Adı:
Gökdelen
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750706617
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Gökdelen, her kitabıyla çok konuşulan, çok okunan değerli yazarımız Tahsin Yücel’in yeni romanı. 17 Şubat 2073 sabahı başlayan romanın kahramanı Can Tezcan, Türkiye’nin en önemli, en ünlü avukatlarından biri. Can Tezcan, İstanbul’u yalnızca gökdelenlerden oluşan, New York’a benzeyen ama ondan daha güzel, daha modern bir kente dönüştürmek isteyen zengin müşterisi Temel Diker’in yasal sorunlarını çözmek için bir tasarım ortaya atar: yargının özelleştirilmesini sağlayacaktır. Yergi ustası Yücel’in son romanı Gökdelen, Cihangir’de gökdelenler arasında kalmış son bahçeli evden yok edilmiş kedilere, dağda bayırda aç açık dolaşmak zorunda bırakılmış sefalet içindeki yılkı adamlarından, adına mekik dedikleri tek kişilik uçaklarından inmeyen zenginlere, hiç değişmeyen çıkarcı politikacılardan onların destekçisi medyaya kadar aslında bugün yaşadığımız çürümeyi anlatan, sürprizlerle dolu bir roman.
En başta şunu söylemek istiyorum kesinlikle bu kadar az okumayı hak eden bir kitap değil. 47 okuma böyle bir kitap için çok komik bir rakam.Bir kez daha şahit olduk ki ,bu ülkede popülerliliği elde edememiş kitapların çoğu ,okunmamaya mahkum. Şu durum beni gerçekten çok üzüyor diye bilirim.
Kitabımıza gelecek olursak , gerçekten bu kadar sade olup, bu kadar kafanıza kafanıza vuran çok az kitap bulursunuz. Dil olarak çok çok anlaşılır. Sizi hiçbir şekilde zorlamaz ama hissettirdikleri dilinin basitliği ölçüsünde karmaşık, yoğun.
Karakterlerin hepsi bir amaç, bir neden uğruna yerleştirilmiş kitaba okurken bunu çok iyi hissediyorsunuz. Kimi bir sonuca ulaşmak adına, kimi de bir sonuç olarak var kitapta. Çoğunlukla karakterler bir eleştriydi bana göre. Mevlüt Doğan, Temel Diker, Rıza Koç.Hatta ana kahraman Can Tezcan bile kendi içinde doğru kalmak ile düzene ayak uydurarak işlerini halletmek arasında tercih yapamayarak ,çoğumuzun hayatında derinden duyduğumuz bir kararsızlığı bizlerle paylaşıyor.
Kitap suçsuz halde içeride tutulan arkadaşını kurtarmak isteyen avukatımız Can Tezcan'ın yargıyı özelleştirme fikrini ortaya atmasıyla başlıyor. Dağların,denizlerin, kurumların özelleştirildiği , denize girmenin artık çok çok eski anılar olarak anlatıldığı bir ortamda yargının özelleştrilmesi dünyanın en doğal şeyi olarak karşılanıyor ve kollar sıvanıyor. Yargı da özelleşir mi kardeşim demeyin. Yapınca oluyor. Olduruyorlar.
Kitapta temelde beni derinden etkileyen üç şey vardı.
Birincisi kitabında adını aldığı gökdelenler. Çünkü onlar, İstanbul'a yeni bir çehre getirmenin de ötesinde yeni bir hayat tarzı olarak ortaya çıkıyor. Düşünün ki çoğumuzun bereket diye bildiği toprak artık zorunluluk olmadıkça dokunulmaması gereken, ondan olabildiğince uzak durulması gerektiği için insanların 500 metre yukarılara kaçtığı bir unsur oluyor. İnsanlar gökdelenlerinden zorunlu olarak yere indiklerinde, gökdelenlerinin huzurlu, güvenli kollarına koşmak için sabırsızlanıyor. Özel jetin ile gökdelenin en tepesindeki eğlence mekanlarına gelip eğlenmek artık yeni bir statü göstergesi haline geliyor. Bütün insanların varını yoğunu satıp,Temel Diker'in gökdelenlerinden bir daire sahibi olmak için çabaladığı bir zamanda, eski evini,anılarını satmak istemeyen Hikmet Amca'da bu düzene verilmiş güzel bir eleştri belkide.
