Gökdelen

Tahsin Yücel
Editör:
Faruk Duman
Tasarımcı:
Ayşe Çelem
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
336
Basım Tarihi:
Kasım 2020
İlk Yayın Tarihi:
Ekim 2006
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750706615
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gökdelen
Puan vermedi
Kitap elimden kayıp gitti adeta .. Bu eser distopik değil aslında , müthiş bir öngörünün yazıya dökülmüş hali …Güç yüzüklerini parmaklarına geçirmiş insanların, tüm kaynakları kendi diledikleri gibi kullandıkları bir dünya da değil miyiz ? Yine eserde 2073 yılındaki insanların topraktan korkması , bakteri ve virüs bulaşması endişesi ile yaşaması, kediyi gördüğünde kaçmak istemesi ve ortalıkta kedi, kuş vb hayvanları görmenin mümkün olmadığı bir yer artık hayal gibi geliyor mu ? Yazar biliyordu velhasıl bu eser için distopik olmadığını …O öngörülerini yazdı biz distopik dedik …Okumak lazım bu eseri .. Öngörülen noktaya ulaşmamız zor olmasa gerek …
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
Puan vermedi·336 syf.·
Beğendi
·
2020 23. kitabı
2073 yılında geçen ve yargının özelleştirilmesini anlatan bir distopya olmasına rağmen, koltuklarını sağlamlaştırmak adına iktidarın önce sessiz kalışı, muhalefetin tasarıya hemen olumlu bakışı, Can Tezcan karakterinin siyasi görüşüne güvenerek halkın bir kesiminin durumu sorgusuz kabullenişi ve Cüneyt Ender karakteriyle hedeflenen görüşün gazeteci kimliği aracılığıyla kolaylıkla halka benimsetilebilmesi açısından bana günümüzden çok da uzak şeyler yaşamadığımızı düşündürten bir eser oldu. Kitaptaki ifadeden yararlanarak söylemem gerekirse:Dürüstlüğün tümden yok olmadığını , çıkarcılığın tüm bireyleri tutsak edemeyişini görebilmek adına bu kitabı okumalısınız
Edebiyat
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
Şehir Planlama ve Hukuk Kesişiminde Bir Distopya
8/10
·336 syf.··
2022 40. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2022 15:08
Gökdelen'e hukuk ve şehir planlamanın kesişiminde bilim kurgu esintileri taşıyan distopik bir eser diyebilirim. Kitabın ana karakterlerden ilki tüm İstanbul’u Newyork'a dönüştürme hayali olan laz müteahhit Temel Diker diğeri ise çılgın fikirlerin peşinden koşan, haksızlıklarla dolu yargıya tepkili avukat Can Tezcan’dır. Temel Diker İstanbul’u tek tip gökdelenlerle dolu bir labirente çevirme arzusuyla, zaman ile yaptığı yarışta karşısına çıkan her engeli yok etmek için savaşmakta ve bu konuda avukat Can Tezcan’dan destek almaktadır. Temel Diker’in Newyork’unun önündeki en büyük engel ise anılarından ve evinden vazgeçmek istemeyen bir mülk sahibidir. Temel Diker avukatına bu konuyu çözmesi için koşunca mevcut yasalarla sorunu çözemeyen avukat bu sorunu çözmek için yargıyı özelleştirme fikrini öne sürer ve özelleşme sonrasında da yargıyı kendilerinin satın almasını teklif eder. Bu yöntemle artık Temel Diker karşısında kimse duramayacaktır. Kahramanlarımızın bu inanılmaz planlarını ortaya koyma çabaları ile birlikte olaylar patlak verir. Gökdelen; mülkiyet, yargı, hukuk konuları üzerinden yürüyen bir distopya temelinde çürümüş politik bir sistemin aynası olan bir yapıt. Romanda işlenen gökdelen kavramı içine itildiğimiz tek tipleştirme baskısının altını çizerken bir yandan da doğadan kaçışın bir sonucu olarak ifade edilebilir. Romanda ne kadar yüksekteysen o kadar güvende ve mutlu olduğun bir dünya resmedilmektedir. Yazar distopyasına yok olan doğayı, bozulan toplumsal dengeleri ve sessizlik oyunu oynayan medyayı da dahil etmiş. Kitap kesinlikle hızlı tempoda akan bir kitap olmadı benim için ama bence bu kitabın amacı zaten bu değil. Sürekli kafanızda evirip çevirdiğiniz bir tartışma içerisinde yer almak, yeni fikirler duymak ve bunları yorumlamak bu kitap için daha uygun
