum) her biri norm karakter bence. Kitap gayet akıcı, kolaylıkla okunur, merak uyandırıcı, eğlenceli bir şekilde ilerliyor. Dilini diğer eserlerine rağmen çok sade buldum. Çok büyük bir eleştiri var bu eserde , küçüğünden büyüğüne, imanlısından imansızına herkesin payına düşüyor. Yalan söylemek ve o yalanın içine girip tamamen yalan bir hale gelmek. Yalanla birlikte gerçeği de unutmak... Aslında bu da siyaset, bilim, akademi, toplum, dinler hepsine karşı bayağı düşüncelerin ve yaşamın teşkilatı var. Roman, Yunus karakterinin küçük yaşta "dil mi yazıdan önce, yazı mı dilden önce oluşmuştur?" kuramına kendi yorumunu getirerek önce yaşandı sonra yazıldı diyerek kekemelik gibi imgelerle dilbilim, göstergebilim açıklamalarıyla başlayıp Yusuf karakterinin bu savı devam ettirmesiyle başlıyor. Yusuf Aksu karakterinin, Yunus karakterinin
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma
9/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2022 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 20:14
İç içe geçmiş, katman katman kendini açan bir roman #yalan Romanın baş karakteri Yusuf Aksu, küçüklüğünden beri her şeyi ilk kaynağına kadar inip öğrenmeye meraklı ve kendine yol arkadaşı olarak ansiklopedileri seçmiş, doyumsuz bir şekilde ansiklopedi okuyan ve muazzam belleği sayesinde okuduklarını unutmayan, farklı dillere meraklı birisi. Lise döneminde tanıştığı Yunus ile birlikte dil kuramları geliştiriyorlar, birlikte evrensel bir dil olabilir mi üzerine araştırmalar yapıyorlar ve kendi kuramlarına göre yazının sözden önce geldiğini ispatlamaya çalışıyorlar. Heyecanla yaptıkları çalışmalar Yunus'un beklenmedik intiharı ile Yusuf'un da hayatını değiştiriyor ve işte bundan sonrası beklenmedik bir şekilde öyle derin, kendini kendi içinde açan bir toplum eleştirisine dönüşüyor ki, her sayfada düşünce dünyasında zenginleştiğinizi hissediyorsunuz. Dil kuramlarından felsefeye, sosyolojik saptamalara, toplumda alkışlanan insanların maskesiz yüzlerine, insanların menfaatleri uğruna, bile isteye yalanlara inanmak istemelerine ve bu yalanları doğruymuş gibi kendilerini ikna etmelerine, sadece kendilerine değil topluma da aynı yalanları inandırmak için yaptıkları her şeyi bazen gülerek bazen içim acıyarak okudum. Pek çok açıdan farkındalık kazandıran, zengin ve dediğim gibi katman katman açılan bu kitabı okumadan geçmeyin.
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019796 okunma

Yazar Hakkında

Tahsin YücelYazar · 41 kitap
Hayatı Kunduracı olan Ahment Yücel'le Nuriye Münevver Hanım'ın oğludur. İlköğrenimini Elbistan Gazi Paşa İlkokulu'nda tamamladıktan sonra 1945'te İstanbul'a gelmiştir. 1953'te Galatasaray Lisesi'ni, 1960'da da İÜEF Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Fakülteyi bitirdikten sonra, İstanbul'da kalmayı tercih etti ve 1969'da doktorluk, 1972'de doçentlik, 1978'de de profesörlük ünvanlarını aldı. 2000 yılında emekliliğe ayrıldı. Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı. İlk öyküsü olan ¨Dert Çok, Hemdert Yok!¨, bir derlemede (Yeni Hikâyeler 1950) yayımlandı. Daha sonraları Varlık, Seçilmiş Hikâyeler, Yeryüzü, Beraber ve Mavi gibi dergilerde öyküleri yayımlanmaya devam etti. Bu dönemlerde; kullandığı yalın dil, kullandığı modern sözcükler, Anadolu insanına yaklaşımındaki tutarlılık ve anlatımındaki ustalık dikkat çekti. Behçet Necatigil gibi isimlerden yorumlar aldı. Uçan Daireler, Haney Yaşamalı ve Düşlerin Ölümü adlı öykü kitaplarını yayımlayarak kariyerine devam eden Yücel, bu kitaplarda kendi geçmişinden bazı öğeler kullandı. Bunları ele alırken oldukça karamsardı; ancak daha sonraları bunu dönemin akımlarından etkilenerek yaptığını belirtmiştir. Bu kitaplarla daha çok tanınmaya başladı. 1970'li yıllara gelindiğinde, öncelikle "Yaşadıktan Sonra" ve "Dönüşüm" kitaplarıyla, daha sonra da "Vatandaş ve Ben" ve "Öteki" kitaplarıyla tarzında bir değişiklik gözlemlendi; daha derin kişilikler yaratıp, ¨çevreyle¨ daha az ilgilenmeye başladı. Bu kitaplarıyla karışık yorumlar alan Yücel, kariyerine Komşular adlı kitabıyla devam etti. Bu kitabın konusu, diğerlerinden farklı olarak, insanların politika hakkındaki görüşlerinin eleştirisiydi Fethi Naci, bu kitabındaki bir öyküsünü bir başyapıt olarak değerlendirdi. Tahsin Yücel aynı zamanda bir romancıdır. Romanları (Peygamberin Son Beş Günü, Mutfak Çıkmazı, Bıyık Söylencesi) genel anlamda, halka karşı ironik eleştiriler barındırır. Bunlardan Peygamberin Son Beş Günü fazla solcu bulunduğundan dolayı politik anlamda da eleştiriler almıştır. Öykü ve roman dışındaki eserlerine bakıldığında, Yazın, Gene Yazın ve Tartışmalar adlarında iki deneme kitabı görülür. Bunlardan ilki, genellikle kendi hayatından alıntılar içerirken, ikincisi, dilsel konuları alan polemikleri konu alır. Aynı zamanda, Türkiye'ye göstergebilimi tanıttığı çalışmaları da vardır. Yurtiçi ve yurtdışında ses getiren yazınsal incelemelerinin yanı sıra, hatrı sayılır çevirileri de vardır. Öykülerinden bazıları, İsveççe ve Fransızca'ya çevrilmiştir.