İkincisi Yılkı Adamları. Bütün herkesin bildiği ama görmezden gelmeyi seçtiği. Şehirdeki makinelerin yerlerini aldığı için, aç kalan bu yüzden çareyi doğa da arayan , böcek,ot ne bulurlarsa yiyerek yaşamaya çalışan diplomalı,diplomasız insanları düşünün. Çocukları,yaşlıları.Bunların sayısı ise şehirde yaşayanlardan çok çok fazla. Şehirdeki bir avuç insanın ise bunlardan haberi yok. Böyle bir şeyin şehir efsanesi olduğuna inanıyorlar. Başbakan ise onlar için yaptığı şeyi övünerek anlatıyor ve diyor ki ''Çöplerimizi yılkı adamlarının ulaşabileceği yerlere koyuyoruz.''Ne büyük bir lütuftur bu.
Üçüncüsü ise insanların ne kadar kör ,sağır, dilsiz olabileceğinin en güzel örnekleri.

Okumadığınız da çok şey kaybedeceğiniz bir kitap. Bir şans verin.
Tahsin Yücel bundan 12 yıl önce yazdığı bu romanla Türkiye'nin gerek siyasi, gerek ekonomik ve gerekse sosyal yönlerine nokta atışlı eleştirilerde bulunuyor. Yaptığı bu eleştirilerin günümüzde de hala gündemini koruması yazarımızın ileri görüşlü olduğunu gösteriyor. Distopya türünde yazılan eserin tek gözüme batan yönü anlatım sırasında uzatılan bilgi aktarımları oldu. Bu nedenle kopmaların yaşandığını söyleyebilirim.
Romanla ilgili değinmek istediğim farklı bir nokta var. Kahramanların isim analizleri... Yazarımızın kahramanlar için seçmiş olduğu isimler ile kahramanların karakterleri arasında belirgin bir ilgi vardır.
Baş kahramanımız Can TEZCAN. Romanı okuyanlarımız bilir kendisinin TEZCANlılığı nedeniyle başı epey ağrımıştır.Yeteri kadar düşünmeden fikirlerini uygulama yoluna gitmesi bu TEZCANlılığından olsa gerek.
Diğer kahramanımız Can Tezcan'ın sağ kolu Sabri SERİN. İki düşünüp bir konuşan insanlarla ilişkilerinde mesafesini koruyan SERİN bir karakterdir kendisi.
Gelelim diğer önemli kahramanımız ve ismi ile kişilik özelliği en çok benzeyen TEMEL DİKER'e. Adı her şeyi anlatan Temel Diker'in hayattaki tek gayesi İstanbul'u gökdelenlerle doldurmaktır. Yani Temel Dikmektir.
Son olarak diyebilirim ki hala konusu itibariyle güncelliğini koruyan bu romanımız okunmaya değecektir.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.899 Oy)19.813 beğeni45.345 okunma3.496 alıntı191.722 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.256 Oy)6.611 beğeni17.571 okunma2.930 alıntı89.917 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.894 Oy)9.165 beğeni30.041 okunma921 alıntı145.962 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.693 Oy)9.641 beğeni27.047 okunma2.000 alıntı125.321 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.739 Oy)8.355 beğeni23.856 okunma942 alıntı95.090 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.193 Oy)5.642 beğeni18.134 okunma1.134 alıntı63.491 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.081 Oy)13.884 beğeni35.967 okunma3.786 alıntı152.853 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.436 Oy)6.103 beğeni16.185 okunma1.951 alıntı69.991 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.874 Oy)9.406 beğeni26.461 okunma1.791 alıntı135.051 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.893 Oy)6.003 beğeni20.525 okunma913 alıntı106.644 gösterim
Kitap Tahsin Yücel’le tanışma kitabım oldu. Kitap konusunda hiçbir fikrim yoktu. Bir doğa aşığı olarak gökdelen ismi biraz da itici geldi ama inanılmaz güzeldi. Tarih 2073 yer Türkiye/İstanbul Başlıca kahramanlarımız Can Tezcan, Gül Tezcan, Rıza Koç, Sabri Serin, Temel Diker ve Mevlüt Doğan. İnsanlar gökdelenlerde yaşıyor, evlerine mekiklerle gidiyor buraya kadar her şey ütopik ama siyaset, anamalcı ayağın da günümüzün pek ilerisine gidilememiş. Özelleştirme had safhada çıkar ilişkileri çığrından çıkmış. Kısacası okuyun derim.