1000Kitap
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
Gökdelen
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2020 10:04
Bıyık Söylencesi ve Peygamberin Son Beş günü kitaplarını büyük bir keyifle okuduğum Tahsin Yücel’den yüzde yüz yerli ve milli bir distopya ile karşınızdayım. 2007 yılında Balkan ülkelerinin katılımıyla düzenlenen Balkanika Ödülünü kazanmış olan Gökdelen, 2073 yılının Türkiye’sini ele almaktadır. Tahsin Yücel kıvrak zekasıyla öyle bir ülke hayal etmiş ki aslında çok da hayal diyemeyiz. Zira gidişat bu yönde diye düşünüyorum. Hayal ettiği ülkede dağ taş deniz hava okullar hastaneler tüm kamusal alanlar hepsi birer birer satılmış yani kibarcası özelleştirilmiş. Hatta şu an İstanbul’da gördüğünüz o tarihi doku bile yok edilmiş. Kala kala ülke yönetimini sağlayan 3 temel unsur kalmış. Yani yasama yürütme ve yargı. Devamı : kitapofisihakan.com/edebiyat/gokdelen
1000Kitap
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
Gökdelen
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 00:44
Merhabalar! Bugün Tahsin Yücel’in 2006 yılında ilk basımını yaptığı, 2007 yılında Balkanika Ödülünü kazandığı kitabı; ‘Gökdelen’ kitabıyla geldim. Yücel’den okuduğum ilk kitaptı, kalemini ve bakış açısını çok sevdim. Diğer kitaplarına da kesinlikle en kısa sürede şans vereceğim diyerek biraz kitaptan bahsetmek istiyorum. 2073 Türkiye’sinden bahsedilen kitapta konu yargının özelleştirilmesi çerçevesinde ilerliyor. Can Tezcan isimli karakterimiz bir avukat olarak yargının devlet tarafından iyi yönetilmediğini ve özelleştirilmesi durumunda bütün vatandaşların yargı konusunda daha memnun olacağını düşünerek bu olaya el atıyor. Bu fikre varmasındaki etken bir kişinin çıkarı olmasına rağmen... Yargının özelleştirilmesi ? Herkesi afallatan bir soru öyle değil mi? Bu işi devletten iyi kim yapabilir ki diyenler ve kim yaparsa yapsın devletten iyi olur diyenler? Herkesin yargıya güvenmesi, kimsenin hakkının yenilmemesi , sınıf farklılıklarının yargıda bir avantaj katmadığı, gerçekten adaletin olduğu bir dünya acaba gerçekten hiç olmuş mudur ya da mümkün müdür? Gökdelenlere gelecek olursam, Temel Diker adındaki bir mimar İstanbul’u New York’a çevirmeye çalışıyor hatta çok daha fazlası katlı gökdelenlerle şehri kendince baştan yaratmaya çalışıyor. Hayvanların nesli tükenmiş, ağaçlar yok olmuş. Geçen ay Bursa’ya gittiğimde gördüğüm binalar geldi aklıma. Her gittiğimde biraz daha yüksekleri dikilmiş oluyor. Yeşil Bursa diye anılan Bursa artık yeşili arar olmuş. Aynı Temel Diker gibi hırsla şehri baştan yaratmaya çalışanların eseri sanki. Kitabı okurken çok fazla ikilemde kaldım, çok fazla düşündüm. Gerçekten tüylerim diken diken oldu. Acaba kendi sonumuzu mu hazırlıyoruz bazı
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
Gökdelen
10/10
·336 syf.··
2022 28. kitabı
Yıl 2073 yer Türkiye. Gökdelenlerde yaşayan,işe mekikle giden zenginler,kendini komünist olarak tanıtan kahramanlar,gökdelen yapmak ve annesinin heykelini boğaza özgürlük anıtı olarak dikmek isteyen şımarık zengin,satılmadık bir tek yargı kalmıştı bu çok iyi fikir diyen başbakan,yılkıya bırakılmış ve gökdelenden görünmeyen insanlar,Amerika’ya satışan deniz…Neresinden okusanız ironi ve hicvin taştığı muhteşem bir eser. Okurken zihninizi sürekli diri tutuyor, mantıklı ya da mantıksız bir sürü fikir tartışılıyor, kitabın büyük kısmı beyin fırtınası olarak anlatılmasına rağmen sıkılmıyorsunuz,yazarın üslubu çok akıcı.Farklı bir eser okumak isteyenlere tavsiye ederim.