Uçakta yolculuk yaparken başlamıştım. Can Tezcan,mekiğine binip yolculuk esnasında fikirlerini düşünürken ben de onunla aynı hisleri paylaşmıştım. Günümüze parodik-ironik bir şekilde eleştirmiştir Tahsin Yücel. Genel olarak kitapta işlenen ana konu "hukukun özelleştirilmesi fikriydi." Can Tezcan için güzel başlayan macera hiç ummadığı şekilde sonuçlandı. Kesinlikle okunmaya değer bir kitap.
Harika bir distopya.. Tahsil Yücel'in vefatı nedeniyle bir kez daha düşündüm bu eseri. Bu gün yaşadıklarımız bu romanda saklı büyük ölçüde.. Romanda en çarpıcı fikirlerden biri "yargının özelleştirilmesi".. Bu kurgunun dahi değişik formatıyla şuan yaşanıyor olması ne acı.. Ruhu şâd olsun.
Bir Şirket sahibin İstanbulu New York'lastirmaya çalışması, bir muallimin İstanbulun en güzel yerinde olan bahçeli evini satmak istememesi sonucunda mahkemeye vererek satin alamayınca Avukat Can Tezcan ile beraber yargının özelleştirilmesine kadar giden bir roman...
Tamamı ile toplumun gelecek yüzyılda yaşayacağı herşeyi biraz ütopik birazcık da bizim içimizden anlattığı beğenerek okuyabileceğiniz bir eser. Tavsiye ederim.
Betimlemeleriyle insanın kafasında canlanan, kafanızda canlandığında hoşunuza giden, zevk alıp diğer sayfaları da okumak isteyeceğiniz, sizi kitabın diğer sayfalarına da bağlayan "ben bu sayfaya ne ara geldim ?" diyebileceğiniz bir kitap tavsiye ederim.
#okudumbitti Benim Yorumum️
Tahsin Yücel'in "Gökdelen" kitabını okudum.
️Bir yazar, sisteme karşıysa ya da sistem eleştiri yapacaksa bunun en iyi yollarından bir tanesi de distopik bir kurguyla kitap yazmaktır.Orwell'in "1984" ü gibi. 🤔Tahsin Yücel Türkiye'yi 2073 yılına götürüp günümüz siyaset ve toplum eleştirisini korkusuzca yapmış bu kitabında.
️2073 Türkiye'sinin gerek siyasi, gerek ekonomik ve gerekse sosyal yönlerine nokta atışlı eleştirilerde bulunuyor. Yaptığı bu eleştirilerin günümüzde de hala gündemini koruması Yücel'in ne kadar ileri görüşlü olduğunu gösteriyor.
️Kitaba gelecek olursak , gerçekten bu kadar sade olup, bu kadar eleştirel ve sert üslup kullanması takdire şayan.
Karakterlerin hepsi yazarın fikrini ortaya dökmek için var sanki; kitabı okurken her bir karakterin amacı olduğunu hissediyorsunuz.Çoğunlukla karakterler bir eleştiri için oluşturulmuş. Ha bunun yanında karakter isimleride çok manidar. (Temel Diker, Can Tezcan...)
️Kitap suçsuz halde içeride tutulan arkadaşını kurtarmak isteyen avukatımız Can Tezcan'ın yargıyı özelleştirme fikrini ortaya atmasıyla başlıyor. Dağların,denizlerin, kurumların özelleştirildiği , denize girmenin artık çok eski anılar olarak anlatıldığı bir ortamda yargının özelleştrilmesi dünyanın en doğal şeyi olarak karşılanıyor ve kollar sıvanıyor. Ve nitekim özelleştiriliyor.
️Kitapta dikkatimi çeken bir hususta "Yılkı adamları" Bütün herkesin bildiği ama görmezden gelmeyi seçtiği. Şehirdeki makinelerin yerlerini aldığı için, aç kalan bu yüzden çareyi doğada arayan , böcek, ot ne bulurlarsa yiyerek yaşamaya çalışan diplomalı,diplomasız insanlar... Bunların sayısı ise şehirde yaşayanlardan çok çok fazla. Şehirdeki bir avuç insanın ise bunlardan haberi yok. Böyle bir şeyin şehir efsanesi olduğuna inanıyorlar. Başbakan ise onlar için yaptığı şeyi övünerek anlatıyor ve diyor ki ''Çöplerimizi yılkı adamlarının ulaşabileceği yerlere koyuyoruz.''Ne büyük bir lütuftur bu.
Üçüncüsü ise insanların ne kadar kör ,sağır, dilsiz olabileceğinin ispatı. Mutlaka okuyun keyifli okumalar 🤓
Aslında bu kitabi ödev olarak okumuştum hatta hocamız da ödevimi çok beğenmişti sonra yine girdiğimiz bir tavla müsabakasında kazanarak kazandım. Kitaba gelirsek günümüz Türkiye kentleşmesine çok güzel göndermeler yapıyor çok!
Toplumlarda mantık egemen olsaydı, insanlık toplumsal düzenlerin en aykırısına tutsak mı olurdu? İnsanlar gönüllü olarak bu yıkılası düzeni savunmayı kalkarlar mıydı?
Benim görüşümü sorarsanız adalet güçlülerin ayrıcalığıdır. Güçsüzler adaleti pek bilmezler. Genellikle, bilseler bile kendilerini de kapsayacağına, daha doğrusu, kendileri için de işleyebileceğine inanmazlar hiçbir zaman. Bu nedenle, kendi aralarında da boşverirler ona, doğa yasalarıyla yetinirler.
Belkide günü yaşamanın önemini kavramak için hangi yılın hangi ayında ve hangi gününde olduğumuzu her sabah üst üste on kez yinelemek gerek.
Bir ülkede sabah akşam yeni yasalar çıkarılıyorsa, yargı ve yönetim çoktan özelleştirilmiş demektir.
“Yaşamın anlamsızlığının ve saçmanın egemenliğinin bundan daha somut bir göstergesi olamaz,”
Tahsin Yücel
Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gökdelen
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750706617
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Gökdelen, her kitabıyla çok konuşulan, çok okunan değerli yazarımız Tahsin Yücel’in yeni romanı. 17 Şubat 2073 sabahı başlayan romanın kahramanı Can Tezcan, Türkiye’nin en önemli, en ünlü avukatlarından biri. Can Tezcan, İstanbul’u yalnızca gökdelenlerden oluşan, New York’a benzeyen ama ondan daha güzel, daha modern bir kente dönüştürmek isteyen zengin müşterisi Temel Diker’in yasal sorunlarını çözmek için bir tasarım ortaya atar: yargının özelleştirilmesini sağlayacaktır. Yergi ustası Yücel’in son romanı Gökdelen, Cihangir’de gökdelenler arasında kalmış son bahçeli evden yok edilmiş kedilere, dağda bayırda aç açık dolaşmak zorunda bırakılmış sefalet içindeki yılkı adamlarından, adına mekik dedikleri tek kişilik uçaklarından inmeyen zenginlere, hiç değişmeyen çıkarcı politikacılardan onların destekçisi medyaya kadar aslında bugün yaşadığımız çürümeyi anlatan, sürprizlerle dolu bir roman.

Kitabı okuyanlar 104 okur

  • Nurullah Furkan TOPRAK
  • Hande Özgan
  • Ceren Seda Çiçek
  • Deniz Yılmaz
  • Emre Bulut
  • zehra akyol
  • Beyza Koç
  • ebru cemre
  • Uğur
  • Feritekin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%24
25-34 Yaş
%24
35-44 Yaş
%36
45-54 Yaş
%8
55-64 Yaş
%4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.5
Erkek
%37.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.1 (4)
9
%27.3 (9)
8
%39.4 (13)
7
%18.2 (6)
6
%0
5
%3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0