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
Gökdelen
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 22:50
Evet Türkler distopya yazabilirmiş diye girmek isterim ama bu tamda bir distopya değil. 21 yy. şartlarında olanlardan yola çıkarak mutlak olabileceklerin ön görüsü. Öyle hayal dünyasından kopma değil yani aslında tam da bu özelliği ile kitap çok daha ürkütüyor. Distopyalar oldum olası ilgimi çekmiştir ama hayatımda ilk kez İstanbul'a ve Türkiye'ye dair bir distopya okudum. Kısaca olay şöyle 2073 yılında geçen bir hikâye günümüzün çok da yakın bir tarihi. Karadenizli bir mimar iyi kalpli ama kafasını New York’un gökdelenleri ve özgürlük anıtı ile bozmuş ve hayatının tümünü İstanbul'u New York’tan daha güzel bir gökdelen şehrine dönüştürmek. Adı da manidar Temel Diker. Olayın baş kahramanı ise Temel Diker'in avukatı Can Tezcan. Eski Marksçı. Amacı yargıyı özelleştirerek özelleştirme döngüsünü tamamlama ve sisteme kendi içinde tutarlılık ve bütünlük kazandırma. Kitap şöyle diyor; “Adalet eski çağlardan beri boş bir kavram olarak kaldığına ve bu boş kavram adına sürekli haksızlık yapma geleneği her çağda ve her yerde sürdüğüne göre, yargıyı özelleştirmek adaletsizliğin ağır sorumluluğunu patronun sırtına yüklemek olacak, bu da büyük bir devrime yol açacaktır.” Bir tarafta gökdelenlerde yaşayan işlerine mekik denilen küçük uçaklarla giden insanların, yeryüzü ve doğanın yok olduğu yaşanan ve olan bitenden bihaber oldukları bir sistem. Bir tarafta şehirlerde yaşama imkânı bulamamış ilkel insanlar gibi avcı- toplayıcı yaşam sürdüren Yılkı İnsanları Her şeyin özelleştiği bir çağ belki böyle deyince şimdiki gibi mi diyebilirsiniz ama çok daha uç dağların, denizlerin, devlet okullarının, hastanelerin satıldığı bir dönemde yargı da patronların tekeline gidiyor ama tam da burada Can Tezcan’ın planları yolunda gitmiyor. Çünkü çağ öyle bir çağ ki doğruluk, dürüstlük ve erdem aslında
1000Kitap
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
5/10
·336 syf.··
2021 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2021 22:02
Konusunu okuduğumda merakımı cezbeden bir roman olmuştu Gökdelen. Öncelikle 2073 yılında geçen distopik bir Türk romanı fikri son derece ilgi çekici gelmişti, üstelik yargı sisteminin geleceğine ilişkin varsayımları ve sistem eleştirisi vaadi de dikkat çekiciydi. Büyük beklentilerle başladım, ama maalesef edebi anlamda istediğimi bulamadım. 2073 İstanbul’u. İnşaat sektörü ülkeyi ele geçirmiş, vatanı yüzlerce katlık gökdelenler sarmış. Ulaşım kara yollarına ilave olarak gökyüzünde mekiklerle yapılıyor. Teknoloji geliştikçe iş imkanları da azaldığından özellikle şehirlerin nüfusu ciddi oranda düşmüş, sistemin dışına itilen insanlar gözlerden uzak, orman içlerinde ve şehir sınırları dışında yabani bir yaşam sürmeye başlamış. Ülkedeki kuruluşların neredeyse tamamı özelleşmiş, basın tamamıyla siyasetin emrine girmiş, siyaset-sermaye arasındaki çıkar ilişkisi ayyuka çıkmış. Yargı sadece sermaye sahiplerini çıkarlarını koruyan ve siyasi muhalifleri hapislerde süründüren bir tehdit aracına dönüşmüş. Eski solcu avukat Can Tezcan’ın müşterisi zengin müteahhit Temel’in çıkarını korumak ve kısmen de hapisteki eski tüfek arkadaşını kurtarmak için ortaya attığı “yargının özelleştirilmesi” fikri üzerine kurgulanmış roman. “Her şey özelleşmişken yargı neden özelleşmesin?” varsayımına dayanıyor. Bunu kişisel çıkarları için kullanma hevesi ile gözleri parlayan sermaye ve siyasetin nasıl kolkola girip yozlaştığını, basının kullanışlı bir araç olarak manşetlerini nasıl satılığa çıkardığını, halkı umursamayan kalantorlar grubunu resmediyor Tahsin Yücel. Ama bunu maalesef çok yüzeysel bir anlatı, karikatürleştirilmiş karakterler, sıkıcı ve derinliksiz diyaloglarla son derece başarısız şekilde yapıyor. Öncelikle yazar “yıl 2073" demese ve arada zenginler mekiklerine binip gitmeseler
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
9/10
·336 syf.·
2021 9. kitabı
Son derece akıcı, yalın, günümüze bakıldığında gerçeklikten çok da uzakta olmayan bir ütopya. Kendisini İstanbul'un çehresini değiştirmeye adamış Temel Diker ile onun ve birçok kodamanın avukatlığını yapan Avukat Can Tezcan'ın ailesinden kalma evinin yıkılıp yerine gökdelen yapılmasını istemeyen Hikmet Amca'nın arazisini alabilmek için zaten devlet elinde yozlaşmış olan yargıyı özelleştirme girişiminin hikayesi. Kesinlikle okunmaya değer.
1000Kitap
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2022 47. kitabı
2073 yılının Türkiye’sini seçmiş Tahsin Yücel, bu romanda fakat 2007’de yazmış ve zamanın siyasi ve toplumsal eleştirisini distopyanın ardına saklayan bir çok yazarla ortak bir yol izlemiş. Kendini bu ülkede kalan son marksçı avukat, son komünistlerden gören baş kahramanın, İstanbul’u Newyork’a dönüştürmek için durmadan gökdelenler diken Karadenizli müteahhit sayesinde, ülkede hala özelleştirilmemiş olarak duran son kurumlardan olan hukuku özelleştirme çılgınlıkları bile bana imkansız gelmedi. Her şeye alıştığımız ve şaşırma eşliğimizin gittikçe yükseldiği şu devirde distopya yazmak neredeyse komediyle eş değer maalesef. Peygamberin Son Beş Günü ve Vatandaş romanlarındaki kadar tatmin edici olmasa da hicvin Türk edebiyatındaki en cesur örneklerinden olduğu için okunmalı.
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma

Yazar Hakkında

Tahsin YücelYazar · 41 kitap
Hayatı Kunduracı olan Ahment Yücel'le Nuriye Münevver Hanım'ın oğludur. İlköğrenimini Elbistan Gazi Paşa İlkokulu'nda tamamladıktan sonra 1945'te İstanbul'a gelmiştir. 1953'te Galatasaray Lisesi'ni, 1960'da da İÜEF Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Fakülteyi bitirdikten sonra, İstanbul'da kalmayı tercih etti ve 1969'da doktorluk, 1972'de doçentlik, 1978'de de profesörlük ünvanlarını aldı. 2000 yılında emekliliğe ayrıldı. Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı. İlk öyküsü olan ¨Dert Çok, Hemdert Yok!¨, bir derlemede (Yeni Hikâyeler 1950) yayımlandı. Daha sonraları Varlık, Seçilmiş Hikâyeler, Yeryüzü, Beraber ve Mavi gibi dergilerde öyküleri yayımlanmaya devam etti. Bu dönemlerde; kullandığı yalın dil, kullandığı modern sözcükler, Anadolu insanına yaklaşımındaki tutarlılık ve anlatımındaki ustalık dikkat çekti. Behçet Necatigil gibi isimlerden yorumlar aldı. Uçan Daireler, Haney Yaşamalı ve Düşlerin Ölümü adlı öykü kitaplarını yayımlayarak kariyerine devam eden Yücel, bu kitaplarda kendi geçmişinden bazı öğeler kullandı. Bunları ele alırken oldukça karamsardı; ancak daha sonraları bunu dönemin akımlarından etkilenerek yaptığını belirtmiştir. Bu kitaplarla daha çok tanınmaya başladı. 1970'li yıllara gelindiğinde, öncelikle "Yaşadıktan Sonra" ve "Dönüşüm" kitaplarıyla, daha sonra da "Vatandaş ve Ben" ve "Öteki" kitaplarıyla tarzında bir değişiklik gözlemlendi; daha derin kişilikler yaratıp, ¨çevreyle¨ daha az ilgilenmeye başladı. Bu kitaplarıyla karışık yorumlar alan Yücel, kariyerine Komşular adlı kitabıyla devam etti. Bu kitabın konusu, diğerlerinden farklı olarak, insanların politika hakkındaki görüşlerinin eleştirisiydi Fethi Naci, bu kitabındaki bir öyküsünü bir başyapıt olarak değerlendirdi. Tahsin Yücel aynı zamanda bir romancıdır. Romanları (Peygamberin Son Beş Günü, Mutfak Çıkmazı, Bıyık Söylencesi) genel anlamda, halka karşı ironik eleştiriler barındırır. Bunlardan Peygamberin Son Beş Günü fazla solcu bulunduğundan dolayı politik anlamda da eleştiriler almıştır. Öykü ve roman dışındaki eserlerine bakıldığında, Yazın, Gene Yazın ve Tartışmalar adlarında iki deneme kitabı görülür. Bunlardan ilki, genellikle kendi hayatından alıntılar içerirken, ikincisi, dilsel konuları alan polemikleri konu alır. Aynı zamanda, Türkiye'ye göstergebilimi tanıttığı çalışmaları da vardır. Yurtiçi ve yurtdışında ses getiren yazınsal incelemelerinin yanı sıra, hatrı sayılır çevirileri de vardır. Öykülerinden bazıları, İsveççe ve Fransızca'ya çevrilmiştir.